Bu Blog; bilgilerin, fikirlerin, duygu ve düşüncelerin paylaşıldığı, öğrenmenin ve gelişmenin yollarının arandığı bir ortam yaratmak ve böyle bir amaca hizmet etmek isteyen bir " Gönül Dostunuz" tarafından hazırlanmıştır. Dünle beraber gitti, düne ait ne varsa, bugün yeni günde, yeni bir şeyler söylememiz, paylaşmamız ve yapmamız lazım... Paylaştıkça değer kazanan tek şey, Bilgidir. Saygılarımla...
17 Eylül 2023 Pazar
PAZAR SOHBETLERİ ( 1/ 2023)
16 Eylül 2023 Cumartesi
ADAM İLE ERKEK ARASINDAKİ FARK
Adam ile erkeği ayırmak.....
1. Evet her adam erkektir ama ne yazık ki
her erkek adam değildir.. Çünkü adam olmak erkeklik gibi cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir. Bir adamı önce karakteri ele verir!
2. Erkek olmak için p....olması yeter ama adam olmak için bir de yüreğin olması gerekir.. Gerçek adamlar aslan yüreklidir, vicdan sahibidir, iyi niyetlidir..
3. Bir erkek ne istediğinden asla emin değildir. Sağı solunu tutmaz, maymun iştahlıdır, savaşmaz, kolay vazgeçer. Bir adam ise ne istediğini her zaman iyi bilir ve onun peşinden gitmekten korkmaz da gitmeye üşenmez de..
4. Erkek dediğin anı yaşar, geleceği düşünmez. Sadece eğlencenin peşindedir. Adam dediğinse gelecek planı yapar. İş hayatı hakkında da aile hayatı hakkında da kafasında belirlediği hedefleri vardır.
5. Bir erkek “Kalbi atsın yeter” ile “Bu kızı götürsem ne havam olur” arasında gider gelir. Bir adam ise bir kadının sadece dış görünüşüne bakmaz. Birlikte olacağı kadında güzellik dışında da özellik arar.
6. Adam dediğin zor ve rahatsız edici konulardan kaçmaz. Onlarla yüzleşir.
Haksızsa özür dilemesini de bilir af dilemesini de. Erkekse mümkün olduğunca sorunları görmezden gelir ve mecbur kalmadıkça özür dilemez.
7. Bir adam ne zaman bir kadınla ciddi olacağını ve bir sonraki aşamaya geçeceğini
iyi bilir. Bir erkek ise asla tam anlamıyla kendini ilişkiye vermez ve evliliğin e’sini duyarsa arkasına bakmadan kaçar.
8. Bir adam hem sosyal olup hem sorumluk sahibi olabilir. Nerede durması gerektiğini iyi bilir. Bir erkekse yarın yokmuş gibi parti yapmanın peşindedir. Kısacası bir adam ne yapılması gerekiyorsa onu yapar, bir erkekse sadece istediğini yapar!
9. Bir adam sözünün eridir. Söz ağızdan bir kez çıkar der ve arkasında durur. Bir erkeğinse sözleri havadır. İşin özeti erkek söz verir adam tutar!
10. Ve oyunlar erkek çocukları içindir adamlar için değil! Bir adam asla bir kadının kalbiyle veya aklıyla oyun oynamaz!
Uzun lafın kısası zordur adam olmak ama değer her çabaya. Çünkü günün sonunda kadınlar hayatlarına kaç erkek girdi diye saymaz, kaç adam tanıdıklarına bakarlar..
Umarım anlaşıldı...
Alıntı..
the Year Gerçek Dostlar
16 Eylül 2023 İbrahim Birol http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
15 Eylül 2023 Cuma
TEVAZU VE İNCELİK SAHİBİ OLABİLMEK
Alıntı
the Year Gerçek Dostlar
15 Eylül 2023 İbrahim Birol http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
12 Eylül 2023 Salı
İYİLİK HAKKINDA
İYİ İNSAN OLMAK
İnsan ne yerse o kokar. Ne okursa onu konuşur. Kimi seviyorsa kalbi o kadardır.
Sizsiniz kendinizle ilgili tüm cevapları, kendinizi tanıyacak olana sunan.
Yaşamınız verir sizi ele.
Müzik arşivinizden bellidir kişiliğiniz.
