Gerçek Dostlar

ÇOK GEÇ OLMADAN






Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi



Merhaba Gönül Dostlarım,

İnsanların bebeklik, çocukluk, gençlik, orta yaş ve yaşlılık evrelerini yaşadığını, yaşlılığın biyolojik bir olgu olduğunu hep birlikte hatırlayalım.

"Yaşlılar, dünle bugün arasındaki köprülerdir. Kültür yaşamımızı yarınlara taşımayı sağlayan en önemli varlıklarımızdır." Yaşlılarımıza sürekli saygı göstermeliyiz. Bu aynı zamanda onlara bir minnet borcumuzdur. Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi ve yaşama bağlı olmaları gerekir.  Onun için gençliğin bir nimet olduğunu asla unutmayalım. Yaşlılara saygı göstermek hepimizin en temel görevidir. 

Her birimiz, bir gün geldiğinde kendimizin de yaşlanacağını bilmeli, yaşlılara hürmette asla kusur etmemeliyiz. Yaşlanan anne ve babalarımıza sahip çıkmalı, onları korumalı, bakımlarını üstlenmeliyiz. Bilmeliyiz ki anne ve babamıza nasıl davranırsak, bizden sonra gelecek nesillerinde bize öyle davranacağını, bu dünyanın etme bulma dünyası olduğunu hiç bir zaman aklımızdan çıkarmayalım.
Bugünün gençlerinin, yarının ihtiyarları olduğunu unutmadan zengin fakir demeden, iyi kötü ayırmadan ihtiyarlara hürmet edelim...

En yakınımızdan uzaklara doğru halkalar halinde genişleyen bu bağ da, yakınlık arttıkça artan şekilde ilgiyi ve saygıyı gerektirir. Bizden uzaklaştıkça ilgi ve saygı görevimiz azalanlar, bir başkasının en yakını olacakları için aslında herkesin saygı görme ve saygı duyma hakkı ve şansı aynıdır. Ve bu saygı, sevgi ve itaat kesişen halkalar halinde bütün bir toplumu birbirine bağlar.


***
ARTIK ÇOK GEÇ

Babası öldükten sonra, biz karı koca çalışıyoruz seninle ilgilenemeyiz bahanesiyle seksen yaşındaki hasta annesini huzur evine yatıran oğlu çok seyrek de olsa onu ziyarete gidiyordu.
Yaşlı kadın oğlunu dünyaya getirdiğinde kırk yaşındaydı. Bundan önceki çocukları yaşamamış bu oğlunu da kurbanlar keserek büyütmüştü.

Tek evlatlarıydı, bir şey olacak diye içleri titremişti. Oğlu o gün huzur evinden bir telefon aldı. Telefondaki ses annen çok hasta her an ölebilir seni görmek istiyor diyordu.

Oğlu arabasına binip oraya gittiğinde annesi zor nefes alıyordu. Oğlu annesinin ölmek üzere olduğunu anlamıştı.
Annesinin ellerini tutup "anne senin için ne yapabilirim?" “Senin için ne yapmamı istiyorsun?”diye sordu.
Annesi feri sönmüş gözleriyle uzun uzun oğlunun gözlerinin içine bakıp;zor duyulur bir sesle
"Artık çok geç ama isteseydin çok şey yapabilirdin... Ama yapmadın" dedi ve devam etti.
"Çoğu akşam yemek yetişmediği için aç yattım.
Klimayı açmadılar sıcaktan fenalaştım
Buzdolabım yoktu bir bardak soğuk su içemedim.
Sıkıldığımda temiz havaya çıkaranım olmadı.,
Altımı ıslattım diye tokat attılar.
Ayda bir kere banyo yaptırdılar;
kirden vücudumda yaralar oluştu.
Bana bu yapılanlar arkası kuvvetli olanlara yapamadılar çünkü onların ilgilenenleri vardı ve ben ise kimsesizdim.
Biliyor musun?
En çok da sevgisizlik acı verdi.
Kimse saçımı taramadı, yüzümü okşamadı.
Sen terk edilmişlik nedir bilir misin oğlum?
Terk edilmişlik, ölmeden mezara konmaktır bunu unutma olur mu.
İşte böyle artık her şey için çok geç senin benim için yapacağın hiç bir şey kalmadı.
Ben her şeye alıştım da sadece senin özlemine alışamadım." derken feri sönmüş gözlerinden iki damla yaş yuvarlanıp yanaklarında dondu.
Oğlu şok olmuştu.
"Bana bunları neden şimdi söylüyorsun, neden daha önce söylemedin?"
Annesi, "Nasıl söylerdim ki sen beni koskocaman evinde bir köşeye sığdıramamış, bana burayı layık görmüştün. Seni rahatsız etmek istemedim oğlum. Benim için artık çok geç de ben asıl senin için üzülüyorum çünkü sen yaşlandığında çocukların seni buraya bırakırlarsa benim dayandıklarıma sen dayanamazsın.
Unutma ki ne verirsen onu alırsın oğlum" dedi ve gözlerini kapattı. Belli ki bu konuşma onun son kalan gücünü de tüketmişti. Bir saat sonra sıkı sıkı tuttuğu oğlunun eli ellerinden kayıp düştü. Evet, bir anne daha içi acıyarak hayata veda etmişti.

