5 Kasım 2016 Cumartesi

‘OKUL NASILDI?’ ...



OKULDA ÇOCUK RESİMLERİ ile ilgili görsel sonucu




  Çok Değerli  Dostlar,

"Çocuk deyince akarsular durur... "  Bu söz benim kendime ait, en fazla değer verdiğimiz çocuklarımızı istediğimiz şekilde yetiştirememenin sıkıntısı içindeyiz. Okul öncesi eğitim diyoruz, bütün ailelerin gelir düzeyleri aynı olmadığı için, her veli çocuğuna okul öncesi eğitim aldıramamaktadır.
Bu nedenle daha küçük yaşta istem dışı kültür farklılıkları ve eğitim eşitsizliği, orta ve Lise döneminde belirginleşip, Üniversite imtihanları sonucunda kazanamayanlardan  her  yıl binlerce genç işsizler ordusuna katılmakta, toplumun en büyük sorunu haline gelmektedir.. Bu belirsizliklere devletin bir hal çaresi bulması gerekir. Okul öncesi eğitimi tüm  çocuklar için şart koşmalı  Anne ve Babaların bütçelerine göre okul öncesi eğitim masraflarını Ailelerin karşılaya bilecekleri bir seviyeye getirilmesi hususunda bir takım radikal  kararlar alınmalıdır

Okul öncesi eğitim önemli ve her çocuk için gereklidir!...
Okul öncesi eğitim süresince çocuklar ilköğretime hazırlanırken, paylaşmayı, dayanışmayı, sosyalleşmeyi ve birlikte çalışmayı öğrenirler. Okul öncesi eğitimin amacı çocuklarda öğrenmeye ilgi uyandırmak ve çocuğun var olan yeteneklerini görünür kılmaktır.

Bu dönem, araştırmacılar için çocuğun yüksek öğrenme potansiyeline sahip olduğu bir dönem olarak görülmektedir. Uygun fiziksel ve sosyal çevre koşullarında ve sağlıklı etkileşim ortamında yetişen çocuklar, daha hızlı ve başarılı bir gelişim gösterirler.

Eğitimin ilk basamağını oluşturan okul öncesi eğitim gömleğin ilk düğmesidir ve bunun doğru iliklenmesi gerekir. İyi iliklenmeyen gömlek  zamanla   okul çağına gelmiş çocuklara velilere ve öğretmenlere sonradan  telafisi mümkün olmayan sorunlar yaratmaktadır.

" Bu araştırma, öğretmenlerin ilkokula yeni başlayan çocuklarda gözlemledikleri okula uyum sorunları, bu sorunların çözümüne yönelik öğretmenlerin yaklaşımlarını saptamak amacıyla yapılmıştır.
Araştırma sonucunda; erkek çocukların kız çocuklarına nazaran daha çok sorun yaşadıkları, ayrıca, hem kız hem de erkek çocuklarda, en fazla, anneye olan bağımlılık nedeniyle; anneden ayrılmama, okula gitmek istememe davranışının görüldüğü saptanmıştır.
Öğretmenler, bu sorunu, çocukla özel ilgilenerek ve anneyi çocuk alışana kadar sınıfa kabul ederek çözümlemişlerdir. "
 
Kaynak: Nilgün SARP*


Kendinizi Sevin Ve Mutlu Olun...En iyi dileklerimle. Esen kalın. 


Çocuğunuza ‘Okul Nasıldı?’ Sorusu Yerine Sorabileceğiniz 29 Yaratıcı Soru

Okulun ilk günü bitmiş, 4.sınıfa giden oğlumu okuldan aldığımda genellikle (büyük bir heyecanla) sorduğum ‘Günün nasıldı?’ sorum heyecansız monoton bir ‘iyi’yle cevaplandı.
Hadi ama! Okulun ilk günüydü bugün diye içimden bağırıyordum! Konuşabileceğimiz bir şey söylesen çocuk?
OKULDA ÇOCUK RESİMLERİ ile ilgili görsel sonucuİkinci gün aynı sorum ‘yeni bir şey yok’ cevabını aldı.
Sanırım bu problem bana ait. Sorum gerçekten iyi bir soru değil belli ki. Bir sohbeti başlatmayan, hayal gücünden yoksun hatta sıkıcı bir soru. Buna alternatif olabilecek çocuğumun birden fazla kelime kullanarak cevaplayacağı soruları derledim. Hatta oğlumun 8.soruya verdiği cevap yaklaşık yarım saat sürdü J
Uzun bir okul gününden sonra çocuğun cevaplayacağı sorular                                            
    OKULDA ÇOCUK RESİMLERİ ile ilgili görsel sonucu

