20 Şubat 2020 Perşembe

HUZURLU YAŞAMIN YOL HARİTASI




Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, yakın çekim


                                           























Merhaba Gönül Dostlarım,

Yaşamın Yol Haritası

Yıllar dokunmalı insana
Gülüşlerine çiğ damlası serinliğinde değmeli
Ham kahkahaların yerine olgun tebessümler
yerleşmeli yüzüne.
Gözlerindeki bir yerlere koşma telaşı varmalı amacına
Demir atmalı derin okyanuslara.
Çizgiler mi? Onlar yaşamın haritası...


Nursel Tosun

*****

Huzurlu yaşamın yol haritası

Huzur, en sevdiğimiz sözcüklerden ve en çok ihtiyaç duyduğumuz hislerden biri.
Zihnimizden geçme anında bile bizi dinlendiriyor. Ruha dinginlik, tavrımıza neşe, keyif ekliyor.
Batılı uzmanların üzerinde önemle durdukları “mindfullness” şifresi de bence “huzur”da gizli.
Ne var ki her güzel şey gibi onu elde etmek, yaşamak, hissedip keyfini çıkarmak da emek ve sabır istiyor.
Dr. Toksöz Karasu Hoca da benimle aynı fikirde. O da huzuru iyi hayatın vazgeçilmezi olarak görüyor ve bakın “Huzurlu Yaşama Sanatı” kitabında bize ne tavsiye ediyor:
Huzurun kolay ve kestirme bir yolu yoktur, yalnızca ona doğru giden yavaş ve çetin bir yol vardır. Bu yolun bir sonu ve varış çizgisi de yoktur, yalnızca başlama noktası vardır.
Keyifli huzuru ararken başlayabileceğiniz tek bir nokta yoktur. Şu anda bulunduğunuz nokta, başlamak için en ideal yerdir.
Gelin bu güzel  güne “huzura giden yolu”u özetlemeye çalıştığım “eski bir yazı”  ile başlayalım. Buyurun...
İLK 5
◊ KABULLENİN: Kabullenmekle “boyun eğmek” farklı şeylerdir. Değiştiremeyeceğiniz şeylerden vazgeçmek ve sahip olduklarınız için şükredebilmek huzur yolculuğunun
ilk adımıdır.
◊ AİLENİZE SAHİP ÇIKIN: Aile huzur dünyasının merkezi, çekirdeğidir. En güçlü korunağı, en güvenli siperidir. Aile şifadır. Sakinliğe davettir. Aidiyettir. Siz farkında olmadan içinizi ısıtıp ruhunuzu rahatlatan bir “huzur hapı” gibidir.
◊ “BU DA GEÇER” DEYİN: Varlık gibi yokluk da, çokluk gibi azlık da, şifa gibi hastalık da, kısacası her şey bizim içindir ve geçicidir. Zorluklar, üzüntü ve endişe verici olaylar ve kayıplarla karşılaştığınızda “Bu da geçer” demeyi bilin.
◊ GÜCE YASLANMAYIN: Gücün ve varlığın da, geçiciliği ve bir “son kullanım tarihi” olduğu kesindir. Güce çok yaslanmayın.
◊ ÖNÜNÜZE BAKIN: Geçmişe takılıp kalmak ‘an’ ı ıskalamamıza, “pişmanlık cenderesi” içinde daha çok sıkışıp kalmamıza yol açar. Burada bir Süleyman Demirel tavsiyesi var: Arkanıza bakarak önünüzü göremezsiniz.
İKİNCİ 5
