NumContador de Visitasber of visitors

21 Şubat 2018 Çarşamba



İSTANBUL' UN TARİHİ MEKANLARI ( 5 )

yerebatan sarayı ile ilgili görsel sonucu



Merhaba Gönül Dostlarım,


İstanbul' un tarihi mekanlarını tanıtım gezilerimiz devam ediyor. Bugüne kadarki mekan tanıtımlarımızın tamamı  yer üstündeki tarihi eserlerdi, bu yazımda yer altında olan Yerebatan Sarayı Sarnıcını sizlere tanıtmaya çalışacağım.


Yerebatan Sarnıcı İstanbul'daki en büyük kapalı sarnıçtır. Ayasofya binasının batısındaki küçük binadan girilir. Sütun ormanı görünümündeki mekanın tavanı tuğla örülü, çapraz tonozludur. Vikipedi


yerebatan sarayı ile ilgili görsel sonucu532 yılında I. Jüstinyen tarafından yaptırılan Yerebatan Sarnıcı (Basilica Cistern), İstanbul’da bulunan en büyük sarnıç. Yerebatan’ a indiğinizde, sizi dış dünyadan koparırken, huzur, sessizlik ve biraz da ürperti içinizi kaplıyor. Sarnıç bugün, müze olmasının yanında yerel ve uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapmakta.
Daha ilk basamakta insan bir kez daha tarihin gizemi ve geçmiş medeniyetlerin yaşanmışlıkları karşısında afallıyor. Dışarıdan sadece küçük bir bilet gişesi görünümlü yerin altında meğer nasıl bir derinlik ve genişlik varmış. Merdivenin ortalarına geldiğimizde ise İstanbul’un en büyük sarnıcı; sütunların dizilişinin, başarılı ışıklandırmayla birleşmesi sayesinde, sanki sonsuzmuş gibi ayaklarımızın altında uzanıyor.
İşte iki imparatorluğa ev sahipliği yapan, İstanbul’un eşsiz güzelliklerinden Yerebatan Sarnıcı…Yerebatan Sarnıcı, Bizans İmparatoru I. Justinyen tarafından tahminen 532 yılından sonra yaptırılmıştır. Diğer adı Bazalika’ dır
52 basamaklı taş bir merdivenle inilen Yerebatan Sarnıcı' nın içerisinde her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun ile görkemli Medusa başı bulunuyor.
İstanbul’un tarihi yapılarından diğer adı Bazilika Sarnıcı olan Yerebatan Sarnıcı İstanbul’da keşfedilmesi gereken yerler arasında yer alır.
Sarnıçın büyülü atmosferinin yanı sıra içinde mitoloji tarihinde gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı, keskin dişli, dişi canavar. Gorgon kardeşlerden tek ölümlü olan Medusa’ nın başının yer aldığı heykel sütun ve sarnıcın yapımında görev alan 7000 köle içinde ölenlerin anısına yapılan Ağlayan Sütun, şimdilerin dilek sütunu yer alıyor.

Medusa Başı
Yerebatan Sarnıcı’ nın kuzeybatı köşesinde yer alan sembolik iki Medusa tanrıçasının baş tasvirleri vardır. Sarnıcı ziyaret edenlerin en çok ilgi gösterdiği bölümdeki bu  eserlerin Yerebatan Sarnıcı’na tam olarak nasıl geldiği bilinmemektedir. Roma dönemi heykel sanatının eşsiz şaheserlerinden olan Medusa başları ters ve yan biçimde yerleştirilmiştir. Bunun nedeni de Medusa’ nın özelliğinden gelmektedir. Gözlerine bakanı taşa çeviren tanrıca Medusa’ nın kafası ters yerleştirilirse efsanenin oluşması önleneceğine inanılarak bu şekilde sütunların altına yerleştirilmiştir. Medusa başlarının birçok hikayesi vardır. Başka bir hikayeye göre ise Medusa, Zeus’ un oğlu Perseus’u seviyordu. Bu arada Athena da Perseus’u sevmekte ve Medusa’ yı kıskanmaktaydı. Bu yüzden Athena Medusa’ nın saçlarını yılana çevirip Artık Medusa’ nın baktığı herkes taşa dönüşüyordu. Daha sonda Perseus Medusa’ nın başını kesmiş ve onun bu gücünden yararlanarak pek çok düşmanının yenmiştir.
yerebatan sarayı ile ilgili görsel sonucuYerebatan Sarnıcı konum itibariyle bulunması kolay bir lokasyonda yer almaktadır. Toplu taşıma araçlarından Tabanvay kullanarak Sultanahmet durağında inerek gidebilirsiniz.
Müze sabah 09:00 akşam 17:30 saatlerine kadar açıktır.
Alıntı : Çeşitli yazılardan derlenmiştir.


Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 

Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.


https://youtu.be/zcFE4Y-F4C4                                              https://youtu.be/Za3u6gJGnmw 

yerebatan sarayı ile ilgili video                         

Günün Sözü :

Sütunları meydan okur 
Yerin altından cihana
Günü gelir kavuşur
Karanlık sular ışığa

Akın Korkmaz Şiirleri

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
21 Ocak 2018, Antalya






20 Şubat 2018 Salı





BAHARIN  MÜJDECİSİ


bahar dalı resim ile ilgili görsel sonucu


Merhaba Gönül Dostlar,

İçinizde Kış Aylarını sevmeyen okuyucularım var  mı? Neyse müjdeli haberi benden duymuş olun. 

2017-2018 yıllarını kapsayan bu kış mevsimi beklendiği gibi geçmedi. Pek çok ilimiz için nispeten ılık ve kurak geçen mevsim daha ziyade yağmurlara vesile oldu. Kış mevsimine veda etmek üzere olduğumuz şu günlerde milyonlarca insan ilk cemre ne zaman düşecek? ve ilk cemre nereye düşecek? sorularına yanıt arıyor

Halk takvimine göre kıştan bahara geçişin sembolü olan ve ısınmayı ifade eden cemrenin ilki bugün havaya düştü.
"Halk, 'Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır' diyerek cemrelerin yaz için yeterli olmadığını gözleme dayalı olarak ifade eder. 'İstersen yazı, bekle Hıdırellez'  i'  atasözü veya 'Mayıs ayı gelende dağlarda kar olur mu?' türküsü halkın tabiata yönelik bu gözleminin bir sonucu olarak karşımıza çıkar. Nitekim bizim 'bahar bayramı' olarak tanıdığımız Hıdırellez, aslında halk takviminde cemrelerin düşüşünden başlayarak kışın ve eski yılın bitişinin, yazın ve yeni yılın gelişinin kutlanmasıdır."
CEMRE NEDİR?
Cemre, İlkbahar başlangıcında yedişer gün arayla; önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışı. Arapça olan sözcük kor durumunda ateş anlamına gelir. Mina Vadisi' nde Arafat'tan gelen hacıların attıkları taşlarla oluşan yığınlara da "cemre" adı verilir.
Bahara bir dilim mavi var..Son çeyrek biraz hüzünlü olur, olsun

bahar dalı resim ile ilgili görsel sonucu

Mevsim değişikliğiyle bağlantılı olarak doğa olaylarında da birtakım değişiklikler gözlemlenmektedir. Bunların en başında ise havayı, toprağı ve suyu ısıtıp sıcaklıklarını artıran cemre düşmesi karşımıza çıkmaktadır. Cemre, ilkbahar ayının başlangıcından hemen önce, birer hafta arayla sırasıyla havaya, suya ve en son toprağa düşmesi olarak bilinen önemli doğa olayları arasında kendini göstermektedir. Vatandaşlar tarafından da ilk cemrenin ne zaman ve nereye düşeceği bahar aylarının giderek yaklaşmasıyla birlikte merak edilerek sorgulanan konular arasındaki yerini alıyor. 2018'de meydana gelecek Cemre tarihlerine ilişkin detaylı araştırmalara şimdiden başlayan kişiler için ilk Cemrenin ne zaman ve nereye düşeceği konusuna dair bilgi sahibi olunmak istenen detaylar da belli olmaya başladı. Peki, ilk cemre ne zaman ve nereye düşecek? İşte, ilkbaharın gelişini müjdeleyen cemre düşmesi ile ilgili tüm ayrıntılı bilgiler...

CEMRE İSMİNİN KÖKENİ NEREDEN GELİR?

