25 Mart 2020 Çarşamba

HAYAT ÖYLE BİR SIR Kİ...




























Merhaba Gönül Dostlarım,  
                                                       
İnsanoğlu gökdelenleri diker, aya gider de...
Küçücük canlı bir çiçeği yaratmaktan acizdir...
Ya da görünmez bir virüsle mücadele etmekten...
İşin sırrı çok farklı...

Mevlana der ki, işin sırrı..

Hayat öyle bir sır ki...
Önce şükür...
Önce sabır...
Sonra da inanmak gerek..
Bir gün gelir...
Açmaz dediğin çiçekler açar..
Gitmez dediğin dertler gider...
Bitmez dediğin zaman geçer...
Mevlana
Fakat, dertlerin geçmesi için öncelikle Yaradan’ ın yarattıklarına dert vermemek gerekir...
Doğa’ yı (çocukları, hayvanları, ormanları, atmosferiyle) katletmemek, korumak gerekir ki, derman istemeye yüzümüz olsun...
Alıntı

Doğa Konuşuyor
Bazıları bana "Tabiat" der. Bazılarıysa "Tabiat Ana".
4,5 Milyar yıldan fazla zamandır buradayım.
Sizden 22.500 kat daha uzun süredir. Aslında insanlara ihtiyacım yok.
Ama insanların bana ihtiyacı var. Evet, geleceğiniz bana bağlı.
Ben geliştiğimde, Siz de gelişirsiniz.
Ben gücümü kaybedersem, Siz de kaybedersiniz. Ya da daha kötüsü...
Ezelden beridir burdayım ben.
Sizden daha büyük türleri doyurdum.
Ve sizden daha büyük türleri aç bıraktım.
Benim okyanuslarım. Benim toprağım.
Benim çağlayan sularım. Benim ormanlarım.
Sizi içlerine alabilirler. Ya da ortada bırakabilirler.
Her gününüzü nasıl yaşamayı seçtiğiniz,
Beni önemseyerek veya hiçe sayarak,
Benim umrumda değil. Öyle,Ya da böyle.
Davranışlarınız "sizin" kaderinizi belirleyecek.
Benimkini değil.
Ben tabiatım.
Ben yoluma devam ederim.
Ben, evrimleşmeye hazırım.
Ya siz?

Alıntı
https://youtu.be/Cys_JoP99bg

Günün Sözü :
çiçek resimleri ile ilgili görsel sonucu
" Bir gün gelir... Açmaz dediğin çiçekler açar..
Gitmez dediğin dertler gider... Bitmez dediğin zaman geçer..".
Hz. Mevlana









25 Mart 2020, Antalya-Türkiye



24 Mart 2020 Salı

BUDA GELİR BUDA GEÇER...



Görüntünün olası içeriği: bitki, gökyüzü, ağaç, çiçek, açık hava ve doğa
























Merhaba Gönül Dostlarım,
4 yaş günü ile ilgili görsel sonucu


" 24 Mart 2016 tarihinde başlattığım Blog yazılarımın bugün 4. yılını kutlamanın mutluluğu içinde, tüm Dünyadaki  ' Gerçek Dostlar'  ailesine yazılarıma gösterdikleri ilgilerinden dolayı,  sonsuz teşekkürlerimi ve saygılarımı iletir, Sağlıklı ve Mutlu günler dilerim..."





Dünkü ' Mucizelere İnanmak ' başlıklı yazımla bağlantılı olarak bugün  bir başka paylaşım da daha bulunmak istiyorum.


“Bir gülün yaprağı dikendir hardır
Bülbül har elinde ah ile zardır
Ne de olsa kışın sonu bahardır
Bu da gelir bu da geçer ağlama.”
Ne güzel hatırlatır Aşık Daimi bu ölümsüz türküsünde bize hayatın sırrını. Her şey gibi bu da gelir, geçer. Soğuk kış aylarında, soğuk etkisi yapan olayların ortasında, Aşık Daimi' nin bu mısralarını hatırlıyalım.  insanının teslimiyeti, inanmışlığı ve umutlu bakışının en iyi mısralarındandır. 
Sezen Aksu'dan bunun türküsünü dinlemek de ayrıca çok etkileyicidir. İnsanız, yaşadığımız günlere, insanlığın çektiği çilelere bakınca hüzünlenmemek mümkün mü? Bazen umutsuzluğa kapılmamak da elde değil.
Zor zamanlardan geçiyoruz. Zor imtihanlar. 
Koronavirüs salgını, sağlık olmayınca, sahip olduğumuz geri kalan şeylerin hiç bir önemi olmadığını hatırlattı bize. Özgürce dolaşabilmenin ne kadar değerli olduğunu da.
Üzülüp dert ettiğimiz şeyleri bir kenara bıraktık. Nefretin, düşmanlığın, hırsların, güç oyunlarının ne kadar manasız olduğunu görüverdik bir anda. Paranın sağlığı satın alamadığını da.
Evde kaldığımız şu günlerde bir şeyleri idrak edemediysek, halâ kin, nefret, öfke içindeysek, BİRLİK bilincini hissedemiyorsak, ve halâ siyasetin zehirlediği zihnimizi ve yüreğimizi temizlemeye çalışmıyor, sabah akşam söyleniyorsak yazık bize. 


