19 Ağustos 2017 Cumartesi


hareketli bayrak gifleri







GÖSTERİŞÇİLİK VE GİZLİ LÜKS...


Gösterişçi tüketim ve gizli lüks


Merhaba Gönül Dostlarım

 Eğitici ve bilgilendirici yazılarımıza bugünde devam ediyorum, konumuz çağın hastalığı olan  gösterişçilik ve gizli Lüks. Genç jenerasyonların ders alması gereken aşağıdaki yazıyı sizlerle paylaşıyorum.
 Gösterişçilik ne dir?  Gösterişçi tüketim ve gizli lükse bir açıklık getirelim bu konuda uzman kişilerin düşüncelerine kulak verelim. Aşağıdaki yazıyı bizlerle paylaştığı için çok değerli kardeşim Barış Balcı' ya  sonsuz şükranlarımı iletiyorum.

"19. yy`ın sonlarına doğru "tüketimin sınıfsal farklılığını", "gösterişçi tüketim" kavramlarını inceleyerek ortaya koyan Thorstein Veblen, her sınıfın gösteriş için tüketim yapmaktan kendini alamadığını ifade etmiştir. Veblen`in gösteriş tüketimi kavramında tüketici bir yandan üstün gördüğü gruptan kopmamak için aradaki farkları gidermeye çalışırken, bir yandan da bulunduğu grubun içerisinde, göze çarpmayı, fark edilmeyi istediği için bu yola başvurur. Gösteriş tüketim ayrıca sözlük anlamı olarak da ; "Bir insanın toplumdaki statüsünü mevkiini ve maddi gücünü göstermeye yarayan ve belki de başkalarını kıskandırmaya sevk eden tüketim anlayışı" olarak ifade edilir. "
Alıntı

Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın.. 

Kapak tadında bir yazı. Eh bu mudur? Kesinlikle budur! Ülkemin yeni jenerasyonuna…

Ülkemin yeni jenerasyonuna…

Bakın ben sizin paylaşmaya utanacağınız bir fotoğrafı burada binlerce insanın önünde hiç çekinmeden paylaşıyorum.
Köylerde gezerken inek dışkılarından yeni yapılmış buram buram tezek kokuları yanında elimde simit yiyerek dolaşıyorum…
Bütün yakın arkadaşlarım burada, yedi yıldır aynı telefonu kullanıyorum (blackberry 9800).
Satsanız 150 lira etmez, ama bir hafta şarjım dayanıyor, üstelik istediğim her yeri rahatça arayıp, bütün sosyal medya hesaplarıma bakıp, maillerime cevap verip, kaybolduğumda navigasyonuyla yolumu bulabiliyorum.
Her ortamda da masanın üstüne çekinmeden koyuyorum…
Böyle bir fotoğraf paylaştığımdan dolayı benim ne maaşım, ne yetkilerim, ne mevkiim ne de insanların bana olan saygısı, sevgisi azalmıyor.
Aynı şekilde 7 yıldır aynı telefonu kullandığım için de hiç kimse beni küçük görmüyor...
Oysa Avrupa Birliği ülkelerinde görev yapan 5 Türk kalkınma uzmanından birisiyim. Günlük ortalama 14 milyon lira cirosu olan bir gemi ikmal limanının proje sahibiyim.
Sadece geçtiğimiz yıl ülke ekonomisine 5.2 milyar dolar para kazandıran bir ekibin masa başındaki ismiyim.
Yine bir telefonumla milyar dolarlık gemilerin güvenerek geldiği sayılı isimlerden birisiyim.
Ayrıca turizm veya kırsal alanda yapılacak her projeye 10 milyon liralık hibe desteği sağlayan imzaya sahibim…
İşte insanlar buna bakıyorlar…
Sizin mevkiinize, beyninize ve kariyerinize bakıyorlar.
Telefonunuza veya yediğinize içtiğinize değil, anlatabildim mi?
Bakın bugün 3 bin liraya iki tane yabancı dil kursuna gidip burada AB bünyesinde kokartlı rehber olabiliyorsunuz.
Aldığınız maaş ise tam 12 bin lira!
Sonra Turizm Bakanlığına geçerseniz eğer, aldığınız bu maaşı da katlıyorsunuz.
Yani kafanızı çalıştırırsanız bugün bir Iphone'u 7 parasına geleceğiniz kurtuluyor arkadaşlar!
Size yemin ediyorum buraya Samsung’u, Iphone’u üreten adamlar geliyorlar ve ellerinde halen 10 senelik telefonlarla konuşuyorlar, fakat devamlı ellerinde kitap var ve okuyorlar.
Kendilerini geliştiriyorlar…
Bir kere bile odalarında bir dizi veya aptal yarışmalar seyrettiklerini görmedim,
Telefonları sadece çaldığı zaman çantalarından çıkartıyorlar, çünkü hayatı gerçekten gezerek eğlenerek sosyal bir şekilde yaşıyorlar.
Magazin manyaklarının takıldığı Instagram’da veya sanal alemlerde değil!
Abartmıyorum Volvo’nun yeni modellerini yapan mühendis bile halen 15 sene önce yaptığı arabaya biniyor,
Neden yeni yaptığınızı kullanmıyorsunuz?, diye sorduğumda ”Çünkü ihtiyacım yok” diyor!
Düşünsenize ne kadar eski araba kullanıyor olsa da ”İşte bu adam Volvo’nun mühendisi” diyorlar o kadar !..
Ve işte insanlar da buna bakıyor arkadaşlar...
Geriye kalan benim telefonumun modeliymiş, ayakkabımın markasıymış, nerede kiminle ne yediğimmiş.
Yemin ediyorum kimsenin umurunda bile değil arkadaşlar. 
Çünkü bunlarla adam yerine konulmuş olmuyorsunuz !…

