18 Ekim 2017 Çarşamba



HATIRLAMAK GEREK...


























Merhaba Gönül Dostlarım,

" Neyi hatırladığını unutmak, neyi unuttuğunu hatırlamak"
Çağrışımıyla birlikte gelen kelimelerdendir ‘hatırlamak’. Birine “Hatırladın mı?” dediğimizde, aslında içten içe “Nasıl unutursun!” diye isyan etmiş oluruz
Hatırlamak> Anımsamak
" Evden çıkarken kapıyı kilitleyip kilitlemediğinizi hatırlamıyor musunuz? Ya da nakaratını çok iyi bildiğiniz bir şarkının tüm sözleri aklınızda yok mu? Korkmayın, bunun tek sebebi yaşlanmanız değil. Hafızanızı doğru yönetemediğinizde bu tip şeylerin yaşanması doğal. "

"Dinlenen bir melodinin daha sonra zihinde canlandırılabilmesi insanlara has bir yetenek. Ancak istemsiz olarak da ortaya çıkabilen bu durum zaman zaman rahatsız edici olabiliyor. İnsanların neredeyse tamamının haftada en az bir kere yaşadığı bu durumun nedeni hakkında ise yeterli bilimsel bir açıklama yok."
Alıntı :

Bizim için anlamı büyük olmazsa olmazlarımız Milli ve Manevi değerlerimiz olan Aile yaşamımız, Milli  Kültürümüz gibi daha bir çok değerlerimizi unuttuğumuzu sanmıyorum. Oysaki Türk Milletinin en önemli özelliği Milli  Birlik ve beraberliğimizi hakkaniyetle yaşamasıdır, bunun içinde gerekli mücadeleyi vermemiz gerektiğini tekrar hatırlamamıza yardımcı olabilecek kısa bir yazı bize o değerlerimizi tekrar geri kazanmamıza yardımcı olabilecek mi acaba ?

Aşağıda Ceza nın seslendirdiği  "Bu Bayram Beraberiz Hatırlatmak Gerek Bu Bayramı Birlikte Kutlamak Gerek Gönülleri ve ..." sözleriyle devam eden ve  reklam amaçlı çekilen klibinden  alınan sahne görüntülerine, ulus olarak birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacımız  olan şu günlerde bu duyguları  pekiştirmek için acilen  ihtiyaç duyduğumuzu ve bir an evvel hayata geçirilmesi gerektiği hususunda farkındalık yaratmak adına bu Video Klipi sizlerle paylaşmak istedim... dinlemek isteyen dostlarım, şarkının sözlerinin altındaki Linkten ulaşabilirler.

 CEZA


Hatırlamak gerek, Hatırlanmak gerek, Hatırlatmak gerek
Gülümsemek gerek, Kucaklamak gerek, Kucaklaşmak gerek
Birleşmek gerek, Hoş görmek gerek, Tanışmak gerek
Barışmak gerek, Paylaşmak gerek, Sarılmak gerek
Saygı, sevgi ibre dostluk unutmamak gerek
Gönül'leri hoş tutup her daim bölüşmek gerek.
Selam vermek gerek, Selam almak gerek
Gönül vermek gerek, Gönül almak gerek
Bir olmak ibre daim birlik olmak gerek
Muhabbeti hoş tutup Sıcak kalmak gerek
Sıcak kalmak gerek Sıcak kalmak gerek..
https://youtu.be/FFUUYniTehc

hatırlamak gerek resim ile ilgili görsel sonucu

Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin beğenmediğiniz yaşantınız, bir başkasının hayali olabilir...          

Arada bir hatırlamak gerek...

