12 Aralık 2016 Pazartesi



DÜŞÜNEN DELİ

Medyanoz - Turgay Tanülkü, Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'a Katıldı
 


 




 

 

 

siyah kurdele ile ilgili görsel sonucu 

 

 

"Al kanıyla suluyor toprağımı şehidim. Bu vatana veriyor gül canını şehidim. Dünya duysun bilinsin Türk’te şehit tükenmez. Bayrak inmez, şehit ölmez, bu aziz vatan bölünmez! "

Teröre lanet ediyoruz.

Değerli Dostlarım Merhaba,

Bu yazımızda farklı bir hikaye ile yine birlikteyiz. Uzun ama yüreğe dokunur gerçek bir hayat Hikayesi okumanızı tavsiye ederim:....
Oyunculuğu ile kalbimize taht kurmuş Turgay Tanülkü, geçtiğimiz günlerde Sabah gazetesine bir röportaj verdi. Hayatına dair en büyük kırılmaları bir bir anlattığı bu röportaj, yıllardır izlediğimiz başarılı oyuncunun bilinmeyen geçmişi ile tanışmamızı sağladı.
İşte iyiliği ile yüreğimizi sızlatan Tanülkü' nün hikayesi;

Meğer kendisini oynuyormuş..

Ünlü oyuncu Turgay Tanülkü 'nün hayatı film gibi. 62 yaşındaki oyuncu, 18 yaşında girdiği cezaevinden 26 yaşında başka biri olarak çıkmış. Özgürlüğe ilk adımı atarken "Ben geri döneceğim buraya!" diye bir söz vermiş kendine. Tanülkü, ömrünü cezaevlerinde mahkumları tiyatroyla buluşturmaya adamış bir oyuncu... Çoğu insanın Kurtlar Vadisi, son olarak da Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde Şahinağa olarak tanıdığı Tanülkü' nün hikayesi dizi olacak kadar çarpıcı... 1981'den beri girip çıkmadığı cezaevi kalmadı. Üstelik o sadece mahkumların değil, onların çocuklarının da hayatlarına umut olmuş. 14'ünü cezaevinden aldığı 23 evladı var. Ve o evlatlardan çoğu üniversiteyi onun sayesinde bitirip hayata atıldı. Hatta içlerinden biri, hukuk okuyup savcı oldu!

Kaynak : Milliyet Gazetesi


Turgay Tanülkü' nün kısa  Hikayesi şöyle başlıyor,

turgay tanülkü ile ilgili görsel sonucu

1970'lerde siyasi nedenlerle Ulucanlar Cezaevi'ne girer.
Cezaevindeyken, konservatuara gardiyanlar eşliğinde gidip gelir.
Cezaevinden çıktıktan sonra mahkumlarla tiyatro yapmak için cezaevine gitmeye devam eder.
Turgay Baba'nın mahkumlar grubu oyun oynar, aileleri onları izlemeye gelir.
Naylon torba satar. Ankara OSTİM'  de bir çay ocağı açar. Gelen parayla çocuklara destek olmaya çalışır.
İlk çocuğu şimdi 45 yaşında, adı Ali ama soyadını vermek istemiyor çünkü bir yerde yöneticidir.
Çocukları okutmak için beş tane ev kurar.
Evlerde küçük çocukların başında bir dostunun eşi durur.
Küçük bir kız, "Turgay Baba dedikleri sen misin?" diye sorar.
Sultan'ın savcı olma isteği bir ziyaret sırasında yaşadıklarıyla ortaya çıkar.
Turgay Baba'nın en büyük mutluluğu çocukların bir meslek sahibi olmalarıdır.
"Ben sadece seni doğurttum kızım ama Turgay Baban sahip çıktı."

Sultan'ın babası cezaevinden çıktıktan sonra bu cümleyi söyler. "Tüm çocuklarım ailelerine gitsin istiyorum."

