26 Temmuz 2019 Cuma

İNSAN BİRBİRİNE MUHTAÇTIR









Farkındalık

Merhaba Gönül Dostlarım,

Komşu komşunun külüne, insan insanın gücüne muhtaçtır.. Bu değişmez kaidedir.. Ne kadar güçlü olursan ol , ne kadar zengin olursan ol bir an gelir birine muhtaç olursun, gücün ve paranın çözemediği bir şekilde..
Aşağıdaki hikayemizde olduğu gibi.

****
İskoçya’ da yoksul mu yoksul bir çift yaşardı. Fleming’ di adı. Günlerden bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Bir de baktı ki beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için çırpınıp duruyor. Çocukcağız bir yandan da avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Çiftçi çocuğu bataklıktan çıkardı ve acili bir ölümden kurtardı.
Ertesi gün Fleming’ in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli bir aristokrat indi. Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak tanıttı kendini. ‘‘Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum’’ dedi. yoksul ve onurlu Fleming ‘‘Kabul edemem!’’ diyerek ödülü geri çevirdi.
Tam bu sırada kapıdan çiftçinin küçük oğlu göründü. ‘‘Bu senin oğlun mu?’’ diye sordu aristokrat.
Çiftçi gururla ‘‘Evet!’’ dedi. Aristokrat devam etti: ‘‘Gel seninle bir
anlaşma yapalım. Oğlunu bana ver iyi bir eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa ilerde gurur duyacağın bir kişi olur.
‘‘ Bu konuşmalar sonunda Fleming’ in oğlu aristokratın desteğinde eğitim gördü.
Aradan yıllar geçti. Çiftçi Fleming’ in oğlu Londra’daki St. Mari’ s Hospital Tıp Fakültesi’ nden mezun oldu ve tüm dünyaya adini penisilini bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu. Bir süre sonra aristokratın oğlu zatürreye yakalandı.

 Alexander Fleming 
Onu ne mi kurtardı?

Penisilin!
 Aristokratın adı: Lord Randolp Churchill.
Oğlunun adı: Sir Winston Churchill.
Kurtaran doktor: Çiftçinin oğlu Sir Alexander Fleming.        

winston churchill ile ilgili görsel sonucu
   Sir Winston Churchill
      



Alıntı :Benden Selam Söyleyin






Günün Sözü :" Paraya gereksiniminiz yokmuş gibi çalışın. Hiç acı çekmemiş gibi sevin. Hiçbir şey beklemeden verin. Karşılığı nasıl olsa gelecektir."

25 Temmuz 2019 Perşembe

BİR TOPLUM UYUYORSA






bir toplum uyuyorsa gandhi ile ilgili görsel sonucu























Merhaba Gönül Dostlarım.

Gandhi Kimdir?
Mohandas Karamçand Gandi (2 Ekim 1869 – 30 Ocak 1948), Hindistan ve Hindistan Bağımsızlık Hareketi' nin siyasi ve ruhani lideri. Görüşleri Gandizm olarak anılır. Gerçek ve kötülüğe karşı aktif ama şiddet unsuru içermeyen direniş ile ilgili olan Satyagraha felsefesinin öncüsüdür. Hindistan'da resmî olarak Ulus'un Babası ilan edilmiştir ve doğum günü olan 2 Ekim Gandhi Jayanti adıyla ulusal tatil olarak kutlanır. 15 Haziran 2007'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oybirliği ile 2 Ekim gününü "Dünya Şiddete Hayır Günü" olarak ilan etmiştir. Gandi, hakkında en fazla eser yazılan kişiler listesinde 8.sırada yer almıştır.
Şiddete başvurmadan da insan haklarının savunulabileceğini tüm dünyaya gösteren Gandhi, emperyalizme karşı açtığı pasif direnişle kitleleri peşinden sürüklemeyi başaran belki tek insandır. Politikacı kimliğiyle dünyada eşi benzeri olmayan bu karakterli adamın, sadece Hindistan’da değil tüm dünyada bu kadar sevilmesi boşuna değil.
Tam adı Mohandas Karamçand Gandi olsa da, kısaca Mahatma (yüce ruh) Gandhi olarak anılmasının nedenini anlamak çok zor değil. Tevazu ile, sadece iyi olmakla kazanılabilecek pek çok zafer olabileceğinin naif bir kanıtıdır Gandhi. Onun dünyanın daha yaşanılası ve adaletli bir yer olabilmesi adına söylediği altın değerinde sözlerinden bir kaçı:
gandhi sözler ile ilgili görsel sonucu- Bir milletin büyüklüğü ve ahlaki gelişimi, hayvanlara olan davranış biçimi ile değerlendirilir.