Umarım az da olsa bir şeyler anlamışsınızdır da geleceğinizi düşünüp ailelerinize acı çektirmezsiniz!

Barış Balcı
Kaynak : sosyalhayat.com


Günün Sözü :

gösteriş ile ilgili sözler ile ilgili görsel sonucu

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
19 Ağustos, 2017, Antalya


18 Ağustos 2017 Cuma





hareketli bayrak gifleri





BİZLER ÇOCUKKEN...


Ağaçlardaki meyvelere, daha çok erik ağaçlarına dalmak.


 
Merhaba Gönül Dostlarım,
 
Bugünkü yazıma bir  İbrahim Sadri  yazısıyla başlıyorum. Değerli sanatçımız, çocukluk yıllarımızı  "Kuş Hatıraları" adlı şiirinde bakın  nasıl anlatmış. çok uzun olan bu güzel Şiirin tamamını burada yayınlamamız olanaksız, ilgilenen okuyucularımız aşağıda verilen link adresinden şiirin tamamına ulaşa bilirler.
 
KUŞ HATIRALARI
 
benim çocukluğumda resim ile ilgili görsel sonucu" Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konar rüyalarımıza melekler uğrardı. Kapımızdan yoğurtçu bahçemizden ishakkuşu kalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi. Kışın bir sobamız olurdu sobanın yanında kedimiz kedinin önünde yün yumağı bir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik. Yerli malı kullanan yurdun üç tarafı denizlerle çevrili kuruüzüm incir fındık tütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştiren kuru üzüm ve inciri satan karşılığında çamaşır makinesi radyo ve otomobil alan bir toprağın fertleri... Biraz yoksul biraz mütevekkil biraz mahcup biraz kırılgan biraz naif ama hep umutlu... Özlerdik. Memleketteki halamızı ince doğranmış bir dilim pastırmayı yurttan sesler korosunu akşam komşuluklarını radyo tiyatrolarını sabah ezanını kalaycıyı bozacıyı Münir Nureddin şarkılarını Orhan Boran yarışmalarını kandil gecelerini duvar sarmaşıklarını bakkalımızın utana sıkıla veresiye hatırlatmalarını okul önü koz helvalarını akşam oturmalarını ve hayatı...
Alıntı : Kuş Hatıraları, İbrahim Sadri www.siir.gen.tr
 
 Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın.. 

Bizim çocukluğumuzda

Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.
Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.
Hatta babanım bile anahtarı yoktu. Annem evimizin bir parçası gibiydi, hep evdeydi.
Her yere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.

BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA RESİM ile ilgili görsel sonucuEn büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı. Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.
Kafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.
Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik. Servis falan yoktu.
Ayakkabılarımız eskirdi. Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.