  1. Bugün okulda olan en komik şey neydi?
  2. Biri senin için inanılmaz hoş bir şey yaptı mı?
  3. Bugün hangi yeni bilgileri öğrendin?
  4. Öğle yemeğinde ne yedin?
  5. Teneffüste ne oyun oynadın?
  6. Sınıfta burnunu karıştıran birini yakaladın mı?
  7. Bugün biri için ne yaptın?
  8. Öğretmenlerinden sadece bir tanesi zombi saldırısından kurtulsaydı kim olurdu? Neden?
  9. Bugün seni ne gülümsetti?
  10. Bugün seni zorlayan ne oldu?
  11. Okulun lunaparktaki bir oyun olsaydı hangisi olurdu? Neden?
  12. Gününü 1’den 10’a olacak şekilde kaç puan verirsin? Neden?
  13. Sınıf arkadaşlarından biri o gün için öğretmen olacak olsa kimi seçerdin? Neden?
  14. Yarın sınıfın öğretmeni olsaydın ne öğretirdin?
  15. Bugün seni kızdıran biri oldu mu?
  16. Henüz arkadaş olmadığın kiminle arkadaş olmak istiyorsun?
  17. Okulda teneffüste yapılan en havalı etkinlik nedir?
  18. Öğretmenin en önemli kuralı nedir?
  19. Öğretmenin tanıdığın bir başka birini sana hatırlatıyor mu? Kimi?
  20. Arkadaşlarından biri hakkında yeni öğrendiğin bir şeyi anlatmak ister misin?
  21. Okula uzaylılar gelip 3 çocuğu kendi gezegenlerine götürseydi kimleri almalarını isterdin? Neden?
  22. Bugün kime nasıl yardım ettin?
  23. Bugün uyması en zor kural senin için neydi?                   
  24. Okul senesi bitmeden öğrenmek istediğin ne var?
  25. Sınıfta tam karşında oturan arkadaşın kim?
  26. Okulun en eğlenceli yeri neresi?
  27. Okulda oynadığınız oyunların hangisinde ustalaşmayı hedefliyorsun?
  28. Sınıfınızda kurallara uymakta zorlanan birileri var mı?
  29. Bugün hangi anda kendinle gurur duydun?  
eğitim ile ilgili özlü sözler ile ilgili görsel sonucuKaynak : Sara Goldstein

Günün Sözü :









İbrahim Birol,, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
03 Kasım, 2016, Antalya






4 Kasım 2016 Cuma

VARSIN OLMASIN...






bisiklete binen çocukresmi ile ilgili görsel sonucu



Değerli Dostlar,

Çocuklarla ilgili yazılara başlayınca, değerli hocam Üstün Dökmenin  aşağıdaki ilginç  yazısını sizlerle paylaşmadan geçemedim.


Biz Türk Ebeveynler olarak varsayımlarla yaşayan toplumların başında gelen bir milletiz. Çocuklarımızın günlük yaşantılarında gözlemcilikten çok, onların yaşantılarının sınırlarını aşarak aşırı ihlalcilik nedeniyle,  daha rahat yaşamasını, onların kişiliklerine ve özgürlüklerine bir an önce kavuşmalarına yardımcı olmamız  gerektiğini zaman zaman unuturuz. Bu durum çocuklarda aşırı stres, sinirlilik hali, asabi ve agresif  davranışlar gibi çocukların küçük yaşta ruh hallerini olumsuz etkilemektedir.

Bu çocuklar gelecek hayatlarında toplum içine karıştıklarında farklı tutum ve davranışlar sergileye bilmektedirler. Bu duruma kendi öz güvenlerine henüz kavuşamadıkları veya geç kavuşmalarına sebep olabiliyor.
Konuyu uzman bir kişi olan sayın  Üstün Dökmen hocam, aşağıdaki yazısında sizlere en iyi şekilde açıklamaktadır.


Kendinizi Sevin Ve Mutlu Olun...En iyi dileklerimle. Esen kalın. 