Hastane, hapishane, mezarlık ziyaretleri arada bir yapılmalı. Yapılmalı ki sağlığımızın, özgürlüğümüzün ve hayatın değerini bilelim…
Nefes almak güzel şey. Kıymetini bilmek gerek…
Ama yaşamı kirletmemek, insanlığı kırmamak, sevgiyi yok etmemek de gerek…
Aşırı hırs en çok kendine zarar veriyor, insanın. Bazen en sevilen, bazen en popüler, bazen en zengin, bazen de en başarılı olmak için kendiyle yarışıyor, insan…
Sonu gelmiyor tabii…
Daha, daha, daha…
Sonuç kısacık insan ömrünü heba ediyorsun…
Etrafında kırıp döktüklerin de cabası…
Oysa az biraz törpülenebilse o hırs, nefis olacak…
Ama olmuyor…
Azı karar, çoğu zarar olan bu hırs konusunda ayar tutmuyor…
Tutmayınca da olan oluyor…
Hele ki bir başkasıyla rekabete gelince olmadık şeyler yaşanabiliyor…
Hırs, üzerine akademik dünyada binlerce çalışma dikkat çekiyor…
“Hırs evrimin bir yan ürünüdür” diye konuşan Soka University of Amerika'dan antropolog Edward Lowe, “Sosyal statünün nasıl tanımlandığına bakmaksızın, her toplumda bazı insanlar, sosyal statü için diğer insanlardan daha agresif bir yol izlerler” diyor…
Ve uzmanlar uyarıyor…
Üstün olma kaygısı beraberinde bir dizi olumsuzluk getiriyor; kalp krizi, ülser ve strese dayalı diğer hastalıklar…
Başarılı insanlarda bu hastalıklar daha yaygın…
O yüzden sağlığımız ve etrafımızdaki insanların sağlık ve mutluluğu açısından hırsımızı törpülemek de fayda var…
O zaman çevremizdekilere, ailemize, sevdiklerimize daha çok zaman ayırıp daha mutlu olacağız…
Denemekten bir şey çıkmaz…
Gelin bir adım atın…
Para, mevki, beğenilme güzel de en güzeli yaşam…
Gelin, birlikte keşfedelim…

songül başkaya kimdir ile ilgili görsel sonucu

Songül Başkaya Yazı Arşivi
29 Aralık 2015 /   1136 Okunma


 Günün Sözü :  "Bir Yurdun en değerli varlığı, yurttaşlar arasında  milli birlik ve iyi geçinme, çalışkanlık  duygu ve  yeteneklerinin olgunluğudur." M. Kemal ATATÜRK

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
18 Ekim 2017, Antalya

 

17 Ekim 2017 Salı


ATATÜRK' Ü TANIMAK VE ANLAMAK...
İlgili resim



 

Merhaba Değerli Dostlar,

Okul çağlarımızda  Atatürk ile ilgili yeterli bilgiye sahip olamamamızın başlıca nedenleri,  sadece okullarda ve  tarih kitaplarında anlatılanları ezberleyerek yetindiğimiz, ulus olarak  okuma hevesimizin az olması, Ulu Önder Atatürk' ü bizden sonraki nesillere yeterli anlatamamamıza ve onun bilgilerini, fikirlerini, düşüncelerini istenilen düzeyde  aktarmamamıza sebep teşkil ettiği gerçeğini açıklığı ile ortaya koymaktadır.
Bu nedenle, biz büyükler olarak Atatürk' ü  şimdiki genç ve gelecekteki yeni  nesillere çok daha iyi anlatmayı kendimize misyon edinmek için henüz çok geç kalınmadığını bir kez daha hatırlatmakta yarar var. Bu düşünce ve duygular içinde bu ve buna benzer yazıları sizlerle paylaşmak istiyorum.
 
İbrahim Birol
 
" Atatürk çok yönlü bir liderdir. Asker, devlet kurucu, politikacı ve devrimcidir. Fikir adamı, edebiyatçı, dilci, yazar ve hatiptir. Düşündüklerini bizzat uygulayan ve ilk örneklerini ortaya koyan, bir eylem adamıdır. Kısacası, bir liderde bulunması gereken özelliklerin çoğuna sahiptir. Çağdaşı olan liderlerde ise, ancak ondaki özelliklerin biri veya birkaçı bulunmaktadır.
Kısacası, Yüce Önder Atatürk’ün düşünce sistemi; demokratik, laik, milli, çağdaş ve evrensel değerlerden oluşan dokusuyla, birleştirici ve bütünleştirici yapısıyla ve bilimsel doğruları esas alan anlayışıyla, Türkiye Cumhuriyeti’ni, ülkesi ve milletiyle sonsuza dek bölünmez bir bütün olarak yaşatacak en büyük güçtür.
Büyük Atatürk’ü, bugün bir defa daha bu duygu ve düşüncelerle, şükran ve minnetle anarken, eserine ve düşüncelerine milletçe sonuna kadar sahip çıkacağımızın sözünü veriyor ve “Ne mutlu Atatürk gibi önderi olan yüce Türk Milletine!” diyor, hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum,
Alıntı : ataturkinkilapları.com
 
Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin beğenmediğiniz yaşantınız, bir başkasının hayali olabilir...

Atatürk' ün Liderlik Vasfı...
 
