13 Haziran 2021 Pazar

DAHA YAPACAK ÇOK İŞİM VAR



.YIL

Merhaba Gönül Dostlarım,

LEV-TOLSTOY
Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. ... Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo' da tren istasyonunda zatürre' den öldü. Polis, ...
Edebî akım: Gerçekçilik
Doğum: 9 Eylül 1828; Yasnaya Polyana‎, Rus İ...‎
Meslek: Filozof, ‎yazar‎, ‎pasifist‎, Eğitim reformcu...‎
Dönem: 1852-1910

Bir gün insanlardan kaçan, yalnız yaşamayı tercih eden yaşlı bir adama sorarlar.

“Sürekli yalnız olmaktan bıkmıyor musun?”
Yaşlı adam cevap verir: 

" Yapacak çok işim var. İki şahin eğitmem gerekiyor.

Ve iki kartal.

İki tavşan sakinleştirmek ve yılanı eğitmek.
Eşeği motive etmek ve aslanı evcilleştirmek.”

”-Ama senin etrafında hiç hayvan göremiyoruz!”
“-Neredeler?”

“Onlar içimizde yaşayan hayvanlardır.”

"İki Şahin" gördükleri her şeye saldırıyorlar.
İyi-kötü, faydalı-zararlı onlara ayırt etmeyi öğretmeliyim. Çünkü onlar benim GÖZLERİM.

“ İki kartal" dokundukları her şeyi mahvediyor, yaralıyor, parçalıyorlar. Onlara hizmet etmeyi ve zarar vermeden yardım etmeyi öğretmeliyim. Çünkü onlar benim ELLERİM.

“Tavşanlar" her zaman korkarlar, kaçarlar ve saklanırlar. Onları sakinleştirip, zor durumlarla başa çıkmayı öğretmeliyim, beladan kaçmayı değil. Çünkü onlar benim AYAKLARIM.

En zor kısmı "yılanı" izlemek.
Sıkı bir kafeste, güvenli bir şekilde kilitli olsa da her zaman saldırmaya, sokmaya, yakın olan herkesi zehirlemeye hazır. Bu yüzden onu takip edip, disiplinli olmalıyım. Çünkü bu benim DİLİM.

“Eşek" herkesin bildiği gibi çok inatçı, sonsuza kadar yorgun ve işini yapmak istemiyor. Bu yüzden ona şükretmeyi ve akışta olmayı öğretmeliyim. Çünkü bu benim VÜCUDUM.

Ve sonunda kral olmak ve herkese emretmek isteyen bir "aslanı" evcilleştirmek istiyorum. Gururlu, kibirli ve dünyanın kendi etrafında dönmesini istiyor. O aslanı terbiye etmeliyim. Çünkü bu benim EGOM.”

“Gördüğünüz gibi yapacak çok işim var”

Soru sorulan yaşlı adam,
Lev Nikolevic TOLSTOY' dur......

Günün Sözü: "En güçlü iki savaşçı sabır ve zamandır. Mutlu olmak istiyorsanız, olun. Herkes dünyayı değiştirmeyi düşünür, ama kimse kendini değiştirmeyi düşünmez." Lev0-Tolstoy

Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                     İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                 13  Haziran 2021 Antalya-Türkiye

11 Haziran 2021 Cuma

FELSEFENİN BABASI SOKRATES


























.YIL

Merhaba Gönül Dostlarım,

Sokrates

Filozof

Açıklama

Açıklama

Sokrates, Antik Yunan filozofudur. Heykeltıraş Sophroniskos' un ve ebe Fenarete' nin oğludur. Yunan Felsefesi' nin kurucularındandır. Özel yaşamına ilişkin fazla bir şey bilinmemekle beraber Sokrates, Platon ve Ksenophon’ a kadar uzanan bir geleneğe göre kendisine üç çocuk veren Ksanthippi ile evlidir. Vikipedi
Tam adıSocrates
M.Ö. 399 yılında açılan dava ile Yunanistan’a yeni tanrılar getirmeye çalışmakla suçlanmıştır. Bu suçlamalar yüzünden ölüme mahkum edilir. Zehir içerek ölmüştür. Yunan felsefesinin en büyük filozofu Sokrates’in ölümünden sonra, onun anısını canlı tutmak için, eserler kaleme alınmış ve bazı okullar kurulmuştur.
Eski Atina devletinde davalara sayıları davanın önemine göre klanlardan seçilmiş yargıçlar bakardı. Sokrates’in davasına 500 civarında yargıç baktı. Suçlular genelde hitabet yetenekleri ile yargıçları etkileyip beraat ederdi. Bu yüzden ağzı iyi laf yapanlar para karşılığı davalılara savunma yazardı. Sokrates hitabet yerine en iyi bildiği diyalektiği sorgulama yöntemini kullandı. Kendini savunmayı ve yargıçlardan af dilemeyi değil fikirlerini savundu. Ölüm cezasının değiştirilmesini dilemedi. İdamı Atina’nın kutsal günü olduğu için ertelendi. Kendisi zindana atıldı.