Kaynak : Sabah Gazetesi

 
.Hayatının Gerçekleri :
Turgay Tanülkü, 18 yaşındayken girdiği cezaevinden 26 yaşında bambaşka bir insan olarak çıkmış
Ünlü oyuncu, 1970’lerde Ulucanlar Cezaevi’nde siyasi nedenlerle hapse girdiğinde daha 18 yaşındaymış. Hem hukuk fakültesini hem de konservatuvar sınavlarını kazandığı sırada girmiş cezaevine. Ve oradayken birçok işkenceye maruz kalmış… Tanülkü, ilk olarak, koğuştaki arkadaşlarını eğlendirmek için fıkraları canlandırarak sokmuş tiyatroyu koğuşa.
Ailesi onun hapiste olduğunu bilmiyor, onu Almanya’da sanıyorlarmış. Bu yüzden de tek bir ziyaretçisi bile yokmuş yanına gelen.
Cezaevindeyken okula gidip gelebiliyormuş gardiyan eşliğinde; bu sayede bitirebilmiş konservatuvarı
Okulla cezaevi arası iki caddeymiş ve gardiyan okula kadar getirip bırakıyormuş onu; akşam üzeri de alıyormuş. Okuldakilerse bilmiyormuş onun cezaevinde olduğunu.
“Çocukları kurtarmam gerekiyordu. Onlar için bir şeyler yapmam gerekiyordu.”
Böyle söylüyor Turgay Tanülkü. 26 yaşındayken -yani tam sekiz yılı uçup gitmişken- , suçsuz olduğu anlaşılmış ve serbest bırakılmış. Ama hapisten çıkarken bir söz vermiş kendisine: “Bir gün cezaevine tekrar gideceğim!”
Bu yüzden, 26 yaşındayken çıktığı cezaevine, mahkumlarla gönüllü olarak tiyatro yapmak için geri dönmüş
1981’de gönüllü olarak tiyatro yapmaya başlamış mahkumlarla ünlü oyuncu. Tıpkı kendisine söz verdiği gibi, geri dönmüş cezaevine ama bu sefer bir suçlu(!) olarak değil. Ve sonra, mahkumlardan bir grup oluşturmuş; kısa sürede de ilk oyunlarını sahneye koymuşlar.
“Çocuklar gelirdi babasını, annesini seyretmeye. Oyun biter, misafirler gider, o koca koca adamlar sahneden iner, ailesinin oturduğu koltukları koklardı.”
Böyle söylüyor Turgay Tanülkü, mahkumlarla yaptıkları oyunlar hakkında. Ve ekliyor: “Tiyatro bir insan kokusudur.”
27 yıldır evli olan ünlü oyuncu, cezaevindeyken gördüğü işkenceler yüzünden hiçbir zaman çocuk sahibi olamamış ama bu oyunlar ve galalar sayesinde mahkumların çocuklarıyla tanışmak iyi gelmiş ona her zaman.
Oyunlar sayesinde tanıştığı mahkumların çocuklarına elinden geldiği kadar yardımcı olmuş her zaman; daha fazlası içinse tiyatro dışında bir iş yapması gerekiyormuş
Çocuklarını okutabilecek durumu olmayan mahkumların çocuklarını okutmaya başlamış önce; sonra erzaklarını almış, kiralarını ödemiş. Ama tüm bunları sağlayabilmesi için tiyatro dışında başka bir işe de ihtiyacı varmış.
Bir yandan TRT’de Ferhunde Hanımlar dizisinde oynarken bir yandan naylon torba satmış, çay ocağı işletmiş… Ve oradan kazandıklarıyla destek olmaya çalışmış çocuklara
Daha sonra da eşiyle birlikte, çaresiz kalıp sokağa ve suça yönelmesinler diye almaya karar vermişler bu çocukları
