Ramazan Sohbetleri ( 2 ) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ramazan Sohbetleri ( 2 ) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2019 Perşembe

RAMAZAN SOHBETLERİ ( 2 )








Merhaba Gönül Dostlarım,


Yorgun olduğunda içtiğin kahve hafifletir seni… Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını… Kahve aynı kahvedir belki… Köpüğüyle, dumanıyla, rengiyle aynı kahvedir ama içilen kahveler ruhun süzgecinden geçer ve tadı değişir. Her kahve aynı değildir bu yüzden… Bugün sizlerle, dostluk ve dost kalanlara hitaben yazılmış olan kısa ama  bir gerçek hikayeyi paylaşmak istiyorum. Hani " Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır"  derler ya eskiler, aşağıdaki hikaye gerçekten öyle miymiş bir bakalım...


İbrahim Birol

BİR KAHVENİN HATIRI...

" Bir kahvenin 40 yıl hatırı var " deyimi..
Gerçek tarihçesi , Üsküdarlı Bilge Yusuf ile Rum balıkçı Seleksiyonun hikâyesine dayanır. 
1895 Eminönü Yemiş İskelesi , balıkçı kahvesine giren Osmanlı zabiti " - bre Yusuf , herkese benden okkalı bir kahve , ama şurda oturan Rum palikaryasına yok..

Ona , kahvem de akçem de haramdır "..der..
Bilge Yusuf kahveleri ikram eder , bir kahve de Palikarya Stelyo nun önüne koyar..Zabıt adeta kükrer..
" - ben , ona haramdır demedimmi Yusuf " ..
Bilge Yusuf , hiç istifini bozmaz.." - Komutan , o kahve benden , ona da helaldir " der..Stelyo minnetle bakar Yusuf' a..

1905 olur , Samos ( Sisam ) arasında Rum isyanı başlar.. Damat Ferit Paşa adaya asker çıkarır..Bilge Yusuf da askerdir ve adaya çıkan askerler arasındadır.
 Ancak ilk çatışmada esir düşer..2 yıl yatar Samos zindanlarında..2 yıl sonunda Rum çeteciler , esir pazarında satışa çıkarır Yusufu..Mezatda 5 para - 7 para sesleri arasından bir ses yükselir.
" - O Türke benden 5 kuruş , hemen alıyorum..".Sessizlik hakim olur , Rum alır Yusufu arabasına köyün dışına çıkarır. 
Denize yakın bir yerde arabasını durdurur , döner Yusufa " 
- Serbestsin Bilge Yusuf " der..Yusuf inanamaz duruma , 
Rum un ellerine kapanır.." - beyim , kimsin necisin, beni neden özgür bırakırsın " der..
Rum döner Yusuf'a
 " - ben balıkçı Stelyo " der..Yusuf çözemez durumu , adamı tanımaz bile.
.Rum , uzun uzun anlatır ,12 yıl öncesine , Yemiş iskelesine döner , detaylarıyla o günü anlatır ve
 " - işte ben , bir fincan kahveyi helal ettiğin balıkçı Stelyo " der. 
Göz yaşları sel olur.. 
Sarmaş dolar olurlar..Stelyo , Yusufu , kaçak yoldan İstanbul'a gönderir. 
Bu dostluk 35 yıl devam eder.. Her yıl birbirlerini ziyaret ederler. Her ziyarette bir fincan kahve mutlaka vardır. Çocuklarına , torunlarına anlatırlar dostluklarını ve " bu kahvenin 40 yıl hatırı var " derler.

( TC Üsküdar Belediyesi Kültür Hizm. Arşivi)


https://youtu.be/QghaSIwJ1kE

" Gönül ne kahve ister ne kahvehane gönül sohbet ister kahve bahane."

Bir kahve hatırı ile ilgili görsel sonucu

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
9 Mayıs 2019, Antalya-Turkey



16 Mayıs 2018 Çarşamba

RAMAZAN SOHBETLERİ (2)


1-1984-Logo_svg2-SamOlyEagle1


Merhaba Gönül Dostlarım,

Ramazan ayı' nın başlamasıyla birlikte  ' Ramazan Sohbetleri ' adı altında bir yazı dizisi başlatmayı uygun gördüm, geçen seneki Ramazan ayında dini vecibelerimizi yerine getirebilmek adına  sizlerle çok değişik konulardaki  yazıları şöyle bir hatırlamaya çalışalım. Önemli camilerimizi, Türbelerimizi ve Kutsal Mekanlarımız hakkındaki yazılarımızı sizlerle paylaşma fırsatı bulmuştum.
Bu Ramazanda da  farklı yazı ve hikayelerle sizlerle birlikte olmaya çalışacağım umarım hoşunuza gidecek konular bulabilirim. 

