Ziyaretçi Sayıları

25 Ocak 2017 Çarşamba


BUDA  GEÇER
SEYYAH HİKAYESİ


İlgili resim

Merhaba Değerli Dostlarım, 

İstiklal Savaşı ile ilgili yazılarımızı sizlerle paylaştıktan sonra, bu günkü yazımızın konusu Seyyah ve Kaşifler. Müslüman olan ünlü seyyahlar Evliya çelebi ve İbn-i Battuta dır.
seyyah ile ilgili sözler ile ilgili görsel sonucuBizim seyyah hikayemizin konusu, biz  İnsanların yaşantılarındaki  zenginlik veya fakirlik gibi durumların hiç bir zaman hayat  boyu devamlılık arz etmeyeceğini, bu fani dünyada yaşantımızda iyi ve kötü günlerin her daim yaşanabileceğini anlatan bir hikayedir. Yeter ki biz insanlar olarak olayları nasıl algıladığımız ve olayları nasıl karşıladığımız ve baktığımız...  hayatın akışında sonunda "Bu da Geçer" diyebilelim

Tarihte dünyayı adım adım, at sırtında veya deniz yoluyla dolaşan birçok gezgin olmuştur. Gerek ticaret amaçlı gerekse yeni yerler görmek ve keşfetmek sevdasıyla yapılmıştır bu yolculuklar. Bu seyahatlerin sonucunda varlığından o güne kadar haberdar olunmayan yeni kıtalar, yeni insanlar ve hayvan çeşitleri keşfedilmiş, yazılan seyahatnameler günümüze kadar ulaşmıştır.
Yerlerinde duramayan, ömrünün yarısından fazlasını yollarda geçiren ünlü kâşif ve seyyahlar bugünün gezginlerine ilham vermektedir. İşte dünyayı keşfetme arzusunu dizginleyemeyerek kendisini yollara vuran ve birçok ilki gerçekleştiren maceracı ruha sahip en ünlü gezginler. Ferninand Macellan, Marco Polo, Vasco de Gama, Kristof Kolomb. Amerigo Vespucci dir,

Önce Kendinizi Sevin ve sonra da Sevdiklerinizin değerini bilin ki, Mutluluğunuz daim olsun...En iyi dileklerimle. Esen kalın.




SEYYAH HİKAYESİ

Köylüler, seyyaha, ancak çiftlik sahibi Süleyman diye birinin yardımcı olacağını ve oraya gitmesini söylerler.
Seyyah yoldayken birkaç köylüyle daha sohbet eder. Köylülerden Süleyman’ın, o yörenin en zenginlerinden biri olduğunu birde Hasan isimli bir başka çiftlik sahibi olduğunu öğrenir.
Seyyah, Süleyman’ın çiftliğine ulaşır. Köylülerin dedikleri gibi Süleyman misafirini çok iyi karşılar. Seyyah çiftlikte yer, içer ve dinlenir. Süleyman’a ve ailesine kendisini çok iyi ağırladıkları için teşekkür eder ve tekrar yola çıkmadan önce der ki:
– Böyle nimetlerle ödüllendirildiğin ve zengin olduğun için hep şükretmelisin.
Süleyman de seyyaha der ki:
– Zenginlik dediğin nedir ki, hiçbir şey olduğu gibi kalmaz. Bazen gerçek, görünen değildir. Bu da geçer…
eski osmanlı resim ile ilgili görsel sonucuSeyyah, Süleyman’ın yanıtını uzun uzun düşünür… Aradan birkaç yıl geçtikten sonra, seyyahın yolu yine aynı köye düşer. Süleyman’ı ziyaret ederim, beni yine güzelce ağırlar diye düşünür. Köylülerle konuşurken Süleyman’ın fakirleştiğini Hasan’ın yanında çalışmaya başladığını öğrenir.  
Seyyah, Süleyman’ı merak eder ve Hasan’ın çiftliğine gider. Süleyman’ı eski püskü elbiseli, birazda yaşlanmış halde bulur. Nasıl oldu da hizmetkar olduğunu sorar. Süleyman çiftliğinin bir sel felaketinde yıkıldığını, tüm hayvanlarının telef olduğunu, topraklarının da işlenemez hale geldiğini, tek çare olarak selden hiç zarar görmemiş ve biraz daha zenginleşmiş olan Hasanın yanında çalışmak zorunda kaldığını anlatır. Seyyah, Süleyman’ in haline üzülür.
Süleyman, yine de seyyahı bir yere bırakmaz, son derece mütevazi olan evinde misafir eder. Kıt kanaat yemeğini onunla paylaşır.
Seyyah, vedalaşırken, Süleyman’a olup bitenlerden ne kadar çok üzgün olduğunu söyler ve Süleyman’dan şu yanıtı alır:
– Üzülme… Unutma, bu da geçer…
Uzun yıllar geçtikten sonra, seyyahın yolu yine aynı bölgeye düşer. Eski dostuna ziyarete gider. Bir süre önce ölen Hasan, ailesi olmadığından, bütün varını yoğunu, en sadık hizmetkarı ve eski dostu Süleyman’a bırakmıştır. Süleyman, Hasan’ın konağında oturmaktadır. Büyük arazileri ve binlerce sığırı ile yine o yörenin en zengin insanı olmuştur. Seyyah, eski dostunu iyi gördüğü için ne kadar çok sevindiğini dile getirdiğinde yine aynı yanıtı alır:
Bu da geçer…
Birkaç yıl sonra Seyyah yine Süleyman’ı arar. Ona bir tepe gösterirler. Tepede Süleyman’ın mezarı vardır ve mezar taşında şöyle yazmaktadır:
Bu da geçer…
eski osmanlı resim ile ilgili görsel sonucu
Seyyah, üzgün bir şekilde, “Allah Allah, ölümün nesi geçecek?” diye düşünür ve gider.
Ertesi yıl, Seyyah, Süleyman’ın mezarını ziyaret etmek için geri döner ama ortalıklarda mezar falan kalmamıştır. Büyük bir sel gelmiş, bütün tepeyi silmiş süpürmüş ve Süleyman’ın mezarından geriye hiç eser kalmamıştır.
O yıllarda, ülkenin sultanı, kendisi için çok değişik bir yüzük yapılmasını ister. Bu öyle bir yüzük olacaktır ki, sultan mutsuz olduğunda umudunu tazeleyecek, mutlu olduğunda da, mutluluğun rehavetine kendini kaptırmasını önleyecektir.
Hiç kimse, sultanın istediği gibi bir yüzük yapamaz. Sultanın kuyumcusu seyyahın eski bir dostudur, ondan yardım ister. Seyyah, nasıl bir yüzük yapacağını dostuna söyler.
Kuyumcu yüzüğü hazırlar ve yüzük sultana sunulur. Son derece sade bir yüzüktür bu, Sultan yüzüğü inceler ve gözü üzerindeki yazıya takılır. Üzerinde biraz düşünür ve yüzü aydınlanır. Tam da istediği gibi bir yüzük olduğu için mutlu olur.  
Yüzüğün üzerinde ne mi yazıyor?
seyyah ile ilgili sözler ile ilgili görsel sonucuBu da geçer…”
 
Hayatın akışında iyisi ile kötüsüyle bu da geçer.
 
 Alıntı : hayatakarken.com
seyyah ile ilgili sözler ile ilgili görsel sonucu                                                                                                                             
İbrahim Birol, http://ibrahimbirol.blogspot.com.tr/
25 Ocak 2017, Antalya






 

Gerçek Dostlar