Annelerimiz bu durumu bildiklerinden kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.
Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi. Susayınca girer evlerine su içerdik. Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.

Kısacası evine girip gelen ( ki sadece çişi gelen giderdi evine ) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi. Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi. Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.

BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA RESİM ile ilgili görsel sonucu
Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık. Çok garip ama kimse almazdı. Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.

Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştırılırdık. Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı. Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA RESİM ile ilgili görsel sonucu
Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık. Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık. Azar işitip, acillere taşınmazdık. Düşerdik, ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik. Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

Bayramlar başka güzeldi. Ailenin en büyüğünde bütün akrabalar toplanırdık. Bilirdik ki bayram olunca herkes orada olacaktı. Şimdi ki gibi kimin bayramda nerede tatil yaptığı bilinmez bir halde değildik. Bayram gelsede kuzenlerim (kardeşlerim) ile hiç tanımadığımız insanların da evlerine gitsek ellerini öpüp harçlıklarımızı yada şekerlerimizi alsak diye sevinirdik.

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.
Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki. Komşumu tanımıyorum ama evinin camında, temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum. Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem. Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruş hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.
Evlerimiz var içinde yaşayan yok.

Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.

Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…
Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..


Reklamlarla desteklenen, beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.
İyi de neden böyle olduk ?

Biz mi istemiştik?

Alıntı: sosyal dünya.com

ÇOCUKLUK YILLARI GÖRSEL SÖZLER ile ilgili görsel sonucuSaime Eren
Kaynak: http://blog.milliyet.com.tr/top-oynadim-aciktim–benim-cocuklugumda—-/Blog/?BlogNo=281233
Not: Bu yazının telif hakları tarafıma ait olup, Onpunto da 06. 12. 2007 13: 51: 47 da ve Gazeteport da 2009 yılında yayınlanmıştır.

 https://youtu.be/SEMxPepGtuM                      Gün Sözü :
 

YOUTUB ÇOCUKLUK YILLARIMIZI VİDEO ile ilgili video                                                             





İbrahim Birol,  https://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
18 Ağustos, 22017, Antalya

türkiye simgesi resim ile ilgili görsel sonucu



 

17 Ağustos 2017 Perşembe



hareketli bayrak gifleri








KOMŞUDA BAYRAM TELAŞI






Merhaba Gönül Dostlarım,

Kurban Bayramı ve hemen öncesindeki 30 Ağustos Zafer Bayramı tatili yaklaşırken, bayram tatilinin kaç gün olacağı, tatilin ne zaman başlayıp biteceği belli oldu

2017 Kurban Bayramı bu yıl 1 Eylül tarihinde başlayacak.
"Kurban Bayramı tatili kaç gün olacak" sorusu yanıtını buldu.

Bakanlar Kurulu'nda alınan kararla Kurban Bayramı tatili 10 güne çıktı. Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Bakanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklamada, Kurban Bayramı tatilinin 10 güne uzatıldığını duyurdu.
Bozdağ, "Bakanlar Kurulumuz, yaklaşan 30 Ağustos Zafer Bayramı ve Kurban Bayramı, vatandaşlarımızın bu bayramlar vesilesiyle aile ziyaretleri, turizm sektörünün canlanması ve ticari hayatın olumlu etkilenmesi ihtimallerini değerlendirerek, vatandaşlarımızın rahat bir şekilde bayramlarını idrak etmeleri maksadıyla Kurban Bayramı ve 30 Ağustos Zafer Bayramı'na tekabül eden günleri ve ara gün olan yarım günün idari izinli olmasına karar vermiştir. Buna göre, 28 Ağustos Pazartesi29 Ağustos Salı günleri tam gün, 31 Ağustos Perşembe günü yarım gün idari izinli sayılmasına karar vermiştir" dedi.
26 Ağustos 2017 Cumartesi başlayacak tatil 5 Eylül salı günü sona erecek. Bayram tatil günlerinin açıklanması üzerine Komşumuz Yunanistan' ın  Türkiye' den gelecek olan turist sayısını göz önünde bulundurarak aşağıda belirtilen kararları hep birlikte  öğreneceğiz.
Her ne kadar yazıda belirtilenlerin   Güzel bir kurgu; bunlar gerçek olmasa bile Yunan Adaları modası var gerçeğinin yanı sıra, Yunanistan' da tatil yapmak Türkiye' de tatil yapmaktan çok daha ucuz olsada...Bu sebeple son zamanlarda yerli turizm bu ülkeye yöneldi.. Lakin yeşil pasaport olmadan Yunanistan'dan vize almak bayağı zahmetli bir iş.. Bir sürü belge istiyorlar... gibi bazı okuyucu yorumları yazı sonuna eklenmiş...

Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın.. 

yunan bayrağı resmi ile ilgili görsel sonucu
Kurban Bayramı Tatilinin 10 Gün Olarak Açıklanmasının Ardından Yunanistan'da Olağanüstü Hal İlan Edildi...
Bakanlar Kurulu tarafından Kurban Bayramı tatilinin 10 gün olarak ilan edilmesi Yunanistan'ı karıştırdı. Türk turist istilasına karşı olağanüstü hal ilan edilen ülkede ikinci bir emre kadar tüm izinler iptal edilirken, ülkedeki gıda rezervlerinin yetersiz kalması ihtimaline karşı AB'den yardım istendi.
"10 günümüz var"
Haberin duyulmasının ardından Yunan Devlet Televizyonu ERT1'den halka seslenen Başbakan Aleksis Çipras, olağanüstü hal kararıyla birlikte ülkede seferberlik ilan edildiğini açıkladı. Gerekli hazırlıkları yapmak için önlerinde çok sınırlı bir süre olduğuna dikkat çeken Çipras "10 gün sonra yüzbinlerce Türk, 4 kişi içkisiyle, mezesiyle, balığıyla sofra kurdurup 35 Euro hesap gelmesini övmek için gelecekler. 'Abi adam gibi muamele görüyorsun, şezlong parası diye bir şey yok mesela adamlarda' demek için gelecekler. Eğer şimdiden hazırlanmaya başlamazsak o kadar adama ne meze yetiştirebiliriz, ne uzo, ne de şezlong..." sözleriyle ülkenin ciddi bir kıtlık tehditiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
Çipras, ülkede eli çatal-bıçak tutan herkesin bu akşamdan başlayarak artık hangi mezeyi biliyorsa onu yapması gerektiğini belirtirken, Yunan Deniz Kuvvetleri'ne de bu geceden itibaren sivil teknelerle birlikte balık avına çıkacağını ifade etti. Fabrikaların yetersiz kalma ihtimaline karşı OHAL süresince evde kaçak Uzo üretimini de serbest bıraktıklarını açıklayan Yunanistan Başbakanı, "Elinden öyle işler gelen varsa hiç çekinmeden başlasın. Anason temini konusunda biz kendilerine yardımcı olacağız. Artık 3-5 turist kör falan olursa ona da yapacak bir şey yok. Neticede bu bir vatan davasıdır" diyerek herkesi taşın altına elini koymaya çağırdı.


AB'den yardım istendiyunan bayrağı resmi ile ilgili görsel sonucu
Her ihtimale karşı Avrupa Birliği'ne gıda ve şezlong yapımı için kereste yardımı konusunda başvurduklarını ve sonucun olumlu olmasını beklediklerini söyleyen Çipras, vatandaşları rahatlatıcı mesjalar da verirken son olarak şunları kaydetti:
"Benden sonra bir yere ayrılmayın, '300 Spartalı' filmi yayınlanacak. Şanlı ecdadımızın, kalabalık istilacılara kısıtlı imkanlarla nasıl günlerce karşı koyduğunu bir kez daha çoluğunuzla çoocuğunuzla hep birlikte izlemenizi istiyorum. Onlar yaptıysa biz de yapabiliriz. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım. Kaldı ki şurada 1 hafta yani, sonra izinleri biter dönerler. Çok da şeyapmayın..."

Bayram Tatili İçin Aşırı Uygun Fiyata Yunan Adaları Turu Alan Çift, Teknedeki Herkesin Arapça Konuşmasından İşkillenmeye Başladı...

