Ziyaretçi Sayıları

6 Temmuz 2017 Perşembe




KÖY ENSTİTÜLERİ
Kuruluşlarının 77. Yılında

köy enstitüleri resim ile ilgili görsel sonucu




Merhaba Gönül Dostlarım,

Bugün farklı bir konuyla tekrar birlikteyiz, Köy Enstitülerini yaşları yetmiş ve üzerinde bulunan insanlarımız daha iyi bilirler, 1933-1934 yılında kent çocuklarının %75’i ilkokula gidebiliyorken, köy çocuklarının ancak %20’si bu olanaktan yararlanabiliyordu.

1937-38 öğretim yılında Eskişehir-Çifteler ve İzmir-Kızılçullu’ da iki Köy Öğretmen Okulu açılmıştır. Ancak, ilerde Köy Enstitülerine dönüştürülecek olan bu kurumlar için yeni bir yasal düzenleme gerekli idi ve bu amaçla önce, 7 Temmuz 1939 tarih ve 3704 sayılı Köy Eğitmen Kursları ile Köy Öğretmen Okullarının İdaresine Dair Kanun çıkarılarak bu okullara hazine arazisinden yer ve döner sermaye ayrılması sağlandı ve 3 yıllık bir deneme evresinden sonra, 17 Nisan 1940 tarihinde 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kanunu çıkarıldı.


Köy Enstitülerinin Kuruluş Tarihi ve  amacı:
Köy Enstitüleri kaynağını 1937’de çıkarılan 3238 sayılı Köy Eğitmenleri Kanunu’ndaki, “nüfusları öğretmen gönderilmesine elverişli olmayan köylerin öğretim ve eğitim işlerini görmek ve ziraat işlerinin fenni bir şekilde yapılması için köylülere rehberlik etmek üzere köy eğitmenleri istihdam edilir.” denilerek açılan eğitmen kurslarından alır.
Tıpki bugünkü gibi, doğuya gitmeyi arzulamayanlar gibi.. İlkel de olsa, üretim araçları ağaların elindeydi.. Köye, çiftliğe, mezraya herhangi bir doktor , hemşire, ebe gitmezdi. Hastalar, üfürükçülerin, muskacıların, ermişler gözü ile bakılan kişilerin eline bırakılırlardı.

Ülkenin bu durumu Atatürk ilke ve inkılaplarına, Cumhuriyete ve halk felsefesine uymuyordu. Çare arayan zamanın MEB Saffet Arıkan ve İsmail Tonguç’un uğraş ve 3 yıllık denemeleri sonunda Köy Enstitüleri kuruldu..

Köy Enstitülerinin Kapanış Tarihi:
Köy Enstitüsü yasasının kabulü sırasında, bunun uzun ömürlü olmayacağı belliydi. TBMM nde 426 kayıtlı Milletvekili vardı. Oylama gününde, başta Celal Bayar, Adnan Menderes olmak üzere, sonradan Demokrat Partiyi kurup katılacak olan 148 Milletvekili meclise gelmediler. Yasa, gelenlerin oybirliği ile, 278 oyla kabul edildi.. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de, yasayı destekliyor ve “Kitap mermi gibidir” veciz ifadesiyle taraf olduğunu belirtiyordu.

Bazı güçler yasanın çıkmasını istemiyordu. Çıktıktan sonra da aleyhine propoganda yapmaya devam ettiler. Daha çocuk yaştaki Köy Enstitüleri boy hedefi olmaya başlanmıştı. Büyük toprak ağası, Eskişehir Milletvekili Abidin Fotuoğlu, bir konuşmasında , henüz mezun dahi vermeyen Köy Enstitüler için 1943 de, “Bunlar yetiştiklerinde bizim kafamızı keserler” söylemiştir. Yetiştiler ama kafa da kesmediler.
1950 seçimlerinde iktidara gelen Demokrat Parti, 27 Ocak 1954 de 6234 nolu yasa , ile uygulamaya tamamen son verdi.
 Köy Enstitülerinde toplam olarak 17342 öğretmen yetişmiştir. Bunların 1398 i bayan 15943 ü erkektir. Yine bu okullarda 7300 sağlık memuru, 8756 eğitmen yetişmiştir.

köy enstitüleri resim ile ilgili görsel sonucu
Yazımızı okuduktan sonra Köy Enstitüleri hakkında daha fazla bilgi almak isteyen okurlarıma  ciftlikdergisi.com.tr adresine ulaşmaları ve ayrıca Dostlarımdan Köy Enstitüleri ile ilgili olarak 14 Eylül 2012 tarihinde vizyona giren bu filmi öğretmen ve öğretmen adaylarının mutlaka izlemelerini tavsiye ederim.. Filmin kısa bir fragmanını yazımın sonunda sizlerin görseline sunuyorum.