Zindanda hiçbir koruma bırakılmamıştı. Öğrencileriyle birlikte sohbet etti. Kaçması teklifini geri çevirdi. Kaçsaydı suçlu ve hain kabul edilecekti. Kaçmadı, ve bitki zehri içirilerek idam edildi. Öldükten hemen sonra Atinalılar yaptıkları hatanın farkına vardılar. Kendisini dava edenlerden birisini yargılayıp idam ettiler diğerini sürgüne gönderdiler. Sokrates’in büstünü yapıp Atina Tapınağına koydular. Davayı izleyen öğrencisi Platon, savunmasını Sokrates’in Savunması adı altında kitaplaştırdı ve bu eser günümüze kadar geldi.
                                                                              

  
Ahlak filozofu Sokrates, 51 tane jüri önünde yargılanıyor ve idam kararı veriliyor, baldıran zehri ile öldürülüyor.
Ondan önce sevenleri, "seni hapishaneden kaçıralım" diyorlar. "Bu ahlâksızlıktır" diyor ve kabul etmiyor.
Uydur kaydır sözlere başvur jüri seni affedebilir deseler de ahlak filozofu bunu da kabul etmiyor.
Tarihe geçen savunmasında idam kararı veren jüriye şunları diyor.
"Ölümden korkulmaz, çünkü ölümün çaresi var. Ölürsün kurtulursun.
Ama yanlış yapmanın çaresi yoktur.
Yaptığınız yanlış kıyamete kadar sizinle birlikte gelecektir."
Bugün 2500 yıl geçmesine rağmen, Sokrates'in ismini bilmiyen yok.
Peki onu mahkum eden jüri heyetinin isimlerini bilen var mı?
Yok!
"Şu hayatı öyle bir yaşa ki kapanışta kendini alkışlayabilesin..."
Sadece bir iyi vardır bilgi. Sadece bir kötü vardır cehalet.. "Sokrates"
Sokrates...

https://youtu.be/AxGN0Ro9uAo

Günün Sözü: "Sorgulanmamış bir hayat, yaşanmaya değer değildir. Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir. Kendini bulmak istiyorsan, kendin için düşün "  Sokrates

Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                     İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                 8  Haziran 2021 Antalya-Türkiye

8 Haziran 2021 Salı

ŞEHİDİN MEKTUBU( Ben Kimin İçin Öldüm ?)

 


.YIL

Merhaba Gönül Dostlarım,
Cenazesine katılmak nasib olsaydı , Sen hakkını helal et şehidim derdim...😓