- Bizi yok edecekler şunlardır: İlkesiz siyaset; vicdanı sollayan eğlence; çalışmadan zenginlik; bilgili ama karaktersiz insanlar; ahlâktan yoksun bir iş dünyası; insan sevgisini alt plana itmiş bilim; özveriden yoksun bir din anlayışı.

-Haksızlığa sapıp bütün insanlar seni takip edeceğine, adaletle hareket edip tek başına kal daha iyi.”

Bir toplum uyuyorsa...
Gece olunca, insanlar maymuncuklarını ve fenerlerini yanına alır ve komşusunun evini soymaya gidermiş. Gün doğarken geri döndüklerinde yüklerini alırlarmış. Ama her seferinde kendi evlerini de soyulmuş bulurlarmış.
Ülkede kimse kaybetmezmiş, çünkü herkes birbirinden çalar ve bu dolaşım son kişi ilk kişiden çalana kadar sürermiş.
Bir gün, nasıl olmuşsa, dürüst bir adam ortaya çıkmış. Gece olduğunda, çanta ve fenerle dışarı çıkmaktansa evinde kalıp çalışmayı tercih edermiş. Hırsızlar geldiğinde evde ışık yandığını görüp soymak için içeri girmezlermiş. Ve bu durum bir süre devam edince, ahali bir konunun açıklığa kavuşmasını istemiş:
'Çalmadan yaşamak senin tercihin, ama başkalarını bir şey yapmaktan alıkoymaya hakkın yok.' demişler.
Bunun üzerine dürüst adam, geceleri evinden çıkar, fakat hiçbir şey çalmaz, döndüğü zaman evini hep soyulmuş bulurmuş. Adamın bir haftadan daha az bir sürede, yiyecek tek bir şeyi kalmamış ve ülkeyi terk etmek zorunda kalmış.
Daha iyi soygun yaparak zenginleşenler kendileri için soygun yapmak üzere maaşlı hırsızlar tutmaya başlamışlar. Zengin fakir ayrımı giderek çoğalmış.
Zenginler mallarını korumak için polis teşkilatı ve hapishaneler kurmuşlar ve kendi mallarının çalınmasını yasa dışı ilan etmişler.
Ancak yoksulların mallarını çalmak hala serbestmiş. Bir süre geçtikten sonra, artık kimse soymaktan ve soyulmaktan söz etmez olmuş. Çünkü yoksulların çoğu ya açlıktan ölmüş ya da ülkeyi terk etmişler. Zenginler ve maaşlı soyguncular ise soyacak kimse kalmadığı için servetlerini yitirmeye başlamışlar.
Sonunda zenginler eski düzeni yeniden sağlamak için dürüst adamı başa getirmeye karar vermişler. Ancak dürüst adamın evine gittiklerinde sadece yerde yazılı bir kağıt varmış. Kağıtda şunlar yazıyormuş: ' Bir insan sadece dürüst olduğu için aranıyorsa her şey için çok geç olmuş demektir...'
( Ghandi)

Günün Sözü : " BIR MİLLET UYUYORSA UYANDIRMAK KOLAYDIR. UYUMUYOR DA UYUYOR GİBİ YAPIYORSA NE YAPSANIZ NAFİLE, UYANDIRAMAZSINIZ. " GHANDİ

24 Temmuz 2019 Çarşamba

HAYAT SEÇENEKLERDEN İBARETTİR



hayat seçeneklerden ibarettir ile ilgili görsel sonucu




Merhaba Gönül Dostlarım,

Herkese Günaydın,

Hayat Seçeneklerden İbarettir..

