29 Haziran 2016 Çarşamba




KIZILDERİLİLER (1)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 


    Değerli Dostlar, 

 

Bu yazımızda apayrı bir konu ile yine birlikteyiz. Aşağıdaki Kızılderili Hikayesi dikkatimi çekti. Okuduktan sonra sizlerle paylaşmak istedim.

Kızılderilileri gerçekten tanır mısınız?
Sevgili okuyucular, 'Kızılderililer' hakkında ne biliyorsunuz? Bizim neslin Kızılderililer hakkındaki bilgisi, tamamen tek taraflı olarak hazırlanmış kovboy filmlerindeki saçmalıkların ötesine geçmez. Kızılderililer posta arabasına saldırırlar, kafa derisi yüzerler; kahraman Amerikan kovboyları da onlarla savaşıp galip gelirler. Bu filmlerde Kızılderililer birtakım vahşi ve ilkel yaratıklar olarak gösterilmişlerdir.
 

Bir medeniyetin yok edilişi: Kızılderili soykırımı mı...?

Bu konuya bir kaç yazımda daha fazla açıklık getirmek istiyorum. Sonunda

 Kararı sizlere bırakacağım.

 

En iyi dileklerimle. Esen kalın.

                                                                                                                   
Kızılderili ve Ay Hikayesi
         
 

KIZILDERİLİLER VE AY ÜSSÜ

1957 yılında Amerika'nın güneyine araştırma yapmak üzere üs kuran Nasa 'yı bir gün küçük bir Kızılderili çocuk  fark eder ve koşa koşa epeyce uzakta bulunan kamplarına gidip Büyükbabasına haber verir.
-Büyükbaba, beyaz adamlar gelmiş, aşağıdaki vadide gördüm...
Çok kalabalıklar ve bir şeyler yapıyorlar. Yaşlı Kızılderili homurdanmaya başlar, belli ki epeyce sinirlenmiştir.
-Onlarla konuştun mu?
-Hayır, beni görmediler. Ben büyük tepenin üzerinden onları izledim.
-O zaman yarın yanlarına git ve orada ne aradıklarını sor.
Küçük Kızılderili ertesi sabah yola koyulur. Üsse varır ve beyaz adamlardan birinin yanına gidip;
-Burada ne yapıyorsunuz? diye sorar. Beyaz adamlardan birkaçı küçük Kızılderili'nin başını ok şarlarlar, ona gülümserler ve;
-Hani geceleri gökyüzünde parlayan bir şey var ya, biz buradan onu seyrediyoruz.
-Ay'ımı?! peki ama neden?
Adamlar küçük çocuğun sorusunu yine gülümseyerek yanıtlarlar.
-İleride... çok yıllar sonra buradan oraya insanları götürebilmek ve orada yeni bir hayat kurabilmek için... Anladın mı?
Küçük Kızılderili şaşkınlığını gizlemeye çalışarak" Anladım" der ve koşa koşa uzaklaşır. Öyle hızlı koşmuştur ki, kampa geldiğinde konuşamaz haldedir. Hemen büyükbabasının yanına gider ve kendisine söylenenleri bir bir anlatır. Yaşlı Kızılderili torununun anlattıklarını dinledikten sonra iyice sinirlenir, bağırıp çağırmaya başlar. Ertesi sabah yine torununu yanına çağırır, hayvan derisi üzerine kızgın bir çubukla vekendi lisanınca yazdığı notu torununa uzatarak der ki;
-Bunu al, beyaz adamlara götür ve onlara de ki;" Bunu büyükbabam gönderdi... Oraya, yani Ay'a gittiğinizde bunu oradakilere verecekmişsiniz"
Küçük Kızılderili kendisine söyleneni aynen yapar. Üs deki beyaz adamlardan birine notu verir, Büyükbabasının söylediklerini de iletir ve yine koş aradım uzaklaşır.
Üs çalışanları, belli bölümleri yakılmış deri parçasına bakıp, bakıp saatlerce gülerler. Ancak aradan bir kaç gün geçtikten sonra, yaşlı Kızılderili'nin o notla, sözde ayda yaşayanlara nasıl bir mesaj iletmek istediğini merak etmeye başlarlar. Bu merak günden güne öylesine büyür ki, bir tercüman çağırmaya karar verirler.
Tercüman geldiğinde herkes bir araya toplanır ve merakla beklemeye başlarlar. Bu arada gülüşmeler hala ara ara devam etmektedir.
Tercüman deri parçasını eline alır , okur ve ağlamaya başlar. Herkes şaşkındır, gülüşmeler yerini iyiden iyiye meraka bırakmıştır.
Tercüman yaşlı gözlerini kalabalığa çevirir ve der ki;
-Not aynen şöyle;
"Bu adamlara dikkat edin, elinizden topraklarınızı almaya geliyorlar!"

(alıntı)   

 

Kızılderililerin bazı sözleri yüzlerce yıl öncesinden günümüze bilgelik taşıyor. İşte Apache, Siouw, Cherokee, Kara Ayak, Comanche, Arapaho, Mohican ve Cheyenne gibi ünlü Kızılderili kabilelerinin yüzyıllardan süzülüp günümüze gelen atasözleri…

"AĞLAMAKTAN KORKMA. ZİHİNDEKİ ISTIRAP VEREN DÜŞÜNCELER GÖZYAŞI İLE TEMİZLENİR."

"SON IRMAK KURUDUĞUNDA, SON AĞAÇ YOK OLDUĞUNDA, SON BALIK ÖLDÜĞÜNDE, BEYAZ ADAM PARANIN YENMEYEN BİR ŞEY OLDUĞUNU ANLAYACAK."

"DERİNİN RENGİ İNSANLARI FARKLI KILMAZ. İYİ İYİDİR, KÖTÜ KÖTÜDÜR. BÜYÜK YARATICI HEPİMİZİ KARDEŞ OLARAK YARATMIŞTIR."

" DÜŞMANIMI CESUR VE KUVVETLİ YAP. EĞER ONU YENERSEM UTANÇ DUYMAMAYIM"

"MUHTEMEL BİR OLAYI KESİN BİR BAKIŞ İLE GÖRMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR. HAVA YA BULUTLU OLACAKTIR YA DA GÜNEŞ AÇACAKTIR."

" VERDİKLERİ SÖZÜN SADECE BİRİNİ TUTTU ÇATAL DİLLİ SOLUK YÜZLÜLER; TOPRAKLARINIZI ALACAĞIZ DEDİLER VE ALDILAR."

"Bildiklerini anlat, ama akıl vermeye kalkma; Anlatılanları iyi dinle, ama hepsini doğru sanma;
Sessiz kalmak bir şey bilmediğin anlamına gelmez; Çok konuşmakta çok şey bildiğini göstermez; Herkesi kendine eşit gör, her kim olursa olsun Bir insanı küçümsemek akılsızlık,
Çok büyük görmekte korkaklıktır. Cesaret akıldan gelirse cesarettir,  Bilgisizlikten gelirse cehalettir...

Günün Sözü :
Önemli olan, nelere değer verdiğin ve neleri önemsediğindir. Her şeyi ona göre duyar, görür ve hissedersin.” der. Kızılderili Atasözü,



Kızılderili müziği | Ruhunuzu Dinlendirin.. - Dailymotion Video

 
Haziran 29, 2016, Antalya

İlgili resim