çocuk resimleri ile ilgili görsel sonucu
"Çocuklara aşırı karışma şeklindeki tavrımızı da sürdürmeyelim; yalnızca eksiğimizi belirleyip kendi tavrımızı geliştirelim. Belli bir olayda, çocuğumuzu hem koruyup gözetebiliriz, hem "adam" yerine koyup bireyselleşmesine izin verebiliriz, hem de onu bir çocuk olarak görüp bağrımıza basabiliriz.

Örnek: Çocuğumuz hayatında ilk defa bir basamağa çıkmaya mi çalışıyor; düşecek gibi olursa tutabileceğimiz bir mesafeden izleyelim (koruyucu ana baba olmuş oluruz). Fakat çıkmasına karışmayalım (çocuğu "adam" yerine koymuş, ona güvenmiş ve kendi başına övünebileceği bir iş yapmasına izin vermiş oluyoruz). Basamağı çıkıp da sevinince çocuksu bir sevinçle katılalım, "aferin sana" diyelim, öpelim onu (çocuğa gerekli olan ana baba sıcaklığını vermiş oluruz).

Yukarıda önerdiğim davranış şeklinde, çocuğu korumak ve öpmek, ülkemiz insani için yeni bir davranış değildir. Bizler için yeni olan, çocuğa güvenip, onun bireyselleşmesine izin vermektir."

İletişim Çatışmaları ve Empati - Üstün DÖKMEN



BUNU MU İSTİYORSUNUZ? / ÜSTÜN DÖKMEN

27 Nisan 2015


• Çocuğunuz;                                                                                                                     




– Varsın, bir çivi bile çakamasın…ama, dersleri iyi olsun.
– Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın…ama, matematiği düzgün olsun.
– Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin…ama, notları yüksek olsun.
– Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın…ama, fen lisesine gitmiş olsun.
– Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün…ama, sınıfın birincisi olsun.
– Varsın,kendisinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin…ama, öğretmenlerinin gözdesi olsun.
– Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “ Ya siz nasılsınız efendim…” diyemesin…ama, yabancı dili mükemmel olsun.
– Varsın, oyun arkadaşları olmasın…ama, sınavlarda “on” çeksin.
– Varsın;
– Taziye nedir,bilmesin,
– Başın sağ olsun ne demek, anlamasın,
– Geçmiş olsun kime denir,niçin denir, haberi olmasın,
– Uğurlar olsun, ne anlama gelir farkında olmasın,
– Ama… karneleri süper olsun.
– Evet…varsın, tek dostu olmasın…ama, iyi gelir getiren bir mesleği olsun…öyle mi…
Bu çocuğu bu hale nasıl mı getirdiniz:
– Bandı üç ay geriye sararak, çocuğunuzla “nelerden ibaret” olan iletişiminizi dinlemek ister misiniz;
– “Oğlum, çıkar üstünü-başını…doğru derslerinin başına…
– Kızım, öğrenemedin gitti şu işi…hafta içi sokak-mokak yasak…
– Ne gezmesi…sen önce ödevlerini bitir.
– Oyun mu…gelmeyeyim yanına…
– Geçen dönemin berbat karnesini unuttuğumu sanma…
– Birazdan tek tek bakacağım ödevlerine…
– Yavrum, bıktım ama her akşam ders çalış demekten…
– Şu odanın hali ne küçük bey…
– Hayır efendim…siz de ana-baba olunca her akşam bol bol televizyon izlersiniz…
– Haftaya veli toplantısı var biliyorsun değil mi küçük hanım…
– Çocuklar…kesin şamatayı da elime sopa almayayım…
• Çocuğunuzla bilmem ama,bu tarzınızla kimseyle iletişim kuramazsınız.
• Mesela, çocuğunuz hakkında şunları hiç merak ettiniz mi:
– Elinin neye yatkın olduğunu,
– Gönlünün neler arzuladığını,
– Dilinin neye uyumlu olduğunu,
– Gözlerinin zevkini,
– Hangi oyunlardan hoşlandığını,
– Neleri “merak” ettiğini,
– Arkadaşları ile en çok hangi oyunları oynadıklarını,
– Hangi oyunlarda başarılı olduğunu,
– Futbolla ilgisini, basketle arasını, satrançla havasını…hiç merak ettiniz mi acaba.
– Bisiklet sürmeyi öğrenip öğrenmediğini,
– Resim dersiyle ilgisini,
– Müzikle arasını…hiç mi sormadınız…
• Öyleyse çocuğunuzla:
– Ayağı yere basan bir iletişim kuramazsınız.
– Her sözünüze tepkili olması,
– Lafı ağzınıza tıkaması,
– Bazen de sizi terslemesi,
– Hayallerinizin suya düşmesi…hep bundandır…canım kardeşim.
ÜSTÜN DÖKMEN

bisiklete binen çocukresmi ile ilgili görsel sonucu

Eğitici Sözler:


Çocuğa kendi işini kendisinin yapması için fırsat tanınmalı, kendi başına yapabileceği işler bir yetişkin tarafından yapılmamalıdır.
Kendi kararlarını verebilmesi, seçim ve tercihlerini yapabilmesi için uygun ortam yaratılmalı; karar, seçim ve tercihlerinin sonuçlarına katlanması sağlanmalıdır.

