27 Mart 2022 Pazar

GERÇEK BİLGİLER ( 2 )

 



Merhaba Gönül Dostlarım,

BİR KİŞİNİN EN ÜRETKEN YAŞI

Değerli okurlarım, yaşımı bilen iki değerli arkadaşım bana aşağıdaki bilgiyi gönderdi.

***
ABD'de yapılan büyük bir araştırma şunu buldu:
• Bir kişinin en üretken yaşı 60 ile 70 arasındadır...
• En üretken 2. insan aşaması 70-80 yaşları arasıdır...
• En verimli 3. aşama - 50 ve 60 yaş...
• Bundan önce, kişi henüz zirveye ulaşmamıştır...
• Nobel Ödülü kazananların yaş ortalaması 62'dir...
• Dünyanın en büyük 100 şirketinin başkanlarının yaş ortalaması 63...

***
Ve devam ediyor. Bu çalışma, NEW ENGLAND JOURNAL OF MEDICINE'da doktor ve psikologlardan oluşan bir ekip tarafından yayınlanmış. Şöyle bir cümle ile bitiyor: “Bu nedenle 60, 70 veya 80 yaşında iseniz hayatınızın en iyi seviyesindesiniz... Aileniz ve arkadaşlarınızın yaşlarıyla gurur duyabilmeleri için bu bilgileri gönderin...” Dediğim gibi yaşımı bilen iki dost bu araştırmayı benimle paylaşmış. Kendilerine teşekkür ediyorum. Gerçekten de üretici bir dönemimde olduğumu hissediyorum.

Ama ben bu yazıyı size şu soruyu sormak için yazıyorum: İnsanla ilgili bu tür araştırmalar neden hep dış kaynaklı? Acaba Türkiye’de bu gibi konularda araştırmalar yapılıyor da yayın ve haber verme konusunda aksayan bazı yönlerden dolayı bizim mi haberimiz olmuyor?
2020 yılı itibariyle Türkiye’de 130 devlet 73 özel üniversite olmak üzere toplam 203 üniversite var. Bu üniversitelerde toplam 174 bin 494 akademisyen var. Akademisyenlerin 28 bin 514'ü profesör, 16 bin 664'ü doçent, 40 bin 998'i doktor öğretim üyesi, 37 bin 651'i öğretim görevlisi, 50 bin 667'si araştırma görevlisi olarak çalışıyor. Bu gurur duyulacak güçlü bir bilim kadrosu. İnsanımızın sosyal ve psikolojik durumu ile ilgili araştırmaların yoğun olarak ülkemizde de yer almasını istiyorum. Örneğin,

- Meslek seçiminde gençlerin yüzde kaçı rehberlik alabiliyor? Kimler ne gibi rehberlik yapıyor?

- Öğretmenler emekli olduktan sonra zamanlarını nasıl değerlendiriyorlar? Kadın ve erkek öğretmenler arasında bir fark var mı?

- Türkiye’de iş kurmuş ve işini son 30 yıldır sürdürebilmiş kişilerin ne gibi sosyal ve psikolojik özellikleri var? Mesela, içine doğup büyüdükleri ailenin sosyal -ekonomik-psikolojik-kültürel özellikleri; eğitim düzeyleri ve eğitim türleri; kendisine rehberlik yapmış insanlar var mı, var ise onların özellikleri; karakter yapıları ve yaşam felsefeleri ne, gibi.

Bilmem bu tür sorular sizin de ilginizi çekiyor mu? Türkiye’yi Türk bilim insanları tarafından yapılan bilimsel araştırmalarla tanımak bana önemli görünüyor. Planlama ve projeler yapılırken bilimsel araştırmalardan elde edilen bilgiler yol gösterici olur. Aklıma gelen diğer araştırma konularını sizinle paylaşmamı ister misiniz? Okuduğunuz için teşekkür ederim. Selamlar, sağlıklı günler.

(Doğan Cüceloğlu / 27 Aralık 2020)


  Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                             İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara  
 27 Mart 2022 Antalya-Türkiye


24 Mart 2022 Perşembe

GERÇEK BİLGİLER ( 1 )

 




Merhaba Gönül Dostlarım,

“George Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi müdürü, yaşlı bir kişinin beyninin yaygın olarak inanıldığından çok daha pratik olduğunu savunuyor. Bu yaşta, beynin sağ ve sol yarım kürelerinin etkileşimi uyumlu hale gelir ve bu da yaratıcı olanaklarımızı genişletir. Bu nedenle 60 yaş üstü insanlar arasında yaratıcı faaliyetlerine yeni başlayan birçok kişilik bulabilirsiniz.