PİNTEREST ATATÜRK RESİMLERİ ile ilgili görsel sonucu

 " Hepimizin bildiği gibi Mustafa Kemal ATATÜRK dünya döneminin liderleri içerisinden 21 nci yüzyıla geçebilen tek liderdir. Üstelik diğer liderler kendi halkları tarafından yok edilmenin acısını yaşamışken, o hala halkının ve dünyanın nabzında en büyük canlılığıyla, sevgisiyle, saygısıyla hala yaşayabilen dünyadaki tek lider.

 Önemli olanda sanırım, yaşarken ölmek değil, öldükten sonra da bu kadar uzun süre canlı kalabilmeyi başarmak değil midir?

ATATÜRK’ ü biz hep tarihe mal olmuş yönleriyle tanıdık: Asker ATATÜRK ya da devlet adamı ATATÜRK olarak.
Bu verdiğim örnek dünyada tek olan örnektir. Zaten herhalde bir başkasına da rastlamamız mümkün değil. En büyük düşmanı; hani şu ordularını denize döktüğü düşmanı, Yunan başkomutanı Trikopis. Hiçbir zorlama olmadan, hiçbir baskı olmadan her Cumhuriyet bayramı Atina’daki Türk büyükelçiliğine gidiyor Trikopis, ATATÜRK’ ün resminin önüne geçiyor ve saygı duruşunda bulunuyor. Böyle bir saygıyı en büyük düşmanında uyandırabilen bir Mustafa Kemal.

Yıl 1938, General McArthur’ un en zor, en problemli, en buhranlı dönemi. Birden çok sıkılır ve yanında duran yüz yirmiden fazla kişiye döner ve aynen şöyle der:

“Şu anda hiçbirinizi değil, büyük istidadı ile Mustafa Kemal’i görmek için neler vermezdim” dedirten o büyük özlemi ve onu oluşturabilen Mustafa Kemal’i.

Yada, yıl 1938. Bir İran’ lı şair bir Tahran gazetesine ölümü üzerine bir şiir yazar. İşte o şiirin iki mısrasını sizlerle paylaşmak istiyorum. Diyor ki;

“Allah bir ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir.” dizelerindeki bu kıskançlığı oluşturabilen Mustafa Kemal. "

 

Alıntı : Araştırmacı Yazar
Prof. İlknur GÜNTÜRKÜN KALIPÇI , 10-02-2006 | 08:02

Atatürk’ün İletişim Alanında Yaptığı Çalışmalar


atatürk basınAtatürk’ün İletişim Alanında Önemli Çalışmaları, Atatürk’ün Basın Ve İletişim Alanında Yaptığı Çalışmalar
Atatürk hayatı boyunca Türk milletinin çalışmalarını desteklemiş ve ülkenin dış ülkelere bağımsız olması için mücadele etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu olması getirdiği ilkeler ve yenilikler Türkler için tarihi önem taşımaktadır.
Atatürk iletişim alanında en önemli çalışmalarını milli mücadele dönemlerinde yapmıştır, onun ardından basın ve yayın alanında gelişmeler günümüze kadar sürdü. Atatürk’ün basın ve iletişimin gelişmesinde çalışmaları milli mücadele yıllarından sonra olmuştur.
4 Eylül 1919 İrade-i Milliye gazetesi kuruldu.
10 Ocak 1920 Hâkimiyet-i Milliye gazetesi kuruldu.
6 Nisan 1920 Anadolu Ajansı en önemli ve değerli ajanslardan birisi olmaktadır.
7 Ekim 1920 Ceride-i Resmiye (Resmi Gazete) yayına başladı.
1927 yılında çıkartılan kanun ile birlikte telefon ve telgraf hatları kurulup yayına geçilmiştir.
6 Mayıs 1927 İstanbul radyosu ilk olarak yayınını gerçekleştirdi.
Kasım 1927 yılında Ankara radyosu aktif hale gelerek yayına başladı.

