Ziyaretçi Sayıları

25 Ağustos 2016 Perşembe


İSİMSİZ KAHRAMANLAR (3)
kurtuluş savaşı resimli ile ilgili görsel sonucu

















Değerli Dostlarım,
Bugünkü "İsimsiz Kahramanlar" Adlı yazı dizimin  3. bölümünü sizlerle paylaşıyorum. Aynı yazı dizimizin 1. ve 2. bölümleri sizler tarafından müthiş bir beğeni ile izlendi. İlgileriniz için çok teşekkür ederim.
Yazı dizimizin İsimsiz Kahramanlarını  büyük bir minnet, saygı ve rahmetle anıyorum, ruhları şad olsun ışıklar içinde kalsınlar...

İstiklal mücadelemiz sırasında Türk kadınları da gösterdikleri kahramanlık ve cesaret ile tüm dünya kadınlarına örnek olmuş ve milletimizi gururlandırmıştır. Zaten kurtuluş savaşı denilince akla ilk gelen isimlerden birinin Nene Hatun olması bu durumun kanıtıdır. Peki Nene Hatun hakkında ne biliyoruz? İşte kısaca Nene Hatun’un yaşam öyküsü ile ilgili bilgiler…

Nene Hatun Türk kadınının başarısını, hırsını, çabasını ve bağışlayıcılığını, millete olan sevgisini sembolize eden kurtuluş savaşının en büyük kahramanlarındandır.
Milli Mücadele’nin burada bahsetmeye çalıştığımız kadın kahramanlar yanında belgelerde adına rastlanmayan pek çok isimin yaptıkları fedakarlıklar; üzerinde yaşadığımız toprakların bizler için ne kadar kıymetli olduğunu anlamamıza yetecektir. Ümidimiz yeni nesillerin de bu topraklara en az onlar kadar sahip çıkmalarıdır.

En iyidileklerimle. Esen kalın.

nene hatun ile ilgili görsel sonucu


Nene Hatun (d. 1857- ö. 22 Mayıs 1955)
93 Harbi olarak da anılan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Nene Hatun Erzurum´daki Aziziye Tabyası´nın savunulmasında kahramanca çalışarak adını tarihe yazdıran Türk kadınıdır. Aziziye savunmasına 20 yaşlarında genç bir gelinken, küçük yaştaki oğlunu ve 3 aylık kızını evde bırakarak katılmıştır.
Nene Hatun 1857 yılında Erzurum´da doğdu. 1877 yılında 8 Kasım´ı 9 Kasım´a bağlayan gece, Osmanlı vatandaşı olan Ermeni çeteleri Erzurum´un Aziziye Tabyası´na girmeyi başarmışlardı. Tabyayı koruyan Türk askerlerini uykuda yakalayıp kılıçtan geçirdiler. Bu sırada arkadan gelen Rus askerleri ise hiçbir zorlukla karşılaşmadan tabyayı ele geçirdiler. Baskından yaralı olarak kurtulan bir er haberi Erzurumlulara ulaştırdı. Sabah ezanından hemen sonra “Moskof askeri Aziziye Tabyası'nın ele geçirdi” şeklinde minarelerden Erzurum halkına haber verildi. Bu haberin ardından Erzurum halkından silahı olan silahını, olmayanlar ise balta, tırpan, kazma, kürek, sopa ve taşları ellerine alarak Tabya´ya doğru koşmaya başladılar. Koşanlar arasında, erkeği cephede çarpışan Nene Hatun da vardı. Ağabeyi Hasan bir gün önce cepheden yaralı olarak gelmiş ve kollarında can vermişti . Nene Hatun üç aylık bebeğini emzirdikten sonra, “Seni bana Allah verdi. Ben de Ona emanet ediyorum.” diyerek vedalaştıktan sonra bir kaç saat önce ölen ağabeyinin tüfeğini alarak sokağa fırlamıştı.

nene hatunErzurumlular, ölüme gittiklerini bildikleri halde, Aziziye Tabyası´na doğru koşuyordu. Tabyaya yerleşmiş olan Rus askerleri, gelenlere yaylım ateşi açtı. Ön sıradakiler o anda şehit oldular. Arkadakiler, geri çekilmek yerine daha bir kararlı ve hızlı olarak ileri atıldılar. Demir kapılar kırılıp içeri girildi. Göğüs göğse bir savaş başladı. Mükemmel silâhlarla donanmış Rus ordusu, baltalı-tırpanlı, taşlı-sopalı halk karşısında yarım saat tutunabildi. 2300´e yakın Rus askeri öldürülüp, Tabya geri alınmıştır. Türk tarafında ise 1000 kadar şehit verilmiştir.
Nene Hatun o günleri özetle şöyle anlatmıştır:
Ağabeyim Hasan cepheden ağır yaralı olarak bir gece önce eve gelmişti. Bir yandan ona bakarken, bir yandan da 3 aylık çocuğumu emziriyordum. Kardeşim o gece kollarımın arasında öldü. Sabaha karşı minarelerden ´Moskof Aziziye´ye girdi´ diye haykırışlar başlayınca, kardeşimin alnını öpüp, ´Seni öldüreni öldüreceğim´ diye and içtim. Yavrumu Allah´a emanet ettikten sonra, ağabeyimin tüfeğini ve satırımı alıp dışarı fırladım. Sel gibi Aziziye´ye akıyorduk. Tabyanın mazgallarından düşman ölüm yağdırıyordu. Düşmanda iyi silah vardı, bizde de iman. İleri atıldım. Dadaşlar arasına karıştım. Satırım durmadan kalkıp iniyordu.
294 - Nene Hatunun Hayatı ve ResimleriTabya´nın geri alınmasının ardından, aralarında Nene Hatun'un da bulunduğu yaralıların tedavisine başlandı. Fakat bu sırada Nene Hâtun yaralı olmasına rağmen diğer yaralıların tedavisini yapmak için çalışmıştır. Nene Hâtun bu özverisiyle tanınıp, saygı ile sevilmiştir.
Nene Hatun´un vatan için gece başlayan mücadelesi, tüm düşman Erzurum´dan kovuluncaya kadar devam etti. Erzurum´un her karış toprağında cephâne taşıyarak, yaralılara hemşirelik yaparak, yemek pişirerek, su dağıtarak, hizmetten hizmete koşarak destanlaştı. Gazi Ahmed Muhtar Paşa´nın zaferinde Nene Hatun'un ve onun vatan aşkını paylaşan bütün insanların da payı vardı.
Ölümünden bir yıl önce kendisini ziyaret eden NATO´da görevli Amerikalı subayın bir sorusuna: “Ben o zaman gereken şeyi yapmıştım. Bugün de gerekirse aynı şeyi yaparım” cevabını vermişti. 1955 yılında yılın annesi seçilmiştir. 98 yıl yaşadığı Erzurum´da 22 Mayıs 1955´da zatürre hastalığından dolayı vefat etmiştir. Nene Hatun, kurtuluş mücadelesini verdiği Aziziye Tabyası´na defnedilmiştir.

Kaynak :  bilgilersitesi.com

Günün Sözü :  "Türk çocuğu öksüz kalır, yurtsuz kalmaz."   Nene Hatun


https://youtu.be/bjNSF6cMvsE








İbrahim Birol,  http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
Ağustos 24, 2016,  Antalya









Gerçek Dostlar