24 Mayıs 2019 Cuma




RAMAZAN SOHBETLERİ ( 6 )

RAMAZAN DAVULCULARI ile ilgili görsel sonucu


Merhaba Gönül Dostlarım,

" Ramazan Sohbetleri " adı altında Ramazan Ayı boyunca yayınladığım yazılarımın sonuncusu olan bu yazımı  ve  geçmişte yaşanmış  gülünç bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istedim.

Ramazan ayının özellikle Müslüman Türk toplumunun dinî hayatında müstesnâ bir yeri vardır. Türk milleti, Ramazan'ı yılda bir defa gelen önemli bir misafir olarak kabul eder ve hazırlıklarını buna göre yaparlar.

Aramızdaki çekişmeleri, tefrika ve ihtilâfları, şahsî menfaat hesaplarını ve basit düşünce farklılıklarını bertaraf etmeli; her zamandan daha çok muhtaç olduğumuz ve Yüce Dinîmizin bizden ısrarla istediği; barış, hoşgörü, kardeşlik, birlik ve beraberliğimizin güçlenmesini, insânî ve ahlâkî meziyetlerin yeniden yeşermesini sağlamalıdır.
 Son olarak Allah' ü Teala Ramazan ayı boyunca yaptığımız tüm ibadetlerimizi dergahı İzzettinde kabul etsin, nice Ramazan Aylarına  sağlık ve mutlulukla 
erişmeyi nasip etsin... 

Çok değerli gazeteci Ağbimiz Hasan Pulur' u  Rahmet, sevgi ve saygıyla yad ediyoruz, Ruhu Şad olsun...



İbrahim Birol

Uzun yıllar önce Bursa’da bir davulcu yaşıyordu…
Ramazan gecelerinde sahurda insanları uyandırmak için davul çalan adamcağız, geriye kalan 11 ayda ise düğünlerde, şenliklerde, mitinglerde hünerini sergileyip ekmek parasını kazanıyordu…
Aradan yıllar geçti, davulcu yaşlandı ve aklına o güne kadar hiç düşünmediği bir soru gelip oturdu; hayatını ramazan ayları dışında içkili düğünlerde, eğlencelerde de davul çalarak kazanmış, kefen parasını da bu kazandıklarından bir kenara ayırmıştı… Aklını kurcalayan soru işte burada devreye giriyordu:
–Acaba bu kefen parası caiz miydi, değil miydi?..
Düşündü, taşındı Diyanet İşleri Başkanlığı’na danışmaya karar verdi… Durumu anlatan bir mektup yazıp aynı soruyu sordu, gelen yanıtla başından aşağıya adeta kaynar sular dökülmüştü:
-Caiz değildir!..
Adamcağız büyük bir üzüntü içinde hikayesini dönemin en ünlü yazarlarından Hasan Pulur’ a yazdı. Mektubu büyük bir şaşkınlık içinde okuyan Pulur, “Olaylar ve İnsanlar” köşesine taşıyıp, adamcağızın hikayesini ve Diyanet’in verdiği cevabı anlattıktan sonra şu soruyu sordu:


–Diyanet “caiz değildir” diyorsa demek ki bir bildiği vardır !
Benim de onlara bir sorum olacak:
Oradaki din görevlileri maaşlarını devletten alıyor. Devlet ise bu paraları halktan aldığı vergilerden ödüyor. Vergi verenlerin içinde meyhanecisi de var, kumarhanecisi  de var… Bu durumda aldıkları maaş caiz midir, değil midir?!.
Ortalık karıştı tabii !
Sonunda Diyanet İşleri Başkanlığı,
“Konu yanlış anlaşılmış, yanlış karar verilmiştir. Kefen parası caizdir” açıklaması yaptı!..
-Ruhun şad olsun Hasan Abi…