Çocukla konuşurken yere çömelmeli ve onun göz seviyesine inilmelidir.

Çocuğun oyun oynamasını önemseyin. Oyunlar, çocuğa araştırma, kavrama, algılama yeteneklerini kazandırır.


İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
03 Kasım, 2016,  Antalya














3 Kasım 2016 Perşembe

GERÇEKTEN YAŞAMAK



sınıfta cep telefon kullanan çocuk resimleri ile ilgili görsel sonucu

















Çok değerli Dostlar Merhaba,

Kasım Ayı ile ilgili yazımızın sizler tarafından çok fazla  görüntülenmesi ve  beğeni alması, bu tür sohbet yazılarına ihtiyacımız olduğunu anımsattı. Sizlere göstermiş olduğunuz  ilgilerinizden dolayı bir kez daha çok teşekkür ediyorum, sağ olun var olun.
Ekim, Kasım Aylarında olduğu gibi  gelecekte de her yeni başlayan ayın birinci günü o ay ile ilgili yazılarımı sizlerle paylaşmak beni mutlu eder.
Bugünkü yazımda sizlere farklı bir konu aktarmak istiyorum.
Yan taraftaki resmi bana Facebook tan bir arkadaşım paylaşmış
"İlginç Bilgiler " adlı bir paylaşım sitesinden alıntı yapılmış. Facebook taki paylaşımlarda yandaki resim ve yazı ile ilgili çok ilginç yorumlar var, bu yorumlara günümüz şartlarında katılmamak mümkün değil.
İlginç olanlardan bir kaç tanesini sizlere aktarayım. Yorum yapmak size kalıyor.
Aysel Kuyucu Çok doğru ama sokağa gönderemiyoruz. KORKUYORUZ. Çocuklara da üzülüyoruz. Ne yapalım?
Asya Kafkasyalı Ve maalesef büyümeye de fırsatları olmayacak ! .. Hepsini kanser bekliyor ne yazık ki ! :(((((((((((((((

 Bugünkü Hikayem. Bir öğretmenin sınıf içinde öğrencilerine cep telefonları  ve Gerçek hayatı yaşamakla ilgili vermiş olduğu dersi en iyi şekilde  anlatıyor.                                                                                                            
Kendinizi Sevin Ve Mutlu Olun...En iyi dileklerimle. Esen kalın. 
İbrahim Birol

****
Uz. Dr. Gökhan Mamur, yıllardır zararları tartışılan cep telefonu, kablosuz internet ve son teknoloji ürünü cihazların çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ve alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi.  

Dikkat edilmesi gereken öneriler :

•    Elektromanyetik ışınlar saçan bu tarz cihazlardan bebek ve çocuklarımızı, en azından 12 yaşına gelene kadar uzak tutmamız gerekiyor.  
•    13-20 yaş arası dönemde de kullanımın mümkün olduğu kadar kısıtlanması, mutlaka kullanılacaksa da kısa mesaj ile kullanım sağlanması gerekiyor.

•    Wireless modemlerinizi evde o anda kullanmıyorsanız kapatın ve komşularınızdan da bunu yapmalarını isteyerek ortak bir karar alın. 

•    Cep telefonlarınızı bebek ve çocuklarınızdan uzak tutun.  Aranızda “ama o telefonu çok seviyor” diyenler olabilir ancak şunu biliyorum ki ebeveynin kararlılığı birçok konuda olduğu gibi bu konuda da esastır.  Çocuk görmediği şeyi isteyemez.
Bazı ürünler cep telefonu radyasyonunu azalttığını iddia eder ancak bunlar henüz söz sahibi kurumlar tarafınca çare olarak onaylanmış değildir. 