Görüntünün olası içeriği: 1 kişiVe şimdi 23 tane çocuğu var ünlü oyuncunun. 11 tanesi üniversitede okuyor; ortaokul ve lise çağında olanlar da var. Mesela 45 yaşında bir oğlu var. İki çocuğu, sahne aldığı oyunda rol alıyor… Çocuklarının hepsiyle tek tek gurur duyuyor ünlü oyuncu ama Merve Sultan Elgün isimli kızıyla bir başka… Çünkü Merve okulunu bitirip, savcı olmuş.
Tam 23 tane çocuğu var şimdi Tanülkü’ nün, hepsiyle de ayrı ayrı gurur duyuyor ama kızı “Savcı Merve Sultan Elgün” bir başka
Merve’nin babası Buca Cezaevi’nde kalan mahkum oyunculardan. Bir oyun sırasında, küçücük bir kız olan Merve gelip tutmuş ünlü oyuncunun elinden ve “Turgay Baba dedikleri sen misin?”, “Biz okumak istiyoruz.” diye girmiş lafa. Böylece tanışmışlar.
turgay tanülkü ile ilgili görsel sonucuCezaevine babasını ziyaret etmek için geldiklerinde, içeri girerlerken bir savcı saçlarını okşamış Merve’nin. İşte o gün karar vermiş 12 yaşındaki küçük kız “savcı” olmaya. Sonrası zaten malum. Ünlü oyuncunun desteğiyle çok çalışıp kazanmış sınavları ve sonunda hayallerindeki gibi bir “savcı” olabilmiş.
Turgay Tanülkü, Merve için çok endişelenmiş zamanında… Nedeni ise ünlü oyuncunun şu sözlerinde saklı:
“Çünkü benim çocuklarım geçmişlerinden dolayı hayata bir sıfır yenik başlıyor. Kimileri yönetici oluyor, kimi başka pozisyonlarda görev alıyor. Çocukların geçmişleri bilindiğinde farklı davranmaya başlanıyor. Sultan sınavlara hazırlanırken, saçları ağardı, sarılık geçirdi. Çok sıkıntılar yaşadı. O sırada hep aklımdan şu geçiyordu: Benden kaynaklı sıkıntı yaşar mı, babasından dolayı sıkıntı yaşar mı? Savcı olacak ama her şeyini araştırıyorlar. Kendi kendimi yiyordum. Ona da belli edemiyorum. Sınav bitti, baş müsteşar Kenan İpek ‘Seninle gurur duyuyoruz’ dedi kızıma. O gün bütün dünya benim oldu. Bu çocuklar sıfırdan gelme…”
“Karıma anneler gününde 23 demet çiçek geliyor.”
Turgay Tanülkü’ nün beş tane evi var, çocuklarına bu evlerde ve halen çalışarak bakıyor. Büyüyüp para kazanan çocukları, daha küçük olanlara destek oluyor. Böyle böyle geçinip gidiyorlar hep birlikte. Karısı da her zaman en büyük destekçisi olmuş yolculuklarında.
Baba mı diyorlar size diye sorulduğunda ise şöyle cevaplıyor ünlü oyuncu bu soruyu: “Evet baba… Ağır bir laf!”
Ve bu güzel yürekli oyuncu şöyle bitiriyor sözlerini: “Tüm çocuklarım ailelerine gitsin istiyorum.”
Merve savcı olmuş, babası ise cezaevinden çıkmış… Ama babasının Merve’ye söylediği şu laf çok ağrına gidiyormuş ünlü oyuncunun: “Ben sadece seni doğurttum kızım ama Turgay Baban sahip çıktı.”
Çünkü o diyor ki: “Tüm çocuklarım ailelerine gitsin istiyorum.”


Aşağıdaki yayınlanan bu bildirgede "Gerçek Dostlar" Ailesi olarak her zaman ve her yerde Polisimizin yanında ve omuz omuza olduğumuzu bu yazıyı paylaşarak tüm dünyaya bildirelim.





Günün Sözü :"Düşünebilen herkesin insan olması , insan olan herkesin düşünebildiği manasına gelmiyor ne yazık ki."  Sigmund Freud

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
12 Aralık, 2016, Antalya