24 Ocak 2022 Pazartesi

MAVİ GÖZLERİN HEP AKLIMIZDA KALACAK

 





Merhaba Gönül dostlarım,


Güzel insanlar yavaş yavaş aramızdan ayrılıp gidiyorlar. Fatma Girik, filmleriyle, sanatçı kimliğiyle olduğu kadar siyasi kimliği ve aydın tavırlarıyla da Türk milletinin kalbinde yaşamaya devam edecek. Kendisine Allah' tan rahmet tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyoruz. Ruhu şad mekanı cennet olsun.

****

“YAK IŞIKLARI TANRIM, FİLM BİTTİ”
“Figüranlık için gelenleri sıraya dizerdik, karpuz ya da domates alır gibi seçerdik. Fatma’nın annesi Münevver Hanım da figüranlık yapardı. Atıf Yılmaz o sabah Fatma ile annesini elemiş.
Bir tramvay parasıyla çıktıkları Mecidiyeköy’den Sultanahmet’e tabanvayla dönmüşler ağlaya ağlaya. Fatma bizim sete geldiğinde 13-14 yaşlarındaydı.”
Memduh Ün
***
Çocukluğumuzun unutulmayan bir yüzü daha aramızdan ayrıldı.
Yeşilçam’ın en çileli zamanları onlar yaşadı.
Gün oldu, parasızlık ve yalnızlık,
Gün oldu, pahalı yaşam ve kalabalık…
Hepsi birer birer, aklımıza ve kalbimize kazınan filmler bırakarak gidiyorlar bu dünyadan.
Aradan yıllar geçiyor ama biz siyah-beyaz yıllarda yaşamaya devam ediyoruz.
Oysa şimdi öyle mi?
Ozanın dediği gibi, ölüm acısının bile üç gün sürdüğü bu devirde, üretilen eserler de üç beş saat kalıyor insanda.
Sonra koca bir boşluk…
Ellili altmışlı yaşlarda olanlar beni daha iyi anlar.
Gizli bir yanımız var bizim.
Orası hep çocuk kalsın istiyoruz.
Kederli yıllar,
Boza, soba ateşi, çiçekli divanlar, misket, saklambaç, çatapat, topaç, leblebi tozu, bayram yerleri…
Sonra odamızdaki kartpostallar.
Tarık Akan, Gülşen Bubikoğlu, Kadir İnanır, Sevda Ferdağ, Türkan Şoray, Adile Naşit, Tamer Yiğit, Suzan Avcı, Ayşen Gruda, Sami Hazinses, Fatma Girik, Yılmaz Güney…
Daha Kimler kimler…
Limon kolonyası, beyaz sabun kokusu, tarhana çorbası, plaklar…
Komşu bazen kardeşten öte demekti.
Sevinçler de ortaktı, acılar da.
İnsan insanı yarasından vurmazdı.
Sır insanda kalırdı.
Fatma Girik de yorulup gitmiş buralardan.
Yattığı yer incitmesin.
“Yak ışıkları Tanrım, film bitti.”

t a m e r d u r s u n

the Year 
                   Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                             İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara  
24 Ocak 2022 Antalya-Türkiye


22 Ocak 2022 Cumartesi

ÇÜNKÜ ONLAR ÇOCUK

 








Merhaba Gönül Dostlarım,

Çocuklara çocuk gibi davranın. Çünkü onlar ÇOCUK...

1- 🌿🍂Çocukların istedikleri her şeyi ala rak özlemlerini, sevinçlerini yok ettik.

2-🌿 Üzülmelerine hiç firsat vermeyerek empati duygularını yok ettik.

3- 🌿 Sıkılmalarına izin vermeyerek hayal güçlerini yok ettik.

4- 🍂Her sendelediklerinde hemen kollarına girerek problem çözme becerilerini yok ettik.

5🌿🍂- Her işi onların adına kendimiz yapmaya çalışarak öz güvenlerini yok ettik.

6- 🌿 Çocuğun yanında sürekli okulu ve öğretmenleri çekiştirerek, öğretmene saygılarını yok ettik.

7- 🌿 Daha okula başlamadan ellerine tablet ve akıllı telefon vererek akran iletişimini yok ettik.

