DOĞAYA SAYGILI OLMAK...

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ağaç, bitki, çim, ayakkabılar, gökyüzü, açık hava ve doğa


  
Merhaba Gönül Dostlarım,

Yaz mevsiminin başlamasıyla Sahillere, Yazlıklara, Ormanlara akın ettiğimiz 
miz şu günlerde çevreye bilerek veya bilmeyerek verdiğimiz zararları anlatan aşağıdaki yazısından dolayı sayın Sibel Onbaşıoğlu' na sevgi, saygı ve teşekkkürlerimizi yolluyoruz. 

Görüntünün olası içeriÄŸi: açık havaKuşkusuz çağımız, dünya tarihinde en fazla gelişme ve ilerlemelere sahne olmaktadır. Beşeriyetin sanayileşme ve tekniğin her alandan gelişmenin azami noktası yaşamakta olduğumuz zaman dilimi içindedir. Bu hızlı gelişme her geçen gün dahada hızla artmaktadır. Bu arada, insanlar da doğal zenginlik kaynaklarını hızla tüketmektedirler. Bu durumda çevrenin pek çok yer ve şekilde hızla kirlenmesine neden olmaktadır. Etkili ve geniş kapsamlı önlemler alınmaz ise dünyamızdaki tüm canlı varlıklar için yaşama şartları durmadan bozulmaya devam etmektedir. Hızlı sanayileşme ile beraber çevrenin hızla kirlenmesi ve bu durumun doğurabileceği sınırsız tehlike, ancak son çeyrek yüzyılda yeterince anlaşılabilmiştir.
Çevre kirliliği çeşitleri genel olarak; hava kirliliği, su kirliliği, toprak kirliliği, gürültü kirliliği ve görüntü kirliliği olarak sınıflandırılır. Çevre kirlilikleri doğaya zarar vererek doğrudan veya dolaylı olarak doğada yaşamını sürdüren tüm canlıların zarar görmesine neden olmaktadır. Günümüzde görüntü kirliliği ve ışık kirliliği de çevre kirlilikleri olarak karşımıza çıkmakta, bu çevresel kirlilikler yine insanlar tarafından oluşturularak insanların ve diğer canlıların zarar görmesine neden olmaktadır. Çevrenin kirlenmesi, ekosistemin dengelerini bozarak iklimsel değişikliklere sebep olmaktadır.

Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.

SENSİZ NE MUTLU OLURDU BU DÜNYA !!!

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, oturan insanlar ve açık hava
"Pikniğe gidiyorsun ormanı yakıyorsun. 

Sahile gidiyorsun çöpünü orada bırakıyorsun, adını duyduğun her kumsala, her tatil beldesine, her köye, her parka gidiyorsun çocuğunun altını değiştirdiğin bezini oraya atıyorsun. 
İçtiğin biranın şişesini arkandan kim toplayacak sanıyorsun? 
Yetmiyor pet şişeye iş...., si..... çöpünü de her yere bırakıyorsun. 
Nereye gitsek senin izlerini görüyoruz. 
Her dağ başında, her deniz kıyısında, her doğal parkta, her doğal güzellikte. 
Dünyanın en güzel, en özel, en eski tarihi eserlerine sahip olsak ne fayda, sen en mahrem mağaraların duvarlarına o saçma sapan adını yazıyorsun. 
Üstüne başına bakınca insana benziyorsun ama ne yazık ki olamıyorsun. 
Çocukların karınca yuvalarını bozuyor, bön bön bakıyorsun, sokak köpeğine taş atıyor sırıtıyorsun, kedinin yavrularını alıp ölümüne sebep oluyor iyi bir şey yapıyor sanıyorsun, kuşların yuvalarını dağıtıyor kıs kıs gülüyorsun, doğal yaşam parklarında soyları tükenmek üzere olan her canlıyı avlıyorsun, bir de fotoğrafını çekiyorsun.
 Sonra bunları sosyal medya da paylaşıyorsun, buralardan bakılınca pek sosyal, pek afilli, pek modern, pek bilmem ne görünüyorum sanıyorsun. 

Görüntünün olası içeriği: bitki, ağaç, ayakkabılar, açık hava ve doğa
Kendinden başka hiç bir şeyi düşünmüyorsun, yaşadığın gezegenin ve hatta oturduğun sokağın bile farkında değilsin. 
Saçlarını jöleleyip, kıçına da Kot'u çekince bir şey oldum sanıyorsun. 
Hatta kimi zaman turist avına çıkıp kitap okuyormuş gibi bile yapıyorsun. 
Oysa sen ne okuduğunu anlayacak zekaya sahipsin, ne de dünyayı görecek gözlere. 
Yazık ki bizde senin verdiğin hasarı tamir için kendimizi paralayıp duruyoruz. 
Keşke hiç doğmamış olsan! 

Sensiz ne mutlu olurdu bu dünya... “ Sibel Onbaşıoğlu

Günün Sözü :
" Seni Sen Yapan çevrendeki insanlar ve  Doğaya olan saygın, sevgindir....

İbrahimBirol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
17 Temmuz 2018, Antalya-Turkey