◊ DUALARDAN FAYDALANIN: Dualar rahatlatır. Her dua size “zengin, güçlü, derin anlamlı bir manevi zenginlik ve sağlam bir inanç” yükleyerek huzur arayışında bir “iç doktor” etkisi yaratır.
◊ YETİNMEYİ BİLİN: Bize en çok huzursuzluk veren şeylerden birinin “yetinmeyi bilmemek” olduğunu unutmayın. Sürekli biraz daha fazlasına “sahip olma” dürtüsü ile yaşamak, huzur evinin temeline konmuş bir dinamit gibidir.
◊ YAVAŞLAYIN: Hız huzurun en büyük düşmanıdır. Hızın ilacı ise yavaşlamaktır. Aşırı hız “hayat otobanı”nda da risk yaratır. Bedeni ruhtan, ruhu hayattan koparır. ‘An’ ı ıskalama sorununun en büyük nedeni “yavaşlama”yı unutmak, hayatın tabii ritmini bozmaktır.
◊ ÇOĞALMAYA BAKIN: Yalnızlık ve yalnızlaşmak yeni bin yılın en büyük derdidir. Sosyal yalnızlaşma, yabancılaşıp uzaklaşma, içe dönüp kendi ile uğraşma sinsi bir felakettir. Yalnızlıktan kurtulmanın anahtarı ise “çoğalmak”ta gizlidir. Daha çok eş-dost, arkadaş, daha çok komşu, sosyal faaliyet yoldaşı edinin. Her dostun, her arkadaşın bir “mutluluk bastonu” olduğunu bilin.
◊ SAPLANTILARI BIRAKIN: Bugünün önemlisi yarının gereksizi, bugünün mühimi yarının ehemmiyetsiz olabilir. Hiçbir şeye saplantı derecesinde bağlanıp kalmayın. Çözümsüzlük halinde, o konu sizi bırakmadan siz onu bırakın.
ÜÇÜNCÜ 5
◊ ANI YAŞAYIN: “Dün pişmanlık, yarın endişedir, huzurun anahtarı anın değerini bilmek, ana hakkını vermektir” diyen rahmetli Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel haklıdır. Her anınızı içinize sindire sindire yaşayın. O anların içindeki zamanları uzatın, her ana güzel ve kalıcı anlamlar katın.
◊ KENDİNİZE İYİ BAKIN: Sağlam kafa, “yani huzurlu ve yetişkin bir ruh hali”nin ilk şartlarından birinin “sağlam ve sağlıklı bir beden” olduğu kesindir. Bedeninde sorun olanların huzurlu yaşam mücadelesi daha güç ve çetindir. Sağlığınızı dikkatle izleyin, çözüm üretmekte gecikmeyin.
◊ EMPATİ YAPIN: Olaylara, olan bitene, başınıza gelenlere, getirenlere “karşınızdakinin penceresinden de bakabilmek”, olup biteni daha kolay kabullenmenizi, daha az kızıp öfkelenmenizi sağlar. Doğru kararlar vermenizi ve gevşemenizi destekler.
◊ HESAPLAŞIN: Ruhsal toksinler dayanılması en zor ağırlıklar, en güçlü huzur sabotajcılardır. Ruhsal detoksun, yani gerçek arınmanın anahtarı ise samimi iç hesaplaşmalardadır. Kabuğunuzu soyup “içinizdeki siz”e yeniden kavuşmak istiyorsanız kendinizle de hesaplaşmaktan korkmayın.
◊ ÜRETMEYİ BIRAKMAYIN: Üretmek bedeni yorsa da ruhu dinlendirir. Topluma değer katan faaliyetlerde bulunmak rahatlık verir. Yaşınız, işiniz, haliniz ne olursa olsun kendiniz, aileniz, toplumunuz ve insanlık için üretmeye devam edin.

