Ziyaretçi Sayıları

14 Temmuz 2017 Cuma




 GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ !

Kanuni Sultan Süleyman Mosque #Ottoman period 1523s #Rhodes #Greece


Merhaba Gönül Dostlarım,

Bir kaç gündür dini konular ve Müslümanlık ile ilgili yazılarımızın devamı niteliğinde olan bugünkü  iki kısa hikayemi   sizlerle paylaşmak istedim.
Daha önce bu veya buna benzer  Mimar Sinan ve Kanuni Sultan Süleyman arasında geçen  diyalog yazılarından  sizlere bahsetmiştim.
Bu hikayeler aracılığı ile Tarihte yer alan önemli kişilerle ilgili  daha fazla bilgiler edinmiş olabileceğinizi düşünüyorum.

“Geçmiş zaman  olur ki hayali Cihan değer.” diyorum ve  ebedi aleme intikal eden Pamfilya Turizm A.Ş bünyesinde  uzun yıllar  yabancı Tur Rehberliği yapmış ve aynı zamanda birlikte  teşrik-i mesai de  bulunduğum masa arkadaşım çok değerli  abim Mahmut Yıldırım Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. Ruhu şad, Makanı Cennet olsun, Ailesi ve yakınlarına baş sağlığı ve sonsuz sabırlar diliyorum.

Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın..  


camidenargilefm1NARGİLE FOKURDATAN MİMAR

Mimar Sinan, Süleymaniye Camii’ni inşa etmektedir. Ancak onu çekemeyenler, “Camide nargile fokurdatır, bu ne iştir?” diye Kanuni Sultan Süleyman’a şikayet ederler.
Bugün 9 Nisan. 1490 senesinde Kayseri’nin Ağırnas köyünde doğan ve cihana yüzlerce şaheser kazandırarak tarihe geçen Mimar Sinan’ın vefat yıl dönümüdür. (1588)
Süleymaniye Camii, Mimar Sinan’ın İstanbul’daki en muhteşem eseridir. En güzel eseri, 80 (seksen) yaşında yaptığı ve “ustalık eserim” dediği Edirne'deki Selimiye Camiidir. Koca Sinan, günümüzde de geçerli mimarlık prensiplerini bundan dört asır önce eserleriyle ortaya koydu. Bu sebeple bir mimari deha olarak anıldı ve anılacaktır.
Hasetçiler her zaman vardır. Süleymaniye Camii’ni yaptığı sıralarda onu çekemeyenler, “Cami yapılırken kubbenin altına yan gelip nargile fokurdatır, bu ne iştir?” diye Kanuni Sultan Süleyman’a şikayet etmişlerdi. Padişah ani olarak cami inşasını teftişe gitti. Hakikaten Mimar Sinan’ı nargilesi yanında kubbenin altında bir mindere oturmuş vaziyette gördü ve şöyle dedi:
-Bu ne haldir bre Sinan? Mimar Sinan sükunetle;
—Padişahım, kerem edip şu nargileyi bir gözden geçirseniz, dedi. Kanuni, gözünü nargileden tarafa çevirince hayret etti; çünkü nargilenin üstünde tömbeki yoktu, fokurdayan sadece suydu. Sinan, padişaha dönerek şu sözleri söyledi:
—Şevketlüm. Bu nargileyi burada sırf fokurtusundan faydalanmak için bulunduruyorum. Bu ses bana, bu camide okunacak Kur’an-ı kerim seslerinin, caminin her tarafına yayılması ve her taraftan aynı şekilde işitilmesi için icap eden tedbirleri almama yardım eder. Evet, büyük sanatkar böylece günümüz mimarlarının hayran kaldığı akustik tertibatını alıyordu.
Kanuni döneminde İstanbul’un nüfusu hızla artınca, su problemi yaşanıyordu. Padişah, bu iş için Mimar Sinan’ı görevlendirir. O da İstanbul dışından künk döşeyerek getirdiği suları Kağıthane civarında toplar, oradan da dere içlerine büyük geçitler yaparak İstanbul’a ulaştırır ve şehrin belli meydanlarında çeşmeler yaparak akıtır. O zamanki adı “Kırk Çeşme Suları’ dır.” Padişah, bu çeşmelerin haricinde Koca Sinan’ın evine bir lüle su bağlatır. Böylece Mimar Sinan, evinde özel suyu olan tek imtiyazlı kişi olur. Aradan yıllar geçer. Kanuni vefat etmiştir. Koca Mimarın evine bağlanan suyu da bir şikayet üzerine keserler. Sinan, 100 yaşına girerken hastalanıp yatağa düşer. Vefat sırasında bakarlar ki, evinde cenazesini yıkayacak kadar bile su yoktur. İstanbul’u susuzluktan kurtaran mimar, susuz evde vefat eder ve Süleymaniye Camiinin yanında kendi yaptığı türbeye defnedilir. Ruhu şâd olsun.
 Alıntı : teveccuh.com

ABDEST SUYU

Abdest Suyuna İşemeden Getirmedim Yavuz Sultan Selim Han Hazretlerine, Hıristiyan’ın biri sekiz sene hizmet etmiş. O kadar güzel hizmet etmiş ki; ancak o kadar olur. Yavuz Sultan Selim Han bir gün çağırmış, demiş ki:
-Bak, seni Azad edeceğim. Sana para da vereceğim. Padişah sözü de veriyorum. Bana doğruyu söyle, en ufak bir zarar görmeyeceksin.
—Buyur sor Padişahım.
abdest ibriği RESİM ile ilgili görsel sonucu-Benim Peygamberim (s.a.v.) buyuruyor ki: “Bir Yahudi ve bir Hıristiyan size hizmet ederse, fırsat buldukları an size hıyanet ederler. Sende hiçbir hainlik görmedim; ama yaptığın bir ihanet varsa ben bileyim de, Aleyhisselâtû Vesselâm Efendimizin mucizesini gözümle görmüş olayım. Söz veriyorum, zarar görmeyeceksin.
—Padişahım, sekiz senedir sana getirdiğim abdest suyuna işemeden getirmedim.
-Allahü Tealaya yemin olsun ki, senin getirdiğin abdest suyu ile hiç abdest almadım. Haydi serbestsin, git.

Alıntı : Teveccuh.com
Osmanlı İmparatorluğu'nun onuncu padişahı ve 89. İslam halifesi Kanuni Sultan Süleyman'dan bir söz.









 
14 Temmuz, 2017, Antalya
 
 

türkiye simgesi resim ile ilgili görsel sonucu
 
 





Gerçek Dostlar