Her sabah kalktığımda kendime diyorum ki:
Bu gün iki seçeneğin var: Ya iyi bir ruh halinde olabilirsin, ya da kötü bir ruh halinde, seçimini yap…
Ben de iyi bir ruh halinde olmayı tercih ediyorum. Kötü bir şey olduğunda, ya kendimi kurban olarak görebilirim ya da bu durumdan bir şey öğrenebilirim.
Ben de bir şey öğrenmeyi tercih ediyorum.
Ne zaman birisi bana derdini anlatsa, onu sadece dinleyebilir, ya da hayatın olumlu taraflarını gösterebilirim.
Ben de ikincisini tercih ediyorum…
Hayat seçeneklerden ibarettir…
Gereksiz ayrıntıları bir kenara bıraktığında her durumun bir seçenek olduğunu görürsün.
Olaylara nasıl tepki vereceğini sen seçersin…
İnsanların senin ruh halini nasıl etkileyeceğini kendin seçersin…
Nasıl bir ruh hali içinde olacağını kendin seçersin…
Hayatını nasıl yaşayacağın da senin seçimine bağlıdır…
Her gün hayatı dolu dolu yaşamak için seçme hakkımız olduğunu ondan öğrendim… Hayata olan tavır ve bakış açımız her şeydir…
Bu nedenle yarın için üzülmeyin, bırakın yarın kendisi için üzülsün…
Her geçen günün kendine yetecek kadar derdi vardır….
Kaldı ki, bugün, dün kaygılandığınız yarındır…
(Spencer Johnson)

****
Hayatta her zaman karşımıza farklı seçenekler çıkar, içlerinden birini seçeriz.
Karakterimize göre... Huyumuza göre... Arzularımıza göre... Hırslarımıza göre... Ahlakımıza göre... Maneviyatımıza göre... ve Başarılarımıza göre... Bunları seçerken sadece tek bir sonuçla çıkmaz karşımıza birini seçince arasında mutlaka ikinci bir şık vardır hayatta. Buna bağlı olarak her şıkkın açtığı bir başka yol da vardır. Bunlar bu yolda başımıza gelen her şey kararımızın gösterdikleri bir başka deyişle kendi tercihlerimizdir.
Milliyet Blog' tan alıntıdır

****
Büyük ustaya sormuşlar, “Nasıl büyük bir usta oldun?” diye.
O da “Doğru kararlar vermekle” demiş.
“Doğru kararları nasıl alıyorsunuz peki?” demişler.
“Yaptığım yanlış kararlarla” demiş”.

İnsan asla kararsız olmamalı. Yanlış yola sapmak insanda asla endişe yaratmamalı. İşte bu önemli bir husustur. İnsanlara hep yanlış bir şey yapmamaları öğretiliyor. Onlar da yanlış bir şey yapmaktan o kadar korkuyorlar ki, böylece hiç bir şey yapamıyorlar ve hareket kabiliyetini yitiriyorlar. Mümkün olduğu kadar hata yapın. Ama bir şeyi unutmayın. Aynı hatayı tekrarlamayın. Hatanızdan ders çıkarın. O zaman gelişirsiniz. Yoldan sapabilmek özgürlüğünüzün bir parçasıdır. Bu doğru, bu yanlış diye bir şey yok. Hayat o kadar kesin değil, onu bu kadar kolay etiketleyip sınıflandıramayız. 

" Hayat her şişenin etiketli olduğu ve neyin ne olduğu bilinen bir eczane değildir."

"Sağlığınızın hep yerinde olması ve hep ‘doğru’ seçimler yapmanız dileğiyle…"


Dr. İlhami Pektaş, 

****


" Bu benim hayatım. Bana bahşedilmiş bir hayat bu. Sizin istediğiniz gibi olmayacağım dedim. Benliğimi seçtim. Sizin istediğiniz gibi yürümeyeceğim dedim, koşmayı seçtim. Sizin sevdiklerinizi sevmek, sizin sözlerinizi söylemek, sizin gibi giyinmek ya da gülmek istemiyorum dedim! Ve aykırı oldum gözlerinde. Varsın olsun be arkadaşım. Umurumda değil söyledikleri, umurumda değil için için bazen başaramadığıma gülmeleri ve umurumda değil paket hayatlara bürünmeleri.
Ben buyum işte.Ne derlerse desinler.Kimselerin istediği gibi değil ben gibi yaşamak gerek bana.Geçen tek bir saniyemi kim geri verebilir ki? Verdiğim tek bir nefesi kim sahiplenebilir?Paket hayat istemiyorum ben. Hediye paketine bürünüp ruhumu benden çalmalarını izleyemem ki. Onlar benden hayatımı çalarken alın sizin olsun üstü kalsın diyemem değil mi?
Kimselere vermem zincirlerimi gerekirse kendi prangalarımı kendim çözerim bileklerimden. Ağır da olsa taşırım yükümü kime ne? Kanasada ruhum ben sararım yaralarımı
Yeter ki paket hayat giymemi istemesinler ruhuma…"

Günün Sözü : " Hayat her şişenin etiketli olduğu ve neyin ne olduğu bilinen bir eczane değildir."


İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/ - Google'da Ara
24 Temmuz 2019, Antalya-Turkey

23 Temmuz 2019 Salı

DOSTLARINIZI BIRAKMAYIN






Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi ve yazı

Merhaba Gönül Dostlarım,

Hayatta dostluk çok önemli bir olgu... Kimine göre ölümünedir bu birliktelik, kimine göre ise çıkarına...
İş bitince dostluğun sona erdiği ise, günümüzde en geçer akçe...
Verilen sözlerin tutulmadığı, birlikteliklerin sırtından hançerlendiği, pazarlıksız satışların yapıldığı bir dönemden geçiyoruz.
Aradığımız tek şey ise, inanabileceğimiz, güvenebileceğimiz bir dost ya da dostlar...
Aşağıda okuyacağınız yazı, dostluğun nasıl özel ve vazgeçilmez olduğunu anlatan güzel bir öykü...
Umarım her dostluk, bunun gibi yaşanır.


“Umut verip, güven aşılayıp da yarıyolda bıraktığın insanın gönül sadakasını her iki dünyada da veremezsin!” Hz. Mevlana


DOSTLARINIZI BIRAKMAYIN

Görüntünün olası içeriÄŸi: 1 kiÅŸi, gülümsüyor, köpek, açık hava ve doÄŸaAdam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi. Kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular. Rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir kapı, beyazlar içinde bir kadın. Adam kadına sordu: “Burası neresi?” Kadın ona gülümsedi: “Cennet, efendim. “

Adam sevindi, kapıya yürüdü. Ama kadın onu birden durdurdu:

“Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez. Onları içeri almıyoruz.” Adam kadına; ‘‘Ama o benim en yakın dostum’’ dedi. Nafile, ‘‘Giremezsiniz!’’ cevabı verildi. Bırakmadı yılların dostunu. Gerisin geriye döndü.

Bu kez tozlu çamurlu bir yola girdi. Karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapı ve önünde bekleyen yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı. Adam sordu; “Arkadaşımla birlikte bizi kabul eder misiniz? ’’Dede“ Tabii...” cevabını verdi. Girdiler içeri. Yüzlerce ağaçtan birinin altına köpeğiyle yerleşti.

Dedeye yine seslendi; ‘‘Burası neresi?” Yaşlı adam “Cennet” cevabını verdi. Adam şaşırdı: ‘‘Nasıl olur! Az önce muhteşem bir kapıya gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler!” Dede, “Şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi? Orası cehennem!” dedi.

Adam iyice şaşırmıştı. Dede gülümseyerek devam etti; “Onlar, kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakıp bırakmayacağının sınavını yaptılar sana!’’

Dostlarınızı yarı yolda bırakmayın. Çünkü dostluk; kaybolduğunuz bir ormanda, size yol gösteren ışık gibidir...

Hayatınızda, dostlarımız olması dileklerimle...

Alıntı




 Günün Sözü :
" Dostlarınızı yarı yolda bırakmayın.
  Bir dostun derdine herkes üzülebilir, bu çok kolaydır.
  Bir dostun  başarısına sevinebilmek ise sağlam bir karakter gerektirir.. "

http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
23 Temmuz 2019, Antalya- Turkey

22 Temmuz 2019 Pazartesi

İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR? ( 2 )




İhtiyarlık kaç yaşında başlar?