https://youtu.be/jQgJFaEgff8

Günün Sözü :    " Güler yüzlü insanların olduğu her yere huzur kendiliğinden gelirmiş..."  Yukio Mişima


20 Şubat 2020, Antalya-Türkiye




19 Şubat 2020 Çarşamba

BAHARIN MÜJDECİSİ CEMRE


Cemre ne zaman düşüyor? 2020 cemre düşme tarihleri






Merhaba Gönül Dostlarım,
Cemre - Halk arasında baharın müjdecisi olarak bilinen "Cemre" nin ilkbahar başlamadan hemen önce 7 gün arayla havaya, suya ve toprağa sırasıyla düştüğüne inanılır.
*****
Yılın ilk cemre düşmesi olayı için geri sayım başladı. Halk arasında baharın habercisi olarak bilinen ve soğuk havaların yavaş yavaş geride kalacağını müjdeleyen cemre, ilkbahar başlamadan hemen önce 7 gün arayla sırasıyla havaya, suya ve toprağa düştüğüne inanılır. Peki cemre nedir? İlk cemre ne zaman ve nereye düşecek? İşte 2020 Cemre tarihleri.

Sıcaklığın artması olarak bilinen cemrenin ilki havaya düşmektedir. 7 gün arayla sırasıyla havaya, suya ve toprağa düşen cemre ile birlikte hıdrellez ve nevruz kutlamaları da başlamaktadır. Peki cemre nedir? İlk cemre nereye ve ne zaman düşecek? İşte cemre olayı hakkında merak edilenler ve cemre tarihleri.
CEMRELER NE ZAMAN DÜŞECEK?
Cemre 19-20 Şubat'ta havaya, ikinci cemre 26-27 Şubat'ta suya ve üçüncü cemre 5-6 Mart'ta toprağa düşer. Cemreler birer hafta arayla düşerek ilkbaharın gelmesine neden olur. 1. cemre havaya (19-20 Şubat), 2. cemre suya (26-27 Şubat), 3. cemre (5-6 Mart) toprağa düşer.
CEMRE NEDİR?
Arapça kökenli bir kelime olan “cemre”‘nin sözlük anlamı kor yani ateştir.  Mina Vadisi' nde Arafat’tan gelecek taşlarla oluşan yığınlara da “cemre” adı verilir. Halk arasında ise sıcaklığın artması olarak bilinir. Cemrenin ilkbahar başlamadan hemen önce 7 gün arayla havaya, suya ve toprağa sırasıyla düştüğüne inanılır. Bu düşen cemreler sayesinde hava, su ve toprak ısınır. Halk arasında cemre düşmesiyle birlikte Hıdırellez ve nevruz kutlamaları başlamaktadır. Cemre düşmesi Türk kültüründe de önemli bir yere sahiptir. Kültür ve edebiyat alanında kendine yer bulmuştur. Osmanlı zamanında Divan şairleri cemre zamanlarında önemli kişilere övgü şiirleri yazarlardı. Bu şiirlere ‘cemreviye' denilmektedir.
Cemre İle İlgili SözlerCemre, İlkbahar başlangıcında yedişer gün arayla; önce havada sonra su ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık artışı. Arapça olan sözcük kor durumunda ateş anlamına gelir. Türk ve Altay halk kültüründe ve mitolojisinde İmre (İmere veya Emire) adı verilen cinin neden olduğuna inanılır. İlkbaharda görünüp titrek ışıklar saçarak göğe yükselir. Sonra buzların üzerine düşerek onları eritir. Oradan da yere girer. Bundan sonra ısınmış topraktan buhar yükselir. 
Emire baharın gelişini temsil eder. Bulgarlarda Zemire olarak yer alır. Anadolu Türkçesindeki Arapçadan gelme Cemre sözcüğünün aslında bu adın benzetme yoluyla değişmiş hali olduğu söylenebilir. İlk cemre 20 Şubatta havaya ve yedişer gün arayla da toprağa ve suya düşer. Zemre ise Kumuk Türkçesinde nem, buhar gibi anlamlara gelir. Tasavvuftaki kor ve ateş kavramlarının mecazi anlamları vardır. Temizlenmeyi ve yeniden doğuşu temsil eden ateş aşk kavramının yakıcılığıyla da yakından ilgilidir.

Türkiye ve Azerbaycan Türklerinin yaratılışla ilgili eski inançlarından kaynaklanan ve Nevruz Bayramından önce, yılın son Çarşamba gününde yapılan “boz ayın dört çarşambası”, uygulamasını ifade eden “Cemle” sözcüğü de “Cemre” ile aynı kelimedir. Buradaki “Cemle” de köken olarak “İmir, İmere, Emire” sözcükleriyle bağlantılıdır. Celal Beydili’ ne göre; bazı sözlüklerde gösterildiği gibi, Arap dilinden geldiğini söylemek doğru değildir.


Alıntı : Sözcü Gazetesi

https://youtu.be/PyLY1VRNBq8

Günün Sözü: " Keşke cemreler yüreklere düşse. Birincisi sevgi getirse, ikincisi merhamet, üçüncüsü huzur."


19 Şubat 2020, Antalya-Türkiye


18 Şubat 2020 Salı

SAĞLIKLA İLGİLİ BİLGİLER ( 2/2 )




Merhaba Gönül Dostlarım,

Bugünlerde dünyanın en büyük kitap satıcıları içinde yer alan Amazon ' da bir kitap " bestseller". Kitabın adı " World Without Cancer"( Kansersiz bir dünya" Kitabın ek başlığı da "B 17 Vitamininin hikayesi". Yine Amazon' da " Apricot Seeds: Cancer Cure With Vitamine  B 17" ( KAYISI ÇEKİRDEKLERİ . VİTAMİN B 17 KANSERDEN KORUYOR MU? Diye yayınlanınca ilgimi çekti.
B 17 Vitamini Nelerde var ?
Özellikle meyve çekirdekleri kayısı,elma, kiraz, şeftali armut erik ve kabak çekirdeği, ketentohumu, böğürtlen, yaban mersini, gibi orman meyveleri, üzüm, kızılcık, ahududu, ayva, siyah fasulye, börülce, nohut, bezelye gibi tohumlar, acıbadem, kaju, ıspanak, tere , pancar, bambu yaprağı bol miktarda B 17 VİTAMİNİ içerir.