Atatürk'ün Sanata Verdiği Önem

Atatürk, sanat alanında önemli çalışmalar başlatmıştır. Ülkenin kültürel ve doğal zenginlikleri yanı sıra ona ait sanatçıları olup benimsemeleri gerektiğini düşünmüştür. Sanata olan sevgisi ile bilinirdi.

atatürk sanatYaptığı çalışmalardan biriside Sanayi-i Nefise'yi imar ettirerek Güzel Sanatlar haline getirtmiştir. Sanatçıların eğitimine destek vererek yurtdışında eğitim almaya dahi göndermiştir. Resim, heykel, mimarlık gibi bir çok alanda eğitim almış öğrenciler Almanya, Avusturya ve Fransa’da kendilerini geliştirmeleri için gönderildi
Atatürk sanatı severdi eserleride günümüze kadar ulaşmışlardır. 1927 yılında nutku mecliste okumuştur ardından kitap olarak basılarak bilinen önemli eserler arasında oldu.
Müzik ve halk oyunları dinleyip oynamasını severdi. Zeybek adındaki yöresel oyunu devlet adamlarının karşısında oynadığı tarih kitaplarında yer aldı. Cumhuriyet’in ilanından sonra Opera ve Bale alanında kurumlar açılması için  çalışmalar yapmıştır.
Mimari yapılara olan ilgisi ülkemize özgü olan çizimler desenler şehirlerin yapılmasına çalışmaları sürdürmüştür.
İstanbul şehir tiyatrosu sanatçıları Ankara’ya çağırılır ve temsilen Çankaya köşküne davet edilirler. Yemek sırasında hepsine ayrı ayrı iltifat ederek onlara olan değeri göstermiştir. Ayrılış vakti geldiğin Reşit Galip sanatçılara Atatürk’ün elini öperek ayrılmasını söyleyince, Atatürk’ün cevabı şöyle olur “Hayır, sanatkar el öpmez, sanatkarın eli öpülür.”

Atatürk'ün Hasta Olduğu Dönemde Yaptığı Fedakarlıklar

      

Atatürk Hasta Olduğu Zamanlarda Yaptığı Çalışmalar, Atatürk'ün Hastalık Döneminde Fedakarlıkları Nelerdir
PİNTEREST ATATÜRK RESİMLERİ ile ilgili görsel sonucuAtatürk hasta olduğu dönemlerde dahi Türk ulusu için büyük fedakarlıklarda bulunmuştur. Ölüme hep bir adım daha yaklaşırken tedavi olmak yerine yapabileceklerinin daha iyisini yaparak Türk milletine güzel bir ülke bırakma çabası altındaydı. Çalışmalar yaparak ülkenin gelişimi sağlandı hastalığı döneminde sanayi alanında ülkenin gelişmesi için adımlar atılmasını sağlamıştır.
Hatay meselesi Türk milleti için sorun olmaktaydı hasta yatağından kalkarak harekete geçmiştir. Barışçıl bir yöntemle sorunun çözülmesini sağlayarak Türk toprakları özgürlüğe kavuştu. Siroz hastalığının verdiği acı ile birlikte hasta yatağından kalkıp Bursa’da sorunların giderilmesi için çabaladı.
Vatan ve millet sevgisi ile atan kalbi her zaman geleceğe yönelik güzel bir yer bırakmak olmuştur. Sahip olunan değerleri korumak isteyip örnek bir hareket içerisinde bulunarak gözlerini rahatlıkla yumup hakkın rahmetine kavuştu.
 
Alıntı : denkbilgi.com

https://youtu.be/SfTu3Bfa2Fw

Atatürk'ü Tanımak

Günün Sözü :

 atatürk ile ilgili sözler ile ilgili görsel sonucu

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
16 Ekim 2017, Antalya


15 Ekim 2017 Pazar




     TARİH YAPRAKLARI...




Merhaba Gönül Dostlarım,

Bugünkü yazımızda geçmiş tarihlerde Ekim Aylarına tekabül eden gelişmelerin yar aldığı bir yazıyla tekrar birlikteyiz.
Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin beğenmediğiniz yaşantınız, bir başkasının hayali olabilir...


Tarihte Ekim Ayı
01.10.2017                    
Kucağında sadece tarihi değil, o tarihle birlikte birçok farklı kültürü taşıyan ve o kültürleri kopmaz zincirlerle harmanlayan bu toprakların, zamanı geliyor ki tercümeye ihtiyacı oluyor. Suskunlukta yıllar geçti ve tarih birbiri ardına olayları, insanları, kültürleri yuttu. Sonraki nesillere kalan ise dile düşmüş efsaneler, yazıya dökülmüş şiirler, tozlu arşiv raflarında kalan belgeler, torunlara aktarılan hatıralar oldu.
Ekim ayı, tarihin bize ayrılmış olan sayfasında oldukça değerli bir yere sahip. Hangisini anlatsak bir diğerinin dillendirilmemesiyle eksik kalacaktır. Ne yüzyıllar öncesinde ne yüzyıllar sonrasında değişen bir payda var ki o da içimizdeki, yaşanmamış o yıllara duyulan özlemdir.
 
