17 Nisan 2016 Pazar

işyeri resmi ile ilgili görsel sonucu

 

 

 

 

İşinizi Gerçekten Seviyor musunuz?


   Her çalışan, başarılı olmak için işini sevmesi gerektiğini bilir ve sevdiği bir işte çalışmak için çaba harcar. İş ararken sevdiği işleri ve bu tür işlerin bulunduğunu düşündüğü işletmeleri tercih eder. Eğer sevmediği bir işte çalışmak zorunda kalırsa bunu geçici bir süre için yaptığını düşünür, kendini işine adamaz ve kendince sevebileceği bir işi buluncaya kadar arayışlarını sürdürür. Çoğu insan; sıklıkla iş değiştirmesini, çalıştığı hemen her işte mutsuz olmasını ve istenen performansı bir türlü gösterememesini sevmediği işlerde çalışmak zorunda kalmasıyla açıklamaktadır.
Bir insanın performansı şüphesiz o işle ilgili bilgi ve beceri sahibi olmasına, ne yapacağını bilmesine ve bu bildiğini uygulayabilmesine bağlıdır. Ancak bunlardan daha önemlisi, kişinin performansı işiyle ilgili olumlu tutum içinde olmasına, heves ve heyecan duymasına, kısaca işini sevmesine bağlı bulunmaktadır. İşini sevmeyen bir insan bildiğini ve yapabildiğini işine yansıtamayacak ve sonuçta başarılı olamayacaktır.
iş sevgisi resimleri ile ilgili görsel sonucuİşini sevme konusunda ilginç olan bir durum çoğu insanın işini sevmenin gerçekte ne anlama geldiğini bilmediğidir. İşini sevmeyi, işten hoşlanmak, işyerinde iyi vakit geçirmek, keyif almak ve huzurlu olmak olarak düşünen çok kişi bulunmaktadır.
Bazıları, belki birilerine hoş görünmek, işe alınmak ya da yükseltilmek için işlerini çok sevdiklerini söylerler. Bunu bazen o kadar çok söylerler ki sonuçta kendileri de inanırlar. Bazıları da işlerini başkaları sevdiği ve kendisine de sevmesi gerektiğini söyledikleri için severler. Bu kişiler adeta başkalarının sevgisini ödünç alırlar. Başkalarının ilgisini ve sevgisini kazanmak ya da onların desteğini almak için işlerini çok sevdiklerini söylerler ya da sever gibi yaparlar.
Sevmek insanın istemesi, karar vermesi ve kararlılık göstermesiyle geliştirilebilen bir duygudur. Bu duygu, başkasının istemesi ve karar vermesiyle ortaya çıkıyorsa son derece yüzeysel ve yapmacık bir sevgi olacaktır.


İşini gerçekten sevmek cesaret göstermeyi ve gerektiğinde mücadele etmeyi gerektirir.
Zora gelemeyen, sıkıntıya girmek istemeyen, işi için zaman ve enerji harcamayı göze alamayan, risklere ve belirsizliklere katlanamayan ve gerektiğinde özveride bulunmayan insanlar sevdiklerini söyledikleri işlerini gerçekte sevmemektedirler.
İşini gerçekten sevenler onun için hobilerine ve ailelerine ayırmaları gereken zamandan da vazgeçebilirler. Sağlıklarını bile bazen ikinci planda tutabilirler. Kişisel zevklerini ve gururlarını işlerinden daha önde görmezler. İşlerini; fiziksel, zihinsel ve duygusal bütünlük içinde severler. İşlerini yaparken fiziksel olarak daha canlı, zihinsel olarak daha berrak ve kıvrak ve duygusal olarak da daha doygun olurlar. İşlerinde bedensel yorgunluk, zihinsel durgunluk ya da duygusal bunalım yaşamazlar.
İşleri yaşam amaçlarını gerçekleştirmek için bir araç olarak gören ve bu amaçlara ulaştıracak her ortamı ve olanağı değerli gören insanlar işlerinde kısa dönemli kazançların hesabını yapmazlar. Bir hesap, bir çıkar uğruna sevmek sevgiden çok bir ticari işlemdir, bir alışveriştir. Çalışma hayatında işlerini çok sevdiklerini söyleyen kişilerin çoğu gerçekte işi değil, parasal getirisini önemsemektedirler. Bu kişiler hesaplarına gelmediğinde işlerini çok kolay terk etmektedirler.
İşini sevmek işkolik olma anlamına gelmez. İşini ne için yaptığını, yaşamına ne tür değerler kattığını ve başkalarına ne tür faydalar yarattığını bilen insanlar bunu sağlıklı ve sürekli bir şekilde yapabilmek için işkolik olmamaları gerektiğini bilirler. İşkolikler, işlerini çok sevdikleri için değil doğru ve akıllı çalışmayı bilmedikleri için bu şekilde çalışırlar.
İşini seven insanlar, kendilerini anlayan, yardımcı olan ve kendileri de işlerini severek yapan diğer insanları severler. Böyle bir ortamdaki sevgi, iş yaşamına anlam kazandıran, onu zenginleştiren, çalışmayı değerli ve anlamlı bir uğraşa dönüştüren ortak bir duygu yaratır. Bu duygu, iş tatminini ve performansı bir başka yaklaşımla ya da yöntemle sağlanabilecek düzeyden çok daha fazla yükseltir.

Posted on by

Günün sözü :
harikaislersteve[1]

İbrahim Birol
16/04/2016,Antalya