10 Mart 2021 Çarşamba

MİRAC KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN!


 


Merhaba Gönül Dostlarım,
2022 Miraç Kandili tarihi, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklandı. Müslümanlar için ilahi rahmet ve lütuflarla dolu olan bu gece bu sene 27 Şubat tarihinde idrak edilecek. İslam alemi için hayırlarla dolu olan ve içinde birçok ilahi hikmeti, sırrı ve bereketi barındıran miraç gecesinde İslam Aleminin en kutsal gecelerinden biri olarak bilinmektedir.

Miraç Kandili, 2  Şubat’ta başlayan "üç aylar" ın ilki recep ayının 27'nci gecesine denk geliyor. Bu gece, Hazreti Muhammed'in Allah'ın huzuruna yükseldiği gece olarak kabul ediliyor.

Mirâç, Cenab-ı Hak’tan gelen davete icabet ederek kulluğun gereklerini yerine getirerek, her adımda O’na yaklaşmaktır. Mirâç, maddeden uzaklaşarak manaya ulaşmak; fânî olandan vazgeçip bâkî olana yönelmektir.

Kandil gecesini ihya edebilmiş olmak için; imkanı olanlar gündüzünde oruç tutacak, gecesinde ise evde ya da cemaatle namaz kılarak ibadetlerini yerine getirecek. 

MİRAÇ KANDİLİ'NİN ÖNEMİ VE ANLAMI 

Sözlükte “yukarı çıkmak, yükselmek” anlamındaki urûc kökünden türemiş bir ism-i âlet olan mi‘ râc kelimesi “yukarı çıkma vasıtası, merdiven” demektir. Terim olarak Hz. Peygamber’in göğe yükselişini ve Allah katına çıkışını ifade eder. Olay, Mescid-i Haram’ dan Mescid-i Aksâ’ ya gidiş ve oradan da yükseklere çıkış şeklinde yorumlandığından kaynaklarda daha çok “isrâ ve mi‘rac” şeklinde geçerse de Türkçe’ de mi‘rac kelimesiyle her ikisi de kastedilir.
İslam inancına göre, Hazreti Muhammed, Miraç gecesi, Allah'ın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselam' ın rehberliğinde Mescid-i Haram' dan Mescid-i Aksa' ya, oradan semaya, yüce alemlere ve ilahi huzura yükseldi. Hazreti Muhammed, yolculuğunda "Burak" adlı binekle seyahat etti.

Beş vakit namaz, miraç gecesinde farz kılındı, Allah'a şirk koşmayanların cennete gireceği müjdesi verildi ve Miraç gecesinde "Amenerrasulü" diye başlayan Bakara Suresi'nin son iki ayeti indirildi.
Ayrıca bu gece Allah, Hazreti Muhammed'e insanın yaşama hakkını, şeref ve haysiyetini korumayı, toplumun huzur ve güvenini sağlamayı amaçlayan on iki emir vahyetti.
Alıntı: hurriyet.com.tr

"Bu mübarek gecede başta şehitlerimiz olmak üzere, Allah' tan rahmet kederli ailelerine ve yakınlarına baş sağlığı ve sabır, yaralılarımıza acil şifalar dilerim.                                       
Bu günlerin feyzi üzerinize, rahmeti geçmişinize, bereketi evinize, nuru ahiretinize, sıcaklığı yuvalarınıza dolsun." Kandiliniz mübarek olsun...

Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                26 Şubat 2022 Antalya-Türkiye  


9 Mart 2021 Salı

BİLMEDİKLERİMİZ

 




Merhaba Gönül Dostlarım,

Hayatı boyunca evlenmeden kalmış bir adam duymuştum.
Ve doksan yaşında ölüm döşeğindeyken birisi ona, “Yaşamın boyunca evlenmedin fakat nedenini asla söylemedin artık ölüyorsun,
en azından merakımızı dindir.
Bir sır varsa şimdi söyleyebilirsin çünkü birazdan göçmüş olacaksın.
Sırrın açığa çıkmış bile olsa sana bir zararı olamaz” dedi.
"Evet, bir sır var. Ben evliliğe karşı değilim ama mükemmel bir kadın arıyordum.
Aradım ve aradım ve tüm yaşamım kayıp gitti” dedi adam.
Soruyu soran “Fakat bu koca dünya üzerinde, milyonlarca insan var, onların yarısı kadın, bir tane mükemmel kadın bulamadın mı?” diye sordu.
Ölmek üzere olan adamın gözlerinden yaşlar aktı.
“Evet, bir tane buldum” dedi.
Soruyu soran tamamıyla şoka uğramıştı.
“O halde ne oldu? Niçin evlenmedin?” dedi.
Ve yaşlı adam,
“Fakat kadın mükemmel bir koca arıyordu.”