MUZAFFER DİNÇ.
Naftalin Kokulu Zamanlar

Günün Sözü : “Her engel bir fırsɑttır. Kɑlp kırıklığı, mutlu olmɑk için; hɑstɑlık, iyileşmek için; nefret, sevmek için; suç, bɑğışlɑmɑk için; bɑşɑrısızlık, bɑşɑrılı olmɑk için bir fırsɑttır.” Anthony Robbins

İbrahim Birol,   http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/

24 Mayıs 2019, Antalya-Turkey


18 Mayıs 2019 Cumartesi

KURTULUŞUMUZUN 100. YILI 19 Mayıs 1919





19 mayıs 1919 samsun ile ilgili görsel sonucu


Merhaba Gönül Dostlarım,


Şanlı Türk Tarihi birçok başarılarla süslüdür. Tarihimizde yaşanmış olan bu başarılar hiçbir zaman unutulmaması için ve  bu başarıları elde eden insanlarımızın hatırlanması amacı ile belirli gün ve haftalarda bir dizi etkinlikler düzenlenmektedir.
Milletçe kutladığımız bu milli bayramlardan birisi de 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'dır. 19 Mayıs tarihi Türkiye Cumhuriyeti için çok şey ifade etmektedir. 19 Mayıs 1919 günü Atatürk'ün Samsun'a milli mücadeleyi başlatmak için geldiği bir gün olması sebebiyle aslında Türk milletinin de kurtuluşunun başladığı gündür. Atatürk'ün doğum gününü soranlara, 19 Mayıs' ı işaret etmesi bunun en büyük kanıtıdır.
19 Mayıs 1919 tarihi, bir toplumu esaret altında kalmaktan kurtaran, Türk Milletinin ulus olmaya yönelik olarak yazgısını değiştiren, yarınlarını aydınlatan, sonuçta tam bağımsızlığını sağlayan Türk ulusunun ve Atatürk'ün doğum günüdür. Atatürk'ün Samsun'a çıktığı günün milli mücadelenin başladığı gün olarak kabul edilmesi, 19 Mayıs 1919 tarihine büyük bir anlam katmaktadır. Atatürk'ün bu günü gençlere armağan etmesi, gençlere güvendiğinin bir göstergesidir.
19 Mayıs 1919 Türkiye' yi aydınlatan güneşin ışığını yansıtıyor. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımızın ulusumuza kutlu olsun.


SamsunMilli Mücadeleyi başlatmak için Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkışının 100. yılı etkinlikleri kapsamında, Türkiye'nin dört bir yanından Samsun'a gelen gençler 1919 metre uzunluğundaki Türk bayrağını taşıdı.


19 Mayıs 1919, Türk Ulusunun uyandığı, emperyalizme başkaldırdığı Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ya istiklal, ya ölüm" diyerek ulus egemenliğine dayanan, tam bağımsız bir devlet kurma kararının yaşama geçirildiği gündür.
Alıntı

https://youtu.be/Zb_fVtehoRU
Günün Sözü : " Atatürk'ün geleceğimizin teminatı olarak gördüğü gençlerimizi yürekten selamlar, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı' nın 100.  yıl dönümünü en içten duygularımla kutlarım."

İbrahim Birol

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
19 Mayıs 2019, Antalya- Turkey

RAMAZAN SOHBETLERİ ( 5 )





İlgili resim





Merhaba Gönül Dostlarım, 

" Ramazan Sohbetleri " adı altında sürdürmekte olduğum yazılarımın bugünkü konusu,
" Görme engelli Bülent Acun,Yüzde doksan beş görme özürlü… görme nimetini duyumsayamayan, hissedemeyen birçok gören göze örneklik teşkil edecek bir hayatın sahibi. Kur’ anı dinleyerek ezberlemiş. Derin gayret… Dört yıllık ilahiyat fakültesi mezunu, Erzurum Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi' ni bitirmiş… Görme engelinin arkasına sığınıp bahaneler üretmemiş hiçbir zaman. En ortasından dalmış hayata. Hayatı engellerle ulaşılmaz kılmamış. Gözlerinin görmediğini ama gönül gözünün sonuna kadar açık olduğunu vurgulamaktan da geri durmuyor.
Bir müezzin/kayyım… Hafız, şair, yazar, birçok sivil toplumunun kuruluşunda görev almış, elini taşın altına koymuş. Kaçmamış vazifeden… Bütün bunların yanında çok ciddi bir kitap sevgisi var. Evinde devasa bir kitaplığı var. Kütüphane de diyebiliriz. Kitaplarının sayısını hatırlayamıyor."

