24 Ekim 2020 Cumartesi

BİR KAHVE HİKAYESİ ( Atatürk' ün içtiği son kahve)

 



Merhaba Gönül Dostlarım,

Cumhuriyet'in kuruluşunun 97. yılını kutlayacağımız 29 Ekim'e sayılı günler kaldı.

Cumhuriyet'imzin 97. yılı öncesi heyecan dorukta. Tüm Türkiye'de bu sene de coşku ile kutlanması beklenen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve Atatürk ile ilgili yazılarımızı, mesaj ve sözlerimizi önümüzdeki günlerde sizlerle paylaşmak istiyorum. 
Mustafa Kemal Atatürk 10. yıl nutkunda bugünün en büyük bayram olduğunu ifade etmiştir.

En iyi dileklerimle,Esen kalın
İbrahim Birol

Bir kahve hikayesi: Atatürk’ün içtiği son kahve.

Atatürk’ün gençliğinden beri çay yerine her zaman kahveyi tercih ettiğini biliyor muydunuz? Kahvesini şekersiz içmeyi seven Atatürk’ün bu alışkanlığı elbette bir tercih sebebi değil. Harp zamanı şeker bulmak imkansıza yakın olunca şekersiz kahve içmek de onun için bir alışkanlık olmuş.
1938 yılında hayatını kaybeden Atatürk’ün o dönemlerde yakınında bulunan dostlarından biri olan yazar Falih Rıfkı Atay “Çankaya” adlı yapıtında şunları yazıyor:
“Gazi 29 Ekim 1933 tarihinde, yani Cumhuriyet’in kuruluşunun 10. yılında hastaydı. Halsizliği gözle görülür bir hal almıştı. Sabahlara kadar süren sofra sohbetlerinin eski neşesi kalmamıştı. Hayatının hiçbir devresinde şikâyetçi olmamış bu sarışın adam gün be gün karşımızda eriyordu.”
7 Eylül 1938 günü Prof. Dr. Fiessinger, Dolmabahçe Sarayı’nda Atatürk’ü muayene ettikten sonra kendisine şöyle der:
“Görüyorum ki, önerilerimi pek dikkate almıyorsunuz. Oysa sıhhatiniz her şeyden önemli. Sigarayı azaltmış olmanız çok memnuniyet verici, ancak yanında lütfen kahve içmeyin. Şu anda sizin için bir fincan kahve bir kadeh alkolden daha tehlikeli. Lütfen kahve içme alışkanlığından vazgeçelim.”
“Tamam Doktor, siz nasıl istiyorsanız öyle yapalım. Ama son kahvemi birlikte içmeyi teklif ediyorum size.
”“Emriniz olur.
Biraz sonra kahveler gelir, biri şekerli diğeri şekersizdir. Gazi, Doktor’ la sohbet ederek kahvesini içer ve bu kahve Atatürk’ün hayata veda etmeden önce içtiği son kahvedir.
Doktor saraydan ayrıldıktan hemen sonra manevi kızı Sabiha Gökçen Hanım, nöbetçi doktordan izin alarak Paşa’nın odasına girer. Gazi, onu görür görmez hemen yanına çağırır.
“Gel Sabiha, gel çocuk. Sana bir sır vereceğim.”
“Emredin efendim.”
“Şu masanın üstündeki kahve fincanını görüyor musun?”
“Evet, efendim.”
“İşte o benim içtiğim son kahve… Profesör Fiessinger kahve içmemi kati surette yasakladı.”
Sabiha Gökçen Atatürk’e ait olan kahve fincanını alarak odadan çıktıktan sonra tam 65 yıl bu kahve fincanını telvesiyle birlikte saklıyor.
Fotoğrafını gördüğünüz telvesi üzerindeki bu kahve fincanı ise Atatürk’ün içtiği son kahvenin fincanı. Sevgili Sabiha Gökçen, vefat etmeden önce.
yazar Eriş Ülger'


 Günün Sözü: " En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır. Cehalet yenilmesi gereken en büyük düşmandır.." Mustafa Kemal Atatürk

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder