Ziyaretçi Sayıları

12 Temmuz 2017 Çarşamba






15 TEMMUZ 2016 DEMOKRASİ SAVAŞIMIZ

15 temmuz şehitleri ile ilgili görsel sonucu


Merhaba Gönül Dostlarım,

15 Temmuz demokrasi zaferi ve şehitleri anma haftası hakkında hazırlanan aşağıdaki yazımızda, Türk milletinin 21. yüzyılda yazmış olduğu bir destan ele alınmaktadır.  DİNİ,  ETNİK KÖKENİ VE SİYASİ  GÖRÜŞLERİ NE OLURSA OLSUN Bu ülkenin evlatları olarak,  vatanları için mücadele verip ve bir Bütün olduğunu  bu dünyaya millet olmanın ne demek olduğunu öğrettiğimiz bu destan, vatanı darbecilere bırakmayan bir milletin kitaplara sığmayacak hikayesini deneme türünde sonsuz  bir mücadele vermiştir.

Demokrasi Yolunda Darbeye Geçit Yok!

Tıpkı kişiler gibi, milletlerin de karakteri vardır. Bizim milletimizin karakteri, gerçekten erdemlerle donatılmıştır. Bu erdemlerden biri de, yeri geldiğinde vatanını korumak için canından vazgeçmeyi göze alabilmektir. Türk milletinin bu yüksek karakterini yüzyıllara uzanan destansı tarihimizde çok kez görmüşüzdür. İşte bunların sonuncusu, 15 Temmuz 2016’da tüm dünyaya millet olma dersini verdiğimiz Demokrasi Zaferi’mizdir.
Türk milletinin demokrasiyle yaşama özgürlüğüne, Türkiye Cumhuriyeti‘nin içte ve dışta bağımsızlığına, ülkemizin huzur ve refahına göz diken hain çetelerin bir temmuz gecesinde yapmaya çalıştığı darbeyi , sokaklara dökülen genç yaşlı, kadın erkek, Türk milletinden milyonların bastırdığı bir destandır 15 Temmuz.
15 Temmuz Demokrasi Savaşında hayatlarını kaybeden şehitlerimize Allahtan Rahmet, Gazilerimize ve mücadele veren sivil halkımızın  Ailelerine ve yakınlarına sonsuz şükranlarımızı ve minnetlerimizi arz ediyorum..
Aşağıdaki yazının bizler tarafından okunmasına vesile olan Değerli Yazar Mustafa ÖNDER  üstadıma sonsuz teşekkürlerimi arz ederim.
 Şehit ve Gazi ailelerinin  içinde bulundukları zorluklarını tüm millet ve ulus olarak kalbimizin derinliklerinde hissedebilmek ve acılarını paylaşabilmek dileğimle.. Şehitlerimizi Rahmetle anıyor ruhlarını şad ediyoruz.

fikret hakan kimdir ile ilgili görsel sonucu
Bu arada Türk Sinemasının usta oyuncusu Fikret Hakan'ı kaybettik. Ailesine, sevenlerine, yakınlarına ve Yeşilçam'a gönül verenlerin başı sağolsun. ALLAH rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın..  