Ve artık neyi yapıp neyi yapmamamız gerektiğini biliyoruz. Tedbiri elden bırakmadan,
Sürekli bir şeyler paylaşılıyor, Korona bize şunu hatırlattı, bunu gösterdi, şunu yapıyorduk, böyle olmuştuk, çığrından çıkmıştık diye hazırlanmış videolar, sosyal medyada yazılar paylaşılıyor. Ancak hiç kimse bunun içine kendisini koymuyor. Kendinden başka herkes azgın bir topluluk haline geldi ve böyle bir uyarıyı hak etti diye düşünüyor.
Oysaki SEN değişmeden hiç bir şey değişmez. SEN düşüncelerini, duygularını, yaydığın öfkeyi değiştirmezsen, Dünya daha iyiye gitmez.
"Kötü insanlar kötülüklerine devam ediyor, ben iyi düşünsem, iyi konuşsam ne olacak ki" diyenler uyandığında, Dünyada mucizeler çoğalacak 

Bu günler geçecek. Bir anı olarak anılacak değerli arkadaşlarım. Güzel enerjilerimizi birleştirerek iyileşmeye destek olabiliriz. İyileşmenin hızlandığına, normal hayatlarımıza çok yakında döneceğimize, her şeyin yoluna girdiğine, alınan önlemlerin işe yarayıp yaramadığına ve  bu hastalık sona erdiğinde bizleri nelerin  beklediğine  odaklanalım...

" Ne de olsa kışın sonu bahardır
Bu da gelir bu da geçer ağlama.”

Bu yazı farklı makalelerden alıntı yapılarak derlenmiştir.
İbrahim Birol

https://youtu.be/Kw0rdy_Nqdk

nede olsa kışın sonu bahardır ileilgili resimler ile ilgili görsel sonucu
24 Mart 2020, Antalya-Türkiye







23 Mart 2020 Pazartesi

MUCİZELERE İNANMAK...




Görüntünün olası içeriği: ağaç, bitki, çiçek, açık hava ve doğa


Merhaba Gönül Dostlarım,

Güneş doğduysa, bahar geldiyse umut vardır. Bugünlerde Koronavirüs ile mücadele kapsamında ülkemdeki sokağa çıkma yasağı uygulaması nedeniyle 65 yaş üzerinde olan ' Gönül Dostlarım" olarak her ne kadar tam anlamıyla Doğada olamıyorsak da,  hiç değilse İlkbaharın düşünü kuralım, hatta bulunduğumuz  yer nerede olursa olsun ' Evde Kal Çağrısına' uyarak derin nefeslerle doğanın kokusunu yine de içimize çekmeye çalışalım.

Bugünlerde insanlığın başına musallat olan Korona Virüsü (2019-n)CoV' dan kurtulabilmek için, belki ilahi bir mucizeye ihtiyacımız var, yeter ki bizler hiçbir zaman inancımızı, mücadelemizi, yaşama hırsımızı ve sevincimizi kaybetmeyelim.

Umberto Eco: 'Gülmek korkuyu öldürür.' demiş. O halde umudumuzun yükselip, yüzümüzün gülümsediği, nice sağlıklı günlere hep birlikte ulaşa bilmek dileklerimle...

Aşağıdaki alıntı yazıyı 2016 yılı haziran ayının birinci günü ' Gerçek Dostlar' sayfamda sizlerle paylaşmıştım. Güzel bir yazı olduğu için bir kez daha okumanızı tavsiye ederim.