Aşkı sevme biçiminiz.
Dinlediğin tarz müzikte saklıdır sevgiye olan şiddetiniz.
En kötüye vereceğiniz cezadır adalet.
Herkes sever doğduğu toprağı, oraya bomba düştüğünde belli olur kimliğiniz.
Sevgi, bir bütün diyalog evrene karşı.
Yağmurda ıslak bir kediye puslanmıyorsa gözleriniz, aşk sözlerini sakının siz.
Komşunuzla sohbetimiz kadar uzaktakine
olan bağımız.
Mesafe denilen tanım sadece zamanla ilintili. Yoksa yalnız bir gecede bir kahve yudumlarken de onu anabiliriz.
İnsan çevresi kadar güçlüdür. Kaç el uzattıysan o dostluklarla sınanırsın karanlığında.
Aile bağın kadar bağlısın hayata.
Sana karşı yapılan her şeye rağmen duruşundadır tavrın.
Gizlediğin iyilik kadar büyük, anne baba sevgisine izin verdiğin kadar küçük.
Tek bir dünya var “vicdanının” etrafında dönen.
Tüm karakterindir onun içinde geçen...
Alıntı
****
the Year Gerçek Dostlar
12 Eylül 2023 İbrahim Birol http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
11 Eylül 2023 Pazartesi
SABAH SOHBETLERİ 3/3
Okul, çocuğun ruhsal gelişiminde ve kişilik organizasyonunda son derece büyük öneme sahiptir. Bizim çocuksu ve basit olarak gördüğümüz birçok okul yaşantısı çocuğun iç dünyasında travmalara ve zorlanmalara sebep olabilmektedir.
Çocukken çoğumuz bu olaylara şahit olmuşuzdur. Şişman çocuklar “şişko”, gözlüklüler “dört göz”, kulağı büyük olanlar “kepçe”, çok çalışanlar “inek” lakaplarına maruz kalmıştır. Çocukların birçoğu bunları zamanla halletmekteyken bir kısmı da takılıp kalırlar ve örselenirler. Kulakları biraz büyükçe olan bir genç danışanım, kulaklarına arkadan yaklaşıp “kepçe naber” diye şakalaşan bir arkadaşı yüzünden yıllarca saçlarını kulaklarını kapatacak şekilde taramak zorunda hissetmişti. Bu genç kulaklarını düzelttirmek için bir estetik cerraha gitmiş ve estetik cerrahın büyük bir duyarsızlıkla “hakikaten kepçeymiş” demesi ikinci bir travmaya neden olmuştu. Bunun üzerine ezik, kendine güvenemeyen, her şeye alınan ve hatta okula gitmek istemeyen bir duruma gelmişti. Bunun gibi okulda yaşanan örseleyici olaylar çocukların akademik kariyerini olumsuz yönde etkileyebilmekte, bu yüzden okulu bırakmalarına bile yol açabilmektedir.
Okulda Şiddet
Bir danışanım okulda bir çocuk tarafından devamlı tartaklandığını, bu yüzden korku yaşadığını ve okula gitmek istemediğini söylemişti. Ailesi bunu bilmediğinden çocuğun haylazlık yaptığını ve derse ilgisinin az olduğunu sanıyordu. Bu durumu tespit ettikten sonra okul müdürüyle ve öğretmeniyle konuşularak bu durumun sonlandırılması sağlanmış ve çocuk depresyonundan kurtularak derslerinde başarılı olmaya başlamıştı. Aynı şekilde öğretmenlerin bilerek veya bilmeyerek uyguladıkları duygusal şiddet de çocuğu etkiliyor. Çocuğa sınıfın ortasında hakaret etmek, dalga geçmek, yapamadı diye aşağılamak, sınıf içinde küçük düşürmek, bağırmak çocuklarda gördüğümüz en önemli travmatik yaşantılar. Bu çocuklar o dersin hocasıyla yaşadıkları sorundan dolayı derse motive olamamakta ve zayıf almaktadırlar. Bazılarında bu daha da ileri gidip o dersi asla yapamayacağı inancına yol açmaktadır. Bir danışanım İngilizce öğretmeninin kötü davranması ve “sen aptalsın, yapamazsın, beceremezsin” şeklinde hakaretleri yüzünden İngilizceyi kesinlikle öğrenemeyeceğini, konuşamayacağını düşünüyordu. Yapılan müdahale sonrasında üniversitede hazırlık sınıfını çok kolay bir şekilde geçebilmeyi başarmıştı.