Alıntı : Prsephone'un çiçekleri, Özlem Aral

https://youtu.be/HCOhSSUCZOc                                                  Günün Sözü:                     

turizm ile ilgili sözler ile ilgili görsel sonucuyunanistan ile ilgili video ile ilgili videohttps://www.facebook.com/giorgos.lazaridis.336/videos/233502783353115/

İbrahim Birol,   http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr
17 Ağustos, 2017, Antalya


türkiye simgesi resim ile ilgili görsel sonucu



 

16 Ağustos 2017 Çarşamba

                         
                                                                                                                            

hareketli bayrak gifleri







TOPLUMSAL DEĞERLER...


yabancı ülke postane resim ile ilgili görsel sonucu


Merhaba Gönül Dostlarım,

Eğitici ve Bilgilendirici yazılarımıza devam etmek adına  bugün sizlere iki kıta, bir okyanus öteden Amerika'da yaşayan  bir vatandaşımız başından geçen bir olayı bizlere aktarmış olduğu örnek bir yazısını sizlerle paylaşmak istiyorum. Yazı toplum bireylerinin birbirleriyle her zaman bir  dayanışma içinde olması, birbirlerinin haklarına saygı göstermesi ve sahip çıkması haksızlıklar karşısında toplum bireylerinin  'yazısız normlarla'  birlikte hareket etmesi gerekliliğini  anlatan çok güzel örnek bir yazı.

Toplumu oluşturan ortak değerlerimizden biri olan ;
İnsan Haklarına Saygı
toplumsal değerler resim ile ilgili görsel sonucuİnsan hakları bütün insanların sadece insan olmalarından dolayı sahip oldukları haklardır. Bu haklar doğuştan kazanılmış haklar olup, sonradan elde edilmiş değillerdir.
İnsanların sahip oldukları haklar üç grupta toplanabilir:
  • Birincisi: İnsanın insan olmasından dolayı sahip olduğu haklar. Yaşamak, inanmak, özgürlük, eşitlik, güvenlik vb. haklar.
  • İkincisi: Yaşadığı ülkenin vatandaşı olmakla sahip olduğu haklar. Beslenme, eğitim, sağlık, çalışma, seçme ve seçilme gibi haklar.
  • Üçüncüsü ise: Vatandaş ve devletin ortak sorumluluk ve ödevleri arasında yer alan haklardır. Çevreyi koruma, barışı sağlama ve dayanışma bu tür haklardandır.
toplumsal değerler video ile ilgili görsel sonucuİnsanların insanca yaşayabilmesi için bu haklara saygı duyulup korunması gerekir.
Toplum kuralları çiğnendiğinde insanlardan  kavgadan, tartışmadan, huzursuzluktan başka bişey beklenemez .
Ortak değerlerimizi korumalıyız insanlarla ilişkilerimize dikkat etmeliyiz bu sayede güzel bir yaşam güzel hayat ve güzel bir toplum olabiliriz.
Sonuç olarak elde edilecek  her şey bizim elimizde milleti ve toplumları oluşturmak korumak ülkeye sahip çıkmak ortak değerlerimizi savunmak. Şunu unutmayalım ki ne kadar güzel şeyler yaparsak o kadar güzel bir topluma sahip oluruz.
Lütfen! bu değerlerimize her zaman önem verelim ki bizden sonraki nesillerde bu kuralları gelecekte devam ettirebilsinler...
 Gönül bu konu hakkında  daha fazla yazmayı istiyor fakat, şimdilik bu kadar ...

" Değerler Geleceğimizdir..."

İbrahim Birol

Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın.. 

Normalleştirmeyin…
İş ve eş gereği ABD Houston Teksas’ ta yaşıyorum.
Geçen hafta başımdan geçen ilginç ve gerçekten çok etkilendiğim olay, evime yakın bir postanede gerçekleşti. Yeni yıl hediyesi olarak internet aracılığıyla satın aldığım kol saati paketten camı çatlamış çıkınca, vakit kaybetmeden derhal iade formunu doldurup soluğu postanede aldım.
 
Postaneye girdiğimde 20-25 kişi kuyrukta hizmet bekliyordu. Burada Noel de yaklaştığı için marketten bir ekmek bile alınsa mecburen onlarca insan arkasında sıraya dizilip normalden çok daha uzun süre beklemek zorunda kalınıyor.
 
Hizmet eden sayısı sadece 2 kişi olunca, hele bir de hizmet edenler işinden, canından bezmiş bir suratla ve isteksizliğin yansıdığı süratle iş görünce bekleme süresi sabırları zorlayacak düzeye tırmanıyor. Girdiğim kuyrukta arkama döndüğümde bir 30-35 kişinin daha geldiğini gördüm. “Neyse, en azından ortalardayım” diye sevinme payı çıkardım.
 
