25 Mart 2018 Pazar

BİR HASTANE GEMİSİNİN HİKAYESİ





Görüntünün olası içeriği: gökyüzü, okyanus, açık hava ve su


Merhaba Gönül Dostlarım,

Bugünkü sayfamıza bir Sunay Akın hikayesi ile devam ediyorum

 2. Dünya Savaşı sırasında 7 Aralık 1941' de Japon uçaklarının ABD' ye saldırı düzenlediği,


Pearl Harbour' u bilirsiniz herhalde..
Bilmeyenler de geçen yIllarda filmi seyretmiş olmalı. Japon uçakları Amerikan
donanmasını bir sabah ansızın bastılar ve tam 96 zırhlıyı batırdılar...
Oysa Hawaii' deki bu limanda, 97 donanma gemisi vardı..
Birine dokunmadılar...
Niye?...
Çünkü o geminin tepeden bakılınca bembeyaz görünen güvertesinde bir
kızıl haç vardı... O hastane gemisi idi... Bombalar ve kamikazelerle
dalan Japon uçakları hastane gemisine dokunmadılar. Çünkü o gemi orada,
öldürmek degil, yaşatmak için demirliydi...
Adı Solace...
Türkçesi Teselli... Üzüntü azaltan...
Solace, savaş boyu Amerikalı annelerin üzüntüsünü azalttı. Tam 25 bin
genci ölümden kurtardı, Amerika'ya taşıdı... Ülke limanlarına her gelişinde, umutla umutsuzluk karmaşasındaki kafaları ile anneler iskeleye koştular...
"Benim oğlum da geldi mi?"
Savaş sonrası hayatlarını Solace sayesinde kurtaran gençler bir dernek
kurar ve bir madalya yaparlar. Üzerinde Solace' nin kabartması olan bir madalya. Ve bunu gururla takarlar...
Devlet rahatsız olur... İkinci Dünya Savaşı' ndan böyle savaş karşıtı bir sonuç çıkar mı?
Solace gemisini yok etmeye karar verirler... Gemi sapasağlam... Pırıl pırıl.. Jilet olur mu?
Savaş sonrası yere serilmiş ekonomi her dolara muhtaç. Uzak bir ülkeye satarlar.. Makyajını değiştirip bambaşka bir amaçla kullanması için.
O uzak ülke Türkiye...
Yok yahu!..
O gemi, ünlü "Ankara" !
Hastane gemisinden transfer gezi gemisi Ankara...
Vay canına!..
Türkiye, bugün Amerikalılar için belki de hac yeri olacak, Gelibolu'nun Anzaklar' ı çektiği gibi bir turizm anıtına dönüşecek Solace' nin kıymetini bilmez.
Şefik Kaptan'la yaptığı Avrupa seferleri dillere destan olan Ankara sonunda ihtiyarlar ve jilet yapılmak üzere hurdacılara teslim edilir.
1980' li yılların başında Ankara, İzmir' de sökülürken, yılların söktüğü bir eski anıt da Istanbul' da dikilmektedir. Haliç Tersanesi' ndeki Çorlulu Ali Paşa Camiisinin Şadırvanı...
Restorasyonu gelir çatıda takılır. Çatı kurşun. Kıtlık yılları..
Kurşun yok..
Etibank dahi geri çevirir..
" Kurşun yok. "
Şadırvan çatısız kalacak.
Dört bir yana duyururlar.
" Kimde kurşun varsa.. "
Aliağa'da Ankara' yı söken hurdacılardan haber gelir.
" Gelin bizde var, alın. "
Bre aman !
Görüntünün olası içeriÄŸi: ev ve açık havaGemide kurşun olmaz. Ankara'da niye olsun.
Çaresizler ya... Gider bakarlar...
Gerçekten Ankara'nın sayısız kamaralarından biri, tamamen kurşunla
kaplı.
Niye?
Çünkü burası Solace' nin röntgen odası... Radyasyonun dışarı sızmaması lazım.
Şimdi yolunuz düşerse, Çorlulu Ali Paşa şadırvanından bir tas su
içerseniz, ya da yüzünüze iki avuç su atarsanız serinlemek için, unutmayın...
Çatısına da bakın.. Orada, İkinci Dünya Harbi'nde, Pearl Harbor'da
Japonlar'ın batırmadığı tek gemiden bugüne kalan son izleri
göreceksiniz...
Kaynak :
sunay akın kimdir ile ilgili görsel sonucu
Sunay AKIN
Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.