BİR AYRILIK, BİR YOKSULLUK, BİR ÖLÜM

-Anadolu'nun şehit analarına-
Tam da bütün hikâyeleri böyle başlar:
"Eledim eledim höllük eledim
Aynalı beşikte canan bebek beledim
Büyüttüm besledim asker eyledim
Gitti de gelmedi hey canan buna ne çare" türküsünün devamıdır gerisi…
Türk çocuğu sünnette erkek, askerde adam sınıfına dâhil olur.
Askerlik, Türklükte "ölürsem şehit, kalırsam gazi" inancıdır.
İnsan, "Her canlı ölümü mutlaka tadacaktır" hükmünce yaşar, yaşayacağını.
Dünyanın göz diktiği bir ülkede yaşıyorsanız…
Askeriniz ve polisiniz daima diri ve mücehhez olmak zorundadır.
Bu toprağın askeri de polisi de vatanın gariban yiğitlerinden oluşur hep.
Geri kalanın kimi bedelli yapar, kimi torpilli…
Dolayısıyla cephede vuruşan da, terörle cebelleşen de Anadolu'nun kavruk çocuklarıdır.
Yiğit ve kavruk çocuklar…
Derler ki "Yiğidi ya gam öldürür ya gurbet"…
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölümdür adama koyan…
Ekmek ve alın teri kutsal…
Askerlik ise vatani görev!
Yiğit ve kavruk çocuklar için, ha maden ocağıdır ter dökerken altında kaldığı, ha karlı dağdaki kör mayın…
Nöbette türküler mırıldanır.
O dağların zirvesi buz ve pusdur, kurşun sesine dellenir.
Gece ayaz üstüne üstüne gelir.
  Mansur gibi gerilir, dardadır
Vatan der, millet der, bayrak der…
Bir teskeredir delikanlıyı adam yapacak olan…
Hazırlarlar, kınalarlar, davulla zurnayla yollamışlardır çünkü…
Dilde bir hasret: "Kapıldım bir hayale, 
Sevmekten düştüm bu hale…"
Döner gelirse ya nişanlanır, ya gurbette bir işe girer…
Girebilirse…
Bu toprağın hayını da, kahpesi de boldur ya…
Cenneti cehenneme çevirir soysuzlar…
Kahpe pusularda, kahpe mayınlarda yiğitleri dönülmez yollara gönderir felek…
Dayanılmaz…
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm…
Acı haberi tabutundan tez gelir garibe…
Geride kalanın boğazında kocaman bir yumruk…
Albayrağ'a sarılı bir tabut, bir saatlik tören…
"Şehitler ölmez! Vatan bölünmez!"
Eşe dosta maaş, kardeşe iştir bir yiğidin toprağa düşüşü…
Bağırır sesi çıkmaz…
Ağlar gözyaşı akmaz…
Kışın kömür sobasının başında tir tir titretir hasret…
Giden gelmez…
Bakmayın "şehitler ölmez" dediklerine…
Anasına sorun bakalım neler ölmüş evde?
Sorun anasına, neleri çalıp götürmüşler hayattan?
Sorun…
Kimi asker yolu bekler, günü güne ekler…
Duvarları sıvasız evlere düşer acılar hep
Bir gün birileri çıkagelirler…
Vatan sağolsun der geçer…
Sağolsun da…
Şu bir göz evceğize nasıl sığar bunca acı, bilmezler…
Üç-beş gün sonra bir başına kalakalırsın duvardaki fotoğrafla.
Kırık dökük bir otomobil evin önünde…
Arka camında "O şimdi asker" yazar hep…
Ne zaman dönecek o anne?
Komşu evde camda bir kız yol bekler hep…
O giderken "Ağlama, bir gün döner" demişlerdi, Albayrağ'a sarılı döndü o kavruk genç…
En çok bayramlarda koyar adama ölüm…
Dönüşü olmayan yollara düşenler gelmez bayramlaşmaya…
Üstünde kara toprak, başucunda bir Albayrak…
Kurşunlanan beden değil bir ananın ümitleridir halbuki…
Viran olur ev bark…
Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm yıkar garibi…
Küçük kıyametin koptuğu andır işte…
"Cennetin anaların ayakları altında olması" da bundandır!
Yine de vatan sağolsun…
Sağolsun da anasına bir sor hele, şehitler ölüyor muymuş?
Bir sor, sorabilirsen!

https://youtu.be/1qe0oggdynw




Günün Sözü :

15 temmuz şehitleri güzel sözler ile ilgili görsel sonucu

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
12 Temmuz 2017, Antalya

türkiye simgesi resim ile ilgili görsel sonucu

Gerçek Dostlar