Ziyaretçi Sayıları

20 Mayıs 2016 Cuma






özgür çocuk resimleri ile ilgili görsel sonucu














Değerli Dostlarım

Çocuklar, önce ailenin sonra da eğitimcilerin kafalarında oluşturdukları modellere uygun hale getirilmeye, yani kalıplanmaya başlar. Böylece içlerinden geldiği gibi değil de çevrenin, toplumun istediği şekilde hareket eden bireyler olmaya yönlendirilir.
Özgürlük de üstü toprakla örtülüp, geçmişe gömülen hayal gücü ve yaratıcılık potansiyelinin yanında yerini alır.
"Çocuğa hiçbir şey veremezsin sadece alabilirsin. Eğer çocuğa gerçekten bir armağan vermek istiyorsan, mümkün olan yegane armağan budur: Müdahale etme. Risk al ve bırak çocuğun bilinmeyenin içine, meçhulün içine gitmesine izin ver."

Bu nedenle, bugün bloğumda değerli üstadım Doğan Cüceloğlu' nun, çok önem verdiğimiz çocuklarımızla ilgili bir yazısına yer veriyorum.

Yazıda Çocuk yetiştirmekle ilgili konularda bazı ip uçları verilmekte olup, yabancı ülkeler deki çocuk yetiştirme ile ülkemizdeki farklılıkları yansıtması açısından, güzel bir örnek teşkil etmektedir.

!Ben' olmadan 'Biz' olmaz ve 'Biz' olmadan 'Ben' in anlamı kaybolur. ( Doğan Cüceloğlu)

En iyi dileklerimle. Esen kalın.

küçük çocuk resim ile ilgili görsel sonucu

"Yirmi altı yaşındaydım. Amerika'ya yeni gitmiştim. Osgood'un araştırma asistanlığını yapıyorum. Aynı odada, John ve Gary adında iki asistan daha var. Bir cumartesi günü ofise gittiğimde, halının üstünde emekleyen bir oğlan çocuğu gördüm. Gary oğlunu getirmişti. Herkes kendi işini yapıyordu, ben de masama oturdum, çalışmaya başladım. Odada oldukça alçak meşin bir koltuk vardı. Fark ettiğimde, çocuk ona çıkmaya çalışıyordu. Bir bacağını atıyor, tutunuyor ama bir türlü koltuğa çıkamıyordu. Çocuk bunu dört beş kez denedi. Baba bir yandan çalışırken bir yandan göz ucuyla oğlunu takip ediyordu. John ise hiç ilgilenmiyordu; tamamiyle kendi işiyle meşguldü. Çocuk yine deneyip çıkamayınca yerimden kalktım, çocuğun koltuk altlarından tuttum. 'Hoppa!' dedim ve onu meşin koltuğun üstüne bıraktım. Çocuk hiç beklemiyordu, önce şaşaladı, sonra koltuğun üstünde öyle kalakaldı.
Biliyor musunuz, iki hafta sonra Gary'e sordum. Neden sadece 'Çıktın!' diyecektin? Neden 'Aferin sana oğlum, alkış alkış' değil? Verdiği cevabı hiç unutmayacağım: 'Ben zaferine sadece tanık olurum, onun benden aferin almak için başarı peşinde koşması doğru değil. Kendisi için başarır ama benim bildiğimi, gözlediğimi, tanık olduğumu  bilir.
                                    
O zaman bilmiyordum, ama şimdi biliyorum, benim anlam çerçevem içinde o küçük çocuk benim yeğenimdi, ben de onun amcası.
 İçinde büyüdüğüm kasabanın anlam çerçevesi o çocukla aramızdaki ilişkiyi öyle tanımlamıştı.

Yeğenim koltuğa çıkmaya çalışıyordu ve amcası olarak ona yardım etmek bana düşerdi. Çünkü babası Gary ve amcası John bir şey yapmaya pek niyetli gözükmüyordu!

Vazifesini yapmış bir amcanın rahatlığı içinde, 'Çıkmaya çalışıyordu' dedim. Gary, 'ben de biliyordum çıkmaya çalıştığını, sen niye yaptın?' diye üsteledi. Şaşırdım ve sinirlendim. İçimden, bu Amerikalılara iyilik yaramıyor, diye düşündüm. Ama merak etmekten de kendimi alamıyorum. Sonra sordu, 'Sen ne yaptığının farkında mısın?' İçimden yine sinirlendim.
İstanbul psikolojiyi bitirmiş, iki yıl asistanlık yapmış, aydın bir insandım. Ne yaptığımın farkında olmayacak biri değildim
 'Bak' dedi, 'Çocuk koltuğa çıkacağına inanıyordu. Belki yarım saat, belki bir saat uğraşacaktı ama eninde sonunda çıkacaktı. Öyle ucundan tutmuyordu, çıkacağına inanmış biri olarak, kedi yavrusu gibi tutunmuştu. Bırakmayacaktı, deneyecek, deneyecek, en sonunda çıkacaktı. Çıkınca dönüp bana bakacaktı. Ben de ona, çıktın, diyecektim. Sonra inecekti, yine uğraşacaktı, bir saatte çıktığını belki yirmi dakikada çıkacaktı. Bugün bütün gün onunla uğraşacaktı ve belki de beş dakikada çıkar hale gelecekti. Bu onun bugünkü zaferi olacaktı. Sen onun zaferini çaldın!'

Öylece bakakaldım. Bu hayatımda hiç unutmayacağım bir ders olmuştu bana.."

Ikbal Bas




gerçek özgürlük doğan cüceloğlu ile ilgili görsel sonucu

GÜLBEN - Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu ile Aile İçi İletişim 18.09.13 ...

https://www.youtube.com/watch?v=vstGsR73gF8
21 Eyl 2013 - Gülben ShowTv tarafından yüklendi
GÜLBEN - Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu ile Aile İçi İletişim 18.09.13 .... Kişisel Gelişim Videoları 11,071 views. 1:10 ...






 Doğan Cüceloğlu - Gerçek Özgürlük                                    

Günün Sözü :
Bir insanın gelebileceği en büyük mertebe, güvenilir insan olabilmektir. Doğan Cüceloğlu

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
Mayıs 19, 2016, Antalya




 
 

Gerçek Dostlar