https://youtu.be/0bjB-IWEYI0


Günün Sözü :
" Sevdiğiniz bir müzikle karşılaştığınızda hayatı bir süreliğine bir kenara bırakıp ona teslim olmayı deneyin "

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/

25 Mart 2018, Antalya-Turkey



24 Mart 2018 Cumartesi

KALBİNİN GÜZELLİĞİ YÜZÜNE VURANLAR




İlgili resim




Merhaba Gönül Dostlarım,

yaÅŸ günü için mum resimleri ile ilgili görsel sonucu "Gerçek Dostlar" adı altında yayınladığım Blog sayfam bugün iki yaşına bastı. Tüm Gerçek Dostlar Ailesine  Blog yazılarıma gösterdikleri alakalarına en iyi dileklerimle sonsuz sevgi, selam ve şükranlarımı arz ederim...

İyi bir hafta sonu geçirmeniz temennisiyle.

Bir Aile ve kızlarının hazin bir dramını bugünkü sayfalarımıza taşıdım. Bu tür yazılarımın amacı okuyucularımla bazen  zamana bir yolculuk yaparak  hayatın içinden geçmişte yaşanmışlıkları ve zamanımızda yaşanmakta olanları sizlerle paylaşabilmek adına  okuyuculara yaşanmış olaylardan ve hikayelerden örnekler vererek onları haberdar etmektir.

Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.


Ceyda Düvenci' nin kızı için verdiği yaşam savaşı acıklı değil aksine yaşam dolu, umut dolu! Bu güzel ailenin hayat dolu mücadelesi hepimize örnek olsun.

90' ların en güzel, en sempatik kadınlarından biriydi Ceyda Düvenci. O dönem kendisine aşık olmayan kimseyi tanımıyoruz biz :) Bakmayın 90' ların en güzeli dediğimize, o hala su gibi duru ve mütevazi bir güzel...

İlgili resimGüzellik yarışmasından sonra ekranlara hızlı bir giriş yapan Düvenci' yi sık sık dizi-filmlerde görmeye başlamıştık. Sempatik tavırlarıyla herkesin ilgisini toplayan Ceyda, dünya evine girmiş ama ne yazık ki aradığı mutluluğu bulamamıştı. İkinci kez şansını denedi ve bu evliliğinden Melisa adında bir melek kızı oldu.
Ceyda Düvenci' nin kızı Melisa, doğumdan hemen sonra beyin kanaması geçiriyor ve "Serebsal palsi" teşhisi konuluyor. Bu teşhis bir hayli ağır, çünkü kımıldamadan ömür boyu tekerlekli sandalyeye mahkum kalabilir, konuşamayabilir ve vücudunun belli fonksiyonlarını kullanamayabilir.

Daha hamilelik döneminde gebelik sıkıntılarıyla mücadele eden Düvenci, erken doğum gerçekleştirmiş ve Melisa aynı zamanda prametüre doğmuş. "Yediklerimiz, soluduğumuz hava ve daha bir sürü şey, artık sağlıklı doğumlara izin vermiyor" diyor savaşçı anne.
Her 4 çocuktan birinde görülen bu hastalığa gerçekten de bir savaşçı gibi göğüs geriyor, ve anne kız yolculukları doğum anından sonra böyle şekilleniyor.


ceyda düvencinin annesi kim ile ilgili görsel sonucu ' Serabral palsi ' teşhisi konulan güzeller güzeli Melisa'da zeka geriliği yok. Yukarıda saydığımız ihtimaller her çocukta farklılık gösterebiliyor. Melisa, yaşıtlarına nazaran biraz daha yavaş hareket ediyor ve sadece yüzde 35 görme kabiliyetine sahip.

Yürüteçle yürüyebilen Melisa, şimdilerde minik minik adımlarını atmaya başladı bile :) Annesinin devasa sevgisinden beslenen Melisa da küçük bir kahraman adeta. Meleğine çok çok bağlı ve şimdiden kendisi için inanılmaz mücadeleler veriyor.
Melisa' nın hastalık haberini aldığında o şaşkınlık ve acıyla kendini suçlamış Ceyda. Kolay değil tabii ki... Öncesinde düşük tehlikesi, prametüre doğum ve beyin kanaması. Ama bu güçlü anne kızıyla hastaneden çıkar çıkmaz toparlamış kendisini. Adeta bir "He-man "e dönüşmüş. Ne de olsa her şey kızı için! Oldukça masraflı bir hastalıkla mücadele etmek zorunda kalan Düvenci, fizyoterapi için Melisa' yı düzenli olarak Amerika'ya götürüyor. Her zamankinden daha güçlü olduğunu söyleyen anne, "Bu 'dramatik' görünen hikaye beni dimdik hale getirdi" diyor.


ceyda düvencinin annesi kim ile ilgili görsel sonucuHayatta bu mücadeleyi veren tek kişi olmadığını vurguluyor Düvenci. Tanınırlığımla dikkat çekiyorum diyor ve sözlerine şunları ekliyor: “Ne zaman karamsarlığa kapılsak Melisa’ nın gülen yüzüne bakıyoruz ve yola devam diyoruz” diyen aileler var. Ne mutlu bize."




Ceyda Düvenci'den yürümeye başlayan kızına: 'Sen benim kahramanımsın'
Ceyda Düvenci' nin 'serebral palsi’ ile mücadele eden minik kızı Melisa, yürümeye başladı. Düvenci, kızının başarı öyküsünü Instagram' da takipçileri ile paylaştı.

Ceyda Düvenci videonun altına "Çünkü sen benim kahraman kızımsın... Bazı zamanlar yorulsan da, isyan etsen de seni sevenlerle çevrilisin... azimlisin, kendine inancın hiç bitmedi... Büyüdükçe ‘ben yaparım, ben hallederim, başarabilirim’ dedin hep... ve benim hayat ödülüm; artık kendi kendine hayatın içine karışmaya, tek başına ürkek de olsa uzun yolları yürümeye başladın. ‘Anneee okulda 100 adım attım bugün’ diye gururlanarak geliyorsun artık eve... adım sayın her gün çoğalıyor... Şükür Allah'a bal köpüğüm... sen harikasın" notunu düştü.

"BENCE FENERBAHÇE' DEN BİLE BÜYÜKSÜNÜZ"


Bülent Şakrak ise aynı videoyu "Benim macerasına hayran olduklarım, evimin asil prensesleri... Karım ve en iyi arkadaşım... Helal olsun kızlar... Siz efsanesiniz ve bence Fenerbahçe' den bile büyüksünüz... Çook seviyorum... Eyvallah." notu ile yayınladı.
Kaynak : onurluhaberciler.com- 
             cumhuriyet.com.tr
https://youtu.be/Y1_98PQ_p6U





Günün Sözü :
  • Hayat bir savaş. Kendin olabilme, kendini bulabilme savaşı! Doğmak yetmiyor, kendini bulmak için savaşmak gerekiyor. Senin savaşın ne? Kimin için, ne için savaştığını biliyor musun? Kendini bulmak için savaşabilecek misin?




İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
24 Mart 2018, Antalya-Turkey




22 Mart 2018 Perşembe

KANDİLLERİN FAZİLETİ







Merhaba  Gönül Dostlarım,

Milyonlarca müslümanın heyecanla beklediği 3 ayların müjdecisi Regaip Kandili bu gece ihya edilecek. Regaip Kandili Hicri takvime göre Recep ayının ilk Perşembe'sini Cuma'ya bağlayan gece olarak kabul edilir. Merakla beklenen Regaip Kandili bu sene 22 Mart 2018 Perşembe gününe denk geldi.

 Bu mübarek ayların (Üç Aylar) başlama tarihleri ve 2018 yılı Regaip Kandili ne zaman olacağı merak konusu olmuştu. Müslümanlar için yaptığı ibadetleri en fazla sevap kazandıracak olan yılın kutsal dönemleri üç aylar bu hafta itibariyle başlamış oldu. Recep, Şaban ve Ramazan ayları üç ayları oluşturuyor. 

pinterest cami resimleri ile ilgili görsel sonucu Bu gece ile dini literatürümüzde 'Üç Aylar' olarak bilinen ve Regaip, Mirac, Berat Kandilleri ile Kadir Gecesi ve Ramazan ve Kurban Bayramları gibi günler Müslümanlar için büyük bir öneme sahiptir. 