Cemre isminin kökeni ve anlamı ile ilgili pek çok rivayet bulunmaktadır. Ancak öncelikle, Arapça'dan gelen ''ateş, ateş parçası, kor'' şeklinde anlamlara sahiptir. Öte yandan Anadolu'dan gelen ''imre, imere, zemheri ya da cemre'' şeklinde adlandırıldığı söz konusudur. Tüm bunlardan en yaygın kullanımı cemre kelimesidir. Cemre, halk nezdinde sıcaklığın artması şeklinde bilinmektedir. 
İLK CEMRE BUGÜN HAVAYA DÜŞÜYOR! 
Cemrelerden ilki 19 ve 20 Şubat tarihleri arasında, havaya düşecek. Bu doğrultuda, cemrenin düşmesiyle birlikte ilk olarak havayı ısıttığı, arkasından suyu ve en son toprağı ısıttığı inancı bulunmaktadır. Her ne kadar cemre düşmesiyle birlikte hava sıcaklıklarının da doğru orantılı olarak artacağı inanılsa da, bazen cemrenin düştüğü günlerde de havaların soğuduğu vakası görülebilmektedir.
KAÇ TANE CEMRE DÜŞMESİ GÖRÜLECEK? CEMRELER NE ZAMAN DÜŞECEK?İlkbaharın gelişini yansıtan en güzel doğa olaylarından cemre düşmesi havaya, suya ve toprağa olmak üzere 3 kez düşecek. Birinci cemre havaya, 19 ve 20 Şubat 2018 tarihleri arasında, İkinci cemre suya, 26 ve 27 Şubat 2018 tarihleri arasında, Üçüncü cemre ise toprağa, 5 ve 6 Mart 2018 tarihleri arasında düşecek.

Alıntı : değişik yazılardan derlenmiştir.

Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.

https://youtu.be/opSg83NIf4s

youtube dilek türkan ile ilgili video
Günün  Sözü : bahar ile ilgili sözler ile ilgili görsel sonucu

İbrahim  Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
20 Şubat 2018, Antalya



19 Şubat 2018 Pazartesi





İSTANBUL' UN TARİHİ MEKANLARI ( 4 )
Dolmabahçe Sarayı

dolmabahce-sarayi-istanbul


Merhaba Gönül Dostlarım,

İstanbul' un Tarihi mekanlarını tanıtım yazılarıma devam ediyorum, bundan önceki yazılarımda zaman zaman araya başka konu başlıklı yazılar da girilebiliyor, burada ki amacım, okuyucuları aynı konu içerikli yazılardan fazla bunaltmak istemediğimden olsa gerek.
Dolmabahçe Sarayı : Kabataş-Beşiktaş arasında bulunan Dolmabahçe Sarayı da Topkapı Sarayı gibi en çok ziyaret edilen yerler arasında. Boğaziçi kıyısında görkemli mimari yapısı ve sergi salonları ile İstanbul'da mutlaka görmeniz gereken yerler arasındadır. 17. yüzyıla kadar Boğaziçi'nin koylarından biri olan bu yörenin; Altın Yapağı' yı aramaya çıkan Argonotların efsanevi gemisi Argos' un demirlediği, Fatih Sultan Mehmed' in İstanbul'u fethi sırasında Haliç'e indirmek üzere gemilerini karaya çıkardığı yer olduğu ileri sürülür.


Dolmabahçe Sarayı, inşaatı 1843 yılında başlayıp 1856 yılında bitmiştir. İstanbul, Beşiktaş'ta, Kabataş'tan Beşiktaş'a uzanan Dolmabahçe Caddesi'yle İstanbul Boğazı arasında, 250.000 m²lik bir alan üzerinde bulunan saray. 
Vikipedi

dolmabahçe sarayı içi ile ilgili görsel sonucuDolmabahçe Sarayı’nın şu anda bulunduğu alanın bundan 400 yıl kadar önce Boğaziçi’nin büyük bir koyu olduğu bilinmektedir. Bu alan zamanla bataklığa dönüşmüştür ve 17.yüzyılda da doldurulmaya başlanmıştır. Alan bir has bahçeye dönüştürülmüştür. Bu bahçede çeşitli dönemlerde yapılan yerler Beşiktaş Sahil Sarayı adıyla anılmıştır. Beşiktaş Sahil Sarayı Sultan Abdülmecid tarafından yıkılmış ve 1843 yılında Dolmabahçe Sarayı’ nın yapımına başlanmıştır.