8- 🌿 Çocuğu beşikte bakıcıya teslim ederek, annelik rolünü yok ettik.

9- 🌿 Çocukları okuldan kulübe, kulüpten etüde, etütten özel derse koşturarak aile hayatını yok ettik.

10-🌿 Çocuğumuzun her anını sosyal medyada paylaşarak mahremiyet duygusunu yok ettik.

11-🌿 Çocuğumuzun ne istediğini, ne olmak istediğini sormak yerine, kendi isteklerimizi dayatarak kişisel gelişimini engelledik.

12- 🌿 Çocuğumuzun birey olduğunu hep unuttuk...

Bu liste böyle devam eder gider.


Sonuç?

Galiba biz, çocuk eğitiminde işleri bayağı bir abarttık...

Alıntı.....


Umut Çocukları Derneği; çeşitli olumsuz olgular nedeniyle aile ortamından uzak, sokaklarda yaşamak zorunda kalan, madde bağımlılığı olan, suç potansiyeli öngörülen ve istismara açık çocuk, ergen, genç ve yetişkin bireyler kapsamında sosyal çalışmalar yapıyor. Bu konuda, ilgili kurum ve kuruluşlarla beraber hareket ediyor, kurtarıcı, koruyucu, önleyici, engelleyici, iyileştirici çalışmalar yürütüyor. Kendilerini kutluyoruz...

the Year 


Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara     22 Ocak 2022 Antalya-Türkiye       

19 Ocak 2022 Çarşamba

KARAKTER DEDİĞİMİZ ŞEY

 





Merhaba Gönül Dostlarım,

KARAKTER AŞINMASI

"Karakter, kendi arzularımıza ve diğer insanlarla aramızdaki ilişkilere yüklediğimiz etik değerdir.
Horatius bir insanın karakterinin, onun dünyayla olan bağlantılarıyla ilintili olduğunu yazar. Bu anlamda “karakter,” insanın içinde beslediği ancak kimse tarafından gözlemlenemeyen arzu ve duyarlılıkları ifade eden “kişilik” adlı modern türevinden daha kapsayıcı bir terimdir.

Karakter, asıl olarak duygusal deneyimlerimizin uzun vadeli boyutu üzerine odaklanır. Karakter kendini, sadakat ve karşılıklı bağlılık, uzun vadeli bir hedef için çaba sarf etme ya da gelecekteki bir amaç uğruna bugünkü kimi mükâfatları erteleme şeklinde gösterir.

Her birimiz, belirli bir anda yaşadığımız duygu karmaşasının içinden bazı duyguları seçer ve içimizde yaşatırız. Yaşattığımız bu duygular karakterimizi oluşturur. Karakter kendimizde değerli bulduğumuz ve başkalarının değer vermesini beklediğimiz kişisel özelliklerimizdir.

Sabırsız, mevcut ana odaklanan bir toplumda, hangi özelliğimizin kalıcı değer taşıdığına nasıl karar verebiliriz?

Kısa vadeye kilitlenmiş bir ekonomide nasıl uzun vadeli hedeflere sahip olabiliriz?

Her an parçalanan veya sürekli olarak yeniden şekillendirilen kurumlarda, karşılıklı sadakat ve bağlılık nasıl sürdürülebilir?

Bunlar yeni, esnek kapitalizmin karakter konusunda karşımıza çıkardığı sorunlardır."

Richard Sennett
Karakter Aşınması / Yeni Kapitalizmde İşin Kişilik Üzerindeki Etkileri Ayrıntı Yayınevi 


Günün Sözü:
" Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür. Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür. Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür. Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür. Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür. Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür. Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür." - Gandhi

the Year 

                                                                                                                 Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara     19 Ocak 2022 Antalya-Türkiye         

9 Ocak 2022 Pazar

UNUTULMAYANLAR ( 2) 2022

 

Merhaba Gönül Dostlarım,

Sabahın erken saatlerinde çiçeklerini sularken kapıda bir tıkırtı duymuştu. Eşi Hasan bey vefat ettiğinden beri evine öyle pek gelen giden olmazdı. Bastonuna dayanarak kapıya kadar gidip kapıyı açtığında oğlu Koray'ı ve torunlarını gördüğünde içi öyle tarif edilmez bir mutluluk duygusuyla dolmuştu ki.