İbrahim Birol 

****
Böyle şeyler mümkün müdür. İnsan çok inandığında hayatta böyle mucizeler gerçekleşebilir mi?.  

Yüzyıllardan beri insanlar mucizeleri yaşıyor. Bu sadece sihirli bir şeyler demek değil. Televizyonda ve gazetelerde de görüyorsunuz yaşanan mucizeleri. Yaşama şansı yok denen bir insanın hayata geri dönmesi, 5. kattan düşen bir çocuğun yarasız kurtulması, zar gibi incecik kalan bir arabanın içinden bir ailenin canlı çıkması gibi. Bunlar sağlıkla ilgili mucizeler
"Hayatın sadece sıkıntılarla dolu bir yarış ya da sınav olduğuna inanmak ne kadar kolay değil mi? Başımıza kötü bir şey geldiğinde hemen ”zaten hayat bir sınav, acılar insanı olgunlaştırır, kader karşısında elimiz kolumuz bağlı” gibi umutsuz ve acınası cümleler kurarız hep. Peki ya öbür seçenek doğruysa? Hayatın gerçek mucizeler ve güzelliklerle dolu bir yol olduğuna inanmak bu kadar zor mu? 
Bence değil. 
Eskiden ya kadere boyun eğer ya da isyan ederdim. Artık ikisinin de doğru olmadığını anladım ve hayatın bu şekilde ne kadar güzelleştiğinin farkına vardım. Bu farkındalığımı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Hayatı anlamak o kadar zor değil çünkü. Hayaller kurmak hep kolayca yaptığımız bir şey ama hayallerimizden vazgeçmek nedense çok daha kolayca yaptığımız bir HATA!.. Önünüze ufacık bir tümsek bile çıksa vazgeçenlerdenseniz, kaybetmeye mahkumsunuz. Ama şimdi işin bu olumsuz tarafından değil de, doğru ve güzel olan tarafından bakacağız hayata."

Kaynak : http://www.kendinigelistir.com/mucizelere-inanmak/#ixzz4ALxyJeUA

https://youtu.be/rQNGiaZ0EAA


Günün Sözü : 

Görüntünün olası içeriği: doğa, şunu diyen bir yazı '..Ve bir şey olur, önceliklerin aniden değişiverir.. Dünkü hayalin, hırsın, üzüntün birden anlamsızlaşır. Dersin ki; "SAĞLIK OLSUN'

23 Mart 2020, Antalya-Türkiye



22 Mart 2020 Pazar

21-26 MART ORMAN HAFTASI



ormancılık günü ile ilgili görsel sonucu



Merhaba Gönül Dostlarım,

Dünya Ormancılık Günü ve Haftası
1971 yılında  Avrupa Tarım Federasyonu (CEA); 21 Mart gününü Kuzey yarım küresinde ilkbaharın, Güney yarım küresinde de sonbaharın başlangıç günü olarak kabul etmiş ve Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü (FAO) kanalı ile bunun bütün dünya ülkelerine tavsiye edilmesini sağlamıştır. O günden bu yana 21 Mart, “ Dünya Ormancılık Günü”, 21 Martı içerisine alan hafta da “Orman Haftası” olarak kutlamaya başlanmıştır. 
Türkiye ise  Dünya Ormancılık Gününü ilk defa 1975 yılında kutlamıştır. Ayrıca ülkemizde 21-26 Mart tarihleri arasında Orman Haftası kutlanır ve bu haftanın bir günü Ağaç Bayramı olarak kabul edilir ve uygun alanlar ağaçlandırılır.


ormanların faydaları ile ilgili görsel sonucu2020 Yılı  Dünya Ormancılık Günü 27 Mart Cuma günüdür. 


Nazım Hikmet ” Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” 

****
Ormanlar dünyadaki karaların üçte birini kaplar. Biyolojik açıdan en zengin ekosistemlerdir. Karalarda yaşayan bitki, hayvan ve böcek türlerinin yüzde 80’inden çoğuna ev sahipliği yaparlar.
Biyoçeşitliliğin korunmasında, iklim değişiminin önlenmesinde ve temiz hava sağlanmasında çok önemli rolleri vardır. İnsanlar için de yaşamsal önem taşırlar. Yaklaşık 1,5 milyar insan geçimini, barınmasını, yiyeceğini, yakıtını ve ilacını ormanlardan sağlar.

ormanların faydaları ile ilgili görsel sonucu
21 Mart günü tüm dünyada ve Türkiye’de ormanların önemine yönelik farkındalığın artırılması amacıyla  Dünya Ormancılık Günü olarak kutlanır. Her ülkede olduğu gibi ülkemizde de ormancılığın tanıtılması ile orman ve ağaç sevgisinin artırılmasına katkıda bulunmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlenir.

Ülkemizin yaklaşık 22,3 milyon hektarlık bölümünü kaplayan ormanlar eşsiz bir doğal güzellik ve zenginlik kaynağıdır. Ormanların korunması ve ağaçlandırma işleri cumhuriyetin ilk yıllarından beri özenle üzerinde durulan bir konudur.
 Bizler de ormanlarımıza sahip çıkmalı, onları korumalı, önemini duyurmaya çalışmalı ve elimizden geldiğince ağaç dikmeliyiz.
Alıntı: Kumbara Dergisi
****
bhutan neresidir ile ilgili görsel sonucuBugün sizlere dünyanın en küçük bir ülkesi olan Bhutan' ı  çok kısa bir anlatımla tanıtmağa çalışacağım . Bhutan' da neresi nereden çıktı şimdi  diyen gözlerinizdeki hayret dolu ifadeyi görür gibiyim. 
Bhutan Hindistan ile Çin Cumhuriyetinin arasına sıkışmış Himalayalar' ın tepeleri arasında  saklı kalmış, huzurlu ve dingin bu ülkeye havadan bakıldığında, pırıl pırıl bir gök yüzü, aralarında Everest' inde bulunduğu dik ve karlı tepeleri, koyu yeşile boyanmış vadileri ile bambaşka bir ülke olarak tanımlaya biliriz.
Bhutan ile ilgili daha fazla bilgiye aşağıdaki Link adreslerinden ulaşabilirsiniz.