Alıntı

Kısada olsa burada  kişiliğini yansıtmaya çalıştığım Bülent Acun' un güzel yazılarından biri olan " Adanmış Bir Din Görevlisi " başlıklı yazısını  " Gerçek Dostlar" okuyucularıyla   paylaşmak ve tanıştırmak istedim.

Yazının sonunda değerli kişisel eleştirilerinizi, kendi iç dünyanızda yorumlamanızı tavsiye ederim..



İbrahim Birol

ADANMIŞ BİR DİN GÖREVLİSİ

Diyanet İşleri Başkanlığı, her yıl Ekim ayının ilk haftasını Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutluyor. Haftanın her yıl özgün bir tema belirlenerek kutlanması; düşünce, gayret, söz ve amacın bir noktada toplanmasını sağlayarak belirlenen temaya geniş bir alan açıyor. Bu yıl Camiler ve Din Görevlileri Haftası' nda “din hizmetine adanmış ömürlerin şahsında adanmışlık” üzerinde durulacak.
Adamak ve adanmak asil insanlara has soylu bir eylemdir. Bu gün isimlerini saygı, hasret, minnet ve rahmetle andığımız şahsiyetlerin hepsi ya bir adayışın ya da bir adanışın eseridir.
Adamak ve adanmak her meslek erbabı için önemlidir. Fakat hademe-i hayrat olan din görevlileri için daha da önemlidir. Din görevlisini, din gönüllüsü kılan erdemlerin en başında adanmışlık gelir.
Atanmış olmak gayret ister, bilgi ister, belge ister, adanmış olmak ise bütün bunların ötesinde bilgelik ister, yürek ister, emek ister. Allah Teala' nın insanlar arasından seçtiği peygamberler, bize her konuda olduğu gibi adamışlık ve adanmışlık konusunda da rehberlik etmektedirler. Onlar adanmışlar kervanının önde giden en kutlu yolcularıdır. Fahri Kâinat Efendimizin kendisini ümmetine adayarak, bütün insanlığın hidayeti için sarf ettiği gayret bizim için ne muazzam bir şayanı hayrettir.
Her biri saadet çağının müstesna birer siması olan sahabe-i kiram efendilerimizde “Ya Resulullah! Anam babam sana feda olsun.” diyerek bu yolda Mekke'den Medine'den Şam' dan servetten, şöhretten, şandan icab ettiğince tatlı candan geçmek suretiyle adayış ve adanış semasının da yıldızları olmuşlardır.
Âlimler kendilerini ilim ve irfana adadıkları için “peygamberlere” varis olmuşlardır.
Şehitler canlarını hak yola feda ettikleri için Rabbimiz “Onlara ölü demeyin onlar diridirler.” buyurarak onlara verdiği değeri açıkça beyan ediyor.
Sadıklar, salihler, arifler, âşıklar hepsi bu kutlu kervanın bahtiyar yolcularıdır.
Raflarımızı süsleyen kitaplar, gözümüzü, gönlümüzü açan sanat eserleri, kulağımızın pasını silen sesler ve nağmeler; saraylar, kervan saraylar, hanlar, hamamlar, kaleler, camiler... Evet bütün bunların her biri Hakka ve hayra adanmış ömürlerin eserleri, şaheserleridir.
Camiler ve din görevlileri haftası ve haftanın bu yıl ki mühim temasından hareketle, din hizmetlerine adanmışlık üzerine duygu ve düşüncelerimizi serdetme sadedinde deriz ki:
Adanmış bir din görevlisi; camide cemaatine önder, şehrinde cemiyetine rehberdir. O, kürsüsünün müezzini, minberinin hatibi ve içinde yaşadığı toplumun gönül doktoru, tabibidir.
Adanmış bir din görevlisinin sarığı; izzet ve heybeti, cübbesi ise şefkat ve merhameti temsil eder.
Adanmış bir din görevlisi; görev yaptığı caminin, insanların sadece namaz kıldığı değil aynı zamanda onların hakikati buldukları ve kendilerine geldikleri mekân olması için elinden gelen gayreti gösterir.
Adanmış bir din görevlisi; bulunduğu şehrin saat kulesi gibidir. Ona bakan herkes zamanın hakikatini görür.
Adanmış bir din görevlisi; içinde yaşadığı toplumun sırdaşı, yoldaşı ve arkadaşıdır. O küsenleri barıştırır, ayrılanları kavuşturur, böylece fitne ve fesadı savuşturur.
Adanmış bir din görevlisi; müstesna bir ruh işçisi, muhterem bir mabed bekçisidir. Bundan dolayı o bir hakikat emekçisidir.
Adanmış bir din görevlisi; tam bir dua, dava ve deva adamıdır. O elinden kalemi, dilinden güzel söz ve selamı asla düşürmez.
Adanmış bir din görevlisi; ezanıyla İslam'ın, vaaz ve hutbesiyle ilim ve irfanın, namazıyla da ihsanın sesidir. O insanları hep hakka, hakikate, hikmete ve marifete çağırır. İnsanların doğumundan, ölümüne hayatlarının bütün safhalarında onların yanı başındadır.
Adanmış bir din görevlisi; Allah'ın kullarına Allah'ın evinde Allah'ın dinini öğreten bir Kur-an muallimidir.

Bülent Acun

Günün Sözü : " İmkansız olduğuna inanılan her şey, sadece birisi onu yapana kadar imkansızdır.” Anthony Robbins

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
18 Mayıs 2019, Antalya-Turkey

16 Mayıs 2019 Perşembe

RAMAZAN SOHBETLERİ ( 4 )





İSHAKPAŞA SARAYI


Merhaba Gönül Dostlarım,


Ramazan ayıyla birlikte daha çok ziyaretçiyi ağırlıyor.

Kimisi Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (S.A.V) bir sözünü emir telakki ederek Anadolu’ya at sırtında gelmiş, kimisi zamanın alimi, sözü geçen büyüğü, evliyası olarak buralarda vefat etmiş. Ama hepsinin ortak noktası hayatlarını Allah’ ı anlatmak, Peygamber’in (S.A.V) yaşantısını duyurmak üzerine kurmaları olmuş. İstanbul’un ve Anadolu’ nun manevi atmosferini ayakta tutan kutsal mekanlar Ramazan ayı ile birlikte ruhunu maneviyat ile doyurmak isteyenlerin akınına uğruyor.

Dünkü Yazımda İstanbul' un Kutsal Mekanlarını tanıtmaya çalıştım, bugün de Güzel Anadolu' muzda  Ramazan' da nereleri ziyaret etmeli, huzur bulacağımız cami ve kutsal yerleri sizler için derledik...
İslam dininin manevi atmosferini ayakta tutan ve ruhunu doyurmak isteyenlerin ziyaret ettiği mekanlar nerelerde bulunuyormuş hep birlikte inceleyelim. 

