19 Ekim 2021 Salı

BİR ŞİİR BİR ŞAİR ( 1)
















Merhaba Gönül Dostlarım,


Cahit Sıtkı Tarancı (4 Ekim 1910, Diyarbakır - 13 Ekim 1956, Viyana), Türk şair, yazar. 4 Ekim 1910'da Diyarbakır'da dünyaya geldi. Babası, Diyarbakır'da ticaret ve ziraatle uğraşan köklü Pirinçcizadeler ailesinden Bekir Sıtkı Bey; annesi, babasının amca kızı Arife Hanım'dır. Ailesi, ona "Hüseyin Cahit" ismini verdi.

Hüseyin Cahit Tarancı veya bilinen adıyla Cahit Sıtkı Tarancı, Türk şair, yazar ve çevirmendir. Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin önde gelen şairlerinden biridir. "Otuz Beş Yaş" şiiriyle özdeşleşen Tarancı, "sanat için sanat" anlayışına bağlı kaldı.

Ne doğan güne hükmüm geçer Ne hâlden anlayan bulunur Âh! Aklımdan ölümüm geçer Sonra bu bahçe, bu kuş, bu nûr * Ve gönül Tanrısına der ki: "Pervâm yok, verdiğin elemden Her mîhnet kabûlüm Yeter ki, gün eksilmesin penceremden."

Cahit Sıtkı Tarancı

**** Hükmü geçmek : Sözü dinlenmek, sözü geçmek Nûr : Aydınlık, ışık, parıltı Pervâ : Çekinme, sakınma, korku Elem : Acı, dert, keder, üzüntü Mîhnet : Bela, musibet; zahmet, eziyet; sıkıntı, üzüntü, dert, keder.

https://youtu.be/dUW6n61zLrI

.YIL

Gerçek Dostlar   

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                        19 Ekim 2021 Antalya-Türkiye

18 Ekim 2021 Pazartesi

HER ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ OLSAYDI

 




Merhaba Gönül Dostlarım,

Bir gün karı koca hayvanat bahçesine gezmeye giderler. Hayvanat bahçesinde dolaşırken kadın birden maymun kafesinin önünde durur, erkek maymunun dişisinin saçlarıyla oynayışına bakarak,

bunu bir sevgi bir bağlılık göstermek diye kabul ederek kocasına dönüp maymunları işaret ederek : “Görüyor musun ne kadar da romantik, işte aşk , sevgi bu” der.

Adam hiç sesini çıkarmaz. Sonra aslanların kafesine doğru yönelirler. Erkek aslan ve dişi aslan birbirlerinden uzak bir şekilde, ayrı köşelerde kendi hallerinde uzanmış vaziyettedir. Kadın: “Görüyor musun bak, nasıl da mutsuz ve üzgün bir aile izlenimi veriyorlar” der.

Adam karısının elinden tutar ve maymun kafesine geri getirir. Sonra yerden birkaç çakıl taşı alır kafesin içine, maymunlara doğru atar. Erkek maymun hızlıca kafesin uzak bir köşesine doğru kaçar.
Taşlar kendisine değmesin diye arkasındaki dişisini bile unutmuştur. Sonra döner aslan kafesine aynı şekilde bir kaç taş atar. Erkek aslan taşın dişisine atıldığını zannederek yerinden fırlayıp eşinin yanına giderek , öyle bir kükrer ki hayvanat bahçesi aslanın kükremesinden adeta yankılanır.

Adam karısına der ki: “Bak gördün mü? görünüşte ne yapıldığına bakma. Bu seni yanıltır. Görünüşte herkese mutlu aile tablosu çizen bir çok aile vardır ki, en ufak bir problemde birbirlerini yüzüstü bırakır.
Ve yine öyle asil aileler vardır ki, dışarıdan mutsuz gibi görünürler ama birbirlerine sımsıkı sarılmışlardır. Onların sevgisini ve bağlılıklarını yaşadıkları zorluk zamanlarında ancak anlayabilirsin.”

Adam devam eder “Öyle aşık görüntüsü verenlere aldanma. Nice aşık gördüğün kişi vardır ki, maymun gibi aşkları vardır, kaçıp gitmeye hazır. Nice acıdığın, mutsuz sandığın karı koca vardır ki, aslan gibi birbirilerine canlarını feda etmeye hazırdırlar.” der. 

Alıntıdır

Günün Sözü :





.YIL

Gerçek Dostlar   

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                        18 Ekim 2021 Antalya-Tür


15 Ekim 2021 Cuma

EVVELDİ GÜZELDİ

 




Merhaba Gönül Dostlarım,

SAHİ BİZE NE OLDU

Yan yanayken saate bakmanın ayıp olduğu zamanlardı..
Evveldi. Güzeldi..