Osho......

****

Bella DePaulo 63 yaşında ve hayatı boyunca yalnız yaşadığını söylüyor.

ABD'de Santa Barbara Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi DePaulo, yalnız yaşamanın faydalarını anlattığı bir konferansta "Hiçbir zaman evlenmeyi düşünmedim. Yalnız yaşamak benim için muradıma ermenin ta kendisi" dedi.10 yılı aşkın bir süre kendisi gibi bekarlığı tercih eden insanları inceleyen DePaulo, yalnız yaşamanın daha geniş bir sosyal çevreye sahip olmak ya da bedenen da sağlıklı olmak gibi      birçok psikolojik ve fiziksel faydası olduğunu saptamış.
2013 yılında Psych Central başlıklı bloğa, "Bekârların yalnız, sevgisiz ve sefil bir hayat sürdüğü ve hayatta en çok istedikleri şeyin bir eş bulmak olduğu yolundaki inançlar ta
mamen birer efsane" diye yazmış.
Evlenerek daha yerleşik bir düzene geçen insanların, özellikle egzersiz bakımından daha sağlıksız yaşam alışkanlıklarına geçtikleri görüşünde bir gerçek payı olabilir.
18 ile 64 yaş arasında 13 bin erkek ve kadın üzerinde araştırma yapan uzmanlar bekâr olan ve hiç evlenmeyenlerin, evlenen ya da boşanmış olanlara göre daha sık egzersiz yaptığını belirlemiş.
2015 yılında Social Science and Medicine adlı bilimsel dergide yayımlanan ve 9 Avrupa ülkesinde 4 bin 500 kişinin vücut kütle endekslerini inceleyen bir araştırma, bekar kadın ve erkeklerin rakamlarının evlilere göre daha düşük çıktığını ortaya koymuş. Aynı araştırma evli çiftlerin bekarlara oranla 2 kilo 200 gram kadar daha ağır olduğunu açıkladı.
İngiltere'de bekar olan 1000 kişi ile 1998 yılından bu yana evli olan 3 bin kişinin karşılaştırılması üzerine gerçekleştirilen bir araştırma ise bekarların, evlilere oranla kişisel gelişim başlığında daha çok tecrübe elde ettiğini açıklıyor.  Örnekleme grubundaki evli çiftlere kıyasla bekarlar aşağıdaki ifadelere daha büyük oranla katıldığını söylüyor:
Benim için hayat bitmeyen bir öğrenme, değişim ve gelişim sürecidir. Dünya ve kendin hakkındaki düşünce şeklini sorgulatacak yeni tecrübeler yaşamak önemlidir. 
DePaulo 2016 yılında evli ve bekâr insanlar hakkında yapılmış 800'ü aşkın araştırmayı taramış ve bu konuda kendisi gibi düşünen başka uzmanlar da bulunduğunu görmüş.1987-1988 arasında konuşulan ve bu tarihlerden 5 yıl sonra bir kez daha konuşulan Amerikalı erkekler üzerine yapılan bir anket, bu tarihler arasında evlenen erkeklerin, arkadaşları için bekar günlerine oranla, yaklaşık 1875 Dolar daha az harcamaya başladıklarını ortaya koymuş.               Aynı araştırma kadınlar için ise benzer sonuçlar vermiyor.
Alıntı: bbc.com
 "Aile sorumluluğundan kaçan ve başıboş bir yaşayış sürmeyi seven kimselere göre bekarlık, eşi bulunmaz bir sorumsuzluk ve rahatlık durumudur."

Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                9 Mart 2021 Antalya-Türkiye


7 Mart 2021 Pazar

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ

                                                                    


















Resim: İstanbul Boğaziçi Üniversitesi (1950)


Merhaba Gönül Dostlarım,

Türkiye'de ilk kutlanışı

Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Kadınlar Günü" kutlanmaya başlandı.  


Dünyada Kadınlara Karşı Şiddet!  

Dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan durumundadır. Erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi yüzünden ya doğar doğmaz öldürülmüşler ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamıştırlar.

Küresel olarak, 15-45 yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır. En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Bunu yapanlar genelde aileden bir üye ya da kadının tanıdığı biridir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.

“Dünya’da hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez.” Bu sözler Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e ait. Söylediklerinde mübalağa yok. Zira Kurtuluş Savaşı’nın en önemli aktörlerinden biri de Türk kadını idi. Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı. “Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya devam ediliyor. 

Alıntıdır

https://youtu.be/ctkg5olfOb0

Günün Sözü :Emeğini, gücünü ve cesaretini hayatın her alanında gösteren tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun."

Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                8 Mart 2021 Antalya-Türkiye



5 Mart 2021 Cuma

SİZİN ELİNİZDE!

 














Merhaba Gönül Dostlarım,


Bitlis'teki helikopter kazasında şehitlerimizin sayısının 11'e çıktığını derin bir üzüntüyle öğrendik. 8'inci Kolordu Komutanımız Korgeneral Osman Erbaş ve tüm askerlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, Şehit olan askerlerimizin ailelerine ve yakınlarına sabırlar, yaralı olanlara acil şifalar diliyorum.

Başımız Sağolsun TÜRKİYEM!!!

****

COVİD-19 ile ilgili doğru şekilde bilgi edinip uygun önlemleri alarak kendinizi ve çevrenizdekileri koruyun. Yerel sağlık kurumunuzun önerilerine uyun.

COVID-19'un yayılmasını önlemek için:
Ellerinizi sık sık temizleyin. Sabun, su veya alkol bazlı dezenfektan kullanın.
Öksüren veya hapşıran kişilerle aranızda güvenli mesafeyi koruyun.
Fiziksel mesafeyi koruyamadığınız durumlarda maske takın.
Gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunmayın.
Öksürürken veya hapşırırken burnunuzu ve ağzınızı dirseğinizin iç kısmıyla veya bir mendille kapatın.
Kendinizi iyi hissetmiyorsanız evde kalın.
Ateş, öksürük ve solunum güçlüğü şikayetleriniz varsa tıbbi yardım alın.
Başvuracağınız sağlık hizmetleri sağlayıcısını önceden aramak, doğru sağlık tesisine en hızlı şekilde yönlendirilmenize olanak tanır. Bu yaklaşım, hem sizi korur hem de virüslerin ve diğer enfeksiyonların yayılmasını önler.
****

Bir doktorun sayfasından:



-AVM lere gitmenizi önermem.
-Maskesiz kalabalık ortamlara girmenizi önermem.
-Tatil için hazırlandığı iddia edilen otellere gitmenizi önermem.
-Haziran bitene kadar özellikle küçük çocuklarınızı okullara göndermenizi önermem.
- Misafirliğe gitmenizi, bayram ziyareti yapmanızı önermem.
-Covid-19 temaslısıysanız evden çıkmanızı önermem.
-Özellikle yaşınızı başınızı almışsanız ve ek hastalığınız varsa önlemleri gevşetmenizi önermem.
-Açlıkla terbiye olsanız bile lokantalara gitmenizi önermem.
-İstanbul'daysanız şehir dışına çıkmanızı, değilseniz İstanbul'a gelmenizi önermem.

Salgın bitmedi, belki pikimizi bile yapmadık.
Bu tür hastalıklar siyasiler bitti dediğinde bitmiyor. Dalga dalga büyüyerek gelmemesi

SİZİN BÎZİM ELİMİZDE            

https://youtu.be/3Z7MrCQHO-k

Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                5  Mart 2021 Antalya-Türkiye


3 Mart 2021 Çarşamba

DİNİ SOHBETLER (2)

 


Merhaba Gönül Dostlarım,

 Mübarek 3 Aylar vesilesiyle sayfalarımızda yer verdiğimiz dini konulardaki yazılarımızın  ilkini 13 Şubat 2021 tarihinde ' Dini Sohbetler (1) '  olarak aktarmıştım, bu yayınlarımızdan ikincisini, bugünkü yazımda sizlerle paylaşıyorum. 

En iyi dileklerimle, Esen kalın.