Bu günkü yazıma ' Sağ Bacağına Vur ' başlıklı bir yazımla devam etmek istiyorum, ama öncesinde Fair Play Ödülü Hakkında kısa bir açıklama yapmakta yarar var sanırım.
Fair Play Ödülü,
Fair Play Ödülleri ülkemizde Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’ nce her yıl Olimpiyatevi’ nde düzenlenen törenle verilir. TMOK Fair Play Komisyonu’ nca yürütülen çalışmalarda, yılın son ayında yurt çapında başlatılan taramalar Mart - Nisan aylarına kadar devam etmekte, Nisan ayında toplanan Büyük Jüri, ‘Sportif Davranış’, ‘Sportif Kariyer’ ve ‘Sportif Tanıtım’ dallarında Türkiye Fair Play Ödülleri’ ni kazananları belirlemektedir. ‘Büyük Ödül’, ‘Şeref Diploması’ ve ‘Kutlama Mektubu’ olarak dağıtılan ödüller, önceki yıllarda ‘Toplumsal’ ve ‘Sportif’ olarak iki kategoride sürdürülmüş olup, günümüzde ‘Sportif’ kategoride verilmektedir.
Türkiye Fair Play Ödülü’nü kazananlar arasından birçok isim, sergiledikleri davranışlar, yaptıkları çalışmalar ve verdikleri hizmetlerle Dünya Fair Play Konseyi (CIFP) ve Avrupa Fair Play Birliği (EFPM) tarafından da 1983 yılından bu yana Dünya ve Avrupa ödülleri ile onurlandırılmıştır.

Sağ Bacağına Vur

1984 olimpiyatları ve Judo final müsabakası. Minderde Mısırlı Judocu Muhammed Ali Rasvan ve rakibi Japon Yaşuhiro Yamashita. Müsâbakalar sırasında Yamashita’ nın sağ kasları yırtılmıştır ve finâl karşılaşmasına sakat olarak çıkar. Olayı hatırlamayanlar, bilmeyenler, bulup videosunu izlerlerse görürler.

Yamashita sol ayağıyla yürüyor, sağ ayağını resmen sürüklüyor peşinden…
Maç sırasında Muhammed Ali’nin antrenörü kenardan sürekli halde bağırır.
1984 olimpiyatları ile ilgili resimler ile ilgili görsel sonucu
” Sağ bacağına oyna!”
Sağ bacağına vur !”
Hakikaten maçı izleyen herkes de görüyor ki, Muhammed’in rakibinin sağ ayağına bir defa vurması yetecekti. Fakat yapmadı.

Yenildi ve gümüş madalya ile yetinmek zorunda kaldı.
Maçtan sonra etrafını saran bütün gazetecilerin sorusu aynıydı.

-“Niçin?.. , Niçin yapmadın?…”

Cevaben:
“Benim Din’ im insana, yaralıya, hele de yaralı yerinden vurmayı yasaklıyor. Eğer o durumdayken bir de ben oradan yüklenip oraya vursaydım, sakat da kalabilirdi. Madalya için bunu o’na yapamazdım” der.

Muhammed’in bu tavrı ayakta alkışlandı ve Uluslararası Fairplay Komitesi “1984 Fairplay Ödülüne” lâyık görüldü. Daha sonra gittiği Japonya’da da onu bir kral gibi karşıladılar.

Şimdi DİKKAT !
O sene binlerce kişinin o’nun bu tavrından etkilenip, İslam’ ı inceleyip Müslüman olduğu kayıtlara geçti!..

Muhammed, kimseye “Müslüman olun” dememiş, Müslüman olmaları için de bir çaba sarfetmemiş; sadece MÜSLÜMAN gibi davranmış ve bu da yetmişti.

“Müslüman kime denir?” sorusuna Hz. Peygamber’in (S.A.S.) cevabı gayet kısa ve özdür:
-Güzel ahlak sahibi olana denir.
Hemen ardından gelen “peki güzel ahlaklı olmak ne demektir?” sorusuna ise cevabı:
“İşlediği her amelinden, kimseye bir zararı olmayan, olsa olsa yarar sağlayan insandır.”

Yani diyebiliriz ki; Müslüman “Hayırlı” kimsedir.
“İslam’ı öyle sağ canlı ve diri yaşa ki, seni öldürmeye gelen sende dirilsin.”

Alıntı

https://youtu.be/QdTwgIp1mxg

muhammed ali rasvan ile ilgili video

Günün Sözü :



İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
16 Mayıs 2018, Antalya-Turkey