Prof. Dr. Temel Yılmaz
****
İLK ÖNCE SAĞLIK....ASLINDA KANSER DİYE BİR ŞEY YOK, B17 VİTAMİN EKSİKLİĞİ VAR  İŞİN ASLINDA.
Kanserle Savaşan B17 Vitamini Hakkında (Amigdalin)

Bilinen Tüm Tehlikeli Tümörleri Yok Ediyor! Peki, Vitamin B17 Hangi Gıdalarda Bulunur?
Dünyada birçok insanı muzdarip olduğu kanserin bireylerde görülme sıklığı günden güne artıyor. En öldürücü hastalıklardan birisi olan kanserin hala daha çaresini arıyorlar.

Ancak şimdi sizleri şaşırtacak bir haberimiz var. Son araştırmalara göre kanseri iyileştirebilen ve tüm kötü huylu hücreleri durdurabilen bir vitamin bulundu.

B17 Vitamini, zararlı hücreleri bir taraftan yok ederek hastalığın ilerleme sürecini yavaşlatıyor, fakat B17 vitaminin asıl etkisi henüz tam olarak anlaşılamamıştı


Laboratuvarda çalışanlar, B17 vitamininin kanser hücrelerine karşı son derece zehirli olduğunu ve hastalığı etkin bir şekilde bitirebileceğini keşfedildiği için korkuyorlar.
Birçok hasta bu hastalıkla B17 vitaminini alarak savaştıkları için, ilaç üretim şirketleri bu durumu iyi karşılamıyor. Amigdalin olarak da bilinen B17, kanserle mücadele etmesine rağmen birçok ilaç üretim şirketi de bu keşfi paylaşmamaya çalışıyor.
Bu vitamine çok kolay ulaşabiliriz ve artık ilaçlarla işimiz kalmayabilir.
B17 Vitamini İçeren Sebze ve Meyveler
Kayısı ve çekirdeği

B17 Vitamini meyvesinden ziyade kayısının çekirdeğinde bulunuyor. Kayısı çekirdeği ve narenciye sınıfında olmayan elma, şeftali, kiraz, erik ve kuru erik gibi meyvelerin kendinde ve çekirdeklerinde de bulunuyor. (Kayısı çekirdeği tüketiminin kontrollü yapılması gerekmektedir.Bazı durumlarda siyanür zehirlenmesine yol açabilir.)
Yeşil Filizler ve Yapraklar
Bir sürü baklagil içeriklerinde B17 vitamini bulunduruyor. Sağlık Birimi Merkezine göre Fasulye ve nohutta da 100 ile 500 mg arasında B17 vitamini bulunuyor. Mercimek, taze fasulye ve barbunya da dâhil diğer baklagiller ve fasulyeler de zengin birer B17 vitamini kaynağı sayılıyor.

Alıntı : benden selam söyleyin

Sağlıklı Günler dileklerimle,

Günün Sözü :
sağlıkla ilgili sözler ile ilgili görsel sonucu

18 Şubat 2020, Antalya-Türkiye

17 Şubat 2020 Pazartesi

SAĞLIKLA İLGİLİ BİLGİLER 1/2




Görüntünün olası içeriği: meyve ve yiyecek, şunu diyen bir yazı 'şifa ara bul'



Merhaba Gönül Dostlarım,


NEDEN BİZ BUNLARI BİLMİYORUZ..
KANSER HASTASI OLAN TANIDIKLARINIZ VARSA DİKKATLİ OKUYUN VE DUYURUN !...
LİMON Kemoterapiden 10.000 kat daha güçlü
Tıpta son yenilik, kansere karşı etkili!
...
Dikkatle okuyun ve kararı siz verin!!!
Limon, kanser hücrelerini öldüren mucizevi bir mahsul. Kemoterapiden
10,000 kat daha güçlü!!!
Neden biz bunları bilmiyoruz?
Çünkü bazı laboratuvarlarda üretilen sentetik ilaçlarla birileri çok