Ümit ederiz ki bu mübarek gece, zor günler geçirdiğimiz; fakat gelecek adına umutla dolu olduğumuz şu dönemlerde yeniden bir uyanışa vesile olur.

" Barış ve sevginin birleştiği, dostlukların daha çok büyüdüğü, ve hiç bitmediği, hüzünlerin azaldığı, kardeşliğin daimi olduğu, sevgilerin birleştiği , belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de sevgi dolu nice kandillere." Regaip Kandiliniz kutlu olsun...

Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.


MUTLAKA OKUYUN TEŞEKKÜRLER,

Kadın her gece uyumadan dua eder ve Allah’ a şükrederdi. Bir gece uyumadan şöyle bir şükür duası etti:
Allah’ ım! Şükürler olsun ki sabaha kadar kocamın horultusunu duyuyorum. Demek ki o yaşıyor.
Allah’ m! Şükürler olsun ki kızım bulaşıkları yıkadığı için her gün şikayet ediyor. Demek ki o evdedir ve sokaklarda gezmiyor.
Allah’ ım! Şükürler olsun ki vergi veriyorum. Demek ki bir mesleğim ve gelirim var ve işsiz değilim.
Allah’ ım! Şükürler olsun ki giydiklerim bana dar geliyor. Demek ki yemek için yeterince yemeğim var.
Allah’ m! Şükürler olsun ki gün bitiminde aşırı yorgunum. Demek ki henüz zor işleri yapabilmekteyim.
Allah’ ım! Şükürler olsun ki yerleri ve pencereleri silip temizlemekteyim. Demek ki bir evim var.
Allah’ ım! Şükürler olsun ki bazen hastalanmaktayım. Demek ki zamanımın çoğunda sağlıklıyım.
Allah’ ım! Şükürler olsun ki aldığım hediyelerle param azalıyor. Demek ki kendilerine hediye alabilecek sevgili yakınlarım ve dostlarım var.
Allah’ ım! Şükürler olsun ki her sabah saat sesiyle uyanıyorum . Demek ki henüz yaşamaktayım.
GERÇEKTEN ŞÜKRETMEMİZ GEREKEN VE ŞÜKRETMESİNİ UNUTTUĞUMUZ NE KADAR NİMET VAR.
ALLAH’ IM ! VERDİĞİN TÜM NİMETLERE ŞÜKÜRLER OLSUN


Alıntı

 Günün Sözü :


" Tüm İslam Aleminin mübarek üç ayları ve Regaip Kandili Kutlu Olsun."

REGAİP KANDİLİ GÖRSELLER ile ilgili görsel sonucu
İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
22 Mart 2018, Antalya-Turkei





🥀🍂🌾🎋









21 Mart 2018 Çarşamba

18 - 24 MART YAŞLILAR HAFTASI






aşık veyselin hayatı ile ilgili görsel sonucu


Aşık Veysel

1894-1973  vefatının 45. yılında Büyük usta Aşık Veysel' i sevgiyle ve saygıyla anıyorum.

Merhaba Gönül Dostlarım,

18-24 Mart Dünya Yaşlılar Haftası sebebiyle bu sayfamı yaşlı insanlarımıza ithafen yazıyorum.
Yaşlılar, dünle bugün arasındaki köprülerdir, Kültür yaşamımı­zı yarınlara taşımayı sağlayan en önemli varlıklarımızdır, Yaşlı kişilere saygı göstermeliyiz. Bu, aynı zamanda onlara bir minnet borcumuzdur. Yaşlı bireylerin toplumla bütünleşmesi ve yaşama bağlı olmaları gerekir.

Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.

