Ziyaretçi Sayıları

20 Mayıs 2017 Cumartesi




GALATA  KULESİ- İstanbul

Galata Kulesi

Merhaba Değerli Dostlar,

Dünkü yazımızda Galata Köprüsü hakkında  paylaşımda bulunmuştuk. Bugün Galat Kulesi hakkında
biraz  bilgi vermeğe çalışacağım, Kulenin kendine özgü bir tarihçesi ve bazı hikayeleri var.
İstanbul'da yaşayan veya şehri gezmeğe giden insanların en az bir kere veya bir kaç kez mutlaka ziyaret ettiği veya görmüş olduğu mekanlardır, bu konuda aşağıdaki yazıyı  nakleden bir üstadım bu konuda bizlere neler aktarıyor, hep birlikte okuyalım...


" Doğma büyüme İstanbul' lu olan biri olarak aralık ayına kadar Galata Kulesi’nin önünden birçok kez geçmiş ancak bir kere bile çıkmamıştım. Bu açıkçası bir Parisli’ nin hayatında hiç Eyfel Kulesi’ne çıkmaması gibi bir durumda. Bu ayıba geç de olsa dur demem gerekiyordu ve aralık ayında son verdim.
Kuleden manzara doğal olarak çok güzel. Ancak şunu söylemekte fayda var kuleyi dışarıdan izlemek bana çok daha güzel geliyor. Karaköy’de Bahçeşehir Üniversitesi lokalinden çektiğim üstteki fotoğrafta olduğu gibi. Çünkü kulenin manzarası ne kadar güzel olursa olsun, kuledeki manzara da kulenin kendisi hep eksik kalıyor gibi geliyor bana.
Kulenin önünden ne zaman geçsem bir kuyruk görürdüm. Bu kuyruğu nedeni asansör. Kuleye içeride bilet alındıktan sonra asansör ile çıkılıyor. Kulede 2 asansör mevcut ve doğal olarak onların çıkıp inmesi beklenirken bir kuyruk oluşuyor. Ben saat 14 sularında gitmeme karşın 15 20 dakika beklemenin ardından kuleye çıkmayı başardım. Yani kuyruk çok da fazla gözünüzü korkutmasın.
Kuleye çıkışta ilk 7 kat asansör ile çıkılıp diğer 2 kata merdivenle devam ediliyor. İnişte ise tüm katları merdivenle iniyorsunuz.
Kuleyi benim ziyaret ettiğim saatlerde ziyaret edince biraz kalabalık oluyor ve o kalabalıkta kulede sıkış sıkış manzaranın tadını yeterince alamıyorsunuz. Bu yüzden kuleyi erken ziyaret etmek çok daha mantıklı olabilir.

Alıntı :  cokgezenadam.com

Kule ile ilgili İlginç Hikayelerden biri :

Beyazıt Kulesi’nden işaretleri gören İcadiye Kulesi top atışı yaparak yangını bütün İstanbul’a duyururdu. Top sesini duyan İstanbullular yangının semtini öğrenmek için köşklü denilen yangın gözcülerini beklerdi.
Kulenin geleneklerine göre, yangını gören nöbetteki köşklü, “Ağa! Bir çocuğun oldu” derdi. Ağa da sorardı: “Kız mı, oğlan mı?” Anadolu yakası, Beyoğlu ve Boğaz’ın Rumeli yakası yangınları ‘kız’, İstanbul içi yangınları da ‘oğlan’ olarak anılırdı. Haberi alan ağa hemen kalkar, dolaptan bir çanak maytap çıkarıp yakarak İcadiye Kulesi’ne haber verir ve İcadiye’ den yedi pare top atılarak yangın tüm ahaliye ilan edilirdi.

Galata Kulesi Tarihi

Galata kulesi İstanbul ilinin galata semtinde bulunan ve şehrin en görkemli sembollerinden biri olan 528 yılında inşa edilmiş bir kuledir. Galata kulesi dünyanın sayılı en eski kulelerinden biridir. Bizans imparatoru Anastasius tarafından 528 yılında fener kulesi adıyla inşa ettirilmiştir.
1204 yılında ki çok büyük hasara uğramış olan kule daha sonra 1348 yılında " İsa Kulesi " adıyla yığma taşlardan yapılarak Cenevizliler tarafından yeniden yapılmıştır. 1348 yılında ise yeniden inşaatı bitmiş ve kentin en büyük binası olmuştur. Galata kulesi 1445-1446 yılları arasında inşa edilerek tekrar yükseltilmiştir. Galata kulesi Türklerin eline geçtikten sonra her geçen yüzyıl yenilenmiş ve tadilat, bakımı yapılmıştır. 16. yüz yılda Kasımpaşa da tersanelerde çalıştırılan Hristiyan savaş esirlerini burada da yatırmışlardır. Sultan III. Murat'ın emriyle burada müneccim ( geleceği gören kişi ) Takiyüddin tarafından bir rasathane ( astroloji gözlem evi ) kurulmuş fakat kısa süre sonra kapatılmıştır.

17. yüz yılın ilk yarısında IV. Murat döneminde Hazarfen Ahmet Çelebi ok meydanında uçuş eğitimleri yaparak tahtadan yaptırdığı kartal kanatlarını sırtına takmış ve 1638 yılında Galata
 kulesinden atlayıp uçmuştur

Galata Kulesi
Bu uçuş Avrupa da büyük ilgi görmüştür. 1717 yılında galata kulesi yangın gözlem evi olarak kullanılmıştır. Fakat III. Selim döneminde çıkan bir yangından dolayı galata kulesinin büyük bölümü yanmıştır.  Yangından sonra onarılan kule 1831 yılında çıkan başka bir yangınla yine hasar görmüş ve onarılmıştır. 1875 yılında fırtına da devrilmiş ve 1965 yılından onarıma başlanıp 1967 yılında bitirilerek galata kulesi bugünkü görünümünü elde etmiştir. Galata kulesinin derinliğinde bulunan çukurların altında birçok kafatası ve kemik bulunmuştur. Orta boşlukta bulunan bodrum zindan olarak kullanılmış ve bazı intihar olaylarının yaşanmasına sebep olmuştur.6 Haziran 1973 günü ünlü şair Ümit Yaşar Oğuzcan'ın 15 yaşında ki oğlu Vedat galata kulesinden atlayarak intihar etmiştir. Ünlü şair bunun üzerine galata kulesiyle ilgili şiir yazmıştır. Bu şiirle beraber Galata kulesi konulu en uzun şiir 2009 yılında Aydın Meriç tarafından yazılmıştır.
 
Alıntı : nkfu.com
Yayınlanma Tarihi : 07.12.2013 22:11:45

Önce Kendinizi Sevin ve sonra da Sevdiklerinizin değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun...
En iyi dileklerimle. Esen kalın..


https://youtu.be/xWJFQ_dhlUQ

galata kulesi hikayesi ile ilgili video
Günün Sözü : " Galata kulesi tam bir sır küpüdür.  İstanbul’a tepeden bakar ve kimsenin görmediklerini görür, bilmediklerini bilir."

İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
20 Mayıs, 2017, Antalya
türkiye simgesi resim ile ilgili görsel sonucu


 

Gerçek Dostlar