Dolmabahçe Sarayı'nda Muayede Salonundan sonra geçilen ve bugün (Hususi Daire) adıyla tanınan bölümün denize bakan yönündeki dördüncü oda, Atatürk'ün hayata gözlerini kapadığı tarihi bir oda olarak, bütün eşyasıyla bir müze halindedir. Bu oda, Abdülmecid ve daha sonraki Osmanlı padişahlarının kışlık yatak odasıydı. Hususi Dairenin iki büyük salonunu birbirine bağlıyan koridor üzerindeki bu oda, iki kapılı ve dört pencerelidir. Oda'da Atatürk'ün yattığı bronz işlemeli bir ceviz karyola, gardrop ve komodin vardır. Oda, halılar, kanape ve koltuklarla döşenmiştir. Duvarları, açık yeşil üzerine yıldızlar ve çiceklerle süslü bir kağıtla kaplıdır. Ceviz karyola üzerinde keten işleme beyaz bir örtü, mavi bir yorgan vardır. Pencereleri atlas perdelidir.
Dolmabahçe Sarayı Atatürk OdasıAtatürk,Savarona yatında geçen rahatsızlık günlerinden sonra, 25-26 Temmuz 1938 gecesi bu odaya getirilmiş, gerekli tedavilere başlanmıştı. Artık bu oda, O' nun ölümüne kadar son "ikametgah"ı 'idi. 10 Kasım 1938 günü saat dokuzu beş geçe, bu odada gözlerini yummuştur.
Atatürk'ün ölümünden sonra, Dolmabahçe Sarayı' nın bu tarihi odası, Atatürk'ün Yatak Odası olarak, olduğu gibi muhafaza edildi. Türk Milleti ile birlikte, sonsuz bir yas tutarak.

Dolmabahçe Sarayı, tarihimiz açısından birçok önemli olaya şahitlik yapmıştır. İstanbul’da da görmeniz gereken yerlerin başında gelmektedir. Semte, ister karadan ister denizden vardığınızda sizi tüm ihtişamı ile Dolmabahçe Sarayı karşılamaktadır. Anadolu Yakası’ ndan vapurla Beşiktaş’ a geçerken, bu beyaz denize sıfır, asil yapıyı fark etmemek mümkün değildir. Ya da Kabataş’ a Beşiktaş’tan ilerlerken yüksek duvarlar arkasında önemli bir yapının olduğunu anlamak gayet kolay olacak, nöbet tutan askerler de az sonra sizi şaşırtacaktır.

AdresVişnezade Mahallesi, Dolmabahçe Cd., 34357 Beşiktaş/İstanbul
Çalışma saatleri:
Dolmabahçe Sarayı ile ilgili görsel sonucu
Pazar09:00–16:00
PazartesiKapalı
Salı09:00–16:00
Çarşamba09:00–16:00
PerşembeKapalı
Cuma09:00–16:00
Cumartesi09:00–16:00

MimarlarGarabet Amira Balyan, Evanis Kalfa

Mimari tarzlarBarok mimari, Neoklasik mimari, Osmanlı mimarisi

1984 yılından itibaren “müze-saray” olarak geziye açılan Dolmabahçe Sarayı; yerli ve yabancı turistlerin en çok ziyaret ettikleri, denize nazır bahçesinde dinlendikleri, İstanbul'un en güzel köşelerinden biri olarak ziyaretçilerini beklemekte

Alıntı

Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.



https://youtu.be/X8iDn5PUzE0                                   https://youtu.be/yvicqMrAHvQ 

dolmabahce sarayı video ile ilgili video

Rıhtımdaki ıslak kara taşlar bile yaslı.
Öksüz mü saray, hasta mı yol, içli mi bahçe? 
Matem mi sunar gökte bulut, daldaki serçe? 
Ay yıldızı aldık da senin üstüne sardık, Boğaz'içindeki Mücevher Dolmabahçe

Edip Ayel


Fotoğraf

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
19 Ocak 2018, Antalya




18 Şubat 2018 Pazar




DOSTLUKLARIN TEMELİ NEDİR?





Merhaba Gönül Dostlarım,

Dostlukla ilgili olarak bu sayfalarda sizlerle bir çok kez farklı  yazılar paylaşmıştım. Bu yazımda Dostlukları biraz daha pekiştirerek  sözü Gerçek Dostluklara getirmeye çalışacağım.

Kimi vakit sönen hayat ateşimiz rüzgar gibi bir başkası tarafından körüklenerek alevlenir ve her birimiz bu ateşi tekrar canlandıran dostlarımıza en derin ve içten şükranlarımızı borçlu olduğumuzu  hatırlarız...

Aşağıdaki Karga ve Leylek hikayesini okuduktan sonra, Dostluk ile ilgili yazdıklarım için  kaçınız  bana hak verirdi acaba ?
  
Gerçek dostluk,

 İlgi ve emek ister. Temeli bağlılıktır. Dostlar kendilerini birbirlerine karşı sorumlu hissederler. Bu nedenle, eğer gerçek bir dostla karşı karşıyaysanız, özveride bulunmalı ve çaba göstermelisiniz. Zamanınızı ve olanaklarınızı feda edebileceğiniz bir dostluk, çok kıymetlidir. Günümüz toplumu, fedakar olmayı değil egoist olmayı özendirse de içten bir muhabbetle birbirine bağlı arkadaşların varlığı, bütün bu modern hastalıkların üstesinden gelmeye yetecektir.

Gerçek bir arkadaşlık, iletişim kurmayı gerektirir. Sohbet etmeyi, paylaşmayı, dinlemeyi ve düşüncelere saygı göstermeyi. Bu kriterleri hep göz önünde tutmak gerekir. Zaman zaman arkadaşlıklarda, öğüt vermek ve hataları düzeltmek gerekebilir. Vefalı bir dost, bu konuda arkadaşına yol gösterme sorumluluğu taşır.


Dostluğu sağlam temellere oturtmak zor. Ama bir kez oturdu mu, onu bozmak daha zor. İşte size güçlü bir dostluğun 10 temeli.
Dostluğun temeli güçlü karakter- Dürüstlük
- Ortak zevkler
- Samimiyet
- Sır paylaşmak
- Dinlemek
- Güven
- Yargılamamak
- Ortak eğlence anlayışı
- Esneklik
Alıntı
Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.
Dostlukların Temeli Nedir?
leylek ve karga resimleri ile ilgili görsel sonucu

Bir gün, bir bilge, kendi türleriyle uçmayı reddeden iki ayrı cins kuşa rastlar yol kenarında.

Hayli merak eder bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yaşamak istemediklerini, nasıl olup da bir 'yabancı’ yı kendi kardeşlerine yeğlediklerini..

Biri karga, biri leylek... O kadar farklıdır ki kuşlar. İhtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, türdeşleriyle değil de birbirleriyle uçmayı yeğlediklerine. Öyle ya, karga dediğin kargalarla uçmalıdır, leylek dediğinse leyleklerle.

Yaklaşır ve merakla inceler kuşları. Ta ki her ikisinin de topal olduğunu keşfedinceye kadar.

O zaman anlar ki, birlikte kaçar, birlikte uçar, birlikte yaşarlar beklenenlerin yanında tutunamayanlar.
O zaman anlar ki, sahip oldukları değil, sahip olmadıklarıdır kimilerini birbirlerine yakın kılan.
Topal kuşlar birbirlerinin 'arıza’larını bilir ve sömürmek ya da örtmek yerine kabullenirler öylesine.

En sahici dostluklar ortak varlıklar üzerine değil, ortak yoksunluklar üzerine kurulanlardır. Aynı şekilde zengin, ayni şekilde mesut olanların ortak paydaları sabun köpüğü gibidir uçar, söner. Ortak acı, ortak hüzün, ortak pürüzdür esas 

yakınlaştıran, yaklaştıran...

Alıntı

https://youtu.be/RX26QoR1Xw0                                                https://youtu.be/yvicqMrAHvQ


Günün Sözü :

"Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilirler."  Hz. Mevlana

Fotoğraf


İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
18 Ocak 2018, Antalya





Gerçek Dostlar