Elbette cep telefonlarımızı ve internet bağlantımızı çöpe atamayız. Ancak bize hız katan ve rahatlatan kestirmelerin acısının çocuklarımızdan çıkmaması için de gerekli önlemlerimizi almalıyız.                                              


                                                       
Hikayemiz:
cep telefonlu çocuk resimleri ile ilgili görsel sonucuCuma günü, sıcak bir öğleden sonrası yaşanırken son ders saati gelmişti. Sabırsız öğrenciler okuldan bir an önce çıkabilmek için yerlerinde kıpırdanıyorlardı. Yaşlı öğretmen tahtaya çıkmış her zamanki merhameti ve sabrıyla ders anlatıyordu. Öğretme ateşiyle pırıl pırıl olan gözlerini sınıfta dolaştırırken birden gözüne telefonuyla uğraşan bir öğrenci ilişti. Bir an için adamın tüm sabrı tükendi. Bağırıp çağırmak istedi. Tam bağırmak için ağzını açmıştı ki, birden aklına daha güzel bir fikir geldi. Bağırıp çağırarak öğrencilere bir şey anlatamazdı, onlara hiç unutamayacakları bir hayat dersi vermeliydi. Sakin bir sesle öğrenciyi yanına çağırdı. Sınıftaki diğer öğrencilerin korkulu gözleri öğretmenin üstündeydi şimdi. Öğretmen, çocuğun telefonunu istedi. Daha sonra tek eliyle telefonu kaldırdı ve tüm sınıfa hitaben seslendi.

” Elimde tuttuğum bu alet nedir, ne işe yarar? “
Derin bir sessizliğe gömülmüş sınıftan titrek bir parmak yükseldi.
cep telefonlu çocuk resimleri ile ilgili görsel sonucu
” Telefon, arama yapmak, uzaklardaki yakınlarımızla görüşmek, haberleşmek için yapılmıştır ama aynı zamanda film izlenebilir, müzik dinlenebilir, oyun oynanabilir. “
Öğretmen öğrenciyi dinledikten sonra tekrar konuşmaya başladı.
” Kısacası hayatı alıp şu küçücük kutunun içine sığdırmaya çalışmışlar. Siz de hayatı gerçekten yaşamak yerine oturduğunuz yerden yalnızca bakmakla yetiniyorsunuz. “
Kollarını açıp pencereden dışarısını gösterdi.
” Burada ne görüyorsunuz? “
Öğrencilerden biri parmak kaldırdı.
” Ne görebiliriz ki öğretmenim? Kocaman, taş binalar, gürültücü birkaç kuş ve onlarca insan! “
Öğretmen başını iki yana salladı.
” Daha dikkatli bak evladım! “
” Fakat öğretmenim, dediğim gibi, başka bir şey yok ki! “
” Bakın çocuklar, dışarıda gördüğünüz bu şeyin adı ‘ hayat ‘ tır. Tanıdık geldi mi, hani şu minicik ekranlara bakarak yaşamaya çalıştığınız şey… Dikkatli bakarsanız, aslında her şeyde olan lakin bizim bir türlü göremediğimiz güzelliği görebilirsiniz. Şimdi sessiz olun ve dinleyin. Şu harika müziği duydunuz mu? “
Öğrenciler başlarını iki yana salladılar. Öğretmenin bu kez gerçekten delirdiğini düşünüyorlardı çünkü müzik falan yoktu.
gerçekten yaşamak ile ilgili görsel sonucu
” Müzik aslında hayatın kendisidir. Her yerde vardır lakin duyabilmek için kulak kesilmeniz gerekir. Hayat güzeldir çocuklar. Dolu doludur ve sizin onu yaşamanızı bekler. Sizinki gerçekten yaşamak değil. Neredeyse bir hapis hayatı. Kendi kendinizi telefonlara mahkum etmişsiniz, başından ayrılamıyorsunuz. Fakat bir gülümseme, bir kuş cıvıltısı, hatta derin derin nefes almak bile gerçekten yaşadığını hissettirir insana. Daha çok küçüksünüz, kendinize bunu yapmayın. Hayatınızı dolu dolu, sindire sindire yaşayın. Yaşamaktan korkmayın. Hayat sürprizlerle doludur, her an ne olacağını bilemezsiniz. Yazılmış tüm romanlardan, çekilmiş tüm filmlerden, söylenmiş tüm şarkılardan daha güzeldir. Size verilmiş en güzel hediyedir. Onun hakkını verin. Şimdi, hayat dışarıda. Neden telefonu, televizyonu bir kenara koyup onu gerçekten yaşamıyorsunuz? “
Öğretmenin son sözünü söylemesiyle sınıfta bir alkış tufanı koptu. Az sonra ise zil çaldı. Öğrenciler aceleyle yerlerinden fırlayıp dışarı koştular. Ne de olsa dışarıda, yaşanmayı bekleyen dolu dolu bir hayat vardı!
Meryem Sude Küçükbaş
çocuk ve cep telefonu video ile ilgili video
Güzel Sözler : 
"Doğa çocuğa adam olmadan önce, çocuk olmayı buyurur." J.J. Rousseau


İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
03 Kasım, 2016, Antalya
 

2 Kasım 2016 Çarşamba


KARACAOĞLAN
HALK ŞAİRİ



karacaoğlan resim ile ilgili görsel sonucu

Değerli Dostlar,

Bu yazımızda farklı bir halk ozanı ve şair olan Karacaoğlan' dan bahsedeceğim. Her ne kadar hakkında fazla bir bilgi bulunmamasına rağmen azda olsa eldeki bilgileri  sizlerle paylaşmak istedim.
İnternetten Karacaoğlan' la ilgili yaptığım araştırmada, aşağıdaki yazılardan bir derlemeyi olduğu gibi aktarıyorum.

Kendinizi Sevin Ve Mutlu Olun...En iyi dileklerimle. Esen kalın. 

"Halk Edebiyatımızın büyük şairi 17. yüzyılda yaşamış ve uzun bir ömür sürmüştür. Çukurova' da yaşadığı kesindir. Türkmen  Aşiretleri arasında büyük bir sevgisi olan Karacaoğlan' ı  Çukurova' lılar paylaşamazlar. Yöremiz halkı da Karacaoğlan' ın Tarsuslu olduğuna burada yaşadığına ve Eshab-ı Kehf
 mağarasına girerek kaybolduğuna inanmaktadır. Köylerimizde hâlâ Karacaoğlan türküleri söylenmektedir."  30 Ağustos 2003 , Burhanettin Kocamaz, Belediye Başkanı

Halk ozanları, bir bakıma toplumun dilleridir.. Daha çok doğaçlama olarak saz çalıp türkü söylerler. Halkla iç içe yaşarlar.. Halkların olumlu ya da olumsuz yanlarını dile getirip dillendirirler.. Hayatta olup biteni daha erken görüp paylaşırlar. Yaşadıkları dönemlerde her halk ozanının farklı bir yeri vardır. Ama tüm halk ozanlarımızın buluştuğu tek bir yer vardır: O da: Halkların gönülleridir..
karacaoğlan resim ile ilgili görsel sonucu
(1606-1679). 17’ nci yüzyılda yaşamıştır. Şiirleri aşk ve doğa üzerinedir. Duygularını, yaşadıklarını, düşüncelerini içten, gerçekçi ve özgün bir şiir yapısı içinde anlatır. Aşık edebiyatına yepyeni bir söyleyiş biçimi getirmiştir. En çok doğa benzetmeleri yapıp çok yalın ve temiz bir Türkçesi vardır.. Kendisinden sonra gelen birçok ozanı derinden etkilemiştir. Bu olumlu etkiler günümüz Türk şiirine kadar sürüp gelir..
Şiirlerinde Arapça ve Farsça sözcüklerin sayısı çok azdır. Yöresel sözcükleri ise yoğun bir biçimde kullanmıştır.. Deyimler ve benzetmelerle halk şiirinde kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Bu da onun şiirine ayrı bir renk katmıştır.. Bütün bir şiirleri açık, anlaşılır ve içlidir…