Alıntı : Benden Selam Söyleyin


yaÅŸlılık ile ilgili sloganlar ile ilgili görsel sonucuGünün Sözü:























http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
21 Temmuz 2019, Antalya-Turkey

KENEVİR MUCİZESİ





2-kenevirin-bilinmeyen-faydalari























Merhaba Gönül Dostlarım,

Kenevirin üretimi ve satışı, dünyanın bazı ülkelerinde tamamen yasaklıdır; bazılarında ise kısıtlı olarak yapılabilmektedir. Türkiye de, kenevirin yasaklı olduğu ve uyuşturucu sınıfında yer aldığı ülkelerden biri. Dolayısıyla kenevir deyince, sizin de aklınıza sadece “marijuana” geliyor olabilir; üzülmeyin çünkü suç sizde değil.
Peki eski tarihlerde üretimi yaygın olan ve hatta Amerika’da üretimini yapmayan çiftçilerin hapse atılmasına neden bu bitki, niçin bizim düşmanımız? Kenevir bize neeetti? Bu sorunun cevabını vermeden önce, kenevirin hiç bilmediğiniz faydalarına bir bakalım:
***
Kenevir bitkisi insanoğlunun kullandığı en eski lif bitkilerinden biridir. Anadolu’da kenevir tarımının M.Ö. 1500 yıllarından beri yapıldığını gösteren bilimsel kanıtlar mevcuttur. Kenevir üretimi, esrar elde edilmesinde kullanılması ve zaman içerisinde sentetik liflerin yaygınlaşması nedeniyle küresel ölçekte ve ülkemizde giderek geriledi. 
Esrar, Sativa, Kenevir, Çim, OtAncak son yıllarda kenevire (kendir) yönelik ilginin gittikçe arttığı ve kamuoyunda daha fazla yer bulduğu görülmektedir. Kenevirin saplarından elde edilen lifleri pamuk ve ketenden elde edilenlerden daha sağlam özelliktedir. Ancak, daha kaba olduğundan daha ziyade ip, halat, sicim, kınnap, urgan, halat ve balık ağı yapımında kullanılmaktadır. Ayrıca çuval, yelken ve çadır bezi, araba, vapur, vagon ve askeri top örtüleri, kese gibi dayanıklı malzeme üretimi ile banknot ve sigara kâğıdı gibi özel kâğıtların yapımında da kullanılmaktadır. Daha ince kenevir liflerinden ise iç çamaşırı ve yazlık kumaşlar dokunmaktadır. Lifleri alındıktan sonra geriye kalan sap artıkları yakacak olarak kullanılabilmektedir. Kenevir liflerinden bu kullanımlar dışında inşaat ve yalıtım malzemesi yapımında da yararlanılmaktadır. Tohumlarından elde edilen kenevir yağı Arap sabunu, vernik, cila, boya, kozmetik ürünlerin üretimi yanında, aydınlatma yağı olarak da kullanılmaktadır. Yağı alınmış tohumlardan arta kalan küspeden, hayvan beslemede yararlanılmaktadır. Kenevir tohumlarından elde edilen ekstraktlar ilaç sanayinin hammaddesini oluşturmaktadır. Tohumları çerez olarak yenebildiği gibi kuşyemi olarak da kullanılmaktadır. 
Alıntı : Ziraat Mühendisleri Odası




Fotoğraf açıklaması yok.
KENEVİR MUCİZESİ VE ABD ŞEYTANLIĞI...
Fotoğraf: Yıl 1914,
I.Dünya savaşı yılları ve Amerikan doları üzerinde "Kenevir" tarımı yapan çiftçiler...
Bunu aklınızın bir köşesinde tutunuz ve okumaya devam ediniz.
Endüstriyel Kenevir sadece bir tarım bitkisi değildir!
Petrolün ve doların panzehridir!
KENEVİR NASIL YASAKLANDI?

