GERİDE KALAN MEKTUPLAR




Merhaba Gönül Dostlarım,

Her yıl 18–24 Mart tarihleri arası "Yaşlılara Saygı Haftası" olarak kutlanmaktadır. Yaşlanma, organizmanın giderek biyolojik verimliliğini yitirmesi, çevresine uyumda güçlük çekmesi ve direnç mekanizmalarında gerileme olarak tanımlanabilir.
Bugün hüzünlü bir yazıyla tekrar birlikteyiz. Ama hayatın gerçeklerinden biri olan yaşlılık belirli bir yaştan sonra yaşlılar için bir kabus haline gelmektedir. Oysa yaşlılık döneminde bu tür polemiklerden kurtulmanın çok çeşitli yolları var muhakkak, gelecek yazılarımda bu konularla ilgili bir takım önerileri sayfalarıma taşıyacağıma söz veriyorum. Eskiler ne der " iki gün yatak üçüncü gün toprak"  Allah  kimseyi kimselere  muhtaç etmesin ve elden ayaktan düşürmesin. 
Tüm dostlarıma sağlıklı ve Huzur içinde geçirecekleri uzun bir yaşam dileklerimle... 

Önce Kendinizi Sevin, sonra da Sevdiklerinizin, sahip olduklarınızın ve size değer verenlerin kıymetini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... Unutmayın ki, sizin şikayet ettiğiniz yaşamınız, belkide  başkasının hayali olabilir.


Huzur evinde  ölen kadının geride bıraktığı mektubu.

Her gün binlerce bakıma muhtaç yaşlı insan huzurevlerine gidiyor. Bir çokları kaldıkları huzur evlerinde ailelerinden gelecek bir telefonu bekliyor. çoğu zaman ise bekledikleri gerçekleşmiyor çünkü arayacak olan kişiler aramaya veya kendilerini ziyaret etmeye gelmeyerek tembellik ediyorlar.
İnsanlar yaşlılıklarının son döneminde yalnızlık ve hayal kırıklıklarıyla dolu oluyorlar.

Az sonra okuyacağınız hikaye huzur evinde kalan yaşlı bir kadın hakkında. Huzur evi görevlileri yaşlı kadının kısa bir ömrü kaldığını biliyor ve son nefesini vermekte olan kadını izlemek onları kahrediyor, yaşlı kadın vefat ettikten sonra huzur evi alışanlarının bulduğu bir mektup hepsini duygulandırarak yaşlı kadının  dolabında bir kaç kez katlanmış olan mektuplar buldular:


Görün Beni

Ne görüyorsunuz hemşireler, ne görüyorsunuz?

Bana baktığınızda, pasaklı yaşlı bir kadın, yarım akıllı, ümidini kesmiş, gözleri toprağa bakan, lokmalarını çiğneyip duran ve cevap vermeyen, yüksek sesle ‘Biraz gayret et’ dediğinizde umursamayan bir kadın mı görüyorsunuz?

Sizin yaptıklarınızdan memnun kalmayan, yıllardır eskimiş bir ayakkabıyı giyen, yaşama isteği olmayan, her istediğinizi yapan, uzun iş gününü doldurmak için banyo yaptırıp yemek yedirdiğiniz yaşlı bir kadın mı görüyorsunuz? Ne görüyorsunuz? Açın gözlerinizi hemşireler. Açın. BANA bakıyorsunuz…

Hala burada otururken size kim olduğumu anlatayım.

Bana sıradanmışım gibi bakarken hikâyemi dinleyince şaşıracaksınız.
10 çocuklu bir ailenin en küçüğüydüm. Birbirlerini seven ağabeylerim, kız kardeşlerim vardı. On altı yaşındaydım ve bir kuş kadar özgürdüm. Bir süre sonra hayalimdeki erkekle tanışacağımı hayal ederdim. 20 yaşında gelin olacaktım. Evlilik yeminimi ölene dek saklayacaktım. 25 yaşına geldiğimde mutlu ve huzurlu bir ailenin özlemini çeken bir çocuğum vardı. 30 yaşına geldiğimde çocuğumun göz açıp kapayıncaya kadar büyüdüğünü farkettim. Birbirimize çok bağlıydık. 40 yaşımda oğullarım büyüdüler ve yuvadan uçtular. Kocam oğullarımın gidişine yas tutmadığımı gördü. 50 yaşında geldiğimde bacaklarımın yanında gezinen torunlarım oldu. Hep beraberdik; torunlarım, oğullarım ve eşim.

Kader ağlarını ördü. Kocam öldü. İleriye baktığımda içime kurt düştü. Çocuklarım çocuklarıyla ilgilenecekti. Geçmişi düşünüp sahip olduğum sevgiyi özlediğimi farkettim. Artık yaşlı bir kadındım ve hayatın gerçekleriyle yüzleşiyordum. Suratı ve elleri yıpranmış yapayalnız yaşlı bir kadındım.

Gençliğimden eser kalmadı. Ellerim, suratım ve vücudum yaşlandı, kırıştı. Şimdi burada bir mezar taşı var. İçinde ise hala genç bir kız. Temiz kalbim sevgi dağıtmaya devam ediyor.

Mutluluklarımı ve hüzünlerimi hatırlıyorum. Hayatı yeni baştan yaşıyorum. Hıphızlı geçen onlarca yılı gözlerimden geçiriyorum. Fani dünyanın acımasızlığından dem vuruyorum. Açın gözlerinizi hemşireler, açın! Görün beni! Sadece yaşlı bir kadını değil! Daha yakından bakın hemşireler! Görün BENİ!Herkesin yaşlanacağını unutmayın. Yaşlanırken de sürekli genç kalmak istersiniz. Ancak vücudunuz genç bir vücudunki gibi davranmaz.

Yaşlı kadının sözlerini aklınızda tutun. Bir dahaki sefere yaşlı birisini gördüğünüzde ona sevgi ve saygıyla yaklaşın.
Mektubu tanıdığınız herkesle paylaşmayı unutmayın lütfen!!!

Alıntı : enteresan.com
Günün Sözü :
" Hoş bir biçimde yaşlanmanın sırrı, yeni insanlar tanıma ve yeni şeyler görme coşkusunu asla kaybetmemektir."  Jackson Brown 

yaşlılar ile ilgili görseller ile ilgili görsel sonucu
İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/2 Nisan 2018, Antalya- Turkey