Karşılıklı oturdun mu masaya, bir gözlere
bir de uzaklara bakılırdı, eski yad edilirken.
Evveldi. Güzeldi.
Ellerde telefonlar yoktu..

Çocuktuk. Büyükler, eski günleri konuşurken uyuyakalmak diye bir şey vardı.
Evveldi. Güzeldi..

Sevmeler sessiz ve sebepsizdi.
Ne gösterişe gelir, ne nedenlere sığardı.
Evveldi. Güzeldi.
Her şeyden önce samimiyet gelirdi..

Sevda sırdı. Söylenmezdi.
Sevilenin adına türküler yakılır ama onun ardından kimseye yakınılmazdı.
Evveldi. Güzeldi..

Eşyalar pahası ile değil, hatırası ile kıymetlenirdi. İnsanlar aldıkları ile değil, verdikleriyle değer ifade ederdi.
Evveldi. Güzeldi..

Sahi utanmak diye bir şey vardı.
Evveldi. Güzeldi.
Yüzsüzlük, profesyonellik adı altında prim yapmıyordu..
Evveldi. Güzeldi..

Dert çekmenin bile bir adabı vardı.
Gönlün yükü, gözlerden anlaşılırdı.
Gönülden geçen ile dilden dökülenin arası böylesine uzak, böylesine hoyrat değildi. Evveldi. Güzeldi.

Biz bu içimizdeki uçurumları ve kalpler arasındaki mesafeleri sonradan icat ettik. Evveldi. Güzeldi.
Henüz yenilmemiştik kendimize..

Mutluluklar fotoğraf karelerinden ibaret değildi. Evveldi. Güzeldi.
Mutlu edilmek isteği hastalıklı bir hal almamıştı.

Eşyalar değil, insanlar ağırlanırdı evlerde
ve kalplerde.
Evveldi. Güzeldi.
Henüz bu kadar yalnız değildik.

Evveldi. Güzeldi.
Başkalarınca beğenilmek her şeyden önemli değildi...

*Rasih Aslantürk 

Günün Sözü :

Eskiden mutlu insanların hayal bile edemedikleri bir çok şeye sahip olan bugünkü insanların, mutsuz olmalarının bir tek sebebi var: Memnuniyetsizlik! "

.YIL

Gerçek Dostlar   

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                        15 Ekim 2021 Antalya-Tür

14 Ekim 2021 Perşembe

YARGILAMA ANLAMAYA ÇALIŞ !

 










Merhaba Gönül Dostlarım,

Günün birinde yaşlı bir kadın bir kafede oturur. Garson kız ona menü kartını getirir ve ne sipariş etmek istediğini sorar. Yaşlı kadın sorar: "Bir dilim pasta ne kadar?"
Garson kız: "3 Euro" diye cevap verir.
Yaşlı kadın cebinden biraz bozuk para çıkarır ve yavaşça saymaya başlar. Sonra tekrar sorar: "Peki, basit bir dilim kek ne kadar..?”
Garson kız sinirli sinirli bakar yaşlı kadına. Birçok masaya bakması gerekir ve streslidir.
Sabırsızca cevap verir: “2 Euro"
"Bu iyi, o zaman basit bir kek alacağım” diye cevaplar yaşlı kadın. Sinirli olan garson kız keki getirir ve hesap fişini masanın üzerine bırakır. Giderken, "Cimri insanlar..!” diye mırıldanır kendi kendine.
Yaşlı kadın pastayı yavaşça ve zevkle yer, sessizce kalkar, parayı masaya koyar ve gider. Garson kız masayı temizlemek istediğinde, yaşlı kadının 1 Euro bahşiş bıraktığını fark eder. Gözleri yaşarır. Yaşlı kadının garson kıza bahşiş vermek için basit bir parça kekle yetindiğini fark eder. Ama yaşlı kadından özür dilemek için çok geçtir…

Birini yargılamadan önce karşımızdakini anlamaya çalışmak daha faydalı bir seçim. Gördüklerimizin arkasındaki doğruları keşfetmeye yönelmek evvelâ bizleri körlükten kurtarır. Çok bilmişlik ve ukalalık egonun kalesidir. Kutsal Ruh sevgi dolu iletişimi öğretir.

Her zaman, her yerde, herkesle ve her şartta…

Netten Alıntıdır 

Günü Sözü :

" Çok bilmişlik ve ukalalık egonun kalesidir. Kutsal Ruh sevgi dolu iletişimi öğretir."