büyük kârlar elde ediyor.
Şimdi bir arkadaşına bu maili yollayarak
limon suyunun kanseri önleyici faydalarını bilmesini sağlayabilirsin.
Limonun tadı güzel ve kemoterapinin korkunç yan etkilerine sebep
olmuyor. Multimilyonerlerin sahip olduğu büyük şirketlerin kârlarına
zeval gelmesin diye bu sır saklanırken daha kaç kişi ölecek?
Bildiğiniz gibi limon ağacı, limon ve lim (yeşil limon) gibi çeşitleriyle bilinir.
Bu meyveyi farklı şekillerde yiyebilirsiniz: posasını yiyebilir!
Suyunu sıkabilir, içecekler hazırlayabilir, şerbetler ve tatlılar yapabilirsiniz.
Bir çok erdemleriyle tanınır, ama en ilginç olanı tümör ve kistler üzerine olanıdır.
Bu bitki her tür kanser tipine karşı kanıtlanmış bir çaredir.
Bazıları kanserin her türlü varyasyonuna karşı yararlı olduğunu söylüyor.
Bakteri enfeksiyonları ve mantarlara karşı anti mikrobal spektrum olduğu, kurt
ve parazitlere karşı etkili olduğu kabul ediliyor.
Yüksek tansiyonu dengeliyor.
emoji limon ile ilgili görsel sonucuAyrıca stresle savaşan, sinir bozukluklarına iyi gelen antidepresan etkisi var.
Bu bilginin alındığı kaynak gerçekten büyüleyici:
Dünyanın en büyük ilaç üreticilerinden birinden öğrenildiğine göre;
1970'ten beri 20'den fazla farklı laboratuvar test etti ve sonuç olarak ;
Limon ekstresinin 12 kanser tipinde kötü huylu hücreleri yok ettiği ortaya çıktı!
Bu kanserler içinde ; kolon, göğüs, prostat, akciğer ve pankreas kanserleri de var.
Kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatmada limon ağacı bileşenlerinin
Adriamycin adlı bütün dünyada, genellikle kemoterapide kullanılan
ilaçtan 10,000 kat daha iyi olduğu gösterildi.
Daha da hayret verici olan; limon ekstreleri ile yapılan bu terapi; sadece kötü huylu
kanser hücrelerini yok ediyor ve sağlıklı hücrelere hiçbir menfi etkisi bulunmuyor.
SEVDİKLERİNİZ DE OKUYABİLSİN DİYE PAYLAŞMAYI UNUTMAYIN..!!
Şifa Aksın Deva OL'sun. ..

Alıntı: benden selam söyleyin

https://youtu.be/aZ2MCLwD8_4

" Doğada en çok C vitamini içeren meyve olan limon turunçgiller familyasından bir narenciye türü şifalı bir meyvedir. Bilimsel adı Citrus olan limonun anavatanı tam olarak bilinmemektedir ancak tarihi kayıtlara ilk Antalya’da geçmiş ve tarihte en çok ticareti yapılan şifalı meyvelerden biri olmuştur."
17 Şubat 2020, Antalya-Türkiye


15 Şubat 2020 Cumartesi

MOR KALPLİ ADAMLAR




19 Eylül Gaziler Haftası Resimleri 7



Merhaba Gönül Dostlarım,

"Şanlı tarihi boyunca tüm zorluklara karşı hür yaşamayı, bağımsızlık ve istiklalini canı pahasına korumayı ilke edinen aziz milletimiz, bu uğurda şehit ve gazi olmayı büyük bir onur ve gurur kaynağı saymış, bu fedakarlığın karşılığında girdiği her mücadeleden zaferle çıkmıştır.
Ülkemizin her karış toprağına kanlarını akıtarak tarihimize altın sayfalar yazdıran, vatanını ve kutsal saydığı değerleri korumak ve savunmak için en güç koşullar altında canlarını ortaya koymaktan çekinmeyen gazilerimiz, ülkemizin medarı iftiharı, vatanseverliğin ve kahramanlığın yaşayan abideleridir."
Şehitlerimize  Allah' tan rahmet, Gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

****

MOR KALPLİ ADAM
Geçen hafta Amerika'da iken "bir otomobilin plakası" dikkatimizi çekti.
Plakada "damga.... Mühür... Madalya gibi bir şey" vardi.
Sonra "sürücüsüne" baktık. Madalyalıydı.
Sürücü otomobilini park etti.
Park yerindekiler ona "saygıyla... Sevgiyle... Tebessümle" bakıyorlardı.
Kimi de gidiyor "madalyalı adamın" elini sıkıyordu.
Yanımızdakilere sorduk:
- Bu adam kim? Bu madalya neyin, nesi?
Dediler ki "bu bir gazi... Yakasındaki de Purple Heart."