Elbette beyin artık gençlikteki kadar hızlı değil. Ancak esneklik kazanır. Bu nedenle, yaşla birlikte doğru kararları verme olasılığımız artar ve olumsuz duygulara daha az maruz kalırız. İnsan entelektüel aktivitesinin zirvesi, beynin tüm gücüyle çalışmaya başladığı 70 yaş civarında gerçekleşir.

Zamanla, nöronlar arasında sinyallerin hızlı geçişini kolaylaştıran bir madde olan beyindeki miyelin miktarı artar. Bu nedenle, entelektüel yetenekler ortalama % 300 artar.

Ayrıca ilginç olan, 60 yıl sonra bir kişinin aynı anda 2 yarım küreyi de kullanabilmesidir. Bu, çok daha karmaşık sorunları çözmenizi sağlar.

Montreal Üniversitesi'nden Profesör Monchi Uri, yaşlı beynin en az enerji tüketen yolu seçtiğine, gereksizleri ortadan kaldırdığına ve sorunu çözmek için yalnızca uygun seçenekleri bıraktığına inanıyor. Farklı yaş gruplarının katıldığı bir çalışma yapılmış; 60 yaş üstü olanlar doğru kararlar verirken, gençlerin kafası çok karışmış testleri geçerken.

Şimdi 60 ile 80 yaş arasındaki beynin özelliklerine bakalım.

* YAŞLI BİR İNSANIN BEYNİNİN ÖZELLİKLERİ *

1. Çevrenizdeki herkesin dediği gibi beynin nöronları ölmez. Kişi zihinsel çalışma yapmazsa, aralarındaki bağlantılar basitçe ortadan kalkar.

2. Bilginin fazlalığından dolayı dikkat dağınıklığı ve unutkanlık ortaya çıkar. Bu nedenle, tüm hayatınızı gereksiz önemsemelere odaklamanıza gerek yoktur.

3. 60 yaşından itibaren, bir kişi karar verirken, gençler gibi aynı anda bir yarım küreyi değil, ikisini birden kullanır.

4. Sonuç: Bir kişi sağlıklı bir yaşam tarzı sürüyorsa, hareket ediyorsa, uygulanabilir fiziksel aktiviteye sahipse ve tam zihinsel aktiviteye sahipse, entelektüel yetenekler yaşla birlikte AZALMAYIP sadece BÜYÜYOR, 80-90 yaşlarında zirveye ulaşıyor…

Bu yüzden yaşlılıktan korkmayın. Entelektüel olarak gelişmeye çalışın. Yeni el sanatları öğrenin, müzikle uğraşın, müzik aletleri çalmayı öğrenin, resim yapın! Dans! Hayata ilgi gösterin, ARKADAŞLARINIZLA İLETİŞİM KURUN, gelecek için plan yapın, elinizden geldiğince seyahat edin. Mağazalara, kafelere, gösterilere gitmeyi unutmayın. Tek başına suskun kalmak, bu kimseler için yıkıcıdır. Şu düşünceyle yaşa:
“tüm güzel şeyler hala önümde!”

KAYNAK: New England Tıp Dergisi.

Bu bilgiyi 60'lı, 70'li ve 80'li yaşlardaki ailenize ve arkadaşlarınıza iletin, böylece yaşlarıyla gurur duysunlar “

Fisun Kanat'tan alıntı. 



  Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                             İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara  
 23 Mart 2022 Antalya-Türkiye

23 Mart 2022 Çarşamba

HAKKIN ALIR KARINCA...

 




Merhaba Gönül Dostlarım,

Kanunî Sultan Süleyman Devlet işlerinden vakit buldukça
soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi
seyrederdi.
O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan
birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı
ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını
anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını. Aklına bir çözüm yolu geldi.
Ağaçları ilaçlatacaktı. Böylece ağaçlar karıncalardan kurtulacak ve rahat bir
nefes alacaklardı. Fakat birkaç dakika daha düşününce bu fikrin o kadar da iyi
olmadığını anladı. Karıncalar da can taşıyordu, ağaçları ilaçlatırsa onlar
ölebilirdi. İşin içinden çıkamayacağını anlayan Kanunî, bu konuyu danışmak için
hocası Ebussuud Efendi’yi aramaya koyuldu. Hocasının odasına gitti. Ama hocası
odada yoktu. Hemen oracıkta bulduğu kâğıt parçasına kafasına takılan soruyu
edebî bir üslupla yazdı ve hocasının rahlesi üzerine bıraktı.
Birkaç saat
sonra hocası odasına gelmiş ve rahlenin üzerinde el yazısı ile yazılmış kâğıdı
görmüştü. Eline hat kalemini alan Ebussuud Efendi, talebesinin soruyu yazdığı
kâğıdın altına bir şeyler yazdı ve kâğıdı rahleye bıraktı.
Kanunî bir ara
tekrar hocasının odasına uğradı. Hocası yine yerinde yoktu; ama rahlenin üzerine
bırakmış olduğu kâğıdın üzerine kendi yazısı dışında bir şeylerin daha yazılmış
olduğunu gördü. Merakla kâğıdı eline aldı ve okumaya başladı. Yazıyı okuyunca
yüzünde bir tebessüm belirdi. Kâğıdın üst kısmında Kanunî’ nin hocasına yazdığı
sual vardı. Kanunî şöyle diyordu hocasına:
Meyve
ağaçlarını sarınca karınca
Günah var mı karıncayı kırınca?
Hocası
Ebussuud soruyu şöyle cevaplıyordu:
Yarın Hakk’ın divanına
varınca
Süleyman’dan hakkın alır karınca...

