Ziyaretçi Sayıları

20 Ağustos 2016 Cumartesi



REBETİSLER



marika ninu resim ile ilgili görsel sonucu


Merhaba Değerli Dostlar,

' Küçük Şeyler' adı altında yayınladığım yazı dizimizin son yazısını dün sizlerle paylaştık. Sayın Prof. Üstün Dökmen hocamızın 'Küçük Şeyler' kitabından  aldığımız bilgiler, öğütler ve dersler, ben de dahil tüm okuyucularımın, uzun bir süre bilgi dağarcığımızdan kolay kolay silinmeyecek ve saklı kalacaktır...
 Sayın Hocama buradan en derin  hürmet ve selamlarımı yolluyorum, her şey için çok teşekkürler, sağlıcakla kalın, iyi ki varsınız...

Gelelim  bugünkü yazımıza, Bloğumu takip eden Yunanlı dostlarım olduğunu biliyorum. Yunanistan'la ilgili bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Bu yazımla ilgili " Rembetiko" adlı filmi izledim kısa  hikayesini ve  filmin cenaze merasiminden alıntısı olan Video sunu sizlerle paylaşıyorum. Filmin izlenmesini tavsiye ederim. Umarım hoşunuza gider...

"Rembetiko nun müzik kökeni, ezgilerinin yunan halk müziğinde, Bizans kilise müziğinde ve Türk halk ve Türk klasik müziğinde rastlanan makamlara uygunluk göstermesidir. ritimler de benzer bir bicimde iç içe geçmiştir; fakat tipik olan, rembetiko nun yaygın ritmi 9/8'lik zembekiko nun da Yunan ve Türk muziginde, Türkiye'nin bati kıyısı ve daha önceleri Yunan toprağı olan yöreler dışında diğer bölgelerde yaygın olmamasıdır."

Her şeyin gönlünüzce olması dileğimle. Esen kalın.


REBETİS : (Rebetis anlamı) Hem Yunanistan ve hemde Türkiye tarafından  dışlanmaları sebebiyle underground bir kültür oluşturmuşlar ve bu ismi taşıyan bir müzik türünün doğmasına sebep olmuşlardır, ayrıca yunan müziğine Buzuki adlı enstrümanı kazandıran da bu insanlardır.

Aşağıda,  izleyeceğiniz videoyu ben ilk izlediğimde yerimde donup kaldığımı hatırlıyorum. Böyle derin bir acı olamaz, olsa da bir filmde böylesine gerçekçi anlatılamaz. Veya gurbete düşmüş Girit kökenli bir İzmirli olarak beni haddinden fazla etkiledi, bilemiyorum ... Film hakkında araştırma yaparken, ekşi sözlükte  Paramakash Nickli yazarın entrysine denk geldim, sanırım olan biteni en güzel o özetlemiş, affına sığınarak yazdıklarını buraya aktarıyorum :
marika ninu resim ile ilgili görsel sonucuKız sonra büyüdü. Turnelerle bir rebet grubuna katıldı. Şarkıcı oldu ve İzmir'in arka sokaklarında şarkı söyler oldu. Savaş öncesi. Aşklar yaşadı. Yaşlandı. Yalnızladı. Bir adamı sevdi; aldatıldı. Bir gün Paris'te bir konsere gittiler ekip olarak. Ucuz bir otel odasında, o, sevdiği adam muhtemelen Paris'te cafelerde le Parisienslerle oynaşırken, tek başına gökyüzüne çevirdi bakışlarını. Kimbilir kaçıncı kattı. Aşağıya bakamadığından yüksekliğini hesaplayamadı. Öyle bir orta yerde yükseklik hiç hesaplanamaz biliyor musunuz? Bir insanın başına gelebilecek en kötü şey: yer çekimine saygısızlıktır. Gökyüzündeki yıldızlara tam elinin altındaki bir tabağı fırlattı. Garip bir biçimde, büyük bir şaşkınlıkla gördü ki, tabak gökyüzüne çıkacağı yerde yere düştü. Sanıyorum Paris'te ve İzmir'de  savaş bitti. Atıldılar; Yunanistan'a döndü. Yunanistan'da bir sahile geldi. Deniz kenarındaki banklardan birine oturdu. İki delikanlı geldi sokağa o ara. Aynı deniz kenarına aynı sahile. Bıçaklarını çektiler. ve fonda rembetiko çalıyordu. Bizim kadının kulaklarında ya da. Usulca banktan kalktı. Dans etmeye başladı. Ve....
Yüklenme Tarihi: 26 Şubat 2015 - 17:55
rebetis resim ile ilgili görsel sonucu

Rembetiko - ve Costas Ferris'in nefis filminin ismi. Küçük bir Yunanlı kızın hikayesi. Kötü bir aileden gelen mutsuz bir yumurcak. Annesi onu kucağında bir at arabasının güneş altı tıngır mıngır taştan yollarında götürürken, kendinden küçük bir kardeşi daha vardı galiba. Ve annesinin karnı da yine burnunda. Muhtemelen atları süren baba. Tam bir çingene hayatı. Yokluk diz boyu.
Kızın adı Marika' ydı... Rum'du, İzmir' liydi ,göçmendi,... Aşık oldu, kanatlandı yüreği; aldatıldı, yenik düştü hayata ve rebetikolar onun çığlığı oldu ve çıkış ...yolu...
1922 Küçük Asya Felaketi sonrası pek çok Rum, yerini yurdunu terk ederek, Yunanistan'da gurbetçi oldu. Oranın egemenleri tarafından da kabul görmeyip dışlanınca marjinalleşen, açlık ve mutsuzluk sonucu esrara sarılan, büyük kentlerin kenar mahallelerinde yaşayıp hayatlarını yasadışı yollardan kazanmaya çalışan ve üstüne bir de "Türk Tohumu" diye çağrılan bu insanlar, çaresizliklerini, özlemlerini, Anadolu' dan gelirken yanlarında getirdikleri, acıyla yoğrulmuş şarkılarla, rebetikolarla dile getirdiler.
marika ninu resim ile ilgili görsel sonucu Onlardan biriydi Marika Ninu... Sesiyle var olmaya çalışan, acılarını rebetikoyla haykıran diğer kadınlar; Roza, annesi Adriana gibi, aşka, göçmenliğe, yoksulluğa ve kadınlığına yenik düşmüştü Marika... Hangisi daha çok acıttı yüreğini bilinmez; ama dilinden bir rebetikonun şu dizeleri hiç düşmedi:



Bu adaletsiz dünyaya
Bu yaşadığımız dünyaya
Sormadı kimse bize
Acaba gelmek ister miyiz diye?"

Costas Ferris' in 1983 yılında çektiği "Rembetiko" filminin final sahnesi. Türkiye'de önce yasaklanan; sonra 1987 yılında bir biçimde izleyicisiyle buluşan film bu müziğin ülkemizde de 80 yıl sonra da olsa tanınmasını sağladı. Filmin gösteriminden sonra bir çok Rembetiko grubunu İstanbul'da dinleme şansımız oldu. Sevgili Muammer Ketencioğlu da "Ketencioğlu  Kompania" grubuyla uzun yıllar bizleri bu müziğin seçkin örnekleriyle buluşturdu...
Filmi Ninu' nun kimliğinde somutlaşan tüm Yunanlı kadın şarkıcılara, Rebetis'lere ithafen paylaşıyorum....
 Kaynak : Ercüment Gürçay





rembetiko video ile ilgili video
▶ 3:20

İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
Ağustos 20, 2016, Antalya












 

Gerçek Dostlar