Purple Heart...
Türkçesi "mor kalp."

Askerlik görevini yaparken yaralananlara verilen madalya.
Polis "mor kalpli" adama selam duruyor.
Lokantadaki garson "mor kalpli" adama "en iyi masayı" gösteriyor.
Bazı müşteriler de "mor kalpli" adamın yanına yaklaşıp "siz, bizim için savaştınız... Teşekkürler" diyor.
"Mor kalpli" adamla resim çektirenler bile var.

* * * * * *
SAĞIMIZ, solumuz "gazi" dolu...
Ara, sıra gazetelerde bir röportaj yayınlanır...
Gülhane Hastanesindeki gazilerle ilgili.
Sonra.....
Sonrasını bilmiyoruz.
"Bizim için" yaralanan bu adamlar "ne yer, ne içerler?"
"Lokantaya gidecek" paraları var mi?
Garson onlara "nasıl davranır?"
Polis "selama durur mu?"
Bilmiyoruz.
* * *
MADALYA...
"Alt tarafı" teneke parçası.
Maliyeti "kaç para" ki?
Ama "anlamı... Ağırlığı" para ile ölçülebilir gibi değil.
Sahi biz de "bizim icin yaralanan" insanların yakalarına "böyle bir madalya" takıyor muyuz?
Bunu da bilmiyoruz.
* * *
AMERİKA'da "mor kalpli" adamla ilgilendik.
Öğrendik ki "asker emeklileri icin" bir hastane vardır.
Ve bu hastanenin kapıları, "mor kalpli" adama, omur boyu açıktır.
* * *
AMERİKA'da bazı "Şehitlikler" mevcut.
En bilineni Washington'daki Arlington Mezarlığı.
"Mor kalpli" adamın gömüleceği yer orası.
* * *
BİZ bu konu ile ilgilenince, yıllardır Amerika' da (Evansville) de üniversite hocalığı yapan Mehmet Kocakülah "takvimi" gösterdi.
Takvimde "Önemli Günler" işaretli.
Bunlardan biri de "11 Kasım, Gaziler Günü."
Her yılın 11 Kasım'ında bankalar, okullar, hükümet binaları kapalı.
Her yerde "geçit törenleri" düzenleniyor.
Ve bütün ülke "mor kalpli" adama teşekkür ediyor.
* * *
KOCAKÜLAH Hoca' nın eşi Amerikalı... Janine.
Ondan rica ettik.
"Mor kalpli" adam ne yer, ne içer, nerede çalışır?
Öğrenmesini istedik.
Öğrendi...
Eğer "gazi" çalışabilir durumdaysa, devlet ona mutlaka iş buluyor.
Çalışamayacak durumdaysa.. .
Devlet onun bütün ihtiyaclarını, ömürboyu karşılıyor..
* * *
AMERIKA' da beyaz, siyah, kadın, erkek, zengin, fakir "herkes eşit."
Ama "mor kalpli" ! adam, "üstün insan."
"Ayrıcalıklı."
Onun sahip olduğu ayrıcaliğa "Amerikalı parlamenter bile" sahip değil.
* * *
AMERIKA' dan döneli haftalar olacak.
Kafamız hala "mor kalpli" adamda.
O "mor kalpli" adam, ülkesi icin yaralandı.
Ya bizim "gazilerimiz" ne icin, kim icin yaralandilar?
Ey gazi!..
Yakana bir madalya takamadık.
Madalyalı pek çok "Kurtuluş Savaşı Gazisi" ni ise bir dilim ekmeğe muhtaç ettik.
....
(Yavuz Donat 11 Ocak 1998 Milliyet)

Günün Sözü : " Gazi, vatan sevgisinin sembolüdür. Şehit ve Gazi, toprağı vatan; insanı ulus yapan değerlerdir.   Kaynak: Gaziler günü ile ilgili güzel sözler