İncinme… İncitme… 

Alıntıdır


  Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                             
 23 Mart 2022 Antalya-Türkiye

17 Mart 2022 Perşembe

BERAT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

 





Merhaba Gönül Dostlarım,

Ramazan ayının müjdecisi olarak kabul edilen, Hicri Takvime göre Şaban ayının 15. gecesine denk gelen ve İslam aleminin üçüncü kandili olan Berat Kandili  miladi takvime göre bu sene 17 Mart Perşembe(günü ve gecesi) dualarla idrak edilecek. İslam Dini inancında berat, günahlardan arınma, temize çıkma, ilahi af ve rahmete nail olma anlamlarına geliyor. Peki Berat Kandili nedir, ne demek? İşte Berat Kandili hakkında bilgiler
.BERAT KANDİLİ NEDİR?                                                                                                                                 Berat gecesi, Kur'an-ı Kerim'in Levh-i Mahfûz' dan Dünya semasına toptan indirildiği gecedir. Buna "inzâl" denir. Kadir Gecesi'nde ise Peygamber'e ilk kez ve parça parça indirilmeye başlanmıştır. Buna da "tenzîl" denir.
BERAT KANDİLİ ANLAMI VE ÖNEMİ                                                                                                          Berat kelimesinin aslı ''Berâettir. Berat kelimesi; kurtulmak, beri olmak, suçlu olmamak anlamına gelmektedir. Berat ve beraet, beri olmak, aklanmak, temiz ve suçsuz çıkmak anlamlarındadır. Mü'minlerin bu gece günah yüklerinden kurtulup, ilâhî bağışa ermeleri umulduğu için, sözlük manasına uygun olarak “Berat Gecesi” denilmiştir.
Kurtuluş, af ve arınma anlamlarına gelen Berat, Müslümanlara kulluk bilinci ve hesap verme şuuruyla; hata, suç ve yanlışlardan kaçınmayı, günahlardan arınmayı; affedilmenin yanında affedici olmayı da, bağışlanma isteğinin yanında bağışlayabilme şuurunu da kazandırır.

Hazreti Muhammed'in, Berat Kandili' ne ilişkin şöyle buyurduğu ifade ediliyor: "Şaban ayının 15'inci gecesini ibadetle geçirin, gündüzünde de oruç tutun. 
Çünkü Yüce Allah, bu gece dünya semasına rahmetiyle tecelli eder ve 'Yok mu tövbe eden, tövbesini kabul edeyim. Yok mu rızık isteyen, rızık vereyim. Yok mu şifa isteyen, şifa vereyim. Yok mu başka isteği olan ona da istediğini vereyim' buyurur."

" Ellerin semaya açıldığı Berat Kandili gecesinin  başta "Gönül Dostlarım" a sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini ve ayrıca tüm islam alemine ve insanlığa hayırlara vesile olması temenisiyle  mübarek Kandiller dilerim."

  Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                           
 17 Mart 2022 Antalya-Türkiye

13 Mart 2022 Pazar

BAHARIN HABERCİLERİ (1/3)

 

Merhaba Gönül Dostlarım,

LEYLEKLER


Çocukken leyleklerin hep cami kubbelerinde ve cami minarelerinde yuvalarını görürdüm. Büyükler hacı leylek derlerdi onlara. Kış gelince hüzünle seyrederdik Mekke’ye dönüşlerini.

Meğer Mekke’ye gitmezlermiş. Daha uzaklara, Güney Afrika düzlüklerindeki verimli topraklara kadar uçarlarmış.
Bu göç 60 milyon yıldır devam ediyor. Homosapiens türünün 300 bin yıldan beri var olduğunu düşününce türümüz çok genç kalıyor onlara göre.

Yıllar önce devrinin en büyük mabedi, dünyanın 7 harikasından biri olan Efes’ deki Artemis tapınağının kalıntılarını gördüğümde ayakta kalan sadece bir sütun vardı. Ve o sütunun üzerinde bir leylek mağrur bir şekilde tapınağı bekliyordu.