1. Bir dönümlük kenevir, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir.
2. Yine bir dönümlük kenevirden, 4 dönüm ağaca eş kağıt üretilebilir.
3. Kenevir tam 8 kez kağıda dönüştürülebilirken, ağaç 3 kez kağıda dönüştürebilir.
4. Kenevir 4 ayda yetişir, bir ağaç ise 20-50 yılda.
5. Kenevir, gerçek bir radyasyon temizleyicidir.
6. Kenevir dünyanın her yerinde yetiştirilebilir ve çok az suya ihtiyaç duyar. Ayrıca kendisini böceklerden koruyabildiği için tarım ilacına da ihtiyaç duymaz.
7. Kenevir ile yapılan tekstil ürünleri yaygınlaşırsa, tarım ilacı sektörü tamamen ortadan kalkabilir.
8. İlk kot pantolon, kenevirden yapılmıştır; hatta “KANVAS” kelimesi kenevir     ürünlerine verilen isimdir.Kenevir ayrıca ip, halat, çanta, ayakkabı, şapka yapımı  için de ideal bir bitkidir.
9. Kenevir, AİDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyasyon etkisini azaltma; romatizma, kalp, sara, astım, mide, uykusuzluk, psikoloji, omurga rahatsızlıkları gibi en az 250 hastalıkta kullanılmaktadır.
10. Kenevir tohumunun protein değeri çok yüksektir ve içindeki iki yağ asidi'de  doğada başka hiçbir yerde bulunmamaktadır.
11. Kenevirin üretimi soyadan bile daha ucuzdur.
12. Kenevirle beslenen hayvanlar, hormon takviyesine ihtiyaç duymaz.
13. Plastik ürünlerin tamamı, kenevirden üretilebilir ve kenevir plastiğinin doğaya dönüşmesi oldukça kolaydır.
14. Bir arabanın gövdesi kenevirden yapılırsa, dayanıklılığı çelikten tam 10 kat fazla olur.
15. Binaların yalıtımı için de kullanılabilir; dayanıklı, ucuz ve esnektir.
16. Kenevirle yapılan sabunlar ve kozmetik ürünler, suyu kirletmez; yani tamamen doğa dostudur.

Amerika’da 18. yüzyılda üretimi zorunluydu ve üretmeyen çiftçiler hapse atılıyordu. Ancak durum şimdi tam tersi. NEDEN?

W. R. Hearst, 1900’ lü yıllarda Amerika’da gazete, dergilerin ve medyanın sahibiydi. Ormanları vardı ve kağıt üretiyordu.
Eğer kenevirden kağıt yapılırsa, milyonlarını kaybedebilirdi.

Rockefeller, dünyanın en zengin adamıydı. Petrol şirketi vardı. Bio yakıt olan kenevir yağı da, elbette onun en büyük düşmanıydı.

Mellon, Dupont şirketinin ana hissedarıydı ve petrol ürünlerinden plastik üretmek için patente sahipti. Ve kenevir endüstrisi, onun pazarını tehdit ediyordu.

Sonra ise, Mellon ABD Başkanı Hoover’ in hazine bakanı oldu. Bu bahsettiğimiz büyük isimler yaptıkları toplantılarda kenevirin bir düşman olduğuna karar verdiler. Ve onu ortadan kaldırdılar. Medya aracılığıyla, marihuana sözcüğüyle birlikte keneviri, insanların beynine, zehirli bir uyuşturucu olarak kazıdılar.
Kenevir ilaçları piyasadan çekildi, bunun yerini bugün kullanılan kimyasal ilaçlar aldı.
Kağıt üretimi için, ormanlar katledildi.
Tarım ilaçları ile zehirlenme ve kanser arttı.