15 Şubat 2020, Antalya-Türkiye




13 Şubat 2020 Perşembe

YAŞAM HAKKINA SAYGI




Görüntünün olası içeriği: açık hava



     Merhaba Gönül Dostlarım,

     Hayvanlar, bu dünyayı birlikte paylaştığımız canlılardır. İnsanoğlu hayvanlarla bir arada         uyum içinde yaşayabildiği sürece bu dünyada var olabilir. Eğer hayvanları korumazsak,         onları sevmezsek, onların yaşam hakkına saygı duymazsak, bizim de bu dünyada                 yaşam şansımız olmaz. 
Eminim ki  hepiniz bir defa da olsa bir hayvanın başını okşamış, ona sevgiyle bakmışsınızdır. Ve yine eminim ki hepiniz şunu çok iyi biliyorsunuz bu dünya sadece bize ait değil. Bizim ne kadar yaşama hakkımız varsa hayvanlarında özgürce yaşama hakkı vardır.
Bunları bildiğimiz halde birçok insan hala hayvanlara zarar vermekte, onlara şiddet uygulamaktadır. Belki inanmazsınız ya da inanmak istemezsiniz ama bu davranıştan utanmadan, hiç arlanmadan zevk alırlar.

Halbuki bir defa  da olsa hayvanların gözlerinin içine baksanız, sizden merhamet dileyen o masum tabloyu görürsünüz. Ama bazılarının kalpleri öylesine kararmış, öylesine mühürlenmiş ki bir hayvana verdiği zarar ona gayet normal gelmektedir.

Esasında her şey sevmekle başlar. Bizi biz yapanda sevmekten başkası değildir.Yüreğimizde bu sevgi okyanusu varken neden bu sevgiyi hayvanlara da göstermeyelim. Sizlerden merhamet bekleyen hayvanlara merhamet edin. Unutmayın ki hayvanları sevmeyen insanları sevmez; hayvanlara merhamet etmeyen insanlara hiç merhamet etmez.
Aşağıdaki yazıyı okuduğunuzda , sokak hayvanlarına gösterilen sevgi, merhamet, acıma adını siz koyun, bu duygularla gelişen toplumlarda hayvanların  nasıl korunduğu hayvanlara ne tür imkanlar sağlandığı diğer canlılara karşı oranın halkının nasıl bir kültüre sahip olduklarına şahid olacaksınız. 
****
'Moskova’da sokak köpekleri sabahın erken saatlerinde yaşadıkları varoşlardan yola çıkıyorlar… Metroya binip, kolaylıkla yiyecek buldukları şehir merkezine geliyorlar…
Sokak köpeklerinin geceyi geçirdikleri varoş bölgelerine gitmek için metro kullandıklarını farkeden uzmanlar onları incelemiş.
Bu incelemenin sonunda elde ettikleri bulgular onları daha da şaşırtmış. Dr. Andrei Poiarkov gözlemlerini şöyle anlatıyor: “Farkettik ki, köpekler doğru metro durağında inmek için alıştırma yapıyorlar. Birbirlerine metroda ne kadar kalmaları gerektiğini öğretiyorlar. Bu köpekler için en iyi yiyecek kaynağı şehir merkezinde… O yüzden de yaşadıkları bölge olan varoşlardan şehir merkezine gitmeyi öğrenmeleri gerekiyordu. Onları incelememiz sonuncunda farkettik ki, sabah erken saatlerde metroya binip şehir merkezine gidiyorlar, akşam mesai bitiminde de tekrar metroya binip varoşlara dönüyorlar. İnsanlardan hiçbir farkları yok.Bazen trende uyuyakalıyorlar ve inmeleri gereken durağı kaçırıyorlar… İncelememiz sırasında sokak köpeklerinin trafik lambalarına da uygun hareket ettiklerini gördük. “

Tabii, bu arada Moskova halkının da bu köpekleri, itip kakmak, şikayet etmek, görevlileri çağırıp barınaklara attırmak yerine, beraberce seyahat etmeleri ciddi bir alkış gerektiriyor.'Moskova’ da sokak köpekleri sabahın erken saatlerinde yaşadıkları varoşlardan yola çıkıyorlar… Metroya binip, kolaylıkla yiyecek buldukları şehir merkezine geliyorlar…
Sokak köpeklerinin geceyi geçirdikleri varoş bölgelerine gitmek için metro kullandıklarını farkeden uzmanlar onları incelemiş.