Çocukluk, gençlik, erişkinlik ve yaşlılık; insan hayatının dört evresi… Bu süreçlerin en zoru kuşkusuz yaşlılık. 65 yaş üstü insanların yaşadığı bu süreç hem bedensel hem de psikiyatrik hastalıkları beraberinde getiriyor. Yüksek tansiyon, şeker, damar tıkanıklığı, kemik erimesi, kanser gibi bedensel hastalıkların yanı sıra pek çok psikiyatrik hastalık ileri yaşlarda kendisini gösteriyor.
https://youtu.be/gPvIhoz8lHU                       https://youtu.be/emjGSPAbhTw                         
                                                                                                  
Günün Sözü : 
 "Gençliğin güzel bir yüzü, ihtiyarlığın güzel bir ruhu vardır." İsveç Atasözü

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
21 Mart 2018, Antalya- Turkey



20 Mart 2018 Salı

İMAJ VE İZLENİM BIRAKMAK







Görüntünün olası içeriği: 2 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, oturan insanlar, ayakkabılar, ağaç ve açık hava


Merhaba Gönül Dostlarım,


Bugünkü konu başlığımız  "İmaj ve İzlenim Bırakmak" Genç okuyucularıma tavsiye niteliğindeki bu tür yazılarımı ara sıra onlarla paylaşmak bazı  hatırlatmalarda ve  tavsiyelerde bulunmak, zamanla unutulan manevi ve insani değerlerimizi  genç nesillere aktarmak  bana ayrıca bir huzur ve mutluluk veriyor.


İnsanlar çoğu kez etkili ve kalıcı izlenimleri, bazı küçük ve basit sözlerden ve davranışlardan edinirler. İçtenlikli ifadeler ve davranışlar, sözcükler, giyim-kuşam tarzı, insanları karşılama ve selamlama biçimi, isimleri hatırlama son derece etkileyici olabilir ve kalıcı izlenim bırakabilir.

İzlenim yaratmak, ustalık gerektiren bir sanatsal etkileşimdir. İş ve insan ilişkileri, tarafların birbirlerini ölçüp biçmelerine, karşılarındakini tanımalarına dayanır. Bıraktığı izlenimi kontrol edebilecek şekilde donatılmış kişilerin işlerinde ve ilişkilerinde başarılı olmaları daha kolaydır. Diğer bir ifadeyle, eğer karşınızdaki kişide bıraktığınız izlenimleri okuyabiliyor ve kontrol edebiliyorsanız, onu istediğiniz gibi etkiliye bilir ve yönlendire bilirsiniz. Ancak insanlar kullanıldıklarını anladıklarında durur ve geri adım atarlar. Bu nedenle, karşınızdaki kişi üzerinde olumlu izlenim yaratma çabanızı ona fark ettirmeden sürdürmeniz önemlidir.. Bu amaçla, önce, kendinizi ve karşınızdaki kişiyi iyi tanımanız gerekir. Daha sonra da, yaratmak istediğiniz etkiyi, tanımlamalı ve bunun için nasıl bir izlenim bırakmak gerektiğini de bilmelisiniz. Bırakmak istenilen izlenime göre uygulanabilecek çeşitli önerilerden söz edilebilir. Bu öneri ve ipuçları arasından etkileri yüksek ve uygulaması göreceli olarak kolay olan bir kaçını burada sıralıya biliriz.

İMAJ VE İZLENİM BIRAKMAK RESİM ile ilgili görsel sonucu

Kendinizi önemli görün ve değerli olduğunuzu gösterin :  Özel ve önemli olmaya çalışın. Buna inanın ve diğer insanların da sizi öyle görmesini isteyin. Bu, kendini beğenmişlik yada bencillik anlamına gelmeyen bir öz güven ve kendine saygı ifadesi olmalıdır. Kendine güveni ve saygısı olmayan bir kişinin başkasından saygı beklemesi düşünülemez.