                                                                                  Yaşamı
karacaoğlan resim ile ilgili görsel sonucu
On yedinci yüzyıl halk şairi olan Karacaoğlan’ın yaşamı hakkında fazla bilgi yoktur. 1606 yılında doğduğu, 1679 yılında öldüğü sanılmakta olup;  Çukurova da yaşadığı hakkında bir takım bilgiler vardır. Akşehirli Hoca Hamdi efendinin anılarında, Karacaoğlan' dan şöyle bahsedilir. Asıl adının Hasan olduğu, küçük yaşta annesini kaybedip öksüz kaldığı, beş yaşına gelince babasının askere alınıp bir daha dönmediği söylenir. Köyde yaşayan Osman Ağa adlı kişinin Karacaoğlan' ı evlat edindiğinden bahseder.
Osman Ağa köyde yaşayan sağır ve dilsiz bir kızla Karacaoğlan’ı evlendirmek ister; ama Karacaoğlan bu evliliği istemez, ayrıca o sırada Çukurova da bulunan Kozanoğulları ile arasının açılması sonucu kız kardeşlerini de alarak Bursa’ya göçtüğü anlatılır. Bu göçün nedenleri arasında babası gibi askere alınıp geri dönememe korkusu olduğu da söylenir. Bursa’da kendisine bir düzen kurduğu ve evlat acısı yaşadığı şiirlerinden anlaşılmaktadır. Yaşamının büyük bölümünü Çukurova, Maraş ve Antep çevresinde geçirmiştir. Yaşamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olabilmek için onun şiirlerini incelemek gerekir. Ölüm yeri de tam olarak bilinmemektedir. Mezarının İçel’’ in Mut ilçesinde olduğu tahmin edilmektedir.

Şiirleri
Görsel sonucuŞiirlerinde işlediği temalar genellikle; aşk, doğa, ayrılık, sıla özlemi ve ölümdür. Duru bir Türkçe ile söylediği şiirlerinde günlük konuşma dilini kullanmayı tercih etmiş, Divan Edebiyatından uzak durmuştur. Şiirlerinde yaşadığı yörede kullanılan kelimeleri de kullanmıştır. Arapça ve Farsça kelimeleri kullanmaktan kaçınmıştır. Şiirlerinde gerçeklik ön plandadır. Yaşanmışlık üzerinde çok durur. Karacaoğlan’ın yaşam sevgisinin kaynağında güzele, sevgiliye ve doğaya olan tutkusu ön plandadır. Onun kadına ve sevgiliye bakış açısı halk şiirine yenilik getirir niteliktedir. Şiirlerinde en çok kullandığı kadın isimleri Ayşe, Elif, Döndü, Esma, Emine, Hatice gibi isimlerdir. Karacaoğlan bu kadınların hepsine farklı bir ortamda vurulmuştur. Bu özelliği de onun bir tek kişiye bağlanmadığını ortaya koyar.
Şiirlerini hece ölçüsünün 11’’li (6+5), 8’’li (4+4) kalıplarıyla söylemiştir. Hece ölçüsüyle yazılan şiirlerin hafızada daha kolay kalıp ezberlenmesi onun şiirlerini günümüze kadar ulaşmasında çok önemli bir rol oynamıştır. Hece ölçüsüne uygun olması için bazı kelimelerde hece düşmesi kullanmıştır. Mecaz anlatımları da şiirlerinde sıkça kullanmış, bu da söyleyişine ayrı bir tat katmıştır. Şiirleri halk edebiyatında adını sıkça duyduğumuz manilere benzer bir tat içerir. İşte bu özellikleri ile kendisinden sonra gelen pek çok ozanı derinden etkilemiş, onlara örnek olmuştur. Birçok şiiri bestelenmiştir. 1920 yılından beri yapılan araştırmalar sonucunda beş yüze yakın şiiri kayıt altına alınmıştır.
Kaynakça:
meydan laorusse, wikipedia

https://youtu.be/YJJZt4dRKis



Güzel Sözler : 
Mecliste Arif ol kelamı dinle
El iki söylerse sen birini söyle
Elinden geldikçe sen iyilik eyle
Hatıra dokunup yıkıcı olma
Karacaoğlan Şiirleri

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
01 Kasım, 2016, Antalya








1 Kasım 2016 Salı

KASIM AYI










Değerli Dostlarım,




Ekim ayını da geride bıraktık acısı ve tatlısı ile nasıl geçti bir ay.
Sevgili okurlarım, sonbahar yine gelip kapımıza dayandı; biliyorum sonbahar denince çoğumuzun yüreğine bir korku düşer odun kömür derdi, çocukların okul masrafı soba, kalorifer, doğal gaz ve ayrıca  evsiz barksız olan insanları ve sokak hayvanlarını daha fazla düşünmeye başlarım.

Sonbahar günlerinin o hüzünlü görüntüsü o yoğun hayat temposu  derken çoğu zaman sonbaharın güzelliklerini görmek aklımızın ucundan bile geçmez, oysaki her mevsimde olduğu gibi Sonbaharında kendine özgü doğasının içerisinde muhteşem bir büyüsü vardır.