Ve derken dünyamızı plastik çöplerle, zararlı atıklarla donattık…

Ahmet Yılmaz dan.

http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
20 Temmuz 2019, Antalya-Turkey


MISIR PİRAMİTLERİNİN GİZEMİ







misir-piramidi-suyu-temizler-001.jpg

















Merhaba Gönül Dostlarım,

Antik Mısır'ı düşündüğünüzde, aklınıza gelen ilk şey nedir? Piramitler, değil mi? Belki de firavunlar? Ancak eski Mısır sadece bunlardan ibaret değil, çok daha fazlası var!
piramitler-orion-takim-yildizlarinin-dunyadan-m.o.-1500-yillarinda-gorundugu-acida-yapilmistir.jpgŞimdiye kadarki en uzun ve ileri medeniyetlerden biri olan Eski Mısır hakkında yapılan araştırmalarda. Antik Mısır hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler, işte Mısır hakkındaki çılgın mitler ve daha önce duymamış olabileceğiniz çok sağlam bilgiler!

İnsanların çoğu Antik Mısır'ın sırlarına ilgi duyar. Ancak Antik Mısır öyle bir medeniyettir ki hakkında hâlâ bilmediğiniz şeylerin mevcut olduğuna eminiz. İşte Eski Mısır hakkında çarpıcı gerçekler...


PİRAMİTLERİN ÖZELLİKLERİ

* Piramitlerin dizilişi Güneş Sistemimizdeki gezegenlere göredir!

* Yapısından dolayı bolca radyasyon ve enerji üretir, bilim adamlarının piramitleri inceleyememe nedenleri budur.

* Piramit'in içine koyulan kirli su birkaç gün sonra arıtılmış oluyor.
* Günümüzdeki Uzay Çağı teknolojisinde bile bunların bir benzeri daha yapılamamaktadır.
* Yapılışından hemen sonra mimarları öldürülmüştür.
* Mumyalarda radyoaktif madde olduğu için mumyaları ilk bulan 12 bilim       adamı kanserden ölmüştür.
*Piramitlerin bazı odalarının içerisinde ne olduğuna dair bir bilgi yoktur. Araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu yada aynı yerde dönüp durdular ama içine göremediler.
* Hepsi aslında büyük Mısır hükümdarlarının mezarıdır.
* Piramitlerin içine yılda sadece 2 kez güneş girer ve bunlarda mezarda yatan hükümdarın doğum tarihi ve tahta geçiş zamanıyla aynıdır!
* Yüksekliğinin(164 m.) 1 milyarla çarpımının Güneş'le Dünya'mız arasındaki uzaklığı vermektedir.
* Taban alanının yüksekliğinin 2 katına bölümü pi sayısını vermektedir.
* Piramitlerin içinde "ultrasound", "radar" gibi cihazlar çalışmamaktadır.
* Keops Piramit'inin üzerinden geçen meridyen karaları ve denizleri tam 2         eşit parçaya böler.
* Piramitler Orion takım yıldızlarının dünyadan M.Ö. 1500 yılındaki     göründüğü açıda inşa edilmişlerdir.
* İçinde bırakılan bir süt birkaç gün taze kaldıktan sonra taze yoğurta dönüşür.
* Kesik, yarık, sıyrıklar piramidin içinde daha çabuk iyileşir.
* İçinde bırakılan yemek artıkları hiç koku yaymadan mumyalaşır.
* Günde 10 blokla bile yapımı 664 yıl sürmektedir(gerçekte 20 yılda yapıldı).
* Piramit Dünya'nın ağırlık merkezinin tam ortasında bulunmaktadır.
* Dünya'nın 7 harikasından günümüze ulaşan tek piramittir.
* Her biri yaklaşık 2 ile 10 ton arasında değişen 3 milyon adet taş bloktan oluşmuştur.

Alıntıdır


https://youtu.be/eorLLYSYcRY


" İnsanların çoğu Antik Mısır'ın sırlarına ilgi duyar. Ancak Antik Mısır öyle bir medeniyettir ki hakkında hâlâ bilmediğiniz çok şeyler mevcut."

http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
20 Temmuz 2019, Antalya-Turkey

KÖPEĞİN NESİ VAR?




KÖPEĞİN NESİ VAR ?


Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, oturuyor

Merhaba Gönül Dostlarım,

Bir gün önceki ' İnsan Hayatının Değeri' başlıklı yazımda bizim ülkemizdeki trafik kurallarını azda olsa sizlere tanımlamaya çalışmıştım ve sürücülerin temel olarak trafik kuralları ve işaretlerini çok iyi bilmesi ve bunlara harfi harfine uyması gerektiğinden bahsetmiştim.
Aşağıdaki hikayemizde  Amerika' daki trafik levhalarını iyi tanımayan ve  kurallara uymayan  yaşlı bir bayan sürücünün ve yanındaki köpeğinin başından geçenleri espirili bir şekilde anlatan yazımızı gülümseyerek okuyacağınızdan eminim.

****
Amerika'da 22 no' lu karayolunda, devriye görevi yapan bir otoyol polisi arabasından yolu takip ederken, bir araba görmüş. Bu aracı radarla incelemiş ve minimum 50 km. ile gidilmesi gereken yolda bu aracın tam 22 km./saatle gittiğini fark etmiş. Bu araba yolu tıkıyormuş. Ve aracı durdurup sürücüyü uyarmaya karar vermiş. Ve aracın peşinden gidip aracı durdurmuş, birde ne görsün.

amerkan trafik polisi resmi ile ilgili görsel sonucuAracı kullanan çok yaşlı bir teyze. Ve yanında da çok korkmuş bir köpek var. Polisi görünce yaşlı sürücü:
-Polis bey çok mu hızlı gidiyordum? Diye endişe ile sormuş.
Polis demiş ki;
-Hanımefendi, hızlı değil, aksine çok yavaş gidiyorsunuz Ve bütün otoyol trafiğini etkiliyor! Radardan gördüğüm kadarıyla 22 km. hızla gidiyorsunuz.
Yaşlı teyze:
-Ama, otoyolun girişinde 22 yazıyordu ve bende bu hıza uymak istedim!
Polis:
-Teyzeciğim, o 22 otoyolun numarası. Bu yolda min. 50 km hızla gitmelisiniz.
-Kadın tamam, bundan sonra hızlanacağım demiş.
Polis tam kendi arabasına giderken, gözü yine yanda oturan, korkmuş köpeğe kaymış. Ve sormaya karar vermiş sürücüye.
-Teyzeciğim bir şey sorabilir miyim? Bu yanında oturan köpeğin nesi var? Çok korkmuş gözüküyor, sanki dilini yutmuş gibi!
Kadın şöyle cevap vermiş:
-Valla bende anlamadım, 250 no' lu karayolundan çıktıktan beri böyle:)))


Keyif Atölyesi

https://youtu.be/clMy9g897aw





Günün Sözü :
"Yargısız infazın kurbanı olma. Trafik; sevgi, saygı ve hoşgörüyle güzeldir."

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
18 Temmuz 2019, Antalya-Turkey


İNSAN HAYATININ DEĞERİ



İNSAN HAYATININ DEĞERİ...

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve açık hava


 Toplum

Merhaba Gönül Dostlarım,

Başka insana değer vermeyen insan, aynı zamanda kendi değerini de düşürür. O yüzden her insan kendi için istediği iyilik ve güzelliği başkaları için de istemelidir, istemek zorundadır.

İnsan bir “değer” ise o değere sahip çıkıp onun için mücadele etmek de “insani değer”dir. İnsanı savunmak, insana ve fıtratına karşı her ne varsa ona karşı dik durmak ve onun için mücadele etmektir aslında. 

Aşağıdaki yazıyı sonuna kadar okuyun ve aracınıza binip direksiyona geçtiğinizde ve yola çıkmadan önce bu yazımızı aklınıza getirin ve trafikte öyle hareket edin, Lütfen !
Bunların dışında sürücünün temel olarak trafik kuralları ve işaretleri çok iyi bilmesi ve bunlara harfi harfine uyması gerekir. 

Trafik Kazalarında 2018' in acı bilançosu
Türkiye genelinde geçen yıl meydana gelen 428 bin 74  trafik kazasında 3 bin 373 kişi hayatını kaybetti. 310 bin 109 kişi yaralandı. 30.01.2019 tarihi itibariyle A.A. Haberin Türkiye Emniyet Yetkilerinden aldığı habere göre.

