10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ( 2 )

10 aralık özgürlük şehitleri resim ile ilgili görsel sonucu


Merhaba Gönül Dostlarım,

Tüm Gönül Dostlarıma  Mutlu Pazarlar dileklerimle,

 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Gününün anlamı nedir:
.İnsan hakları bütün insanların aynı seviyede sahip olduğu temel hak ile özgürlüklerdir. Dil, din, ırk, cinsiyet değişikliği ayırt edilmeksizin, tüm insanlığın faydalanması gereken haklardır.

Dünya kurulduğundan beri insanlar sürekli birbirleriyle savaşmışlar. Hâlâ da savaşmaya devam ediyorlar. Uzun yıllar süren kanlı savaşların sonunda birçok ulus perişan olmuş, hatta yok olmuşlardır. İnsanlar savaşların, baskı ve haksızlıkların yol açtığı büyük acılar yaşadılar ve yaşamaya devam etmekteler.

10 ARALIK DÜNYA İNSAN HAKLARI GÜNÜ

Dünya İnsan Hakları Günü hakkında genel bilgi

1948'de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, "insan haklarının anayasası" olarak tanımlanır. İnsanın doğuştan sahip olduğu kişisel hak ve özgürlükleri tanımlar, her insanın yasa önünde eşit olduğunu, işkenceye, kötü muameleye ve onur kırıcı cezalara tabi tutulamayacağını ilan eder. İnsan haklarının korunması ve geliştirilmesi yolunda uluslararası toplum tarafından sürdürülen çabalara yol gösterici işlevini bugün de sürdürür. 1948'de kabul edildiği tarih 10 Aralık her yıl Dünya İnsan Hakları Günü olarak kutlanır. 

BM'nin altı temel insan hakları sözleşmesi vardır:

Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi
İşkenceye Karşı Sözleşme
Irk Ayrımcılığının Önlenmesi Sözleşmesi
Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi
Çocuk Hakları Sözleşmesi

Türkiye, Birleşmiş Milletler çerçevesinde oluşturulan temel insan hakkı sözleşmelerini tümüne taraftır.

Alıntı : dersimiz.com

Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki,
Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 
Unutmayın ki, sizin beğenmediğiniz yaşantınız, bir başkasının hayali olabilir...


10 Aralık 2016 tarihinde Vodafone Park önünde gerçekleştirilen hain terör saldırısında hayatını kaybeden şehitlerimizi, vefatlarının 1. yılında rahmet ve saygıyla anıyoruz.

Görüntünün olası içeriği: 29 kişi, gülümseyen insanlar, yazı
10 Aralık gününün Birleşmiş Milletler tarafından “İnsan Hakları Günü” olarak ilan edilmesinin üzerinden 69 yıl geçti.
O tarihten bu yana, dünyada ve ülkemizde insan hakları ihlalleri sona ermedi. Bu gidişle sona erecek gibi de görünmüyor. Ancak bu gerçekliğe rağmen, ülkemizde ve dünyada insan haklarının gasp edilmesinin daha çok deşifre edildiğini ve görünür olduğunu söylemek mümkün.
İktidarlar, insanların özel dünyasına girmemelidir. Yönetenler, bu hakları korumakla ve geliştirmekle ödevlidirler. Uygulamaya baktığımızda, iktidarlar, seçildikten sonra kendilerini oraya taşıyan halktan kopuk, tepeden bakan ve ezen bir konuma geliyorlar. Sanki devlet insanların hizmeti için değil, insanlar devlete hizmet için yaratılmışlar gibi, ters bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.
Yaşadığımız coğrafyada, sorunlarımızın çözümü hâlâ güç dayatılması ile sağlanmaya çalışılıyor. Yani sorunu çözmektense, sorunu dile getirenleri güç kullanarak dağıtmak, iktidarı kullananlara daha kolay geliyor. Oysa uygar ülkelerde, sorunu dillendiren ve hak arayanlara daha çok hak ve ifade özgürlüğü tanınarak ve diyalog yöntemiyle sorunlar çözülüyor. Tabi o ülkelerde insan hakları içselleştirildiği için, karneleri de temiz ve parlak oluyor.
İnsan haklarının içselleştirilmediği, demokrasi ve hukuk devletinin yerleşmediği ülkelerde, savaşların ve çatışmaların neden bitmediğini daha iyi anlıyoruz.
 İnsan Hakları Karnemiz :
-İnsan haklarını “kutladığımız” bu günlerde, hâlâ en temel insan hakkı olan yaşam hakkını bile koruyamamanın ayıbını yaşıyoruz. Çünkü daha çok özgürlük yerine, toptan yok sayma ve talepleri şiddetle bastırma düşüncesi hâlâ hakim.
– Hâlâ toplumu bilgilendirme hakkı çerçevesinde haber yaptığı için hakkında dava açılan, tutuklanan ve mahkûm edilen gazetecilerimiz var.
 AİHM’nin her yıl yayımladığı istatistiklerine göre, insan haklarını en çok ihlal eden ülkelerin başında Türkiye geliyor. En fazla ihlal kararı da haksız ve usulsüz tutuklamalarla, yani “adil yargılanma hakkı” ile ilgilidir. AİHM’ e göre, Türkiye’de tutuklamalarla ilgili sistematik ve yaygın bir sorun var. Bu sorun da kısmen yasalardan, ama daha çok uygulamalardan ve yargının işleyişinden kaynaklanıyor. Bu sonuçlar, hükümletin AİHM ilkelerine uyum sağlamak için gereken çabayı göstermediğini ortaya koyuyor. Son günlerde gazetecilere karşı yoğunlaşan usulsüz aramalar ve tutuklamalar nedeniyle de Türkiye’ nin AİHM’de mahkum olacağını söylemek için, kâhin olmaya gerek yok.
Türkiye’deki insan hakları ihlalleri, başta Uluslararası Af Örgütü ve Avrupa Birliği olmak üzere, birçok uluslararası insan hakları örgütünün raporlarında da ciddi eleştirilere uğramaktadır. Türkiye, insan hakları konusunda “yüksek risk” içeren ülkeler arasında yer alıyor. 
Evrensel insan haklarına ulaşmak için, daha epey zorlu yolumuz var. İnsanlığın refah ve huzuru için de insan hakları mücadelesini sürdürmek gerekiyor…
 Ölümlerin, baskı ve işkencelerin yaşanmayacağı, demokrasinin, evrensel hukukun ve insan haklarının yaşama geçirileceği günleri özlemle bekliyoruz…
 Alıntı :  Av. Kemal AKKURT H&H YORUM
 kemalakkurt@hotmail.com

https://youtu.be/53angzfvABw cem adrian ve fazıl say insan hakları ile ilgili video ile ilgili video

Günün Sözü :

10 aralık özgürlük şehitleri resim ile ilgili görsel sonucu


İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
10 Aralık 2017, Antalya