https://youtu.be/NKkxX9WLsB4

https://youtu.be/T5_gmcatlGw

 Günün Sözü : " Yeşil görmeyen gözler, renk zevkinden yoksundur. Burasını öyle bir ağaçlandırın ki, kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın."  M. Kemal Atatürk


22 Mart 2020, Antalya-Türkiye

20 Mart 2020 Cuma

MİRAÇ KANDİLİ VE FAZİLETİ




Ayetli Miraç Kandili mesajları ile ilgili görsel sonucu




Merhaba Gönül Dostlarım,

Miraç Kandili 21 Mart Cumartesi gecesi icra edilecek.

Recep ayı içerisinde yer alan Miraç Kandili en önemli gecelerden biridir. Miraç Kandili Hazreti Muhammed'in göğe yükseldiği gece olması sebebiyle önemlidir. İki aşamalı bu gökler ötesi yolculuk, gerçekleşmiştir. Miraç Kandili gecesi ve gündüzünü şu şekilde ihya ederek geçirebiliriz; Miraç Kandili gündüzü oruçlu olarak geçirilebilir. Peygamber Efendimiz "Recep ayında bir gün ve gece vardır ki Receb' in 27. gecesidir. Kim o gün oruç tutar ve geceyi ibadetle geçirirse yüz sene oruç tutmuş ve yüz sene ibadet yapmış gibi olur" buyurdu. 
Miraç gecesi ne oldu? Miraç Kandili önemi, Miraç ne demek, anlamı nedir?.

Miraç, gökyüzüne yükselmek anlamında kullanılmaktadır. Bu yükseliş, fiziksel bir yükselme değildir. İnsanın yaptığı manevi bir yolculuktur. Miraç sözcüğü bazı yerlerde merdiven anlamını da taşımaktadır. Bunun yanı sıra manevi anlamda kazanılan ilerleme Miraç sözcüğü ile kastedilmektedir.

Miraç sözcüğü kutsal değerleri temsil etmektedir. Her insanın yaşamda sahip olduğu manevi ilerleyiş, o kimsenin kendi miracı sayılır. Bu durum bir aşama kaydetmek, mertebe atlamak anlamını içerir.


Peygamber Efendimiz bu gecenin Kadir gecesinden sonra en kutsal gece olduğunu belirtmişlerdir. Ebu Talip’in ve Hatice validemizin vefatı ile çok hüzünlenen, müşriklerin üç yıl süren ablukası ve Tâif' lilerin saldırıları karşısında daralan Hazreti Muhammed ve Müminler, bu miraç olayı ile muhteşem bir teselliye ve ihsan–ı İlâhîye nail olmuştur. 
Hazreti Muhammed “Ben mi’racdan daha güzel bir şey görmüş değilim.” diyerek o gecenin önemini anlatmıştır. Miraç Gecesi dünyaya dönerken ümmetine hediyeler getirmiştir.

Bu gece kutsal sayıldığı için namazın kılınacağı özel bir saat veya vakit tahsis edilmemiş. Hadislere göre Hz Muhammed bu yükselmede gök katlarını Cebrail ile birlikte aşarken sırayla Âdem, Yusuf, Yahya ve İsa, İdris, Harun, Musa ve İbrahim peygamberleri görmüş, yedinci kat gökten sonra Sidret'ül münteha’ya çıkmıştır. Cebrail’in Sidretü’ l-Münteha’dan ileriye geçememesi üzerine yolculuğunu tek olarak sürdürmüş, zaman, mekân ve cihetin olmadığı ifade edilen katta Allah ile aracısız görüşmüştür.
Dini Kitaplardan Alıntıdır

" Bu mübarek gecenin ülkemize, İslam âlemi ve tüm insanlığa sağlık, huzur, mutluluk ve hayırlar getirmesini, başta ülkem olmak üzere, evreni tehdit eden Koronavirüs salgınından tüm dünya insanlarının en az kayıp ve hasarla bir an önce kurtulmasını, bu gecenin yüzü suyu hürmetine, Rabbimden niyaz eder, bu vesile ile, 
Miraç Kandilinizi Kutlarım… Hayırlı Kandiller..."


20 Mart 2020, Antalya-Türkiye