Tam 40 dakika sonra sıra bana geldi. Paketi görevliye uzattım, “Adresler üzerinde yazılı” dedim. “Paketi neden bantla kapatmadınız?” diye sordu. Girişteki “Paket içeriğini görmek isteyebiliriz. Lütfen paketlerinizi açık bulundurunuz” uyarısını gösterdim. Sesini yükselterek sinirle “Kapıda ne yazdığını iyi biliyorum. Derhal paketinizi bantlayın” dedi. Sıradaki herkes artık bizi dinliyordu.
 
Yanı başındaki bantı göstererek, “Rica etsem verebilir misiniz?” dedim. Yanıt yine aynı yüksek sesle geldi: “Hayır, o bant bana ait, müşteri kendi bantını kullanacak!” “Yanımda bant yok, sizin bant için para ödesem…” dediğim an görevli hanım sesini daha da yükseltti.
 
3 adım ötede, bir ayakkabı kutusu büyüklüğündeki, sadece paketleme servisleri için yapılmış 20 dolarlık bantı işaret ederek satın almamı istedi. “15 santimetrelik kutu için bana o bantı aldırmanız size mantıklı geliyor mu?” diye sordum. “Bantı al ve derhal sıranın sonuna geç!” diye bağırırken sinirden kıpkırmızı kesilmişti. Aynı hışımla kuyruktaki bir sonraki kişiyi (“Sıradaki” anlamına gelen) “Next!” diye çağırdı.
 
İşte o an dondum kaldım… Çünkü sırada hiç kimse ilerlemedi. Sıranın başındaki beyefendi, “Şu kutuyu derhal bantlayın ve hanımefendinin işini bitirin önce” dedi. Görevli öfkeyle bağırıyordu: “Anyone else… Next!” 30 kişi yerinden kıpırdamıyordu.
İkinci görevliye de gitmiyorlardı. Hizmet durmuştu. Sıradan bir yaşlı bayan, “76 yaşındayım ve dizlerim ağrıyor, ama o bayanın paketini bantlayıp görevinizi yerine getirmediğiniz sürece buradan bir adım atmıyorum” dedi.
 
yabancı ülke postane resim ile ilgili görsel sonucuGörevli elimden paketi sinirle çekip kutuyu benim söylediğim postane bantıyla yapıştırdıktan sonra ödememi alana kadar karmakarışık duygularla kalakalmıştım. Neredeyse ağlamak üzereydim. Sıraya dönüp “Thank you all” (Hepinize teşekkürler) diyebildim sadece… Gülümseyerek el salladılar.
 
Dışarı çıkıp arabama oturunca kontağı çalıştırmadan bir süre park yerinde düşündüm. Herkesin işi gücü var. Nasıl oldu da tek bir kişi “Acelem var” diyerek sıranın önüne atlamadı? Nasıl oldu da onca kişi bir kişiye yapılan haksızlık için tepki gösterdi?
 
O sırada benden hemen sonraki yaşlı beyefendi işini tamamlamış, dışarı çıkmıştı. Arabama yaklaştı, pencereyi açtım. Gülümseyerek kafamdan geçen soruları yanıtladı:
 
“Size yapılan bu yanlış için üzgünüm. Doğada hayvanlar, ağaçlar ve hatta mikroplar birbirleriyle bağ içerisinde hareket ederken biz insanlar birbirimizden çok koptuk.
 
YANLIŞ, anında tespit edilerek sineye çekilmeden, derhal toplu olarak tepki gösterilmez ise ‘NORMALLEŞTİRİLİR’. O hizmet eden bayan bir dahaki sefere yanlış yaparken iki kez düşünecek. Biz görevimizi yaptık. Hadi size iyi seneler…”
 
NEVA ÇİTCİOGLU BANES
 
Habertürk
 

10075

 https://youtu.be/jo_ARe-_nAw                                        Günün Sözü :
toplum değerleri güzel görseller ile ilgili görsel sonucu
 
 toplum değerleri video ile ilgili video





İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
16 Ağustos, 2017,  Antalya

 türkiye simgesi resim ile ilgili görsel sonucu