Önce Kendinizi Sevin  sonra da Sevdiklerinizin ve sahip olduklarınızın değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun... En iyi dileklerimle. Esen kalın..  


KÖY ENSTİTÜLERİ KAPANMASAYDI NELER OLMAZDI?

Köyden kente göçler olmazdı.
Yoksulluk, hırsızlık, gasp olmazdı.
resim8Okumayan çocuk kalmazdı.
Çorak toprak kalmazdı.
Boşa akan, kullanılmayan, değerlendirilmeyen su kalmazdı.
Dışardan sanayi ürünü almazdık.
Dışardan tarım ürünleri almazdık.
İhracatımız ithalatımızdan az olmazdı.
Heykeller yıkmazdık, resimler yırtmazdık.
Üretim yapmayan fabrikalar açmazdık.
Üretim yapan fabrikaları yıkmazdık.
Özelleştirme olmazdı.
Terör olmazdı.
301 ri tartışmazdık
Terör cinayetleri olmazdı.
Paralı eğitim olmazdı.
Dershaneler olmazdı.
köy enstitüleri ile ilgili görsel sonucu81 ile öğretmensiz, araç gereçsiz üniversite açmazdık.
Siyasi cinayetler olmazdı. Hapishanelerimiz dolup taşmazdı.
İMF nin oyuncağı olmaz ona yalvarmazdık.
AB ye yalvarmaz, küçük düşmezdik.
İhtilaller olmazdı.
Kimse bir karış toprak istiyemezdi.

Alıntı : ciftlikdregisi.com.tr

Köy Enstitüleri ile ilgili bir hikaye
Köy Enstitülerinin mimarlarından İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsüne gelir.
Sıkıntılıdır.
Sıkıntısı, yeni kurulan Diyarbakır Dicle Köy Enstitüsü'nün ışıklandırılması.
Savaş yılları...
köy enstitüleri ile ilgili görsel sonucuBakanlık bütçesinde yeterli para yok. Bu iş için müteahhitlerin istediği para 35 bin lira. Genel Müdürlük, o parayı ödeyecek durumda değil. Tonguç,...
olayı, Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü'nde gündeme getirir;
- Köy Enstitüleri'nden birinde olan bir sıkıntı, hepimizin sıkıntısı, der.
Toplantıda öğrenci Hasan Gülel, Tonguç Baba'ya döner;
- Efendim malzeme parası varsa, ben birkaç arkadaşımla gideyim, o işi halledip geleyim, der.
Tonguç, çok sevinir.
Onları Diyarbakır Dicle Köy Enstitüsü'ne gönderir. Dicle'ye gidenler, 15-20 gün sonra, geri dönerler.
Hasan Gülel, Tonguç Baba'ya;
-Efendim, okulu ışıklandırdım, deyince,                                             
Tonguç;
- Ne harcadınız? diye sorar.
Cevap;
- 500 lira
Aradan birkaç ay geçer.
Elektriklerin yanmadığı telefonu gelir. Tonguç Baba, Hasan Gülel' i çağırtır yanına;
- Git bir bak bakalım, der.
Hasan Gülel gider, okula vardıktan bir saat sonra, Ankara'ya telefon açar.
- Elektrikler tamam efendim. Sigortalan atmış.
O dönemde toplumun geri kalmışlığını bir düşünün.
Atan sigortanın bile değiştirilememesi bir ölçü.
Hasan Gülel: Isparta Gönen Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü Mezunu
 

Alıntı : Ayşegül Civil, Persophe 'nin  Çiçekleri


https://youtu.be/RqOT2NWMuk0                                    https://youtu.be/7ynyRPB9jHE

köy enstitüleri resim ile ilgili görsel sonucu                                          


Günün Sözü :
"Tanrım, Bana değiştirebileceğim şeyler için CESARET, Değiştiremeyeceğim şeyler için SABIR, Ve her iki şey arasındaki farkı anlayabilmek için BİLGELİK ver."
God grant me the serenity to accept the things I cannot change; courage to change the things I can; and wisdom to know the difference."
(P.R. Niebuhr)


İbrahim Birol . http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
6 Temmuz, 2017, Antalya

türkiye simgesi resim ile ilgili görsel sonucu






 
 

Gerçek Dostlar