O zaman çocukluğumdan kalan bir duygu aklımda pekişti ve leyleklerin kutsal varlıklar olduğu sezgisi içimde daha da sağlamlaştı.

Yaz başından beri Iğdır’dayım. Burası ve özellikle Aras havzası Türkiye’ye gelen leyleklerin önemli bir kısmının konaklama bölgesi. Yazın yüzlercesi ovanın düzlüklerinde süzülüyorlardı.

Baharda Leyleklerin gelişi şehir halkı için umudun ve yepyeni bir yılın habercisi. Onların gelişiyle her şeyin daha güzel olacağına inanıyorlarlar, yeni yaza dertlerinden arınmış yeni bir hayata başlar gibi giriyorlar.

Gidişleri de bir o kadar hüzünlü. 

YAREN LEYLEK 11. DEFA BURSA' DA..


Yaren leylek geldi.
Bursa Karacabey Eskikaraağaç Leylek köyünde yaşayan balıkçı Adem Yılmaz amca ve Yaren leylek 11. yılında tekrar kavuştu.



Ve sonunda. Herkesin merakla beklediği o buluşma nihayet gerçekleşti. Yaren Leylek 10. yılda da Adem Amca'yı unutmadı ve göçten geldiğinin ertesi gününde soluğu o meşhur kayıkta aldı. Ve birlikte kameraya böyle el salladılar.....Alper Tüydeş @alpertuydes And now...The meeting Turkey was eagerly awaited finally 




Bursa’nın Karacabey ilçesinde balıkçı Adem Yılmaz ile kurduğu dostluk hikayesiyle milyonların gönlüne taht kuran Yaren Leylek 12. yılda da göçten gelip Eskikaraağaç Leylek Köyündeki Balıkçı Adem Yılmaz’ın kayığına kondu. (AA)


took place. #StorkYaren

 did not forget Uncle Adem in its 10th year migration. The day after its migration, it found itself in that famous Adem's boat. Together They waved to the camerof@alpertuyd#StorkYaren


https://youtu.be/FlQeOwazdZA

  Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                           
 13 Mart 2022 Antalya-Türkiye

3 Mart 2022 Perşembe

MUTLU OLABİLMEK İÇİN










Merhaba Gönül Dostlarım,

Hangi yaşta olursanız olun MUTLU OLMAK İÇİN bu tavsiyeleri uygulayın lütfen !

1. Bol su için.
2. Kahvaltıda çok, öğle yemeğinde orta, akşam yemeğinde az yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok, fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. Hiç bir şeyi içinize atmayın.
5. İbadet ve dua için zaman ayırın.
6. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun. Tefekkür edin.
7. Düzenli uyuyun.
8. Her gün 10-30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken gülümseyin.
9. Hayatınızı başkalarınınki ile karşılaştırmayın. Onların seyahatinin nasıl olduğuna dair hiçbir fikriniz yok.
10. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi şu an için harcayın, nefes aldığınız her anın kıymetini bilin, keyfine varın.
11. Sadeliğin güzelliğini keşfedin.
12. Hayatı çok da ciddiye almayın. Fâni olduğunuzu unutmayın.
13. Kıymetli enerjinizi başkaları hakkında konuşarak boşa harcamayın.
14. Sû-i zandan kaçının.
15. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. İhtiyacınız olan her şeye zaten sahipsiniz.
16. Geçmiş meseleleri unutun. Kişilerin geçmiş hatalarını hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.
17. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
18. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
19. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır.
20. Daha fazla gülümseyin ve pozitif olmaya çalışın.
21. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmasanız da, anlaşın.
22. Ailenizi sık arayın.
23. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin. Gülümseme, teşekkür, iltifat, yardım, destek, moral...
24. Herkesi her şey için affedin.
25. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.
26. Her gün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız birine SELÂM verin.
27. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü ile ilgilenmeyin.
28. Doğru olanı yapın, yanlışlarınız için de pişman olmayın. Ne oluyorsa ya da olmuyorsa, hayrımıza olduğu içindir!
29. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan her şeyden uzak durmaya çalışın.
30. ALLAH her şeyi iyileştirir, şu an fark etmesek de, yaşadığımız her şey iyiliğimiz içindir.
31. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir. Durumu kabullenin.
32. Nasıl hissederseniz hissedin, kalkın, giyinin ve ortaya çıkın. Kendinizi eve kapatmayın.
33. En iyisine henüz sıra gelmedi.
34. Sabah canlı olarak uyandığınız için ALLAH' a şükredin.
35. Maneviyatınız daima mutluluğunuzdur. Hislerinizi önemseyin. İnanın, dua edin, gerekeni yapın ve gerisini ilahi akışa bırakın...
Prof. Dr . Nevzat Tarhan



  Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                           
 4 Mart 2022 Antalya-Türkiye