 Sözlerinize dikkat edin: İş yaşamında her zaman sözler verilir, vaatlerde bulunulur. Ancak, bunlar yerine getirilmediğinde sonuçları son derece olumsuz olur. Bir söz veriliyorsa yapılmalıdır. Çaba göstermeye değmeyecek bir iş  ise ve yapmak istemediğinizi biliyorsanız, saygılı olmaya özen göstererek bir mazeret bulun ve yapmayacağınızı söyleyin. Karşınızdakini kırmamak için yapmaya çalışacağınızı, çaba göstereceğinizi söylememelisiniz. Karşınızdaki kişi çalıştığınızı ancak beceremediğinizi ya da daha kötüsü onu oyalamaya çalıştığınızı ve daha da kötüsü dürüst olmadığınızı düşünecektir. Bu nedenle, söylediğinizi yapın, yaptığınızı söyleyin ve söylediğiniz her şeyin bilincinde olun. Bu arada sözleriniz kadar hatta ondan daha fazla söyleme tarzınızın önemli olduğunu bilin. Ses tonunuzu, konuşma hızınızı ve beden dilinizle verdiğiniz mesajları kontrol edin ve geliştirin.

İMAJ VE İZLENİM BIRAKMAK RESİM ile ilgili görsel sonucu


Hareketlerinizi ve jestlerinizi kontrol edin: İş yaşamında jestler birilerinin yararı yada beklentisi doğrultusunda “o kişileri yükümlülük altına almak” üzere yapılır. İşle bağlantılı bir iyiliğin(jestin), kişisel anlamda olmaması gerekir. Ayrıca, incelik ve ustalıkla yapılması önemlidir. Bir iltifat yada jest, karşınızdakini ne kadar size borçlu duruma düşürür ve eziklik duygusu yaratırsa, etkinliği o ölçüde azalacaktır. Eğer birine iyilik yapıyorsanız ve onun haberi yoksa bunu aşırıya kaçmadan ona söylemeniz gerekir.

Mizah duygunuzu asla kaybetmeyin : Sağduyulu olmak, bir anlamda kendisi ile ve tüm insanlarla barışık olmaktır. Sağduyuya ve espri anlayışına sahip olma özelliği, insanın kendisine yada bir olay karşısında uygun olduğunda karşısındakine gülebilme becerisinde ortaya çıkar. Bir olaya yaklaşımınızla mizah anlayışınızı ortaya çıkarırsanız büyük olasılıkla, karşınızdakini de görüşlerinize ortak ederek gerilimi giderir, kendinizi daha etkili bir konuma getirirsiniz. Güzel bir espri etkisi uzun süren izlenimler yaratabilir.
Kaynak : Prof. Dr. İsmet S. BARUTÇUGİL

Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.


İMAJ VE İZLENİM BIRAKMAK RESİM ile ilgili görsel sonucu
SİZ HİTABI ve MESAFE ÜZERİNE BİR NOT:
'Siz' diye hitap etmek, her zaman bir resmiyet ve duygusal mesafe anlamına gelmez. 'Siz' demek, diğerinin Öteki'liğini korumak ve kabul etmektir aynı zamanda. O'nun benden ayrı ve özerk oluşuna saygılı davranmak anlamına da gelir. Bu terapi ilişkisi için de böyledir.

'Sen' ifadesi kimi zaman pekala, işgalci ve hadsiz bir ifade olabilir. Her durumda yakınlığa işaret etmez. Bu nedenle seçtiğimiz zamirler sadece yakınlığımızı dillendirmez, aynı zamanda saygımızın da ölçüsüdür.

İnsanların, hatta çiftlerin arasındaki 'boşluk' bir yandan ilişkiyi mümkün kılan mesafedir. Bu mesafe insanlara hem bir arada olma hem özerk kalabilme imkanı sağlar. Kendisi ile derinlemesine yüzleşebilmiş insan, ötekinin ne olduğu meselesi ile uğraşmaz, böylelikle Öteki' ne dair, düzeltme, had bildirme, eğitme gibi tuhaf gayretlerden kurtulur. Hatta bazı konularda farklı olmak, insana değişimin kapılarını açan bir fırsattır.
Ez cümle bir yazıyı anlamlı kılan sadece harflerin bitişmesi değil, kelimelerin arasındaki boşluklardır. Boşluğun dilini öğrenmenin yolu da, içimize bakabilme kapasitemizle ilgilidir.
Benzerliklerin değil farklılıkların, tekrarların değil yeni olanın kabulü... İhtiyacımız olan şey bölünmez bütünlükler değil, farklıların saçılmışlığı..
+
Alıntı

Günün Sözü :

manevi değerler ile ilgili resim ile ilgili görsel sonucu
ibrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
20 Ocak 2018, Antalya-Turkey