İbrahim Birol

RAMAZANDA ANADOLU'  DA GÖRÜLMESİ GEREKEN YERLER

Hamidiye Camii/ Kırşehir

KırÅŸehir'deki Hamidiye Camii'nin içi 'cennet' izlenimi veriyor Bakara suresinden esinlendi - Sayfa 4Kırşehir'de Yenice Mahallesi’ nde 1910’ lu yıllarda kerpiçten küçük bir mescit şeklinde yapılan ve zamanla ihtiyacı karşılamayınca yıkılıp yeniden inşa edilen Hamidiye Camisi, içine yapılan resimlerle sıradışı bir görüntü sergiliyor. Azerbaycanlı bir mimar tarafından iç resimleri yapılan ve bu yıl açılan camiye ibadet etmek için kentin farklı yerlerinden kişiler geliyor. Camide, Bakara Suresi’ nin 22. ayetindeki ifadelere uygun olarak giriş bölümüne asma ağaçları, pencere aralarına kavak ağaçları, mihraba şelale, tavanına gökyüzü ve bulutlar resmedilen ve zeminine çimeni andıran yeşil renkli halı serilen camiye gelenler hayran kalıyor. Caminin dış duvarlarında büyük harflerle Arapça “Allah” ifadesi yer alıyor.

 Hamidiye Camii Video görüntüsü


https://youtu.be/VUrJV_WSfxs




Alıntı : Biletal.com

Günün Sözü :"  Aziz olan Allah'a yalvarın ki aciz olan insana muhtaç olmayasınız.

Hüdaya sarılın ki onun rahmetinden cüda olmayasınız."  Bülent Acun

ibrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/

16 Mayıs 2019, Antalya-Turkey



15 Mayıs 2019 Çarşamba

RAMAZAN SOHBETLERİ (3)






Merhaba Gönül Dostlarım,

 "Ramazan Sohbetleri" olarak başlattığım yazı dizisinin bugünkü konusu  Ezgi İBİLİ hanımefendinin " Ramazanda İstanbul' da Gezilmesi gereken 15 Yer"  başlıklı yazısını sayfamıza taşıdım.
Gezi yerlerinin anlatımlarının fazla olması nedeniyle, aşağıda mavi olarak belirtilen linkler üzerine tıklandığında,  ilginizi çeken gezi yerlerinin görüntülü ve açıklamalı anlatımlarını izleyebilirsiniz. İyi seyirler.


İbrahim Birol


RAMAZANDA İSTANBUL' DA GEZİLMESİ GEREKEN 15 YER
“Oruç; dünyanın albenisinde yitirdiğimiz benliğimizi kimsesizleri hatırlamakta bulduğumuz vuslat zamanı.” demiş Bülent Acun. Daha iyi başka nasıl anlatılabilir ki Ramazan’ ın varlığı ve kutsallığı? Böylesine ulvi bir görevi icra ederken de kendini biraz olsun arındırmayı hedefleyen kimselerin kalabalık içine karışmayı ve kutsal mekanlarda bulunmayı istemesi hayli doğal. Ramazan kalabalık sofralar arzu ettiği kadar hoşgörülü ve birbiriyle sevgi, saygı çerçevesinde görüşen insanlara da ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla en kötü duygulardan arındıran, saf duyguları harekete geçiren kutsal yerleri ziyaret etmek Ramazan ayının gerekliliklerinden biri haline geliyor. Bu sebeple kendini İstanbul sokaklarının akışına bırakan nice insan, sayısız kutsal mekânın içinde “nereye gitsem” havuzunda debeleniyor. Dolayısıyla bu durumlarda ihtiyacınız olan tek şey, iyi bir rehber olacaktır. Ramazan ayının en hareketli ve en bereketli noktalarını işaret etmek adına derlediğimiz bu yazıda 15 kutsal mekânın izini bulacaksınız.

  Ezgi İbili
Blogger, içerik yazarı, editör, besteci, söz yazarı, gitarist, turizmci, seyahat tutkunu, müzik ve kedilere hasta☺️
Günün Sözü : “Oruç; dünyanın albenisinde yitirdiğimiz benliğimizi kimsesizleri hatırlamakta bulduğumuz vuslat zamanı.” Bülent Acun.

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
15 Mayıs 2019, Antalya-Turkey