DUYGUSSUZ NESİL TEHLİKESİ

duygusuz nesil resimleri ile ilgili görsel sonucu


Merhaba Gönül dostlarım,

Bugün farklı bir yazı ve önemli bir konuyla karşınızdayım.
Şimdiki Türkiye' de yetişen yeni nesillerin gelecek zamanda nasıl bir toplum oluşturacağını hiç merak ettiniz mi? Bu konuda bazı yetkili ve uzman kişilerin görüşlerini araştırdığımda gelecek ile ilgili hiçte iç açıcı sonuçlara ulaşamadım. Ama yinede bir takım ipuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Konu gelecek nesiller olunca, henüz çok geç olmadan acilen yapmamız gerekenleri alınması gereken önlemleri bir an evvel hayata geçirmemizde yarar var.

" Konuyla ilgili, Klinik Psikolog Gülşah Sam: “Teknolojinin ilerlemesi, çocuklarda gereksiz ilaç kullanımı, ailelerin çocuğun istediği her şeyi alma yoluna gitmesi ve ‘proje çocuklar’ yetiştirme eğilimi çocukların neşesiz ve sorunlu olmasına neden oluyor”

“Ailelerin, çocuklarını teknolojiden olabildiğince uzak tutarak, enerjilerini doğada boşaltmalarını sağlamaları gerekiyor”

duygusuz nesil resimleri ile ilgili görsel sonucuGeçmişte sokaklarda oynayan, kolay sosyalleşebilen çocuklar ne yazık ki artık gitgide daha farklı olmaya başladı. Yapılan araştırmalar “yeni nesil çocukların” neşesiz, daha içine kapanık olduğunu ve odaklanamama sorunu yaşadıklarını ortaya çıkarırken, uzmanlar bunun sebebinin ailelerin çocuklarına karşı tutumlarından kaynaklandığını belirtiyor.
Artık çocukların günümüz dünyasına daha farkında geldiği için “indigo” ve “kristal” çocuk kavramlarının ortaya çıktığını bildiren Orhan, “Yapılan araştırmalar bu kuşağın farkındalığının, geçmiş kuşaklara oranla daha fazla daha yol gösterici ve daha gelişmiş yeteneklere sahip olduğunu doğruluyor. İndigo ve Kristal çocuk kuşağında doğan çocuklar bazı spiritüel kaynaklara göre doğaüstü sezgi yeteneklerine sahip oldukları söyleniyor. Bu farkındalık seviyesinde doğan günümüz çocuklarıyla iletişim halinde olan pek çok kişi, çocukların daha neşesiz, donuk hatta tatminsiz olduklarına işaret ediyor” dedi.
“Eskiden aileler bebeklerinin el çırpmasına, değişik sözcükler çıkarmasına, oyunlar oynamasına sevinir ve bununla övünürdü. Ancak artık aileler tablet kullanabilen çocuklarıyla övünmekte, birbirlerine çocuklarının telefonlarla tabletlerle yaptığı işleri anlatmaktalar. Çocuklar, doğar doğmaz televizyon izlemeye başladıkları için teknolojinin çoğu zaman yaydığı sevimsiz enerji ile neşesiz ve donuk hale gelmekte. Bunun yanında aileler ‘hareketli’ olarak düşündükleri çocuklarını doktora götürerek DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Sendromu) teşhisiyle yatıştırıcı ilaçlar kullanılmasına neden oluyorlar. Bu ilaçlar çocuğun kinetik enerjisini frenlemekle kalmayıp, çocuğa neşesiz ve donuk bir hal kazandırıyor. Düzeltildiği düşünülen dikkat dağınıklığı esasında algı bozulmalarına yol açarak, donuk , ilgisiz bir nesil oluşmasına sebep oluyor.”

Sevdiklerinize ‘eğitim’ hediye edin Gülşah Sam Orhan, 20 Aralık’ta ATO Congresium’da açılan ‘Uyanış Fuarı’nda HelpA Akademi olarak stant açtıklarını ifade ederek, “Yılbaşında klasikleşmiş, sıradan ürünler yerine sevdiklerine farklı bir hediye vermek isteyenleri, HelpA Akademi standına bekliyoruz. ‘Akademik Yaşam Koçluğu’, ‘Spiritüel Yaşam Koçluğu’ ve ‘Kuantum Yaşam Koçluğu’ eğitimlerini hediye ederek, sevdiklerinize yeni bir iş kapısı da açmış olursunuz” dedi.

Alıntı : Milliyet.com.tr


Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini
bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın... 

Unutmayın ki, sizin beğenmediğiniz yaşantınız, bir başkasının hayali olabilir...

İzmir Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen iki öğrencisi tarafından tüfekle vurularak öldürülüyor...