****
Deniz yavaşlamadan önce takometreye baktı:
Hız limitinin 90 km olduğu yerde 110 km ile gidiyordu ve son dört ay içerisinde dördüncü defa polis tarafından durduruluyordu.
Bir insan nasıl bu kadar şanssız olabilirdi..?
Deniz arabasını sağa çekti.

İnşallah şu anda yanımızdan daha hızlı bir araba geçer diye düşünüyordu.

Polis elinde kalın bir not defteri ile arabadan indi.

Bu polis camiden tanıdığı Ali değil mi..?

Deniz iyice arabasının koltuğuna sindi.

Bu durum bir cezadan daha kötüydü.

Camiden tanıdığı bir polis hemde hızlı gidip trafik kurallarını ihlal ettiği için.

-İyi günler Ali. Birbirimizi yeniden böyle görmemiz çok ilginç.
-İyi günler Deniz. Ali gülümsemiyordu.
-Beni; Eşimi ve çocuklarımı görmen için eve giderken yakaladın.
-Evet öyle.
Ali umursamaz görünüyordu.
-Son günler eve hep çok geç geldim. Çocuklarım beni uzun süredir hiç görmedi.
Ayrıca zeliha bana bu akşam mantı içli köfte ve biftek yiyeceğimizi söyledi. Ne demek istediğimi anlıyor musun..?
-Evet ne demek istediğini anlıyorum. Ayrıca trafik kurallarını ihlal ettiğini de biliyorum diye cevapladı Ali.
Eyvah bu taktik fazla işe yaramayacak gibi. Taktik değiştirmek gerekli diye düşündü Deniz.
-Beni kaç ile giderken yakaladın..?
-110 km lütfen arabana girer misin..? dedi Ali.
-Ah Ali bekle bir dakika lütfen. Seni gördüğüm anda Takometreye baktım. Sadece 85 km ile gidiyordum.
-Lütfen Deniz arabana gir diye üsteledi Ali.
Deniz canı sıkkın bir şekilde arabasına girdi kapıyı çarparak kapattı. Ali not defterine bir şeyler yazıyordu.
Ali niye benim ehliyetimi ve araba ruhsatımı istemiyor ki diye düşündü.
Deniz ne olursa olsun bundan sonra camide de bu adamın yanına oturmaktansa bir kaç gün Deniz camiye gitmeyecekti.
Ali kapıyı tıklatıyordu. Deniz arabasının penceresini 5 cm kadar açtı. Ali Deniz'e bir kağıt verdi ve gitti.
Ceza değil bu diye kendi kendine söylendi Deniz. Bir anda sevinmişti. Bu bir yazıydı ve kağıtta şunlar yazıyordu:
Sevgili Deniz benim bir kızım vardı. Altı yaşındayken çok hızlı araba kullanan biri tarafından öldürüldü.
Bu kazadan dolayı adam cezalandırıldı.
3 yıl hapishane cezasıydı bu. Bu adam hapishaneden çıkınca kendi çocuklarına sarılıp öpüp onları tekrar koklayabildi ama ben öpebilmek için cennete gidinceye kadar beklemem gerekiyor.
Bin defa adamı affetmeye çalıştım Bin kerede başardığımı zannettim. Belki başarmışımdır ama hala kızımı düşünüyorum.
Lütfen benim için dua et ve dikkat et.
Deniz tek bir oğlum kaldı.
Deniz 15 dakika kadar bir süre yerinden kıpırdayamadı.
Daha sonra kendine gelip yavaş yavaş evine gitti.
Evine varınca çocuklarına ve eşine sıkıca sarıldı.
Hayat çok değerli sürekli dikkat et. Dikkatli araba kullan ve başkalarının hakkına saygı göster.
Hiç bir zaman unutma istediğin kadar araba satın alabilirsin.
AMA İNSAN HAYATINI ASLA..!
OKUDUYSAN ve BEĞENDİYSEN ,BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞIRMISIN?
Alıntıdır




Günün Sözü :

" Trafikte güven, kurallara dikkatle uymakla mümkündür. Dürüst, saygılı ve bilgili sürücü olmanın gururunu taşıyın."
http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
16 Temmuz 2019, Antalya-Turkey


KABAK ÇEKİRDEĞİ



KABAK ÇEKİRDEĞİ


Fotoğraf açıklaması yok.


Sağlık

Merhaba Gönül Dostlarım,



Fotoğraf açıklaması yok.