 

 
 
28 Ekim 1923’ün gecesinde Çankaya Köşkü’nde gerçekleşen toplantıda Mustafa Kemal Paşa bir milletin tarihinin yönünü değiştiren o cümleyi kurdu. “Efendiler, Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.” 29 Ekim 1923 tarihinde, hala nefes alan ve her yıl coşkuyla kutladığımız Cumhuriyet doğdu. Hemen dört yıl öncesinde Türk vatanının bütünlüğünün ve bağımsızlığının korunacağı Amasya Protokolü ile tüm dünyaya duyurulmuştu.

Bu tarihten yüzyıllar önce Selçuklu Devleti, 25 Ekim 1147’de karşı Dorileon Muhaberesi' ni kazanarak Haçlı Ordularını büyük bir bozguna uğratmıştı. Bir altı yüzyıl sonra 3 Ekim 1739’da, Osmanlı Devleti kendi tarihinde kârlı çıkmış olduğu son anlaşma olan Niş Anlaşması’nı imzaladı. Hemen yüzyıl öncesinin 3 Ekim’inde ise Sokullu zade Lala Mehmet Paşa Estergon Kalesi’ni ikinci kez fethederek “Estergon Fatihi” olarak anılmıştı.


 
Elbette savaşlar hiç sona ermedi, yakın tarihimize değin savaş bu topraklarda, hatta tüm dünyada, yaşayan bir karanlık hali alıp yeri geldi bir Kurtuluş Savaşı gibi güçlü bir savunma yeri geldi bir katliama dönüştü. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği üzere; “Vatanın müdafaası mecburiyeti olmadıkça savaş bir cinayet” ti. Yine de insanlık tarihi boyunca ortaya çıkan diğer savaşlar arasında, 8 Ekim 1912’de başlayan Balkan Savaşları, Ekim ayı içerisinde asker çıkarttığımız Kore Savaşı da vardı. Atatürk 26 Ekim 1914’te Halep Taarruzu' nu durdurdu, 13 Ekim 1921’de Kars Anlaşması imzalanarak, 31 Ekim 1919’da Sütçü İmam’ın Fransızlara ilk kurşunu sıktığı Doğu Cephesi kapandı.


 
 
İstanbul’da ilk otomobil Beyoğlu’nda görüldü, çoğu insanın alışık olmadığı bu sahne gerçekleştiğinde takvimler 6 Ekim 1907’i gösteriyordu. İstanbul’un kurtuluş tarihi olarak geçen 6 Ekim 1923’te, tarihimizin büyük yazarlarından birisi olan Yaşar Kemal dünyaya geldi. İlk Türk kadın romancı Fatma Aliye ile ünlü tiyatrocu ve Devlet Sanatçısı Yıldız Kenter de Ekim ayı içerisinde dünyaya geldi. 1953 Nisan ayında bir gece Naboland şilebi ile çarpışarak meydana gelen ve tüm kurtarma çalışmalarına rağmen 81 kişinin şehit olmasıyla sonuçlanan Dumlupınar Denizaltı kazasının davası 3 Ekim 1953 yılında sonuçlandı.
 
 
4 Ekim 1926’da Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girdi, aynı yıl 6 Ekim’de Kayseri’de ilk uçak fabrikası kuruldu. 26 Ekim 1933 kadınlara köy heyetleri ve muhtarlığa seçme ve seçilme hakkı tanındı.


 Oğuz Atay, Cahit Sıtkı Tarancı, Seyfi Dursunoğlu, Muzaffer İzgü, Ayla Algan, Müjdat Gezen gibi çok değerli yazarların ve sanatçıların doğduğu Ekim ayında Atilla İlhan, Fahrettin Altay da bize veda etmişti.
1894 Ekim’inin 25’inde dünyaya gelen ve gönül gözüyle kendi dünyası ile yüreklerimizi buluşturan Aşık Veysel zamanı, hayatı “Uzun ince bir yoldayım/Gidiyorum gündüz gece...” diyerek anlatmıştı.
Alıntı: egelife.com, Ezgi Yağcı, 01.10.2017     

 

“Ben giderim adım kalır, Dostlar beni hatırlasın…”
                                                 Günün Sözü    
atatürk ile ilgili sözler ile ilgili görsel sonucu
Alıntı: egelife.com, Ezgi Yağcı, 01.10.2017     


https://youtu.be/hzJJe0yWldo



     İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
     15 Ekim 2017, Antalya                              




ATATÜRK'TEN ANILAR...


Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve ayakta duran insanlar


Merhaba  Gönül Dostlarım,

İyi bir hafta sonu geçirmeniz temennisiyle,

Cumhuriyet Bayramımızı kutlama etkinlikleri çerçevesinde Atatürk ile ilgili yazılarımızı sizlere aktarmaya devam ediyorum.
Ulu önderimizi daha yakından tanıtmak hakkında bilmediklerimizi veya unuttuklarımızı tazelemek adına bu tür yazılarımızı sizlerle paylaşıyorum.
Bilgi birikimlerimizi şimdiki veya gelecek teki nesillerimize yazılarımızla, sözlerimizle aktarabilmek en önemli misyonumuzdan  biri olmalıdır.

Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin beğenmediğiniz yaşantınız, bir başkasının hayali olabilir...

 Atatürk’ün Kişisel Özellikleri Nelerdir

atatürk resmi ile ilgili görsel sonucuAtatürk kendi ve kişisel özellikleri ile gençlere ve Türk milletine örnek olmuştur. Gençliğe yol gösteren davranışları ile hareketleri ile aydınlık bir Türkiye’nin haritasını çıkartmıştır.
Atatürk cesur ve liderlik özelliği;
Atatürk lider olmak için sahip olduğu özellikler ile örnek olmuştur. Devlet ve ordu yönetiminde kendisini kanıtlamış birisidir. Karar vermek kafi olmadığını bu kararları uygulanması gerektiğini belirtmiştir
 
Atatürk zeki ve çalışkanlığı;
Atatürk çevresi ve ailesi tarafından daima çalışkanlığı ve zekiliği ile bilinmektedir. Dinlenme veya daha sonra çalışabileceklerini söylememiştir bıkkınlık isyanlık göstermemiştir.
Atatürk devrimcidir;
Devrimci olmak Atatürk için her zaman yenilikçi olmaktadır. Halkın duygularına isteklerine ses verip ona göre hareket etmektir.
Atatürk alçakgönüllülük;
Atatürk yapılan işleri hiç bir zaman kendisine mal etmemiştir, kendisini de övmeyi sevmeyen birisidir. Türk milletinin başarısı olduğunu devamlı söylemektedir.
Atatürk açık sözlülüğü;
Atatürk sevdiklerini ve sevmediklerini hiç bir zaman saklamazdı sevmediklerini açık açık söylerdi.
Atatürk vatanseverdir;
Atatürk’ün vatan severlik duygusu Türk milletine ve halkına örnek olmuştur. Her türlü fedakarlığı göze almıştır ve üstün gelmiştir.
Atatürk barışseverdir;
Atatürk ömrü boyunca barıştan yana olmuştur, mecbur kalınmadıkça savaşlardan uzak kalmıştır.
Atatürk sevgisi;
Türk milletini çok severdi onların duygularına ve düşüncelerini bilirdi. Onlar gibi yaşardı ve onlara karşı olan sevgisi bir aile gibi olmuştur.
 
Kaynak : denkbilgi.com, Kasım 27, 2013
 
 Atatürk’ün İnsan Sevgisi İle İlgili Anısı

Atatürk’ün anıları insanlık için hoşgörülü, zor durumda kaldıkları nasıl davranacakları konusunda bizlere örnek oluyor. Kendisinden taviz vermeyen ve insanının her daim yanında olması anılarında yaşandı.
İnsan Sevgisi
Devlet Bürokrasisi Cumhuriyet’in ilanından sonra Karadeniz bölgesinde gezintiye çıkmıştı kendisine eşlik edenlerden birisiydim. Yolumuz Rize’ye düştü yolların düzgün olması savaştan sonra dikkat çekiyordu.

atatürkValiye “Yolları nasıl bu hale getirebildiniz?” diye sordu.
Vali de anlattı; jandarmalar köylüleri toplattırmış ve yol onarımında çalıştırmış.
Ata’mız kaşlarını çattı sert bir dille;
“Vali Bey” dedi “Corvee nedir bilir misin? Bilmiyorsan ben söyleyim: Angarya demektir ve şu anda bilmeniz lazım ki kanunsuz hiç bir vatandaşı işinden alıkoyamazsınız çalışmaya zorlayamazsınız. Cumhuriyet’te angarya diye bir şey yoktur” sözü ile herkese ibretlik bir ders vermiştir.
Atamızın bu anısında Cumhuriyet’imizde kimse zorla çalıştırılamayacağı ve kanun olmadan böyle bir şey olmayacağını anlatmak istemiştir.