Bu incelemenin sonunda elde ettikleri bulgular onları daha da şaşırtmış. Dr. Andrei Poiarkov gözlemlerini şöyle anlatıyor: “Farkettik ki, köpekler doğru metro durağında inmek için alıştırma yapıyorlar. Birbirlerine metroda ne kadar kalmaları gerektiğini öğretiyorlar. Bu köpekler için en iyi yiyecek kaynağı şehir merkezinde…O yüzden de yaşadıkları bölge olan varoşlardan şehir merkezine gitmeyi öğrenmeleri gerekiyordu. Onları incelememiz sonuncunda farkettik ki, sabah erken saatlerde metroya binip şehir merkezine gidiyorlar, akşam mesai bitiminde de tekrar metroya binip varoşlara dönüyorlar. İnsanlardan hiçbir farkları yok.Bazen trende uyuyakalıyorlar ve inmeleri gereken durağı kaçırıyorlar… İncelememiz sırasında sokak köpeklerinin trafik lambalarına da uygun hareket ettiklerini gördük. “
Tabii, bu arada Moskova halkının da bu köpekleri, itip kakmak, şikayet etmek, görevlileri çağırıp barınaklara attırmak yerine, beraberce seyahat etmelerine ciddi bir alkış gerektiriyor.

Alıntı

https://youtu.be/36gfHNJ3Uwo

Günün Sözü : " Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki  gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir."  Mahatma Gandi



13 Şubat 2020, Antalya-Türkiye





12 Şubat 2020 Çarşamba

BİR ÖNERİM VAR !




Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, gülümsüyor, çiçek, açık hava ve doğa


Merhaba Gönül Dostlarım,

“Sevgililer gününde, sevdiğimize vereceğimiz en güzel hediye, neden hepimizin sevgilisi ve geleceği olan çocuklara destekte bulunmak olmasın?” fikri ile yola çıkan kampanya gönüllüleri, Sevgililer Gününde hediye olarak eğitim derneklerine bağış yapmanın, yalnız bu yıl değil, bundan sonra sürekli bir tercih olması için bu hareketi her yıl devam ettireceklerini belirttiler. 
İnsanlara bir başka yardım şeklini aşağıdaki yazıdan da  öğrenebiliriz...
****
“14 Şubat yaklaşıyor.
Kadın, erkek, evli, bekar hepiniz panik içinde ne alacağınızı
düşünmeye başladınız.
Bu 14 Şubat'ta sevgilinizi şaşırtın ve bana hediye alın.

çöp konteyneri yanında çöp toplayan çocuk resim ile ilgili görsel sonucuPirinç, makarna, battaniye, gül, çiçek ne alacağım diye düşünmeyin.
Bir markete,mağazaya veya bakkala girin
ve ilk gördüğünüzü alın.
500 karat pırlanta ya da altın kaplama saat almışsın gibi sevindiğimi göreceksiniz.

Bana nasıl ulaşacaklarını bilmeyenler için tarif edeyim...

Hani geçen gün yolda yürürken sümüklü bir çocuk görmüştünüz ya, işte o benim.
Her gün önünden geçtiğiniz harabe bir gecekondu var ya, işte orada oturuyorum.
Hani geçenlerde karton yığınlarında uzanmış hasta ve yaşlı bir adam dikkatinizi
çekmişti ya, işte o adam benim.

çöp konteyneri yanında çöp toplayan çocuk resim ile ilgili görsel sonucuSırtımda bebeği ile geçen gün çöpünüzü karıştıran kara kuru bir kadın vardı ya, işte o kadın benim.
Bana hiçbir yerde denk gelemediyseniz çöpün yanına bakın;
bir lokma ekmeğe muhtaç o mahsun bakışlı köpek benim.
Eğer hâlâ göremediyseniz çöpün üstüne bakın;
atılan camlardan ayağımın kesilmesi pahasına bir poşette belki bir lokma yiyecek bulurum umuduyla çöpün açılmasını biçare bekleyen kedi benim...

Gelin...Hediyenizi bana verin...
Yüzümdeki şaşkın gülümsemeyle fotoğrafımı çekip sevgilinize hediye olarak gönderin.
Bence bunu bir düşünün.
İkinize de çok iyi gelecek, en çok da bana...”
Not:
Eğer bu fikri beğenirseniz,
kopyalarak paylaşın ki hediyelerim çoğalsın...
(Alıntıdır...)


Günün Sözü :." Tüm canlılar için geçerli bir önerme var: Eğer ihtiyaç içinde yaşamayacak kadar şanslıysak, ihtiyaç duyan başkalarına yardım etmek doğal bir içgüdüdür."

12 Şubat 2020, Antalya-Türkiye