Merhaba Gönül Dostlarım,

NASIL BİR YAŞLI OLMAK İSTERSİNİZ? Sorusuna

 Sn. Prof.Dr.   Osman Müftüoğlu' nun verdiği cevapta


" HANGİ ülkede yaşadığınız fark etmiyor. Ortalama ömür her 5 yılda en az 1 yıl uzuyor. Bu durumda da size “kendinize iyi bakmanız” dışında bir seçenek kalmıyor. Çünkü kendinize iyi de baksanız, kötü de baksanız ömrünüz eskisinden uzun olacak, “orta yaş” ve “yaşlılık” döneminde geçirdiğiniz süre uzayacak.  Bu kesin! Peki siz o dönemde “nasıl biri olacaksınız?” Bu sorunun yanıtı şu mühim soruya vereceğiniz cevapta gizli: Nasıl bir yaşlı olmak istiyorsunuz? Yıpranmış, bitkin, takatsiz, kendine de başkalarına da yük olan düşkün ve hasta bir ihtiyar mı, yoksa bilgece ve zarafetle yaşlanan, keyif ve huzurla yaşayan, formda ve dinç zımba gibi bir yaşlı mı? Eğer ikincisini arzuluyorsanız kendinize iyi bakın. Ayrıca size üç sürpriz ama mühim önerim var. Onları aşağıda  bulacaksınız, faydalanın.
3 MÜHİM İYİ YAŞLANMA TÜYOSU
HATIRA VE UMUT BİRİKTİRİN: Özellikle kırklı yaşları geçtiyseniz yaşlılık döneminde en çok ihtiyaç duyacağınız iki şey hatıra ve umuttur. Erdemin hoş görüyle, güvenin dostluk ve bilgelikle iç içe olduğu güzel bir yaşlılığın anahtarı beyninizi de tıpkı kaslarınız gibi çalıştırmak, ona da duygusal antrenmanlar yaptırmak, yani okutmak, öğretmek, düşünmeye, sevmeye, gülmeye, eğlenmeye yöneltmek, geleceğe yönelik iyi umutlar besleyip geçmişle ilgili güzel hatıralar biriktirmek olsun.
İLİŞKİ DETOKSUNA GİDİN: İyi yaşlanmanın önemli kurallarından biri de sizi üzüp bunaltan, yıpratıp yük olan kötümserlik, gerginlik, umutsuzluk yükleyen faydasız kişilerden kurtulmak, yapıcı ve keyifli ilişkiler kurmaktır.

- HUZUR HAPINI İHMAL ETMEYİN: Huzur yeni bin yılın en mühim eksiği. Huzur hapları ise en önemli keşfi. Huzur bu âlemin en etkin, en güçlü, bulunması en zor ilacı, serveti. Güzel yaşlanmanın anahtarı veya şifresi. Eğer “yaşlanma yolculuğunuzu sürdürürken” bedeniniz kadar ruhunuza da iyi bakar, yaşlanmanın zenginleşme değil, hafifleme, büyüme değil basitleşme olduğunu anlarsanız huzuru daha kolay yakalarsınız. Huzurun inanç ve maneviyatla kardeş olduğunu da lütfen bir kenara not ediniz



Prof.Dr. Osman Müftüoğlu


****
İHTİYARLIK KAÇ YAŞINDA BAŞLAR?

- Mimar Sinan, Süleymaniye camisini bitirdiğinde 70 yaşını geçmişti. Selimiye        camisini tamamladığında ise 86 olmuştu.
- Galileo, ayın günlük ve aylık çizimlerini yaparken 73 yaşındaydı.
- Charlie Chaplin, 76 yaşında film yönetmenliği yaparak hala işinin başındaydı.
- Goethe, en büyük eseri Faust’ u ölümünden bir yıl önce, yani 82 yaşında            bitirmişti.
- Nobel ödüllü Alman doktor Albert Schweitzer 88 yaşına rağmen Afrika                hastanelerinde durmaksızın çalışarak ameliyat yapıyordu.
- Ressam Titian 99 yaşında hayata gözlerini yumdu. “Lepanto Savaşı” adlı ünlü      tablosunu ölümünden bir yıl önce tamamladı.
- Dört defa İngiltere başbakanı seçilen Gladstone, son kez göreve geldiğinde        yaşı  83’ dü.
- Kristof Kolomb Amerika’yı keşfe çıktığı ilk yolculuğunda 50 yaşını çoktan aşmış    durumdaydı.
- Pasteur kuduz aşısını bulduğunda 60 yaşındaydı.
  

Örnekleri daha çoğaltabiliriz. Ünlü yazarlardan Anatole France 80, George Bernard Shaw ise 94 yaşındayken, üretmeye, yazmaya devam ediyorlardı.
Bir de ünlü bir anlatı daha vardır. İngiliz politikacı William Gladstoneyeni bir dil öğrenmeye karar verdiğinde, yaşı çoktan 70'i geçmiş. Çevresinden biri hayretler içinde; "İhtiyarlık kaç yaşında başlar" diye sorduğunda; Gladstone şöyle yanıtlamış:
"Beynimiz yeni tecrübeler keşfettiği sürece, insan genç sayılır."
Belki bizim politikacılarımız için kötü örnek olacak ama dört kez İngiltere Başbakanı seçilen Gladstoneson kez göreve geldiğinde ise 83 yaşındaymış.
Sonuçta, yaşı kaç olursa olsun, her zaman gönlü, ruhu genç insanların yanında durun.

W.E GLADSTONE

Günün Sözü : " Hiçbir şey için geç kalmadınız. Yeter ki isteyin."

http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
22 Temmuz 2019, Antalya-Turkey