Hemen onları içeri buyur edip torunlarına renkli akide şekerlerin den ikram etti. Öptü,, kokladı ve hasretle sarıldı ikisinede... Küçüğü henüz konuşamasa da onu güldürecek şeyler yapmaya çalıştı. Sevinçten eli ayağına dolanmış ne yapacağını bilememişti yine. Öyle çok özlemişti ki onları..
Sabahtan akşama kadar sessiz evde tek başına kalmak çok bunaltıyordu onu... Gelininin yine gelmek istemediğini öğrenince üzüldü. Zaten oğlunun da neden geldiğini yüzünden anlamıştı.
Bir şeyler diyecek olunca -"Dur oğlum getireyim-" dedi ve yerinden kalkıp evin ardiyesinde paralarını sakladığı yerden bir miktar para alıp getirdi. Koray'a uzattığında ise yine pek memnun olmadığını görmüştü.
Her zamanki gibi daha fazla para beklediğini biliyordu. "-Diğerleri kefen param oğlum biliyorsun-" dediğinde yine sinirlenip alıp çocukları kalkıp gittiğinde zavallı kadın her zamanki gibi iki gözü iki çeşme ağlamaya başlamıştı. Yüreği yangın yerine dönmüştü torunlarına doyuncaya kadar sarılmadığı için...
Gelini söylediği türlü şeylerle oğlu Koray'ı kendinden soğuttuğundan beri sadece para istemeye gelirlerdi böyle. Hazel hanımın emekli maaşı olduğunu bildikleri için hep daha fazla para bekleselerde her defasında istedikleri miktarda parayı alamadan giderlerdi...
O gün daha ağır gelmişti bu olanlar. Yüreğinde bir ağrı hissetti. Önce duvarda resmi asılı olan rahmetli eşi Hasan beye dertleşir gibi baktı uzun uzun. Sonra eski tahta masanın çekmecesin den kağıt, kalem aldı ve birşeyler yazdı. Sonra balkondaki üzerinde minderler serili tahta sedire uzandı. Aklında torunları oğlu ve gelini varken dalar gibi oldu...
Komşuları bir gün sonra sabah saatlerinde oğlu Koray ın kapısını çalmışlar ve annesi Hazel hanımın vefat ettiğini bildirmişlerdi. Kendisinden parasını esirgeyen annesinin ölümüne tam anlamıyla üzülmemişti bile.
Kendince haklıydı. Soğukkanlılıkla Hazel hanımın evine gitti. Komşular yaşlı kadının üzerini beyaz bir örtüyle örtmüşlerdi. Koray eve girince ona bir kağıt uzattılar...
Bir gün önce Hazel hanımın öleceğini hissetmişcesine bıraktığı mektubu eline aldığında şaşırmıştı. Merakla okuduğu satırlarda ise şunlar yazıyordu;
-"Canım oğlum siz isteyin paramı değil size canımı vereyim. Bu zamana kadar kefen parası deyip sana istediğin paraları vermememin sebebi biraz daha fazla sizi görebilmek içindi.
Biliyordum ki paramın hepsini versem torunlarımı yanıma getirmeyi bile istemezdin, düşünmezdin ve sizi hiç göremezdim...
Senelerce biriktirdiğim bütün param ardiyedeki eski çiçek saksısında. Hepinizi çok sevdiğimi bilin... Annen Hazel.- "....
Suat Özge

Günün Sözü .



the Year 

                                                                                                                 Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara     9 Ocak 2022 Antalya-Türkiye                    

6 Ocak 2022 Perşembe

UNUTULMAYANLAR ( 1 ) 2022

 