.YIL

Gerçek Dostlar   

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                        14 Ekim 2021 Antalya-Tür

10 Ekim 2021 Pazar

JAPON HALKINDAN 10 TEMEL İLKE

 






Merhaba Gönül Dostlarım,

Japonlar,
ne hıristiyan,
ne musevi
ne de müslüman.
ne peygamberleri,
ne de kutsal kitapları var
ama, İnandıkları insani değerler ile bütün dünyaya ders verdiler.
Demek ki insan olmak, başka bir şey.



JAPONLAR'DAN ÖĞRENİLMESİ GEREKEN
10 TEMEL İLKE

1. AĞIRBAŞLILIK
Hiçbir dövünme ya da aşırı hareketlerle ıstırap ifade etme görüntüsü yok. Üzüntünün kendisi yüceltildi.

2. ONUR
Su ve yiyecek kuyruklarındaki disiplin.
Hiçbir kaba söz ya da sert el kol hareketi yok. Sakinlikleri övgüye değer.

3. YETENEK
Örneğin, inanılmaz mimarlar. Binalar sallandı ama yıkılmadı.

4. ERDEM
İnsanlar sadece o anda gereksinimleri olanları aldılar. Başkaları da bir şeyler alabilsin diye.

5. DÜZEN
Hiçbir dükkân yağmalama yok. Yollarda korna çalmak, sollamak yok. Sadece anlayışlı tavırlar.

6. ÖZVERİLİ
Elli çalışan deniz suyu pompalamak için nükleer reaktörlerin içinde kaldı. Bunların yaptıklarının karşılığı nasıl ödenebilir?

7. DUYARLILIK
Lokantalar fiyatlarında indirim yaptı. Korunmayan bir bankamatiğe hiç kimse saldırmadı. Güçlüler zayıflara baktı.

8. EĞİTİM
Yaşlılar ve çocuklar dahil herkes ne yapacağını tam olarak biliyordu. Aynen de yaptılar.

9. MEDYA
Bültenlerde kendilerini mükemmel bir şekilde dizginlediler. Aptalca konuşan muhabirler/spikerler yoktu. Sadece sakin bir şekilde yapılan habercilik. En önemlisi de, durumdan faydalanarak kolay yoldan kendine pay çıkarmaya çalışan politikacılar yoktu.

10. VİCDAN
Bir mağazada elektrikler kesildiğinde, insanlar aldıkları şeyleri tekrar raflarına koydular ve sessiz bir şekilde çıktılar.


Netten Alıntıdır 

Günün Sözü :

" Ülkeleri dev bir afete uğramış durumdaki
Japon vatandaşlarından dünyanın alacağı
çok dersler var."

.YIL

Gerçek Dostlar   

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                        10 Ekim 2021 Antalya-Türkiye

8 Ekim 2021 Cuma

BİR DİLEK DİLE !

 



























Merhaba Gönül Dostlarım,

Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor. İçinden Allah' a şöyle bir dua edeceği tutuyor:

"Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla."

Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah ,
karısının bedeninde uyanıyor.

Hemen yataktan fırlıyor.
Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
Çocuklarını uyandırıyor.

Elbiselerini hazırlıyor.
Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
Beslenme çantalarını hazırlıyor.
Çocukları okula götürüyor.
Eve dönüp, evi toparlıyor.
Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek
için bankaya gidip sıraya giriyor.
Faturayı ödedikten ve temizlikçiye
uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor.
Bu arada öğlen oluyor.
Evi süpürmeye başlıyor.
Eşyaların tozunu alıyor.
Mutfağı siliyor.

Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
Yolda onlarla sohbet ediyor.
Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.
Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını sağlıyor.
Süt ve kek getiriyor.
Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor.
Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını fark ediyor.
Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
Salata malzemelerini yıkıyor.
Pilav için pirinci ıslatıyor.
Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor.

Akşam yemeğinden sonra,
önce eşinin kahvesini pişiriyor.
Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten sonra çocukları yatırıyor.
Onlara hikaye okuyor. Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor.

Bu da zaten onun görevi.

Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor : "Allah'ım özür dilerim.

Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın hayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım.

Lütfen beni eski halime döndür."
Sonra ruhunun derinliklerinden gelen bir cevap işitiyor: :
Evet, dersini aldığını görüyorum.

Herşeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın. Çünkü, dün gece hamile kaldın." 

😁😁

Mavinin Günlüğü 💙💙ALINTI

Günün Sözü:




.YIL

Gerçek Dostlar   

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara                                                        8 Ekim 2021 Antalya-Türkiye