** İbrahim Birol **

****
ENANİYET ZİNCİRİ _ OSMANLI İMPARATORLUĞU MİMARİ ÖĞELERİ **
Enaniyetini dışarda bırak, öylece gir camiye...
Osmanlı İmparatorluğu'nun ihtişamı sadece mimarisiyle sınırlı değildir.
Bu mimari, bünyesinde birbirinden anlamlı nice hakikatler, ince detaylar, zarif nükteleri de barındırır.
Farkında olmadığımız manidar misallerden yalnızca birisidir Enaniyet zinciri...
Osmanlı İmparatorluğu zamanında özellikle Selatin Camilerde giriş kapısında aşağıya sarkan ve yan duvarlara delikler açılarak rapt edilen kalın zincirler vardır...
Camilere girişte, dış avludan içeri girmek istediğimizde bazı kapılarında bizi buna benzer zincirler karşılar. O büyük mabede girmek için aşılması gereken ilk kapı insanın kendi nefsidir. “Boynunu eğ, öyle içeri gir.“ diye seslenir bize ve eğilir, öyle içeri gireriz...
Daha içeri girmeden bu tevazu davetini kabul ederiz...
Bunun için konulmuştur bu zincirler camilerin avlu kapılarına.
Yüzlerce yıldır bu görevi yerine getiriyorlar.
“Edep Ya Hû” düsturunu, daha dış avluda hatırlatır bizlere Enaniye Zinciri...
Bu zincirlerin bu kapıya konulmasının sebebi, padişah ve yanındaki ahalinin camiye at üzerinde bile geldiyse, attan inerek, yaya olarak ve bu kapıdan eğilerek, içeriye girmesini sağlamaktır...
Böylelikle camiye giren kişiler Enaniyet ve benliklerini kapının dışında bırakırlar ve namazlarını mümkün mertebe bu tür duygulardan arınmış bir biçimde kılmaları sağlanırdı...
Büyük camilerin avluya giriş kapısında, tepeden neredeyse kapının yarısına kadar sarkan, sağ ve sol yana açılan bu kalın zincirlerin böyle salınmasının sebebi insanların zincirin altından eğilerek içeriye geçmesini sağlamaktır...
Böylelikle camiye giren müminler (Padişah, Vezir ve Padişah erkanı dahi olsa) Enaniyet ve benliklerini kapının dışında bırakırlardı ve camide namazlarını kılarlardı...
Çok anlamlı bir nüktedir bu...
Bu Camilere her girdiğinizde, önünden geçmiş olabilirsiniz, fakat bir anlam verememişsinizdir bu zincirlere...
Fakat, günümüzde bu zincirlerin seviyesi biraz yükseltilmiş.
Eğilmeden de insanlar geçebiliyor zincirlerin altından...
Bazı camilerin girişlerindeki zincirler de yeni nesiller tarafından ne olduğu bilinmediği veya önemsenmediği için yerlerinden sökülüp atılmıştır...
Bu konuda bir mısra:
Caminin zincirleri cennetin incileri,
Dokunmasın kutsala zamane bencilleri.
Enaniyet zincirleri toplanmış camiler;
**1- Gazi Ahmet Paşa Camii **
**2- Nişancı Mehmet Paşa Camii **
Selma Yılmaz'a bu yazı için teşekkürler...
**Enaniye Arapça' da "ben" anlamına gelen ene kelimesinden yapılmış bir masdar-isim olan enâniyyet (bencillik) demek. **
Kur'ân-ı Kerîm'de, hadislerde ve ilk döneme ait dini kaynaklarda yazılı değil. Ancak bu terime yakın anlamlar ifade eden esere ile isti'sâr kelimeleri hadislerde ve diğer bazı kaynaklarda yer alıyor (bk. Lisânü'l-ʿArab, "es̱r" md.; Tâcü'l-ʿarûs, "es̱r" md.; Buhârî, "Fiten", 2).
** Ayrıca Kur'an'da, hadiste ve diğer dini kaynak kitaplarda, günümüzde bir ahlâk ve psikoloji terimi olarak kullanılan **
"insanın yalnız kendisiyle ilgilenmesi, ilişkide bulunduğu herkesi ve her şeyi kendi yararına kullanma isteği" (egoizm) ve "kendini üstün görme, dolayısıyla kendini her şeyin amacı olarak kabul etme eğilimi (egosantrizm) anlamındaki enâniyeti yeren pek çok ifade var...

https://youtu.be/iMplmIVcXqs

Günün Sözü : 

Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                3  Mart 2021 Antalya-Türkiye