Merhaba Gönül Dostlarım,

Londra'da kocasının 1950'de kaydettiği anonsu dinlemek için her gün metroya giden ve iskelede oturan bir kadın var.
Margaret McCollum, Oswald Laurence' ın ölümünden sonra, Londra'nın en ünlü "Mind the gap" şarkılarından biri haline gelen bu kaydı dinlemek için bankta oturuyor. Kayıtta şöyle diyor. (attention the space between the train and the dock) (tren ile iskele arasındaki boşluğa dikkat edin).
2003 yılında Oswald, Margaret'in kalbinde büyük bir boşluk bırakarak öldü. Böylece Margaret onun varlığını en yakın şekilde hissetmenin bir yolunu buldu.
Ancak yarım asırdan fazla bir süre sonra bu sesin yerini boş bir elektronik kayıt aldı. Sıkıntıdan Margaret, bu kaseti Londra metro taşımacılığı şirketinden kocasının sesini evde dinlemeye devam etmesini istedi.
Fakat taşınma tarihini bilen şirket, kadının yaşadığı evin yakınındaki tek durakta, özellikle de Northern Line'ın Embankment durağında, tüm yolcuların bugün Oswald Laurence'in sesini dinleyebileceği ve sonsuz aşkın olduğunu düşünebileceği duyuruyu geri yüklemeye karar verdi.
Yetkililerden harika bir jest. İşte kocasının kaydedilmiş sesini dinleyen Margaret McCollum
Burada da konu içeriğinin videosu var.

"Mind the Gap" is the remarkable story of Margaret McCollum, the woman who waits every day to hear her husband’s voice at the tube station. Oswald Laurence first recorded the 'Mind the Gap' announcement in the 1950’s, and it has been running on the London Underground for years. His wife came to listen to his voice every day after his death, until lastly the tape was replaced. Eventually, Transport for London sent Margaret a tape with her husband's voice. A Regent's University Production. Director: Nora Staff Writer: Conor Patrick Walsh Producer: Ana Stanojevic Music credits go to Fabrizio Paterlini.

https://youtu.be/LEB2tEQrF4I

Günün Sözü: "ölüm korkusundan ziyade yaşama anlam yükleme çabası. hep derim; madem geldim bu dünyaya, madem bir şekilde var oldum, bari dünyaya elimden geldiğince iz bırakayım. varoluşumun bir anlamı olmuş olsun. boş boş yaşamaktan ziyade buna uğraşayım."

Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                    6 Ocak 2022 Antalya-Türkiye

5 Ocak 2022 Çarşamba

2022 YILINDAN BEKLENTİLER









Merhaba Gönül Dostlarım,

Yıl biterken geri sayım başladığında kapatsam gözlerimi.
Açtığımda her şey değişmiş olsa…

Kabaktan farkı olmayan insanlar insana dönüşmüş olsa...
Tüm kadın, çocuk, hayvan katledenlerin hak ettikleri cezayla cezalandırılmış olduğu haberleri müjde diye bağrılsa ülkemin her köşesinde…

Adalet mülkün temeli olsa yeniden.
Yarım kalmış, geçikmiş adalet diye bir şey kalmamış olsa…
Herkesin derdi deva bulsa mesela,
Hastalar şifa bulsa.
Kimse kimsenin ölüm sebebi olmasa.
Hiç kimse vakitsiz ölmese.
Kimse borç harç düşünmese.
Huzur, mutluluk, sevgi herkesi bulsa…

Kötülüğün kendi de adı da silinse yer yüzünden,
İyilik virüs gibi yayılsa…
Hiç bir canlı aç kalmasa.
Hiç bir ana ne sebeple olursa olsun yavrusundan ayrılmasa…

Hasretliği olanların hasreti vuslata dönüşse…
İçinde insan sevgisi olmayan hasta ruhlar şifa bulsa…
İlaçlar parasız,
İyilikler karşılık gözetmeden yapılsa...

Haberler sadece güzellikler duyursa…
Hiç biri aslında imkansız değil,
Az vicdan az merhamet biraz sağ duyu
Çokça insan olmak.

İnsan gibi düşünüp öyle davranmak ama,
Öyle sanıyorum ki hepsi yine temennide kalacak…
Ama olsun bir an da olsa içimden bunları geçirip kapatacağım gözlerimi…!

AHRÂZ SNR

" Bu yıl çok büyük zorluklar çektik, hep birlikte daha güçlü olacağımızı gösterdik ve artık yeni yılda kimse bizim önümüze engel çıkaramaz. Yeni yılınız kutlu olsun."


the Year Gerçek Dostlar  ⚠️                                                                                                                 İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                    5 Ocak 2022 Antalya-Türkiye