Hain darbe girişimine karşı dimdik duran milletimize şükranlarımızı sunuyor; şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır, gazilerimize şifalar diliyoruz.
Görüntünün olası içeriÄŸi: bulut, kuÅŸ, gökyüzü ve yazı15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü 🇹🇷








KABAK ÇEKİRDEĞİ
Çekirdek çitlemek..İsviçre'de bir klinikte hekimin hastasına her akşam bir avuç çekirdek çitlemesini önermesiyle incelemiştim ilk kez,çocukluğumuzun çekirdeğini..sonrasında bacak krampları olan hastalarımda magnezyum seviyesi hafif düşükse,önerdim.Ve bugün 82 yaşında yıllardır bacak krampları olan bir hastam mutlu mutlu geldi,size hep dua ediyorum diye,niye dedim,güldü,artık akşamları çekirdek çitliyorum,krampta yok,daha da mutluyum dedi...
Çekirdek çitlemek neden mi önemli?
Kabak Çekirdeği; B, E, K vitamini ,omega 3 ve Omega 6 ,manganez, magnezyum demir, bakır, E vitamini ve çinkodan zengindir.
Kabak çekirdeği’ nin protein içeriği; bedene dışardan alınması şart olan (fenilalanin, triptofan, metiyonin) gibi temel (esansiyel) amino asitler açısından çok zengindir.
Triptofan; noreadrenalin, serotonin ve GABA gibi beyin biyokimyasal düzeninde düzenleyicilerin ön maddesidir.
Noradrenalin eksikliği dikkat dağınıklığına neden olur. Serotonin eksikliği anksiyete, kaygı hali ve depresyona neden olur.
Kabak çekirdeği’ nin zengin olduğu amino asitlerden biri de arginin’ dir.
Arginin C vitamini ve Folik Asit gibi; nitrik oksit sentezini doğal yoldan artırır. Nitrit oksit (NO) genel olarak damar sağlığı için çok gereklidir.
Kabak çekirdeği; içeriğinde doymamış yağ oranı yüksektir ve kandaki yağları azaltır.
Kabak çekirdeği içerdiği Fitosterin (Phytosterin) ile; kolesterolü azaltır, prostat büyümesine faydalıdır.
Yarım bardak kabak çekirdeği, günlük magnezyum ihtiyacının %46 sını demirin %28.’ni, manganezin %52’sini, çinkonun %17.’sini ve proteinin yüzde 17si’ ni karşılar.
Bir bardak kabak çekirdeğinde, 16 mg kadar çinko bulunur. Kabak çekirdeği alanin, glisin ve glutamik asit gibi amino asitler bakımından da zengindir.
Bazı B vitaminlerini içerdiği gibi kemik sağlığı ve kan pıhtılaşması için ihtiyaç olan K vitaminini önemli bir miktarda da içermektedir.


Kabak çekirdeğinin faydaları 

Arginin;
-Kalp ve damar sağlığı
-Ektra yağların depolanmasının azaltılması
-Beyindeki aktivitelerin hızlandırılması
-Üreme organlarının sağlığı,
-Yaraların çabuk iyileşmesi
için gereklidir.
Ayrıca kabak çekirdeği çok etkili bir antidepresandır.
O halde ,kış akşamlarında çekirdek çitleyelim:)
Alıntı  Araştırdım ama yazarını bulamadım ......


Kabak çekirdeğinin faydaları konusunda sizler için derlediklerimiz bu şekildeydi. Küçük bir hatırlatma yapmadan geçmemek gerek. Yapılan araştırmalar, kabak çekirdeğinin zararları olduğunu ortaya koymamıştır. Güvenle tüketilebilecek bir besindir. Ancak elbette ki herhangi bir besinden fazlaca tüketmek, hiçbir bünye için yararlı olamaz. Bu nedenle de kabak çekirdeğini günde bir çay bardağı ile sınırlı tutmak önemlidir. Miktarı bu şekilde ayarlandıktan sonra güvenle tüketilebilir. Şimdiden afiyet olsun!
Park ve bahçeleri kirletmezsek iyi olur...
Çitletilmiş kabuklar kadar kötü bir görüntü yok... 
Çevre Koruma kurallarımızı unutmayalım Lütfen !...
İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
15 Temmuz 2019, Antalya-Turkey




Gerçek Dostlar