Bu olayla görevlendirilen müfettiş görüşleri...

Duygusuz Nesil Tehlikesi:
 Hayatın gerçeklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor.
Şehitler için göz yaşı döken kendi ana ve babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamaya anlam veremiyorlar.
Yanı başımızdaki  savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen on binlerce insan onları hiç ilgilendirmiyor,
Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor.
Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek,

Eğlenmedikleri tüm zamanları kendilerine bir işkence olarak görüyorlar.

Kendileri için yapılan fedakarlıkların hiç farkında değiller, kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar.

Herkesi kendilerine hizmet etmek için yaratılmış görüyorlar.

duygusuz nesil resimleri ile ilgili görsel sonucu
İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirebildikleriyle doğru orantılı.
 Hayatlarında eğlenmeden  başka bir amaç olmadığı için artık tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.

Geçmiş onları pek ilgilendirmiyor, Atalarımıza karşı vefasızlar.
Dedelerinin canları, kanları pahasına vermediği vatan toprağını en iyi fiyatı verene satacak kadar maneviyattan yoksunlar.
Vatan, onlar için son model bir cep telefonundan daha değersiz.
Milletimizin geleceği açısından endişeleniyorum 20 yıl sonra bu nesil, nasıl bir ana- baba olacak?
Kendine hayrı olmayan bu nesil nasıl çocuk yetiştirecek ?
Evlerini nasıl idare edecek?
Ülkeyi nasıl yönetecek ?
Vatanı nasıl savunup can verecek ?

Bütün bunlar neden oluyor izah edeyim.
Altın kafeslerde çocuklar yetiştiriyoruz artık. Uçmayı bilmeyen kuşlar gibi çocuklar hayattan bir haber.
Açlık nedir bilmiyorlar, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında, acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz. Öyle ki yemek yemeği bile işkence görür hale geliyorlar.
Susuzluk nedir hiç bilmiyorlar. Hiç susuz kalmamışlar.
Üç adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda içecek taşıyoruz. Çocuk daha  " susadım" demeden ağzına suyu dayıyoruz.

karda okula giden çocuk resimleri ile ilgili görsel sonucuÇocuklar hiç üşümüyorlar.
Soğuk havalarda evden çıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp çıkarıyoruz dışarı. Hiç titremiyorlar.
Çocuklar hiç ıslanmıyorlar, evden arabaya kadar bile üç metrelik mesafede şemsiyesini başına tutuyoruz.
Saçına bir tek yağmur  damlası düşürmüyoruz. Bu yüzden çocuklar ıslanmak nedir bilmiyorlar.
Yorgunluk nedir bilmiyor çocuklar.
İki adımlık mesafelere bile arabayla götürüyoruz. onlar yorulmasınlar diye.
Birazcık parkta koşsalar, hasta olacaklar diye engel oluyoruz. Onlar takatleri tükenecek kadar hiç yorulmuyorlar.

Yokluk nedir bilmiyorlar, daha istemeden her şeyi önlerine sunuyoruz.
Bu yüzden varlığın kıymetini bilmiyorlar.
Onlar bir yanığın veya bıçak kesiğinin acısını bilmiyorlar. Elleri yanmasın, kesilmesin sakın diye onlara ne bıçak tutturuyor ne ocak yaktırıyoruz.
Çocuklar hissetmiyor, yaşama açlığı bilmediği için  açlara acımıyor, üşümek nedir bilmediği için sokaktaki evsizleri umursamıyor.
Yokluk bilmedikleri için ekmeğe gelen zam onların dikkatini bile çekmiyor, haber kalabalığı olarak görüyor. gülüp geçiyor.
Sıcak odalarında yaşadıkları için evsizlik nedir, sürgün nedir anlamıyor, savaşları, kurşunlanan, ölen insanları umursamıyorlar. Acımıyorlar...
Kıymetini bilmiyorlar, ekmeğin , elbisenin, barışın ve huzurun, ana ve babanın...

Müdahale edilmezse gelecek iyi şeyler getirmeyecek bu güzel ülkemize.
Bu sorunu Devlet derinden hissetmeli, bu sorunun çözümü için ciddi çalıştaylar düzenlemeli.. Öğretim programları ve ders materyalleri revize edilmeli.
Okulların duygu eğitim konusunda rolleri arttırılmalı
Geç kalınmadan bu sorun mutlaka çözülmeli. Bu sorun çözülmezse ülkenin kendisi çözülecek...
Yazan.: Doğan Ceylan,
              Maarif Müfettişi



Günün Sözü :

gelecek nesiller ile ilgili sözlerresimleri ile ilgili görsel sonucu

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
20 Aralık 2017, Antalya