Kaynak : denkbilgi.com,  Ocak 9, 2014


https://youtu.be/DIBcRa6Wj-E

 

Günün Sözü :

atatürk ile ilgili sözler ile ilgili görsel sonucu

İbrahim  Birol,   http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
15 Ekim 2017,  Antalya



 

14 Ekim 2017 Cumartesi


"ATATÜRK' Ü GÖRDÜM"
 
 
Merhaba Gönül Dostlarım,
 
 Daha önce  Blog yazılarımda Muzaffer İzgü' den bahsetmiştim. Geçen Ağustos ayında kaybettiğimiz  çok değerli üstadı azda olsa tanıyalım.
 
Muzaffer İzgü. Türk yazar, öğretmen. Türkiye'nin en çok okunan gülmece, genç ve çocuk kitapları yazarlarındandır. 107 kitap, iki yüze yakın radyo oyunu yazmıştır. Vikipedi

Doğum tarihi: 29 Ekim 1933, Adana
Ölüm tarihi ve yeri: 26 Ağustos 2017, Karabağlar
 
 Kendisine Allahtan Rahmet,  Ailesine ve yakınlarına sonsuz sabırlar diliyorum....
 

Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin beğenmediğiniz yaşantınız, bir başkasının hayali olabilir...
 
 
Muzaffer İzgü' nün Çocukluk Anıları: "Atatürk'ü Gördüm"
 
 

muzaffer izgü ile ilgili görsel sonucuMuzaffer İzgü Atatürk’ü Gördüm kitabında, çocukluk anılarını çocuklarla paylaşıyor. Kendisinin deyimiyle “doğan, okuyan, düşler kurup yazan ve giden” İzgü’ nün “Ben Çocukken” serisinin ilk kitabı küçük okurlarını bekliyor.

Çocuklar için yazan ve her kitabı keyifle okunan İzgü’ nün Atatürk’ü Gördüm kitabı, altı öyküden oluşuyor. Çocuklarınız her öyküde İzgü’ nün çocukluk anılarından renkli detaylar bulacak. Bazen heyecanlandıran, bazen de hüzünlendiren hikâyeler İzgü’ nün çocukluğunu çocuklarınıza anlatıyor.

Yaşamı boyunca 150’den fazla kitap yazan İzgü’ nün dili ve anlatımıyla, 80 yıl öncesinde küçük bir çocuğun altı farklı hikâyesine ortak ediyor. İlk hikâyesinde küçük bir çocukken Atatürk’ü görmek için duyduğu heyecanı, o günü tekrar yaşıyor gibi anlatıyor. O zamanlar beş yaşında olan İzgü’ nün dünyasının samimiliği ve saflığı bugüne yansıyor. Hikâyelerindeki anlatım o kadar doğal ve içten ki, küçük okuyucularımız ister istemez hikâyelerin birer parçası haline gelebiliyor.

İzgü’ nün bir çok röportajında da bahsettiği Halkevi Kitaplığı’nın hayatındaki önemini kendi çocukluğunun gözünden paylaşıyor. Bir kütüphanenin ilkokul çağındaki bir çocuk için ne kadar önemli olduğunu anlatırken, çocukları kitap okumaya da teşvik ediyor bir yandan. İzgü diyor ki, “Ben o zamana kadar hiç kitap okumamıştım. Havanın yağışlı ve soğuk olduğu bir gün Adana Halkevi Kütüphanesi'ne gittim. Sobanın yanına yaklaşırken bir amca gelip ısın, kurulan sonra dersini çalışırsın dedi. Oranın müdürü Zihni amcaymış, bendeki okuma aşkını keşfetti. Kitap dağıtıldığını gördüm, parayla mı diye sordum, ödünç veriyorlarmış. Oradaki görevlinin uzattığı kitap, benim elime alıp okuduğum ilk kitap oldu.”

Kitaptaki öykülerin arasında yer alan, küçükken yaşadığı bu anısını da çocukların okuması için hikâyeleştiriyor. İzgü diğer kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da çocuklara ulaşmayı başarıyor. Hayatında bir dönüm noktası olan kütüphanede okuduğu kitaplar, Muzaffer İzgü’ ye düş kurmayı ve düşünmeyi öğretmiş. Düşünen insanların soru soracağına ve soru soran insanların da çevresindekileri değiştireceğini vurguluyor. 

İlkokulda çıkardıkları okul gazetesinde ilk yazısı yayımlanan İzgü, her çocuğun hissedebileceği duygularla anlatıyor öykülerini çocuklara. Kitapta, bir çocuğun ilk heyecanlarını, endişelerini ve mutluluklarını serpiştirmiş hikâyelerine. Öykülerdeki o küçük çocuk, Halk Kütüphanesi’ne ısınmak için çekinerek girip ilk kitabını okur, yazdığı kompozisyon ile öğretmeninin takdirini kazanır, Nisa Abla ve Münevver Teyze’nin hüzünlü hikâyelerine ortak olur. Sonrasında o küçük çocuk büyür, öğretmen olur, gülmece ve çocuk kitaplarıyla Türkiye’nin en çok okunan yazarları arasında yerini alır. O küçük çocuk, Muzaffer İzgü’ dür.

Alıntı : bilgiyayinevi.com.tr, 2017-09-19 15:11:15


Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin beğenmediğiniz yaşantınız, bir başkasının hayali olabilir...



Arada hatırlamak gerek.....
Merhaba, Unutanlara, hatırlamak isteyenlere, hatırlamak istemeyenlere, inkar edenlere, velhasıl-i kelam, hepinize gelsin.

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta, yürüyor, ayakkabılar ve takım elbiseAtamızın boyu 1.74, kilosu ise 75 civarıydı. 42 numara ayakkabı giyiyordu. Ayakkabıları genelde siyah rugan dı. Atatürk’ün de TC kimlik numarası: 10000000146. Aslında bu, birinci sıradaki TC kimlik numarası. Sondaki 46, güvenlik amacıyla, sistem tarafından otomatik konulmuş. Atatürk’ün en sevdiği yemek, etsiz kuru fasulye ile pilavdı. Kahveyi de çok seviyordu. Günde 10-15 fincan Türk kahvesi içiyordu. Atatürk’ün tüm gömlekleri beyazdı. Takım elbiselerinin modelini kendisi çiziyordu. Lacivert rengi sevmezdi. Bu nedenle gardırobunda laciverte yer yoktu. Atatürk'ün “Foks” adında bir köpeği vardı. Atamız Foks’ u Yalova kaplıcalarına gittiği bir gün, seyyar bir fotoğrafçıdan 50 liraya satın almış. Foks öldükten sonra doldurulup mumyalanmış. Halen de "Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi" nde sergileniyor. Atatürk spor yapmayı çok severdi. Düzenli ata binerdi, yüzerdi ve bilardo oynardı. Mustafa Kemal, çok kitap okuyan biriydi. Yüzlerce kitabı vardı. Ancak en sevdiği kitap, Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu adlı romanıydı. Öyle ki, kitabı sürekli yanında taşırdı ve zaman zaman rastgele bir sayfa açıp okurdu. Atamız 44 sayfalık bir geometri kitabı yazdı. Bugün kullandığımız üçgen, dörtgen, çap, artı, eksi, bölü, oran gibi Türkçe kelimeleri Atatürk buldu. Atatürk’ün bu kitap dışında 13 kitabı daha var. Mustafa Kemal; Medeni Bilgiler, Karlsbad Hatıraları, Bölüğün Muharebe Eğitimi gibi hem askeri hem de toplumsal konularda kitaplar yazdı. Atatürk isminde bir çiçek vardı. Rivayete göre, Atamız çok seviyor diye bu ismi koymuşlar. Bir başka iddiaya göre ise Meksika kökenli çiçeği Türkiye’de yetiştiren bitki bilimciler çiçeğe Atatürk ismini verdi. Mustafa Kemal Atatürk, son söz olarak, “Aleykümselam” dedi. Anlatılanlara göre, Atatürk, doktoruna dikkatle baktı ve “Aleykümselam” dedi. Ardından girdiği komada 30 saat kaldı. 10 Kasım günü ise maalesef hayatını kaybetti. Atamızı sevgiyle, saygıyla, minnetle anıyoruz.

Herkes bilsin onu. Bilsin iyi tanısın öğrensin.
ATAMIZA SAYGIYLA.....

Alıntı

Günün Sözü :

Atatürk ile ilgili görseller ile ilgili görsel sonucu
İbrahim Birol,   http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
14 Ekim 2017, Antalya

Gerçek Dostlar