Hazan rüzgarlarının ılık ama uçururcasına sert estiği,  yaprakların sarardığı dallarından  bir bir döküldüğü bir ay Kasım. İstemsizce havaların soğuması ile insanın üzerine çöken hüzündür.
Sonbahar mevsiminin son ayı olan Kasım
Antalya bir yaz şehri gibi görünse de dün akşam üzeri yağmur başladı, aslında sonbahar daha çok yakışıyor. Altın Portakal ekimde, Piyano Festivali Kasımda, sayısız sergi, konser, etkinliklerle buram buram sanat kokan bir şehir Antalya.
Türkiye geneline baktığımızda Antalya sıcaklarının bir kaç derece altında. Geceler soğumaya başladı.

Ekim ayı itibariyle başlattığımız, her ayın ilk günü, yeni girilen ay ile ilgi  önemli günler hakkında kısada olsa sizlere bir bilgi verebilirim.
kasım ayı resimlER ile ilgili görsel sonucu


Kasım ayında doğan tüm dostlarımın Doğum Günlerini en iyi dileklerimle kutluyorum.

Kendinizi Sevin Ve Mutlu Olun...En iyi dileklerimle. Esen kalın. 

Kasım Ayının önemli günleri :
29 Ekim – 4 KasıKızılay Haftası
1 – 7 KasımTürk Harf Devrimi Haftası
2- 8 KasımLösemili Çocuklar Haftası
3 – 9 KasımOrgan Nakli Haftası
6 KasımDünya Şehircilik Günü
Kasım ayının 2.  başlayan haftaDünya Çocuk Kitapları Haftası
10 KasımAtatürk’ün Ölüm Günü
12 KasımAfet Eğitimi Hazırlık Günü
10 – 16 KasımAtatürk Haftası
16 KasımUNESCO un Kuruluş Günü
20 KasımDünya Felsefe günü
20 KasımÇocuk Hakları Günü
22 – 27 KasımAğız ve Diş Sağlığı Haftası
24 Kasımakrep burcu resmi ile ilgili görsel sonucuÖğretmenler günü


Akrep Burcu Kasım 2016  İş   Sevgili Akrep burcu, Kasım 2016'da paylaşımcı yönlerinizi açığa çıkartmanız  gerekiyor. Başarıya ulaşmak istiyorsanız bu tür özelliklerinizden faydalanmalı ve tüm sorumluluklarla kendi başınıza mücadele etmekten kaçınmalısınız. Maddi durumunuz Kasım 2016'da iyi durumda olacak ve yapacağınız işlerden önemli gelirler elde edebileceksiniz. Söz konusu yatırımlar olduğunda kısa vadeli değil uzun süreçleri düşünmeniz gerekiyor.

                                                                                  Akrep Burcu Kasım 2016 Sağlık  

sonbahar sözler ile ilgili görsel sonucu
Sevgili Akrep Burcu, Kasım 2016'da sağlığınız açısından risk oluşturan durumlarla pek fazla karşılaşmayacağınız gibi enerjiniz de bir hayli yüksek olacak. Süregelen sıkıntılarınız söz konusu olduğunda da mutlaka kontrollerinizi zamanında yaptırmalısınız. Beslenmeniz dikkat etmeli ve düzenli olarak spor yapmalısınız. Kasım 2016'da stresli ortamlardan olabildiğince uzak durmalısınız. Hobilerinize zaman ayırın.

Kış ayları enerjinizi düşürüyor mu?
Kış aylarında enerji azlığı, uykusuzluk, hüzün hali, , çalışma güçlüğü ve  kişiler arası  ilişkilerde güçlük çekme gibi sorunlar kişide kış depresyonu olarak tezahür eder. Sıklıkla 20-30 yaş arası kadınlarda, erkeklere göre 4-5 kat fazla görülen mevsimsel depresyon, kendini daha çok fiziksel belirtilerle gösterir. Bu dönemi daha kolay geçirmek için hayat düzeninizi tekrar gözden geçirin, yaşamınıza yeni aktiviteler ekleyin, açık ortamlarda daha fazla vakit geçirin ve depresif düşüncelerinizle başa çıkmakta zorlanıyorsanız bir uzmandan destek alın.
Acıbadem Hayat Sağlıklı Yaşam


youtub aylardan kasım ile ilgili video 





Güzel Sözler :
"  Yaprak sıkılmıştı ağaçtan. Bahaneydi sonbahar."  Necip Fazıl Kısakürek
31 Ekim, 2016, Antalya