Arkadaş Tarafından Dışlanma
Okullarda arkadaş gruplarının oluşması doğal bir süreçtir. Ancak bazı çekingen çocuklar kendilerini ifade edemediklerinden ve yanlış anlaşıldıklarından sınıf içinde dışlanmalara maruz kalabilmektedirler. Bir genç, çok dışa dönükken yaşadığı bir olay yüzünden sosyal çekingenlik içine girmiş, arkadaşlarının davetlerine katılmamaya, onlardan uzaklaşmaya başlamıştı. Bu tutumu, arkadaşları tarafından “bizi istemiyor, hava atıyor” şeklinde yorumlandığından dışlanmasına sebep olmuştu. Çocuk çaresizlik içine girmiş ve okula gidemez hale gelmişti.
Okul Çağındaki Çocuklarda Travmayı Nasıl Anlarız? (7-12 yaş arası)
- Okul öncesi dönemdeki davranışlara gerileme; bu durum, akranları tarafından reddedilmeye yol açabilir ve yeni gelişmeye başlayan yetersizlik ve özerklik duygularının ortaya çıkmasını engelleyebilir
- Okula gitmek istememe ve okul başarısının düşmesi
- Travmayla ilgili tekrarlanan oyunlar
- Saldırganlık: Erkek çocuklarda özellikle silahlara, savaş oyunlarına ilgi gösterme
- Uyku sorunları, kabuslar
- Anne-babaya yapışma ve onlardan ayrılamama
- Doğal olaylardan (yağmur ve rüzgar gibi) korkma
- Dikkat ve konuşma sorunları.
- İsyankar davranışlar
- Vücutta ağrılar
Ergenlerde Travma Sonrası Tepkiler (13-18 yaş arası)
- Dünya ve kendi gelecekleri hakkında olumsuz tutumlar
- Kendi korkuları ve travmaya verdikleri tepkilerle ilgili endişe; özellikle kendilerini suçlu ve çaresiz hissetme gibi tepkilerinin anormal olup olmadığını merak etme.
- Risk-alma veya duygularını davranışlarla dışa vurma davranışları (örneğin okuldan kaçma, rastgele cinsel birliktelik, madde kullanımı)
- İştah ve uyku sorunları
- Günlük etkinliklere karşı ilgi kaybı
- Okul başarısında düşme
Yapılması Gerekenler
Bu durumda çocuğun bir psikolojik destek alması şarttır. Çünkü okulda yaşanan her olay kişiliği doğrudan etkileyebilmekte ve geleceğinin yönünü değiştirebilmektedir. Bu tür travmalar normal süreçte okuması gereken bir çocuğun okul harici çözümlere yönelmesine (çalışma gibi) yol açabilmektedir. Bu yüzden birçok okuyup çok başarılı olabilecek çocuk toplum adına kaybedilebilmektedir. Olayı basit olarak görmeyip erken müdahale etmeli ve yolundan çıkmak üzere olan çocuğu tekrar yoluna döndürmelidir.
DOÇ. DR. ADNAN ÇOBAN
PSİKİYATRİST-PSİKOTERAPİST
the Year Gerçek Dostlar
11 Eylül 2023 İbrahim Birol http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
-
Merhaba Gönül Dostlarım, Bireyler arası iletişimde kelimeler, önemli bir işleve sahiptir. Bireyin sahip olduğu kelime hazinesi, onun anlama ...
-
Merhaba Değerli Dostlar, "Unutulmayanlar" adı altında yayınladığım yazı dizimin bugünkü konuğu Türk Sanat Müziği Güneşimi...
-
Merhaba Değerli Dostlar, Ekim 2016 da başlattığımız her ayın başında o ayın tanıtımı ile ilgili yazılarımıza Nisan ayı ile devam e...
-
Merhaba Gönül Dostlarım, İyi bir hafta sonu geçirmeniz temennisiyle, Bugün yayınlayacağım Şair ve Yazarlarımızla ilgili yazıları...
-
Merhaba Dostlar, Yaklaşık 16 senedir yazılarını zevkle ve severek okuduğum, İnsan Kaynakları idar...