Çocuk Esirgeme Kurumunda yetişen;
ŞEHİT komando uzman çavuş. MURAT AKMAN' ın
ailesi olmadığı için TÜRK MİLLETİNE yazdığı
SON MEKTUBU :
MURAT AKMAN tarihe bu mektupla not düşmüş şehit..!
Doğduğunda ailesi tarafından bir çöplüğe atılarak terkedilmiş ve çocuk esirgeme kurumunda büyümüş..!
Murat Akman 18 yaşına geldiğinde evi ÇEK’ dan ayrılmış..!
Ancak Ç.E.K. İle bağlantısını hiç koparmamış ve oradaki çocuklara yardımcı olabilmek için elinden geleni yapmış..!
Askerlik görevini komando olarak yerine getirirken devletin kendisine bağladığı maaşı çocukların ihtiyaçları için Ç.E.K.’na göndermiş.
Çıktıkları operasyonlar da hayati tehlikesi olması sebebiyle son mektubu olabileceğini düşündüğü bir mektubunu birlikte büyüdüğü bir arkadaşına ulaştırılmak üzere bir asker arkadaşına emanet etmiş..!
Murat Akman ŞEHİT olunca;
mektubunu teslim ettiği arkadaşı Murat’la birlikte büyüyen arkadaşına ulaştırmış..!
Mektup bu arkadaşı tarafından Murat Akman'ın vasiyeti üzerine bir yayın kuruluşuna belirli bir meblağ karşılığı devredilmiş ve şehit askerin vasiyeti üzerine medya kuruluşunun ödediği para Murat'ın büyüdüğü çocuk esirgeme kurumuna bağışlanmış..!
İşte Şehit Murat’ın yayınlanan SON MEKTUBU...........
“Bu yazı bir komando uzman çavuş mektubudur ve siz bu mektubu gazeteden okuyorsanız ölmüşüm demektir. Bir ailem olsaydı bu mektubu onlara yollamak isterdim ama yok.
Size koğuştaki ranzamdan yazıyorum. şu an etrafımda Adana, Ağrı, Sivas, Edirne, Diyarbakır, Ankara, Antalya, İzmir, Urfa, Trabzon... Türkiye’nin dört bir yanından birbirini tanımayan ama birbirlerinin canını korumaya yemin etmiş bir sürü asker var. Birazdan operasyona gideceğiz, tek dileğimiz kayıp vermeden geri gelmek.
İlerde ölürsem eğer diye bir mektup yazmak çok zor. aklına getirmek istemez ya insan ölümü, hani her zaman bir umut vardır ya. askerliğim bittikten sonra yırtıp atacaktım bu mektubu ama şu an okuyorsanız yırtamadım demektir. zaten pek de kalem tutmaz elim. silah tutmayı daha iyi bilirim. sizi korumam için siz öğrettiniz silah tutmayı.
Tuhaf olan siz bu mektubu okurken ben neden öldüğümü bile bilmiyor olacağım. ya bir mayına bastım ya da yediğim bir kaç kurşun. BİLENİNİZ VARMI BEN NASIL ÖLDÜM???
Kışlada her televizyona bakışımda birbirinizi öldürdüğünüzü birbirinizin canını yaktığınızı gördüm. müziğin sesini çok açtı diye komşusunu vuranlar. gücü kadına yetenler. cebindeki on lirası için adam vuranlar. kız arkadaşına baktı diye alayını bıçaklayanlar.
Bileniniz var mı BEN KİMİ KORUMAK İÇİN ÖLDÜM???
Eti az pişti diye garsona çıkışan adam; sen rahat uyu diye kurşunlar başımın üstünden geçerken ben dağda her bulduğumu kesip yedim.
Arabasını solladılar diye levyesini kapıp arabadan inen adam, beni bir çöp bidonuna atıp giden anam; söylesene BEN KİMİN İÇİN ÖLDÜM???
Yetimhanede ve askerde en güzel şeyin ekmeğin bölmek olduğunu öğrendik biz. peki size neyi bölmeyi öğrettiler?
Sizi önce Allah’a sonra birbirinize emanet ediyorum. ben sizden razı oldum Allah’ da sizden razı olsun....” 
Alıntı : Cabbar Bozdan


Sahi sen kimin için öldün be ey şehidim?





Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                     İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                 8  Haziran 2021 Antalya-Türkiye











7 Haziran 2021 Pazartesi

ARA SIRA KAFAMIZA TAKILANLAR

 


.YIL


Merhaba Gönül Dostlarım,

Öyle insanların yanında ol ki onlarla aynı fotoğraf karesinde olduğun için şükredesin. Ve öyle insanlara da karşı dur ki o fotoğraf karesinde olmadığına şükredesin...
Öyle bir zaman gelir ki 
O gün birlikte çektirdiğin fotoğraf karesinde, keşke olmasaydım dersin" öyle
"Konuşmaya değer insanlarla konuşmazsan insanları, konuşmaya değmez insanlarla konuşursan kelimeleri yitirirsin. Sen öyle biri ol ki, ne insanları, ne de kelimeleri yitir.” 
"Bazı insanlar dua gibidir: Görünmez ama dokunur sana, duyulmaz ama bırakmaz seni....".
Alıntı: Prof. Dr. Orhan Elmacı
****
Zamanla önemini yitiriyor
Saçına düşen aklar
Gözünün çevresinde ki kırışıklıklar...
Alnındaki çizgiler
Ellerinde beliren buruşukluklar...
Bunlar kafana takılanların yanında
Ufak bir ayrıntı olarak kalıyor sadece...
Aklını meşgul eden bir hayat
Ve yaşanması gereken yıllar varsa önünde...
Ama insan unutamaz geçmişi
Yâd eder ara sıra
Eş dost sohbetlerinde
Bazen de yalnız kalınca kendi kendine...
Keşke diye başlar cümle
Nasip diye koyulaşır dakikalar geçtikçe...
Geçmişi özetleyen ve
Geçmişi özleyerek söylenen
Şimdiki aklım olsaydı sözcükleri
Dökülür dilden...
Şimdiki aklınla yapman gereken
En akıllıca şey,
Kalan hayatı kurtarmandır.
Her anını son anınmışçasına
Dolu dolu ...
Ve unutma ki
Bu gün
Farkına vardığın her şey
Dün farkına varamadıklarındır...!
Ahraz Snr

Günü Sözü :














Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                     İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                 7  Haziran 2021 Antalya-Türkiye

6 Haziran 2021 Pazar

" HAYIR" DEMESİNİ BİLMEK

 


.YIL






Merhaba Gönül Dostlarım,

“Hayır” demeyi öğrenmek,
İster bireysel ister kurumsal olsun, muhataplarımızla ilişki ve iletişimi doğru yönetebilmek için yeri geldiğinde “Hayır” demesini bilmek zorundayız. “Hayır” demeyi öğrenmek için de neden, nerede, ne zaman, niçin, nasıl ve kime “Hayır” diyeceğimizi bilmemiz yeterli.
“Hayır” demesini beceremeyenler için yazılmış bir kitap var. Psikolog Marie Haddou tarafından kaleme alınmış, “Hayır demesini bilmek” adlı kitapta da bu konulara ayrıntılı bir şekilde değinilmiş. Aile ortamından iş ortamına, çevremizdekilerle iletişimden aşk ilişkilerine kadar yaşanmış gündelik olaylardan örneklerin yer aldığı kitapta, çoğu insan için bir karabasana dönüşen "Hayır" demenin zorlukları ele alınmış ve bu hastalıktan kurtulmanın reçetesi özenle çıkarılmış. Kitapta gönül rahatlığıyla dile getirilen bir "Evet" in psikolojik ve toplumsal önemi vurgulanıyor.

...Bazen sırf  “Hayır” dememek için günlük yaşamımızı kabusa dönüştürürüz değil mi? Daha da kötüsü, hayır diyememenin, bizi kötü bir hale düşüreceğini bilmemize rağmen, onu söylemememizdir. Peki bizleri basit bir “hayır” demekte beceriksiz kılan nedir?
Bu duruma aslında bir “algılama sorunu” yol açmakta. “Hayır dersem, karşımdakini incitirim” ya da “Hayır dersem bana kızar” veya “Şimdi hayır desem, beni/bizi bırakır” gibi çoğunlukla abartılmış ve yanlış düşünceler bizi buna iter. Bu yüzden doğru bile olsa, karşımızdakine “evet” demediğimizde onu kaybedeceğimiz inancını abartılı biçimde yaşarız. Tüm bunlar, tamamen “nesnel” ve “seçici” algılamalardır. Çünkü, bir ilişkinin kalitesini arttıran en önemli etkenlerin “dürüstlük” ve “açıklık” olduğunu unuturuz. “Hayır” diyemediğimizde sudan tesellilere sarılırız. “Hayır demedim. Çünkü ben nazik bir insanım” gibi...

Alıntı: Ertan Acar, hurriyet.com.tr

****

40' lı yaşlarıma gelene kadar hayatım insanların benden beklediklerini yapmaya çalışarak geçti.
İyi bir evlat, iyi bir eş, iyi bir anne, iyi bir dost ve arkadaş olmaya çabalamakla ve insanları hoş tutmaya çalışmakla geçen bir hayat.
Kimse üzülmesin, kimse kırılmasın diye insanlara "hayır" diyemediğim uzun bir dönemdi.
Oysa "özgürlük" dediğimiz şey, insanın istemediği şeyleri yapmaması, gerektiğinde "hayır" diyebilmesi demek, bunu anlamak ve hayatıma geçirebilmek zamanımı aldı.
Ne kadar ömrüm kaldı bilmiyorum ama bir şeyi iyi biliyorum, bundan sonraki hayatımda önceliğim kendimi hoş tutmak ve değerli vaktimi insanlara hediye ederken çok seçici olmak.
Hayatımı uzunca bir süredir tam olarak istediğim gibi yaşıyorum ve istemediğim şeylere "hayır" demek, en büyük lüksüm ve zenginliğim bu benim .
Değerli zamanınızı kimlere hediye ettiğinize dikkat edin ve başkaları üzülür kırılır diye kendinizi feda etmeyin.
Siz başa çıkabiliyorsanız herkes başa çıkabilir bunu unutmayın.
Sizi eksilten, aşağıya çeken, yoran, varlığınıza bir şey katmayan ilişkilerinizi tekrar gözden geçirin.
Olgunluk ilişkilerde tasarrufa gitmektir, hayatınızın kalitesini yükseltmek istiyorsanız, çevrenizdeki insanların kalitesini yükseltin ve sayılarını azaltın.
İnsanların beklentisini karşılamak için dünyaya gelmedik biz.!
Güzin Yeğin.


https://youtu.be/5gLrMYzW84c

Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                     İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                 6  Haziran 2021 Antalya-Türkiye